Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER


“Menajerler yöneticileri hipnoz ediyor”

16 Mart 2021, 16:57 - Okunma: 4157

Merhaba değerli okurlarımız, futbolun farklı dallarından, birbirinden değerli spor adamlarımızı sizlere ulaştırmak adına şimdiye dek röportaj teklifimizi ilettiğimiz kişilerin hiç düşünmeden kabul etmeleri sonucu, röportaj isteğimizi kabul edenler arasında bir de sıralama yapmak durumunda kaldığımızı büyük bir gurur, memnuniyet ve mutluluk duyduğumuzu bilmenizi isterim.

Bu kez sizleri Süper ligde başarıyla görev almış, eski futbolcu, günümüzün ise başarılı teknik direktörlerinden Güvenç Kurtar hocamız ile gerçekleştirdiğimiz röportajımız ile karşınızda olmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyoruz.

Futbolcu olarak Beşiktaş, Mersin İdmanyurduspor, Bursaspor, Altay, Kocaelispor ve Düzcespor formalarını başarıyla giymiş. Teknik direktörlük kariyeri boyunca Adanaspor, Denizlispor, Kocaelispor, Diyarbakırspor, Altay ve  Eskişehirspor gibi ülkemizin güzide kulüpleri başta olmak üzere toplamda 17 takımda görev almış. UEFA Pro Lisanlı Teknik Direktör Güvenç Kurtar, takım çalıştırmadığı dönemlerde ise televizyon programına konuk olarak katılarak bilgi ve birikimini bu yolla paylaşma yolun gidiyor. Değerli hocama, röportaj teklifimizi kabulünden ötürü teşekkür eder, bundan sonraki kariyerinde de üstün başarılar dilerim.

* Güvenç Kurtar kimdir?
- 25.07.1950 Uşak doğumlu ve 3 çocuk babasıyım. (Eşim vefat etti)

* Futbola ne zaman ve hangi takımda başladınız?
- Futbola ilk olarak Kırklareli Başakspor'da başladım.

* Futbolculuğunuzun ilk yıllarında ülke futbolumuza bir değer olarak kazandırılmanızda emekleri geçmiş olan teknik direktörleriniz kimlerdi?
- Cevdet Barlak, Kemal Gülçelik, Ali İhsan Karayiğit ve Recep Adanır'ın iyi bir futbolcu olmamda ve dolayısıyla bugünlere gelmemde emekleri epey fazladır. Vefat etmiş olan hocalarıma Allah'tan rahmet, hayatta olanlara ise sağlıklı günler dilerim.

* Beşiktaş'a transfer olmadan önce hangi takımda forma giyiyordunuz ve Beşiktaş'a transferiniz nasıl gelişti?
- Nişantaşıspor'da oynarken oradan da dayım Ruhi Özcan ve Sedat Kesen beni Beşiktaş'ın genç takımına transfer ettiler. Önce genç takımında Türkiye şampiyonu olduk, ardından da B takımına alındım ve ilk maçımda iki gol atınca oradan da beni A takım idmanına aldılar. İlk kez A takım ile çıktığım idmanda çift kale maçında 4 gol atmıştım ve akabinde profesyonel sözleşmeye imza attım.

* Beşiktaş'a transfer olduğunuzda neler hissettiniz ve takımda size yakın ilgi gösteren takım arkadaşlarınız kimlerdi?
- Profesyonelliğe geçiş yaptığım Beşiktaş'ta 23 maça çıktım. O dönem teknik direktörümüz olan Teodroscu, Mersin İdmanyurduspor'a gidince beni de beraberinde götürmüştü. Mersin İdmanyurduspor'dan sonra ise Bursaspor, Altay, Kocaelispor ve Düzcespor formalarını başarıyla giyerek Konya ve Düzcespor'da en çok gol atan oyuncu oldum.

* Beşiktaş'ın ardından transfer olduğunuz Mersin İdmanyurduspor'da görev aldığınız 24 maçta 12 gol atarak, her iki maçta bir gol atma başarısını gösterdiniz. Bu süreçte takımda en iyi anlaştığınız isimler kimlerdi?
- Ceyhun, Orhan, Raşit Çetiner ve Atilla gibi çok iyi oyuncularla oynayarak gol kralı oldum.

* Başarılı bir Mersin İdmanyurduspor döneminizin ardından Altay, Kocaelispor ve Düzcespor formalarını giydiniz. Kendinizi en iyi hissettiğiniz takım bunlardan hangisiydi?
- Kocaelispor'un yeri neredeyse her açıdan benim için çok farklı olmuştur. Hem futbolcu hem de teknik direktör olarak hep severek görev aldım. Bana ne zaman ihtiyaçları olursa kendilerine yardıma hazırım.

* Bir golcü oyuncusu olarak başarıyla görev aldığınız takımlar hangileriydi?
- Beşiktaş'ta çok iyi işler çıkardım ayrıca Mersin'in yanı sıra, Konyaspor ve Kocaelispor'da da gol krallıkları yaşadım.

* Futbolculuğunuzda unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?
- Kocaelispor'da şampiyonluk yaşadığımız sezon ve Vefaspor ile Dolmabahçe stadında oynadığımız maçta attığım galibiyet golümü. Beşiktaş'ta oynarken Boluspor'a sol ayağım ile attığım vole golünü ve Mersin İdmanyurduspor'da oynarken ceza sahası dışından Göztepespor'a attığım gol, Mersin İdmanyurduspor'da Altay'ı 3-0 yendiğimiz maçta üç gol unutulmayan anılarımdandır. Ayrıca Beşiktaş'ta oynarken Galatasaray'a karşı 0-1 geride olduğumuz maçta uçarak attığım kafa golü ile beraberliği yakaladığımız ve yine Türkiye Spor Yazarları Derneği TSYD Kupasında Galatasaray'a attığım gollerim unutulmaz anılarım arasında kalan anlar olmuştur.

* En iyi ve en kötü oynadığınızı düşündüğünüz maçlarınız hangileriydi?
- En kötü maçım Kocaelispor'da iken Erzincanspor ile oynadığımız maçta belki otuz tane net gol kaçırdım. Bütün takım o gün bana çalıştı ama ben bir de penaltı dahil olmak üzere hepsini kaçırarak belki de en kötü maçımı çıkarıyordum. En iyi maçlarım ise Beşiktaş'ta iken Galatasaray'a karşı, Mersin İdmanyurduspor ve Kocaelispor ile şampiyonluğa oynarken karşılaştığımız Vefaspor maçlarımdı.

* Teknik adam olarak çalıştırmış olduğunuz takımlar arasında size en büyük değeri ve desteği veren Kulüp Başkanı ve yöneticiler kimlerdi?
- Kocaelispor Başkanı Sefa Sirmen ve yönetici Hikmet Erenkaya, Veli Sezgin. Çaykur Rizespor'da Ekrem Cengiz, Asbaşkan Yılmaz Zehiroğlu. Eskişehirspor'dan Ahmet Sezen gibi isimler işimizi kolaylaştırma adına ellerinde gelen gayreti sarf ediyorlardı.

* Çalıştığınız kulüplerde en büyük desteği hangi taraftarlardan aldınız?
- Ben en büyük desteği ve sahiplenmeyi Kocaelispor taraftarlarından gördüm. Bu vesile ile sizlerin de aracılığıyla kendilerine selam ve sevgilerimi gönderiyorum.

* Maçlarınızda görev alan hakemlerimizden hangilerinin yönetimlerini beğenirdiniz?
- Genel anlamda yönetimlerini beğendiğim hakemler olarak Güngör Tuncel, Ertuğrul Dilek, Ahmet Çakar, Serdar Çakman, Ünsal Çimen, Bünyamin Gezer ve Mustafa Çulcu'ydu.

* Teknik adamlığınız boyunca sizi en çok üzen ve mutlu eden maçlarınız hangileriydi?
- Kocaelispor'da iken Türkiye kupasında Bursaspor'a yarı finalde kaybettiğimiz bu maç bizi çok üzmüştür ve dahası biz o zamanlar 2. ligde mücadele ediyorduk. Ayrıca Kocaelispor'un başında iken ilk devrenin son maçında deplasmanda karşılaştığımız Galatasaray ile 1-1 berabere kalarak ilk devreyi lider bitirdik. Aynı şekilde Galatasaray maçı kazansa onlar lider bitirecekti.

* Ülke futbolumuzun dış transfere bu kadar bağımlı olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- En büyük sorun bence futbolcunun yetişememesidir. Bu konuda fikirlerimizi paylaşabileceğimiz muhatap olarak bir mecra veya kişileri bulamıyoruz. Bu konuda adımlar atılmadıkça futbolcu yetişemeyecektir. Özellikle alt liglerdeki ülkemizdeki futbolcular yılda ancak 20 veya 25 maç yapabiliyorlarken, Avrupa’daki bu oran ise 35 ila 40 maç arasıdır.  Hatta bazı istikrarlı futbolcularda 50'yi bulabiliyor.

* Kulüplerimizin yabancı teknik direktörlere gösterdiği toleransı, şansı, sabrı ve desteğin aynısını yerli teknik direktörlerimize gösterememesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Buradaki en büyük iki sorun yabancı hayranlığı ve menajerlerin Başkan ve yöneticileri yönlendirmesinden kaynaklanıyor. Buna bir nevi menajerlerin Başkan ve yöneticileri hipnoz ettiğini söyleyebiliriz.

* Kulüplerimizin yabancı teknik direktörlere gösterdiği sabrı, müsamahayı, gelen her türlü taleplerini harfiyen yerine getirmelerine ve yerli teknik direktörlerimizin önüne konan sözleşmeye imza attırma gayretleri hususunda neler söylemek istersiniz?
- Yabancıya gösterilen tolerans, sabır ve özellikle transfer özgürlüğü ve iyi kadroların kurulması için sunulan bütçeler ne yazık ki biz yerli teknik direktörlere tanınmıyor. Yani kısaca bu spor camiasında teknik direktör olarak Ahmetoviç ve Ahmet olma arasında dünya kadar uçurum farkı ve eşitsizliği var.

* Geçtiğimiz sezon yaşanan ve devam eden pandemi süreci nedeniyle liglerdeki düşmelerin kaldırılması ve özellikle Bölgesel Amatör Lig'deki birçok takım profesyonelliğe yükseltilmesinin ardından gruplardaki takım fazlalığına ve yoğun maç trafiğine sıkıştırılan takımlar için neler söylemek istersiniz?
- Türkiye Futbol Federasyonu için bu yeni ve aslında olması gereken sisteme döndürülmesi için bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Çünkü 2. ve 3. liglerin Bölgesel olarak oynatılmasından yanayım. Çünkü siz böyle tutarsız bir sistem içi, küçük bir ilçe hatta kasaba takımını maç yapması için ülkemizin bir ucundan bir diğer ucuna gönderiyorsunuz. Zaten kulüpler maddi anlamda güçlük çekip A takımlarına ve altyapılarına kaynak bulmakta zorlanıyorlar. Birde takımları hem maddi hem de manevi olarak yıpratmanın ne manası var? Benim önerim 2. ligin 3, 3. ligin ise 5 ve daha çok bölgeselliğe dikkat edilerek oluşturulacak gruplar halinde oynanması gerektiğini düşünüyorum.

*  Son olarak Batman halkına ve okurlarımıza neler söylemek istersiniz?
- Bunca uzak mesafelerden bizleri unutmayıp hatırlamış olmanız benim için eşsiz bir mutluluktur. Batman'a ve bütün okurlarınıza selam eder, röportaj teklifinizden ötürü size de teşekkür ederim. Başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
Merhabalar gazetemizin kıymetli okurları. Aralıksız devam eden Tele-Röporta..
Merhabalar değerli okurlarımız Tele-Röportajımızın ilgi görmüş olması ve ge..
Merhaba saygıdeğer okurlarımız, ülke sporumuzda üstün hizmetleri ve görev s..
Merhaba değerli okurlarımız, Tele-Röportajımızın bu haftaki konuğu Kocaelis..
Merhaba saygıdeğer okurlarımız, gerçekleştireceğimiz Tele-Röportajlarımız i..
Merhabalar gazetemizin kıymetli okurları. Tele-Röportajlarımız bir birinden..
RSS
© 2021 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=