Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

ALMADOVAR VE ANNEM

ALMADOVAR VE ANNEM
Bir gece benim biricik annemle izledik onun filmini.
01.02.2012 / 20:54


Rüyalarımın erkeÄŸi deÄŸil rüyalarımın yönetmeni! Benim annem oldukça naif, çiçeklerini sulayan, bize kısırlar yapan süper bir annedir. Bir akÅŸam onun kanına girmek istedim. Anneme sinemayla ilgili, yönetmenlerle ilgili bir sürü ÅŸey anlattım elbette sinemaya âşık olduÄŸumdan bu yana. Bir sürü kitaplardan bir ton paragraf okudum anneciÄŸime. O bilir en sevdiÄŸim sinema adamının Tarkovskiy olduÄŸunu, telafuz edemez, bilmez ama beni bilir. Severim onu bilir. . Bir zamanlar ona Griffith ‘in Intolerance: Love's Struggle Throughout the Ages- HoÅŸgörüsüzlük- filmini izlettim ve ÅŸaşılacak bir ÅŸekilde buna tahammül etti. Ben bir deliydim onun için. Biraz Ana dolu’lu biraz modern biraz çılgın biraz muhazakar bir deli. Ben bir ÅŸekilde annemin damarlarına sinemayı iÅŸlemeyi baÅŸardım ve en sevdiÄŸi filmin Lars Von Trier’in  “Antichrist” olduÄŸuna karar verdik. Annem filmin başından sonuna kadar hüngür hüngür aÄŸladı, ben de ona baktım ÅŸaÅŸkınca. Sonra annemi benim rüyalarımın yönetmeni ile tanıştırdım. Tencerenin yanık kenarın da patırdayan patlamış mısırımızı aldık ve baÅŸladık izlemeye. VOLVER Bir Pedro Almadovar filmi. Film baÅŸladı elbette ben bu filmi annemden önce izlemiÅŸtim amacım Pedro Almadovar’la ilgili Anadolulu fikirler edinmekti. Bu fikirleri öÄŸrenmek için süper bir plan yaptım ve elbette annem bu fikrime hayır demedi. Her hafta Salı günlerini Almadovar günü ilan ettim, annem bu plana çok iyi hazırlandı.



Salı günleri yemek her zaman ki saatinden erken yendi, bulaşıkları hemen yıkandı çay demlendi, mısır patlatıldı. Annem heyecanlıydı. Volver’den sonra “Hable Con ella” “KonuÅŸ Onunla “ filmini izlemeye koyulduk. Annem çok heyecanlıydı, onun bu halini ruhumu saran sinema aÅŸkını daha da ateÅŸledi. Ben doÄŸru ÅŸeye âşıktım. Annem filme tüm ruhunu koydu ve bir anda “Lydia “ olduÄŸunu fark ettim. Koma da kaldı annem film bitene kadar. Patlamış mısıra dokunmadı, en sevdiÄŸi kaçak çaydan yudumlamadı. AÄŸlamaması gerektiÄŸine düÅŸünerek aÄŸlamadı filmin sonuna kadar, sonun da ne olacak diye de sormadı, sabırla izledi filmi. Kırılmıştı sanki hayata, aÅŸk’a kırılmıştı sanki ama bana çaktırmadı. Ses’in, iletiÅŸimin, kalbin bir kez daha ne kadar yüceldiÄŸini gördüm annemin gözlerinde. Farklı hayatların bir anda nasıl aynı çizgiye geldiÄŸini, çekilmiÅŸ olan ruhun nasıl çaÄŸrıldığını anlatan bu baÅŸyapıt annemin kalbinde sarsılmaz bir yere sahip oldu. Film bitti, annem kendini bırakmak zorunda kalmıştı, kıpkırmızı burunla “ Ödül almış mı kızım bu film “dedi “Evet anne Oscar ödüllerinde en iyi senaryo ödülü aldı Almadovar’da en iyi yönetmen dalında birinci sıradan aday gösterildi.” Dedim. “Ben çok sevdim bu adamı dedi, her filminde farklı hikâye, hiçbir ÅŸey bir birine benzemiyor. Bir sürü kadın var hayatında bu adamın, ama hiç birini sevmemiÅŸ sanki sadece kameraya kaydetmiÅŸ” dedi. ÅžaÅŸkındım bir de gururlu neden bilmiyorum ama annemin bu tespitini hiç sorgulamadan kabul ettim. Sonra sırasıyla “La Mala Educacion- Kötü EÄŸitim, Los Abrazos Rotos – Kırık kucaklaÅŸmalar, Todo Sobre Mi Madre –Annem Hakkında HerÅŸey , Carne Tremula – Çıplak Ten ,Tacones Lejanos- Yüksek Topuklar, Mujeres Al Borde de Un Atague De Nervios – Sinir Krizinin EÅŸiÄŸindeki Kadınlar ve son olarak ta Atame- BaÄŸla Beni… Annem bunca filmi asla hayır demeden izledi. Sanırım sevmiÅŸti Almadovar’ı. “Ne düÅŸünüyorsun anne dedim yönetmenle ilgili” “ Kızım iyi hoÅŸ adam da nasıl bunca konuyu buluyor, bunca deÄŸiÅŸik oyuncuları bu kadar iyi oynatıyor ÅŸaşıyorum. Zor iÅŸ bu kadar çok insan hikâyesi anlatmak. Hiç birinin birine benzememesi, izleyenin filme bu kadar kendini kaptırıyor olması, üzerinde düÅŸünüyor olması çok güzel bence “ dedi. Annemin beni en çok etkileyen cümlesi “üzerinde düÅŸünmek”  oldu. Evet, bu adam insanı düÅŸündürüyordu. BaÅŸkahraman senken bir anda filmden çıkıp izleyici oluyorsun. İnsanın karmaşık ve bir o kadar yalın durumu Almadovar’da unutulmaz bir destana dönüÅŸüyor. Annemi Almadovar’ın son filmi The Skin I Lİve In filmine hazırlamak için ta Atame- BaÄŸla Beni filmini en son izlettim. Banderas’ı görünce daha bir heyecanlandı ama önemsemedim o hep heyecanlıydı benim için. Merak ediyordum “Banderas’ı” gördüÄŸünde ne diyecekti. Filmin vizyona girmesinden hemen sonra anneme müjdeli haberi verdim. Çünkü annem merak içindeydi “Hala yeni film çekmedi mi “ diye sürekli soruyordu. “ Çekti anne az kaldı, vizyona girdiÄŸinde bu kez sinema izleyeceÄŸiz  “dedim. YaÄŸmurlu ve ılık bir İstanbul akÅŸamında iyi bir sinemaya gittik annemle. Çok mutlu, heyecanlı görünüyordu, annemin yüzü deÄŸiÅŸti birden bire biletler nasırlı ellerinde ufacık kalmıştı biletleri sıkıyordu avuçlarında.” Ne oldu anne ?” diye sordum “ Bilmiyorum kızım böyle içim sıkışıyor sanki ben bu adamın filmlerini izleyince, bütün bedenim beynim boÅŸalıyor yeni bir kapı açılıyor sanki kafamda o yüzden de böyle heyecanlanıyorum” dedi. Belki de ben çok abartıyorum bu durumu ama sinemayı izlediÄŸi YeÅŸilçam filmleriyle sınırlayan bir kadın Almadovar’ı izleyip katharsis yaşıyordu. Filme girdik heyecanla ve elbette annem, ellerini bacaklarının arasında sıkıştırmış heyecanla reklamların bitmesini bekliyordu. “Televizyon gibi olmuÅŸ kızım sinema da ne çok reklam veriyor “ diye eÄŸilip fısıldadı kulağıma. Film tüm görkemiyle akıyordu perde de. Anne’min yüzünde duran Almadovar’ı görmek çok keyif vericiydi. Annem Banderas’ı her gördüÄŸünde dürttü beni. MeÄŸerse annemin en yakışıklı bulduÄŸu oyuncuymuÅŸ ta ben bilmiyormuÅŸum. “”BaÄŸla Beni” filmindeki tepkilerinden anlamalıydım. Çok piÅŸmandım. Film arasında annem filmin verdiÄŸi gerginlikten ve heyecanından iki ÅŸiÅŸe su içti. “Çok seviyorum ben o adamı ama adını bilmiyorum bir tane filmini izledik ya seninle bir de bir filmini daha izlemiÅŸtim onun gitar çalıyordu filmde güzelce koca göÄŸüslü bir kadınla oynuyordu esmer. ” Desperado. Ah anne sen nelerde izlemiÅŸsin haberim yok benim. Yeniden doluyordu film annemin yüzüne. Filmin sonuna kadar annem bacaklarının arasında tuttu ellerini, bir ara eline dokundum buz gibiydi. Evet, annem seviyordu Almadovar sinemasını. Film bitti… Annem Banderas’a ve Almadovar’a bir kez daha âşık oldu tıpkı benim gibi. Uzun otobüs yolculuÄŸunda annemle filmin kritiÄŸini yaptık sonuç Dr. Legard’ın donuk bakışı, intikam içgüdüsü, mesafeli baba  takıntılı doktor duruÅŸunu çok sevdik ve korktuk bu durumdan. Almadovar’ın sekans sekans yayılmış estetiÄŸine, damarlara deÄŸen hikâyesine, plastik cerrahiye postmodern yaklaşımına hayran olduk.



Annem hala filmi düÅŸünüp ellerini bacaklarının arasında sokuyor, elleri buz gibi oluyor…



Yasemin Seven Erangin



BATMAN SANAT TİYATROSU BASIN KORDİNATÖRÜ- İSTANBUL HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRÜ


Etiketler:
Bu haber toplam 85 defa okundu

YAZARLAR
haberler haber vitrini güncel haberler chat sesli chat
Batman Medya Gazetesi