Lütfen bekleyin..



“Baymaz doğru tercih olacaktır”

14 Haziran 2017, 09:11 - Okunma: 1025

Bu haftaki Tele-Röportajın konuğu kurt teknik adam Yahya Sönmez...

Gazetemizin değerli okurları, Batman futbolunda son yıllarda yaşanan çöküşe, içine girmiş olduğu çıkmazlardan ve git gide tekelleşmeye doğru giden kulüplerimizin tamamen halka açılması, açık ceza evlerini andıran sabit kişi ve fikirli insanların elinden kurtulabilmesi, refaha, başarıya ulaşabilmesi ve katkı sunmak amacıyla başlatmış olduğumuz TELE-RÖPORTAJ dizimize her hafta birbirinden değerli spor adamlarımızı katarak, geçmişteki acı ve tatlı tecrübelerinden istifade etmeye gayret ediyoruz. Bu hafta değerli spor adamlarımızdan biri olan Yahya (Cahit) Sönmez, gazetemizin konuğu oluyor. Batman Petrolspor'un en büyük başarısı nedir diye sorulduğunda kuşkusuz akla gelen ilk isimlerden biri olur kendisi. Zira kendisi Batman Petrolspor'un yıllar önce Süper Lig'in kapısına kadar dayanmasında baş aktörlerden biriydi. Teknik Direktörlüğü döneminde yaşanan 2. lig şampiyonluğu ve ardından katılım sağlanan PTT 1. liginde çeyrek finalde Marmarisspor'u 2-1 mağlup ederek eleyen ve yarı finalde aynı skorla mağlup olduğu Göztepespor, o sezon finalde de Rizespor'u yenip 1.lig'e çıkmıştı. Ardından Şırnakspor'da yakaladığı 16 maçlık yenilmezlik serisiyle Milan ile çekişen 16. hafta sonunda Milan'ın mağlup olması Şırnakspor'un berabere kalarak Avrupa liglerinde tek namağlup takım olarak kalmayı başarması ve gerek Van Büyükşehir Belediyespor'da lig'de iyi işler çıkarmasına ve Türkiye kupasında Karşıyaka ve Manisaspor'u elemesi ve gerekse  Cizrespor takımının başında saha çıktığı 12 karşılaşmadan elde ettiği 9 galibiyet, 2 beraberlik ve bir yenilgi dikkatleri üzerine çekmeyi başaran değerli Teknik Direktörlerimizden Yahya Sönmez'in sorularımıza vermiş olduğu cevaplarıyla sizleri baş başa bırakalım.


* Yahya Sönmez kimdir?
- 1959 Batman/İluh doğumluyum. İlk orta ve liseyi Batman'da okudum. 1980 yılında TPAO'ya futbolcu olarak işe girdim.  2007 yılında kendi isteğimle TPAO'dan istifa ederek emekli oldum. 4 Çocuk babasıyım ve Batman'da ikamet etmekteyim.

* Futbola başlangıç sürecinizden söz eder misiniz?
- Okulda pek başarılı olmadığımız için günün hemen hemen 3'te ikisini futbolla geçirirdim. Batman Yeni mahalle de, mahalle takımımız vardı. Futbola burada başladım.  Başımızda hem oyuncu hemde antrenör olarak ve aynı mahalle de büyüdüğümüz Abdulkadir Gayretli vardı. Daha sonra ilk lisansımı Beşirispor'da çıkarttım. 1978-79-80 sezonlarında 2. lig'de olan Bandırmaspor’a transfer oldum. Lağv edilen Petrolspor 1980 tarihinde  tekrar açılınca Petrolspor'a transfer oldum.

* Futbolla tanışma sürecinizde oyun bilgisi ve zekasıyla gelişimizde katkıları olan ve sizde iz bırakan teknik adamlar kimlerdi? Gerek futbolcu olarak ve gerekse teknik adam olarak birlikte çalışmaktan   keyif aldığınız ve tekrardan birlikte çalışmayı istediğiniz yöneticiler kimlerdir?
- Ben rahmetli Uğur Yıldırım, Aydın Tohumcu, Muammer Akgül, Zafer Şahin, İsmail Tekin, Levent Arıkdoğan ve Kamuran Yavuz hocalarımızla çalışma şansını buldum. 1989 yılında Petrolspor yönetim kurulu kararı ile Beşiktaş Kulübü altyapı çalışmalarına gönderildim. Beşiktaş  altyapı sorumlusu o dönem Türk futboluna sayısız yıldız futbolcuyu kazandıran Serpil Hamdi Tüzün'le yaklaşık 2 ay çalıştım. Çalıştığım teknik adamlar içerisinde oyunu okuma becerisi ile Serpil Hamdi Tüzün, antrenman bilgisi ile çok farklı bir teknik adamdı. Tabi ki Kamuran Yavuz'da her yönüyle örnek biriydi.  Hiç unutman Ankara Kızılcahamam kampında futbolculara 1 günlük izin verdim. Bende izinli olduğumuz için çam ağaçları içerisinde çok güzel bir restaurant vardı. Akşam yemeği için oraya gittim. Garsona siparişleri verirken bana seslenen bir ses duydum. Arkama baktığımda çağıran sesin sahibi İstanbulspor'un Teknik Direktörü rahmetli Metin Türel'di. Hemen yanına gittim ve beni masasına davet etti. Konu futboldan açılınca bana yurt dışında çalışıp, çalışmadığımı sordu. Ben de hayır hocam çalışmadım dedim. Metin hoca bana ‘Ben senin bir kaç antrenmanını izledim. Bütün antrenman programların İngiliz antrenmanları uygulaması çok zor bir program olmasına rağmen  futbolcularınız da çok iyi uyguluyorlar’ dedi. Bende kendisine hocam iki dönem Kamuran Yavuz ile çalıştım. Kendisi İngiliz teknik adam Gordon Milne'nin Beşiktaş'tan yardımcısıydı. Kamuran Yavuz hocadan kalan programlarımı uygulamaya devam etmiş ve bu da Metin hocamızın dikkatinden kaçmamıştı. Metin hoca gerçekten derya gibiydi. Antrenmana baktığında hangi ülkeye ait olduğunu biliyordu. Bu durum karşısında hakikaten çok şaşırmıştım.

* Gerek futbolcu olarak ve gerekse teknik adam olarak birlikte çalışmaktan keyif aldığınız ve tekrardan birlikte çalışmayı istediğiniz yöneticiler kimlerdir?
- Futbolculuk dönemimde Beşirispor'da kaptan, antrenör, idareci ve Başkanlık görevlerini yapan Mehmet Apari hem arkadaş, hem abi, hem de bir baba gibiydi. Onunla çalışmak çok zevkliydi. Petrolspor'da ise oyunculuk dönemimde bende iz bırakan iki yönetici vardı. Baki ve Mehmet Osmanoğlu kardeşleri unutmak mümkün değildir. Petrolspor'da Teknik Direktörlük dönemimde profesyonellik anlamında Talat Atalay, Vahap Akbaş, Mehmet Sait Baymaz ve Mustafa Güç gibi yöneticilerle ömür boyu çalışmaktan büyük bir zevk alacağım gibi birlikte çalışacağımız takımı da zirvede oynatacağıma inanıyorum.
* Futbolculuk döneminizi anlatır mısınız? Günümüz şartlarıyla kıyasladığınızda ne gibi artı veya eksiler seziyorsunuz?
- Savaş bey, arada dünyalar kadar fark vardı. Özellikle o zamanın deyimiyle top oynadığım zaman aileden şiddet-baskı uygulanıyordu. Profesyonel anlamda oynadığımızda biraz para kazanmaya başlayınca aile baskısı da beraberinde ortadan kalkıyordu. Yazın sahalarda tozdan kimse topu göremiyordu. İdman ve maç sonlarında ter toz içinde giyinip eve giderdik. Kışın ise yine bol sulu ve çamurlu sahalarda çok zor şartlar altında eğitimlerimizi alıyorduk. 1978’de Bandırmaspor'da iken 1. lig (Süper Lig) 16 takımdan oluşurken, 2. lig ise 16 takımlı ikişer gruptan oluşurken Türkiye'de toplam 48 profesyonel takım vardı. Sahaların çoğu topraktı beslenme ise berbattı. Karın tokluğuyla futbolcu geçimini sağlardı. En önemlisi de  başınızdaki teknik ekip antrenman bilgisinden yoksunlardı. Oysa şimdi ki nesile baktığımızda aileleri çocuklarını özel arabasıyla antrenmanlara götürüp getiriyor. Nerede ise altyapıya giden çocuklarına birer beslenme uzmanı tutacaklar. Şimdi her şey çok farklı. Sahalar harika, teknik adamlar donanımlı, para desen korkunç düzeyde. Bununla birlikte şan, şöhret, mal, mülk yani o kadar fark var ki tümünden söz etmek oldukça güç olur.


* Ne zaman Batman Petrolspor'un elde ettiği başarılar konuşulsa, akla gelen ilk isimlerden biri oluyorsunuz. Sizi Türk futbolunda söz sahibi Yahya Sönmez yapan etkenlerden söz eder misiniz?
- Hem Petrolspor'da oynamış biri, hem de bir Batmanlı olarak formasını giydiğim takımda teknik adam olarak görev yapmış olmam ve şampiyonluklar yaşamak gerçekten çok sevindirici ve gurur vericidir. Petrolspor'da 3. lig’de İsmail Tekin'le bir şampiyonluk yaşadı diye neredeyse heykeli dikilecekti. O şampiyonluğun nasıl elde edildiğini ise bütün spor kamuoyu bilir. Benim dönemimde önce 2. lig'de şampiyonluk ve Süper Lige yükselme PLAY-OFF maçlarında yarı finalde elde edilen başarı ve yarı finale yükselmemize rağmen nedense ne bizlerin ne de kulüpte görev alan kişilerin değeri pek bilinmedi. Bu başarıları elde etmedeki temel prensipler ise başında bulunmuş olduğumuz ekibimizdeki disiplin, birliktelik ve öz güvenin yanı sıra inanmakta olmaza olmazlarımızdandı. Çalıştığım bütün kulüplerde iş disiplinini hiç bir zaman elden bırakmadım ve çok ciddi ve yoğun bir çalışma tempomuz vardı. Tabi bu çalışmalarımızda en önemlisi de futbolcularımın bunu sahaya yansıtmalarıydı.

* Batman Petrolspor Teknik Direktörlük döneminizden söz eder misiniz? Gerek göreve geliş süreciniz ve gerekse o zamanki adıyla Bank Asya olan günümüzün PTT 1. liginde Süper Lige yükselme maçlarında  yarı finale kadar giden süreçten söz eder misiniz?
- Çok iyi bir takımımız vardı. PLAY-OFF maçından döndüğümüz zaman bir iki takviyeyle kesin şampiyon olabilirdik. O sezon takımın başına Levent Arıkdoğan getirildi bende yardımcı hoca olarak gören aldım. Fakat sezonu iyi bitiremedik. Sezon başı tekrar yönetim Levent hoca ile tekrar anlaşma zeminini arıyordu. Ne olduysa bilmiyorum ama genel kaptanımız Mehmet Sait Baymaz beni telefonla ile arayarak başkan seninle görüşmek istiyor dedi. Bende gittim. Oraya vardığımda yönetim toplanmıştı ve Başkan sayın Talat Atalay, ‘Cahit hoca biz Levent hocaya 125 bin TL verdiğimiz halde bizi oyalıyor. Biz bu transferden vazgeçip seni takımın başına getireceğiz’ dedi. Bir kaç küçük sartlarım vardı. Bunlar kabul edilince bende göreve başladım. Tabi o sezon çok iyi çalıştık, inanmıştık. Daha sezon başında Genel Kaptanımız Mehmet Sait Baymaz inanılmaz bir şekilde futbolcular ve yönetim ile çok güçlü bir köprü oluşturdu. Kendisi ile iyi bir diyalog içerisindeydik.  Tabi ki destekleri hiç küçümsenemeyecek inanılmaz bir taraftar desteği vardi arkamızda. Yani yönetim, teknik heyet, futbolcular, taraftar ve basın zincirin birer halkaları gibi birbirimize sarılmış  ve de imrendirilecek bir şekilde birbirimize sarılmıştık. Güven vardı, inanç vardı. Bunun meyvesini de sezon sonunda şampiyon olup PTT 1. ligine yükselerek elde ettik. Süper lige yükselme PLAY-OFF  maçlarında ise bir gün önce TFF'nin PLAY-OFF'a katılacak olan  takım yöneticilerine verdiği yemekli resepisyonda  Petrolspor'un ismini ilk duyanlar vardı ve otoriteler kendi aralarında takımımızı averaj takımı olarak görüyorlardı. Bu bizi daha da kamçılamıştı. İlk maçımızda mücadele, hırs ve oyun olarak Marmarisspor'dan daha iyiydik. Uzatmalara giden maçın sonunda hakettiğimiz galibiyeti alarak yarı finale yükseldik. Hiç anlam veremediğimiz bazı nahoş olaylar gelişti Savaş bey.  İlk olarak bu konuyu açacağım. Marmarisspor  maçının bitiminde kulüp idarecimiz bilinmeyen nedenle bir taraftar tarafından gözüne yumruğu yedi. Gözler kan revan içinde taraftarlar dışarıda çılgınca galibiyetin sevincini yaşarken soyunma odamız ise  taziye evini anımsatıyordu. Soyunma odası sivil doldu. Bende yüksek bir ses tonu ile siviller dışarı dedim. İşte Göztepe maçına bu moralle çıktık. Göztepe maçından sonra bazı dedikodular çıktı, yok efendim maç verilmiş gibilerinden falan. Bu kesinlikle doğru değildi ama bütün olumsuzluklara rağmen Batman halkına ve taraftarlarımıza bu heyecanı ve bu duyguyu yaşattığımız için çok mutluyuz
* Giderek geçmişteki başarılı günlerinden uzaklaşan ve adeta her yönüyle geçmişini mumla aratan Batman Petrolspor'un içinde bulunmuş olduğu bir takım çıkmazlar için  neler söyleyeceksiniz?
- Çok önemli bir soru gerçekten. Sayesinde isim yaptığım, çoluk çocuğumun geçimini sağladım takımımızın bu durumuna üzülmemek nankörlük olur. Bu takımın bir neferi olarak Başkan sayın Aydın Gülmez bey'den ricam biraz radikal kararlar alması lazım. Çok para harcayarak başarı elde edilemez. Bizim dönemimizde ligin en az parasını harcayarak şampiyon olduk. Ardından futbolcularımızı astronomik rakamlarla başka kulüplere verdik. Kulübün kasası doldu. Petrolspor yönetimi her şeyden önce  taraftarlarını toplayarak iyi bir diyalog içinde olmalılar. Transfer komitesi çok iyi bir transfer politikasını izlemeliler. Geçmişte kulübümüzde başarıyla görev almış olan sayın Mehmet Sait Baymaz'ı göreve getirerek bilgilerinden yararlanması gerekmektedir. Sayın Baymaz'ın göreve getirilmesi halinde, Başkanın yükünü de oldukça hafifleteceğini diye düşünüyorum.
* Sırasıyla görev aldığınız Batman Petrolspor, Şırnakspor, Batman Belediyespor, Van Büyükşehir Belediyespor ve Cizrespor'da başarılı dönemler geçirdiniz. Sizden sonraki süreçlerde bu takımlarımızın sizin döneminizdeki başarılı çizgilerinden uzaklaştığını görüyoruz. Kulüplerimizdeki bu düşüşü nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Allah'ıma şükürler olsun görev aldığım her takımda başarılar elde ettik. Transferde toplam 400 bin TL harcadığımız Van Belediyespor'da yalnız Ziraat Türkiye Kupası'nda harcadığımız miktarın iki katını elde ettik. Ayrıca sezona çok geç başladık. Yönetimin benden tek isteği Vanspor'u ilk yarıda düşmeyi garantilemesin ve devre arasında transfer yaparak takımı ligde tutmak.  Van taraftarlarının düşecek gözüyle baktıkları  takımları PLAY-OFF hedefinde oynatarak herkesi hayretler içinde bıraktık. Bir yöneticinin durmadan işime karışmasından ötürü ilk yarının son maçında Van'dan ayrıldım. İkinci yarı bir çok transfer yaptıkları halde lig'den düşmekten son maçta kurtuldular. Van'dan sonra ikinci yarıda geldiğim Cizrespor'da 12 maçta 9 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak ayrıldım. Şırnakspor’da ise gerçekten kırılması zor bir rekor elde ettik. 3. Lig 1. grupta sezonun ilk 16 haftasında namağlup olarak Türkiye'deki  profesyonel takımlar arasında tek namağlup takım ünvanını aldık. Ertesi hafta beni TRT 1'deki bir spor programına davet ettiler. Batman Belediyespor'da da başarılı bir dönem geçirdim diyebilirim. Bu başarıları bana  nasip ettiği için Allah'ıma  şükürler olsun. İnşallah bu başarılarım  Batmanlı genç teknik adamlara da nasip olur, biz de gurur duyarız.
* Baktığımızda bölge futbolumuzda sert bir düşüşün yaşandığına şahit oluyoruz. Son yıllarda bir tek Diyarbakır takımları PLAY-OFF'lara kalabildiler. Fakat Diyarbekirspor son dört yılda üç, Amedspor ise bir kez katıldığı PLAY-OFF'larda  çıkma başarını gösteremediler. Bunun yanı sıra bölgemizde yer alan bir çok ilin profesyonel takımlarının olmadığını ve mevcut takımlarımızın ise özellikle bu sezon büyük sancılar çekerek zar zor ligde kalmayı başardığını gördük. Ortaya çıkan bu olumsuz tablo  için neler söyleyeceksiniz?

- Geçmişte Mezopotamya'ya baktığımızda süper lig tecrübesi olan Diyarbekirspor 3. lig'de, Vanspor 3.lig'de başarısız,  Siirt'in 3. lig'de temsilcisi yok. Adıyaman ve Mardinspor'un 3. lig'de temsilcisi yok, 3.lig'deki temsilcimiz Batman'ın hali içler acısı. Futbolda en başarılı illerden biri olan Diyarbakır ise iki takımla PLAY-OFF oynayıp bir üst lig'de çıkmayı başaramadılar. Bana göre işin temelinde işsizlik ve her geçen gün gençlerin geçim sıkıntıları nedeniyle tribünler boş kalıyor. İkincisi ise takımlarda görev yapan kesimlerin günü kurtarmak gayreti içerisinde oldukları yani planlı ve programlı ve uzun vadeli bir çalışma perspektifleri olmadıkları içindir diye düşünüyorum.
* Bugünkü mevcut tabloya baktığımızda liglerde mücadele eden takımların büyük bir bölümün iç Anadolu, Karadeniz ve Marmara bölgesinden olduğunu görüyoruz. Temsiliyet bakımından bakıldığında bölge takımlarımızın yukarıda saymış olduğumuz bu üç bölgenin gerisinde kalmış olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Bu bölgemizde en büyük sorunun takımlarımızın altyapılarının diğer bölge takımlarıyla eşit olmaması. Yani Marmara , Karadeniz ve İç Anadolu bölgeleri takımlarının çoğunluğunun diğer bölge takımlarına en çok futbolcu veren bölgelerdir. Bunun nedeni ise bana göre alt yapılarının sağlam temeller üzerinde inşa edilmesidir. Saydığımız bölgelerde minik, yıldız, genç amatör liglerinde sayıları küçümsenmeyecek takımlar vardır. Batman'ı ele alacak olursak TPAO, TÜPRAŞ sanırım birde TEİAŞspor bu kategoriler de takımları var.  Bu nedenle alt yapılarını sağlam temellere atmayan ve emin ellerde olmayan kulüplerin de gelecekleri garanti altında değildirler. Bu nedenle bizlerde mutlak surette alt yapılarımızı sağlam temeller üzerine oturtmalı ve Türk futbolunda böylece söz sahibi olabiliriz düşüncesindeyim.
* TPAO'nun Batman Petrolspor'u bünyesinden çıkarılışını nasıl yorumluyorsunuz? Geçmişteki Petrolspor ile günümüzdeki Petrolspor'u kıyaslayacak olursanız ne gibi farklılıkları gözler önüne serersiniz?
- Petrolsporumuzun son yıllardaki inişli ve çıkışlı bir grafik göstermesi ve arzulanan yere gelmemesi tabi ki bir eski futbolcu ve teknik adam olarak üzülüyorum. Gönül arzu ederdi ki yönetici arkadaşların sık sık bir araya gelerek biz nerede hata yapıyoruz diye araştırma yapmalarıdır. Dozunu kaçırmayacak şekilde yapılan eleştirilerin dikkate alınması gerekir. Çünkü eleştirileri dikkate almadan doğruları bulamayız. Onun için olumlu eleştiri yapanlara hemen düşman gözüyle bakmamak lazım.
* Şehrimizin güzide kulübü Batman Petrolspor'un giderek kan kaybettiğini, yoğun bakımda tedavi gören bir hastayı andırdığını ve belirsizlik girdabında çırpınışına tanık oluyor olmanın üzüntüsünü iliklerimize kadar hissediyoruz. Sizce mevcut yönetim en büyük  hatayı nerede yapıyor?
- Profesyonel takımların arkasında bir kuruluş yok ise bu takımlar kendilerini finanse etmesi gerçekten çok zor bir iş. Çünkü giderlerin çok olması nedeniyle kulübe kaynaklar bulmak lazım. Bu kaynakları da tahsis edecek kurumlar olması gerek. Son yıllarda Genel Müdürlük Petrolspor'u kendi bünyesinden çıkartmak istiyordu. Eskiden Petrolspor kuruma bağlı iken yöneticiler ve çalışan teknik adamlar transfer ücreti almadan görev yapıyordu. Yani gönüllü bir görev biliyorlardı bunu. Ona rağmen başarı vardı. Kulüp sivilleşince aslında başarı çıtası daha yüksek olmalıydı. Başkan bir çok idareciye maaş veriyor. Şimdi taraftarlar geçmişi mumla arıyor kanısındayım. Bana göre fark burda. Resmi bir kulüp disiplini ön planda tutarak bilinçli bir çalışma programı yürütülüyordu.  Sivil bir yapıda ise Başkan haricindekiler günü kurtarma gayreti içinde giriyorlar.
* Petrolspor'un mevcut Başkanı Aydın Gülmez, Petrolspor ile ilgili olarak sizinle herhangi bir görüşme talebi oldu mu?
- Ben Van Belediyespor'dayken ara  sıra Hayrettin Gülmez ve Şahabettin Yanar ile Petrolspor ve transferlerle ilgili telefonda görüşmelerimiz oluyordu. Ben Van Belediyespor'dan ayrıldığımdan beri Petrolsporlu hiç bir yetkiliden ne futbolcularla ilgili nede transferle ilgili bir görüşmem olmadı. Bir kaç defa bildiğim yetenekli futbolcularla ilgili aradım. Fakat dikkate alınmayınca bende bir daha kulüpten hiç kimseyi aramadım.
* Başkan Aydın Gülmez'in kulübü alışından sonraki ilk demecinde unutulmaz iki cümlesi vardı. Birincisi maddi olarak hiç kimseden bir beklentimiz yok, sadece manevi desteğe ihtiyacımız var ve bu takım bütün Batmanlılarındır sözü. Fakat geride kalan Gülmezli  süreçte takımın bir takım giderlerinin karşılanabilmesi için neredeyse çalınmadık kapı bırakılmazken, takımın giderek taraftardan, basından ve eski sporcularından uzaklaşmasının yanı sıra bir çok kişinin adeta takımdan kaçıyor olmasına ilişkin neler söylemek  istersiniz?
- Savaş bey, bu sorunuzun beni kapsayan bir yanı yok. Yani teknik alan dışındadır. Bu kadarını söyleyebilirim. Bir ilin takımına bazı işadamları, kurumlar, Belediye veya Valilik destek sağlamalı. Kulüp şayet taraftarıyla barışık değilse başarı beklemek çok zor. Çünkü  bir futbolcu ne kadar para alırsa alsın maç günü seyircisinin karşısına çıkacağı günü iple çekiyor. İyi oynayıp taraftarından alacağı alkışlar onun için her şeye bedeldir. Birde şayet basın ile sorunlar varsa, basın yazmazsa futbolcu nasıl gündeme gelecek.  Yani başarı isteyen bir kulüp için taraftar ile basın bir kulübün olmazsa olmazlarıdır
* Her yönüyle deneyimli bir spor adamımız olarak Başkan Aydın Gülmez'e ne gibi çözüm önerileriniz olacak? Batman Petrolspor'un içine düşmüş olduğu bu amansız  çıkmazdan sıyrılabilmesi için ne gibi fikirler sunmak istersiniz?
- Ben Başkan Aydın Gülmez'e bir spor adamı olarak değil de bir Petrolsporlu olarak sormak isterim. Başkanım, maçlardan sonra kendilerini yiyip bitiren gençlerimizi görünce onların adına ve Petrolspor adına bizde çok üzülüyoruz. Özellikle yerli futbolculara ağırlık verilsin. Yanlış anlaşılmasın lütfen ben bunu söylerken yabancı takıntım yok ve buna karşı da değilim. Ama yerliler sorumluluk taşır deyim yerindeyse kafasını tekmeye koyar. Bir örnek vermek gerekirse PLAY-OFF'ta Marmarisspor ile oynadığımız maçta Ahmet Demirhan, Servet Soysal, Reşit Kaygu, Atilla Özaydın ve  Emin Tosun gibi beş tane yerli oynuyordu. Gerçekten çok büyük paralar harcanarak başarı elde edilemez. Bir örnek daha vermek istiyorum. Diyarbakırspor o sezen çok büyük paralar harcayarak Fenerbahçe'den 4, Galatasaray'dan 2 futbolcu almıştı. Bende kadroyu açıklarken Mesut Atay diye genç bir futbolcuya ilk 11'de yer vermiştim.  İdareciler bunu duyunca suratları beş karış olmuştu. Ama maçtan sonra bütün idareciler bana sarılarak hoca tebrik ederiz, bize yıldız bir futbolcu kazandırdın demişlerdi. Tabi biz teknik adamlar gençlerimize güvenmeli ve risk almalıyız
* Özellikle geçen sezon yönetime dahil olan bir kaç yöneticinin kulübün halka açılması düşüncesiyle Vali Ahmet Deniz'e giderek kulübü dernekleştirmek istediklerini ilettikleri, fakat Başkan Aydın Gülmez'in ''Ben 7 milyon TL harcadım, verin bu paramı gelin hep birlikte bu kulübü dernekleştirelim” dediği öğrenildiği fakat Vali'ye bu öneriyi sunan yöneticilerin Gülmez'in bu talebinden sonra geri adım attıkları biliniyor. Bunun için neler söyleyeceksiniz?
- Savaş bey şu sorunuz tamamıyla yönetimsel bir konudur. Teknik anlamda cevaplanacak bir konu yok. Onun için bu sorunun cevabını spor kamuoyu ve Petrolspor'a gönül veren taraftarların bilgisine sunalım bu sorunuzu.
- Başkan Gülmez'in teknik adamlık görevi için size teklifte bulunması halinde birlikte çalışmayı düşünür müsünüz?
- Ben profesyonelim. Teklif hangi kulüpten gelirse değerlendirmeye alırım.  Ama söz konusu Petrolspor ise şartlarımıza olumlu bakılırsa seve seve çalışırım. Yukarıda söylemiştim ben Petrolspor'un bir çok kademesinde görev yapmış biriyim. Ben spor kamuoyunda tanınıyor ve bir kariyer yapmış isem bu Petrolspor'un sayesinde olmuştur. Petrolspor ilk göz ağrımdır. Görev verildiğinde her türlü fedakarlığı yapacağımdan emin olabilirsiniz.
* Futbolculuk ve teknik adamlık dönemimizde unutamadığınız birer anınızı bizimle paylaşır mısınız.
- Size unutamadığım iki anımı anlatacağım. Petrolspor'da oynarken Türkiye şampiyonasında finallere kaldık. Aydın'da oynanan maçlarda  ilk maçımız Beşiktaş'la maçtan bir gün önce ter antrenmanı için maçın oynanacağı stada gittik. Beşiktaş’ta gelmişti. Tabi onlar hafif bir koşudan sonra fizik, jimnastik hareketleriyle 5'e 2 oyunla bitirdiler. Biz ise başlangıçta 200, 400 metreler ve 100 metre deparlar atarken Beşiktaşlılar da bize bakıp gizli gizli gülüyorlardı. Ben hocaya gittim hocam dedim yarın Beşiktaş ile oynayacağız enerjimiz biraz da maça kalsın. Bana sen ne anlarsın diye çıkıştı. Bu olumsuzluklara rağmen ve hakemin yanlı tutumu ile 2-1 mağlup olduk. Bizde güç, azim, kondisyon çok iyiydi fakat sistem ve taktik hiç yoktu. Bu benim çok zoruma gidiyordu ve o sene üçüncü çıktık bu olayı hiç unutmam. Ayrıca Van Belediyespor'da iken liglerin başlamasına 15 gün kala biz çalışmalara başlamıştık. Transfer yok, toplama takım ile Nevşehir kampına gittik. Kamp yaptığımız otelde Adıyamanspor’da vardı. O dönem takımın hocası Mehmet Gönülaçar'dı. Mehmet hoca bizim takımı görünce hocam Allah yardımcın olsun. Köy takımını toplayıp getirmişsin demişti.  Bizde çok iyi çalışıyoruz, bir yandan da beyin jimnastiğini futbolculara uyguluyoruz.  Biz kamptan direk ilk maçımız Ankara deplasmanı olan ve bir önceki sezon 2. lig'den düşen Ankara Şekerspor'u 2-0 mağlup ettikten sonra  evimizde kazanıp dışarıdan puanla döndük ve kupada İzmir temsilcisi Karşıyakaspor ve Manisaspor'u eledik. Bu maçlardan sonra sonra Mehmet hoca dedi ki yılın hocası sen olmayı hak ediyorsun diye. Bu anıyı hiç unutamıyorum.
* Sayın Sönmez öncelikle röportaj teklifimizi geri çevirmediğiniz ve engin görüş ve eşsiz değerlendirmeleriniz ve göstermiş olduğunuz bütün içtenliğiniz için sizlere teşekkür edip çalışmalarınızda üstün başarılar dilerken, son olarak Batman Petrolspor taraftarları ve Batman kamuoyuna ne gibi mesajlar vermek istersiniz.
- Ben Petrolspor taraftarlarıyla her zaman övünüyorum. Gerçekten takımlarını samimi duygularla seviyorlar. İster Batman'daki taraftarlar olsun ister, İstanbul'daki taraftarlar olsun her zaman takımlarının yanlarında  ve 90 dakika hiç durmadan coşkulu bir şekilde destekliyorlar.Hele İstanbul'daki taraftarlar. Petrolspor Marmara Bölgesine gittiğinde orada bulunan taraftarlar işlerini güçlerini bir kenara atıp takımlarını  desteklemek için çeşitli zorluklar içerisinde yollara koyuluyorlar. Bu taraftar her takıma nasip olmaz, değerlerini bilmemiz lazım. Üstelik bunu yaparken de kendi imkanlarıyla yapıp kulübe yük olmamaları taktire şayandır. Taraftarlardan isteğim her zaman olduğu gibi kötü sözlerden kaçınıp takımınızı susmadan her alanda desteklemeye devam etmeleridir. Ayrıca röportaj dizinize beni de dahil etmek istemenizden ötürü size ve Batman Medya Gazetesine teşekkür ediyor, çalışmalarınızın devamını diliyorum.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
Bu haftaki Tele-Röportajımızın konuğu Petrolspor’u play-offa çıkaran deneyi..
Merhaba saygıdeğer okurlarımız. Geçtiğimiz hafta başlatmış olduğumuz TELE-R..
Merhaba gazetemizin değerli okurları yeni ve oldukça farklı bir çalışma ile..
2001 Yılından beri Batman’da faaliyetlerini yürüten Bahçeşehir Uğur Eğitim ..
Aslen Batmanlı olan Batman Üniversitesi Rektör Adayı Prof. Dr. Bilal Sambur..
Hem tiyatro, hem müziği bir arada yürüten Mancu, bugüne kadar 500’den fazla..
RSS
© 2017 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=