Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Her 4 saatte bir kişi ölüyor

Her 4 saatte bir kişi ölüyor
“İş Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu”nda konuşan Öğretim Görevlisi Yavuz Calp, Türkiye’de her 4-5 dakikada bir iş kazası olduğunu, her 90 dakikada bir kişinin sakatlandığını, 4 saatte bir kişinin hayatını kaybettiğini ve her yıl 4 milyar TL GSMH’den kaybedildiğine dikkat çekti.
05.03.2011 / 00:12


Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Dicle Üniversitesi ile Sanayi ve Ticaret Odası’nın ortaklaşa düzenlediği “İş Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu” Dicle Üniversitesi Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Dünyada ve Türkiye’deki ölümlere ve ciddi meslek hastalıklarına neden olan iş kazalarının ortaya çıkarmış olduğu sorunların ele alındığı sempozyuma Vali Yardımcısı Gökhan İkitemur, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Yıldız, İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanı Fatih Turşak, Dicle Üniversitesi Dekan Yardımcısı Abdullah Erdoğan, akademisyenler, öğrenciler ile çalışanlar katıldı.



Açış konuşmasını yapan Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Abdullah Erdoğan, çalışma hayatını düzenleyen kuralların iş dünyasına cevap verecek şekilde ele alınması, rekabetçi bir piyasa düzeni, girişimcilik ve istihdamın gelişmesinin uluslararası rekabet gücü açısından büyük önem taşıdığını söyledi. “Ancak toplumlar bütün olarak ya birlikte yücelir ya da birlikte çöküş yaşamaya mecbur kalırlar” diyen Erdoğan, gelişmenin mimarları olan işçilerin güvenliklerini göz ardı etmenin sağlıklı bir bakış açısı olmadığını söyledi. Erdoğan, işverenin sosyal devlet ilkesi gereği işçiyi korumak zorunda olduğunu kaydetti.



Ülkelerin başarısı rekabetin başarısıdır



Diyarbakır Vali Yardımcısı Gökhan İkitemur ise işgücü piyasasında çok ciddi bir rekabetin söz konusu olduğunu, bugüne kadar hiç yaşanmamış bir şekilde, piyasadaki işgücünün rekabet edebilirliği üzerinden, ülkelerin başarısının tartışıldığı bir dönemin yaşandığını söyledi. İkitemur, bugün itibariyle beyaz yakalılar kavramının da değiştiğini ifade ederek, beyaz yakalıların içinde bulunduğu çalışma şartlarının işçilerin içinde bulunduğu şartlara benzediğini kaydetti. İkitemur, artık işçi ve öğrenci yetiştirirken temel hedefin iş bulmak olmadığını ifade ederek, “Bugün şartlar daha da zorlu. Nedir bu zorluk? Herhangi bir öğrencimiz veya işçimiz mezun olduktan sonra veya iş başvurusu yaptığında dünyanın herhangi bir yerinde uzmanı olduğu alanla ilgili çalışabilecek derecede kendini yetiştirmek zorundadır” dedi.



İşyerleri önlem almak zorunda



 Açış konuşmasının ardından Erciyes Üniversitesi’nden öğretim görevlisi ve iş güvenliği uzmanı Yavuz Calp “İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatında İşveren ve Çalışanların Hukuki Sorumlulukları” başlığında bir sunum yaptı. Calp, kot taşlama atölyelerinde ve tersanelerde meydana gelen kazaların meslek hastalıklarını gündeme getirdiğini belirterek, bu sorunları engellemek için başta devlet olmak üzere sendika ve işveren kuruluşlarının birlikte hareket etmeleri gerektiğini kaydetti. Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı’nın 77. Maddesine göre işyerlerinin kazalara karşı önlem almakla yükümlü olduğunu, hatta aralarında sivil savunma uzmanı ve iş temsilcisi gibi çalışanlardan oluşan bir kurul kurulması gerektiğini söyledi.  



En çok kaza madenlerde



Türkiye’de her 4-5 dakikada bir iş kazası olduğunu, her 90 dakikada bir kişinin sakatlandığını, 4 saatte bir kişinin hayatını kaybettiğini ve her yıl 4 milyar TL GSMH’den kaybedildiğine dikkat çeken Calp, “Resmi rakamlara göre dünyada her yıl 270 milyon insan iş kazası yaşıyor, 160 milyon kişi meslek hastalığına yakalanıyor, 1,2 milyon kişi ise ölüyor, 3,5 milyon insan ise sakat kalıyor” dedi.



Şubat ayında Ankara OSTİM, Antalya Petrol Ofisi, Diyarbakır ve Kırıkkale’de meydana gelen patlamalarda birçok insanın öldüğüne dikkat çeken Calp, en çok iş kazası yaşanan işyerlerinin madenler, inşaatlar, imalat ve ulaşım sektörleri olduğunu ve kaza olmadan önlem alınması gerektiğini belirtti. Calp işverenin işyerinde kural dışı hareketi söz konusu olduğunda hukuki, idari ve cezai yaptırımların işlediğini söyledi.



Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Günay Saka ise, “İş Sağlığı ve Güvenliği Genel İlkeleri” başlığında yaptığı sunumda, iş sağlığının halk sağlığı ile doğrudan ilgili olduğunu söyledi. Saka, çalışanların toplumun önemli bir kesimini oluşturduğunu kaydederek, sanayi kuruluşlarının, endüstriyel kuruluşların çevreye olan etkilerinin de halk sağlığını önemli ölçüde etkilediği söyledi.Haber Merkezi


Etiketler:
Bu haber toplam 547 defa okundu

YAZARLAR
haberler haber vitrini gncel haberler chat sesli chat
Batman Medya Gazetesi