Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER


“Eş, dost, akraba ilişkileri hakemliği bitirdi”

30 Mart 2021, 16:49 - Okunma: 2620

Merhaba saygıdeğer okurlarımız, ülke sporumuzda üstün hizmetleri ve görev süreleri boyunca görev aldıkları kurumları son derece başarıyla temsil etmiş olan spor adamlarımız ile karşınızda olmaya devam ediyor olmanın gurur ve mutluluğunu yaşadığımızı tekrardan belirtmek isterim.

Bu kez de FİFA eski hakemi Mustafa Selçuk Dereli ile karşınızdayız. Birçok uluslararası, Süper Lig, 1. Lig, 2. Lig, 3. Lig ve amatör müsabakada başarıyla görev almış Selçuk Dereli hocam ile karşınızdayız.

'Oğuz Sarvan, Serdar Çakır ve Abdurrahman Arıcı gibi isimlerin elini çekmediği müddetçe, Türk hakemliği bir adım ileri gitmez' gibi çarpıcı ifadeler kullanarak ve ‘Hakemler cesur olmalı, siyasetin işi sporun gelişmesi için çalışmak olmalı ve sporun daha iyi şart ve zeminlerde oynanmasıyla sınırlı olmalı’ diyerek dikkat çeken eski hakem Selçuk Dereli hocam ile gerçekleştirdiğimiz Tele-Röportajımızla sizi baş başa bırakıyorum.

* Sizi tanıyabilir miyiz?
- 1969 Yılında Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesinde doğdum. İlkokul, ortaokul ve liseyi Mersin'de tamamlamış, bir Beden Eğitimi Öğretmeni ve çok uzun yıllar futbol hakemliği yapmış biriyim

* Hakemliğe ne zaman başladınız?
- Futbol hakemliğine 18 yaşında başladım. Hakemliğe başladıktan sonra Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesinde Beden ve Spor bölümünü bitirip tamamladım ve ondan sonra da beden eğitimi öğretmeni olarak Erzincan'da göreve başladım.

* Hakemliğe ne zaman başladınız ve başlangıçta kendinize örnek olarak aldığınız hakemler kimlerdi?
- Mersin’de Camspor ve İçelspor'da futbol oynuyordum. Ayrıca okul futbol takımındaydım. Beden eğitimi öğretmenim Hüseyin Güçlü'nün yönlendirmesiyle futbol hakemliğine başladım. Hakemlikte kendime örnek aldığım hakemler vardı. Bunlar da Collina ve Urs Maier. Onların hakemliklerini çok beğenir ve maçlarını hiç kaçırmazdım.

* Birlikte maç yönetmekten keyif aldığınız yardımcı hakemleriniz kimlerdi?
- Lig'de birlikte maç yönetmekten keyif aldığım hakemler elbette vardı. Şuan çoğu halen Süper Lig'de görev yapmaya devam edenler de var. Her hakemin bir takımı vardı ve genelde o yardımcı hakemlerle birlikte maç yönetirlerdi. Yani o yardımcı hakemlerin de performanslarıyla da hakemlikte çok başarılı maçlar yönettik.

* Bir ara çizgi hakemi uygulaması vardı, iptal edilmesi hakkında neler söylemek istersiniz ve sizce devam etmeli miydi?
- Çizgi hakemi uygulaması evet başlangıç olarak çok faydası olacağı kanaati vardı. Fakat uygulamada sıkıntılar oldu ve bunu Avrupa'da ilk uygulayan Türk hakem bendim. Partizan Toulouse maçına gitmiştik ve orada ilk çizgi hakemi uygulaması denemesinde bir çizgide Fırat Aydınus diğer çizgide ise Bülent Yıldırım vardı. Faydalı olduğunu o zaman ben düşünmüştüm fakat uygulamada yaşanan aksaklıklar ve sıkıntılardan dolayı ‘VAR’ sisteminin gelmesinden dolayı bu uygulamadan vazgeçildi.

* Hakemliğin profesyonelleştirilmesi hakkında neler söylemek istersiniz ve bu uygulamayı olumlu buluyor musunuz?
- Tabii ki hakemliğin Türkiye'de profesyonelleşmesi çok önemli bir gelişme ve bunu hep savunduk destekledik. Şimdi öğrendiğim kadarıyla bazı profesyonel hakemlerin, profesyonel hakemliğin yanında başka işlerle uğraştığını gördük. Bunun önüne geçilmelidir. Hakemler zaten maddi açıdan profesyonel hakemlik yönünden ciddi anlamda destekleniyor. Hakemlerin kafasında başka sorun ve problemler olmadan tamamen hakemliği adapte olmaları beklenirken başka işlere yönelmeleri yanlıştır. Türkiye Futbol Federasyonu eğer böyle hakemler varsa onların diğer işlerle uğraşmasını engellemelidir. Bunları sadece hakemliğe kanalize etmelidir.

* Görev yapmakta zorlandığınız stadyum hangileriydi ve maç olsa yönetmekten keyif aldığınız stadlar hangileriydi?
- Hakemlik tabii ki çok zordu ama bir o kadar da keyifliydi. Aldığım keyfi şu stad veya bu stad olarak ayırt etmeden ama tribünde taraftarların olduğu her maç çok keyifliydi. Bende dolu dolu bunun keyfini yaşadım ve gördüm.

* Bir hakem olarak seyircili mi, yoksa seyircisiz maç mı sizi daha çok işinize motive eder?
- Türkiye'de birçok derbi ve Avrupa'da bir çok maçta görev aldım. Orada dolu tribünler önünde hakem de futbolcularda ciddi anlamda motive olurdu.

* Saha içinde ile saha dışında Selçuk Dereli arasında ne gibi farklar vardı?
- Saha içindeki Selçuk Dereli ile saha dışındaki Selçuk Dereli arasında hiç fark yok. Elbette insan işini yaparken hani belki çok daha farklı bir konsantrasyon yaşıyor olabilir ama ben hayatımda her zaman sahanın içinde sahanın dışında dürüst gördüklerini uygulayan bir insandım ve buna hala yaşıyorum.

* En kötü ve en iyi hissettiğinize inandığınız maçlarınız hangileriydi?
- Çok iyi yönettiğimiz maçlarda oldu, zaman zaman hata yaptığımız maçlarda oldu. Çünkü bizim dönemimizde dördüncü hakem uygulaması bile daha sonradan çıkmıştı. Benim kariyerimin yarısından fazlasında dördüncü hakem uygulaması yoktu. Maçlarımızda düşünün üç hakem sahada pozisyonu gördüyseniz doğru kararı verebiliyorsunuz ve kaçırabilme ihtimaliniz de oluyordu ki bu da işin doğasında vardı. Ama ben bugünkü ‘VAR’ uygulamasındaki bütün imkanlara rağmen hakemlik yapan birçok kişiden o dönemde hakemlik yapanların çok daha iyi performans sergilediğimi söyleyebilirim.

* FİFA kokartlı hakem olarak birçok uluslararası müsabakada görev aldınız. Toplam kaç uluslararası maç yönettiniz ve unutamadığınız maçlarınız hangileridir?
- Avrupa'da çok önemli maçlar yönettim. İtalya-Portekiz genç milli takımlar final maçını yönettim. Bu benim için ve Türk hakemliği için büyük bir gururdu. Onun dışında birçok A milli ve Avrupa maçı yönettim. Orada ülkemizi temsil etme fırsatı buldum. Hakemliğin Avrupa'da çok daha kolay yönleri var çünkü orada hakem kararlarına saygı çok daha fazla. Sahada hakemin işi çok zor değil, daha kolay ve dolayısıyla hakemliğimizin ve futbolumuzun Avrupa'da ve dünyada ön sıralara yükselmesi, gelişmesi bence son derece önemli. Yani Türkiye'de kendi ligimiz içerisindeki yarışta önemli ama bunu Dünya'ya ve Avrupa'ya taşıyabilmek bence çok daha anlamlı olur.

* Ülkemizde mi yoksa Avrupa'da mı görev almak daha güçtü. Sizin en çok konsantre olduğunuz maçlar hangileridir?
- Avrupa'daki maçlar da, Türkiye ligindeki maçlar da son derece önemli. Yani hakem aynı konsantrasyonla çıkmalı. Maçı küçümsediğiniz an o zaman çok ciddi hatalar yaparsınız. Ben uluslararası hakemken dahi, amatör maçları da yönetiyordum. Ankara'da yada Erzincan'da görev yaptığım dönemde de Mersin'de görev yaptığım dönemde 3. lig maçlarına gittiğimde de oradaki maçları da yönetiyordum. Hepsine aynı konsantrasyona çıkmak gerekir aksi takdirde çok ciddi hatalar ortaya çıkar.

* Hakemliğiniz boyunca en uyumlu çalıştığınız TFF ve MHK yönetimleri hangileriydi?
- Hakemliğim döneminde tabii ki çok Başkanla görev yaptım. Federasyon Başkanları ile Merkez Hakem Kurulu Başkanı Hilmi Ok çok farklıydı. Gerçekten de hakemlere yaklaşımı Türk hakemliğine çok büyük katkıları vardı. Bu vesileyle değerli Başkanım Hilmi Ok'u da anmış oldum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Biliyorsunuz yine yakın zamanda Merkez Hakem Kurulunun önceki Başkanı sayın Bülent Yavuz'u da kaybettik. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun. Tabi bir çok önemli MHK Başkanı ile görev yaptım ama Hilmi Ok'un bu konuda gerçekten yeri çok farklıydı. Hakemlere ve hakemliğe bakışı çok farklıydı bunları söyleyebilirim.

* Genel olarak TFF ve MHK yönetimlerinin gerek klasman terfilerinde, gerekse maçlarda görevlendirmelerinde adil davrandığına inanıyor musunuz?
- Merkez Hakem Kurulu Başkanlığında Kurum Başkanlığını beğenmediğim mutlaka vardır. Oğuz Sarvan'ın MHK Başkanlığını asla beğenmiyordum. Çok başarılı bir Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı yapmadı. Bizim hakemlik dönemimizde de yapmadı. Sonraki dönemlerde göreve geldi ve yine yapamadı. Bence Türk hakemliğine benim kanaatimce çok fazla katkı sağlayamayan bir yönetici anlayışı vardı. Türk futbolundan Oğuz Sarvan, Serdar Çakır, Abdurrahman Arıcı elini çekmediği müddetçe hakemlik bir adım ileri gitmez.

* Siyasetin bir çok önemli unsurlarda olduğu gibi futbola da bu denli sinmiş olması hakkında neler söylemek istersiniz?
- Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu yönetimlerinin elbette klasman terfilerinde hakemleri maçlara görevlendirmelerinde adil ve adaletli davranması gerekli. Sizler Merkez Hakem Kurulu olarak o kadrolara aldığınız hakem ve klasmanların belirlenmesinde sahaya atadığınız hakem isimlerinin o performanslarında adil adaletli davranmazsınız, siz sahaya çıkıp maç yönetmek isteyen hakemlerinizden nasıl adalet bekleyeceksiniz? Yöneticilerin adil ve adaletli olması lazım. Yöneticilerinin liyakata dikkat etmesi lazım. Performansa göre görevlendirme yapması lazım. Eş, dost ve akraba ilişkilerine bakarak değil, performansa göre, liyakata göre ve Türk futbolunu düşünerek görevlendirmeleri yapmaları ve klasmanları belirlemeleri lazım.

* Avrupa'da maç yönetmesi için UEFA gözlemcilerinin raporları sonucunda mı görev alınır yoksa TFF'nin sunduğu listedeki hakemlere mi görev verilir?
- Ne yazık ki şöyle düşünüyorum. Şimdi siyasi bir yönü de olan eski bir futbol hakemi olarak şunu söylemek istiyorum; siyaset sporun içinde olmamalı. Siyasilerin görevi şudur; sporun çok iyi zeminlerde oynanmasını ve çok güzel tesislerde yapılmasını sağlamak, bu  organizasyonu dört dörtlük ve başarılı bir şekilde yapılmasını sağlamaktır. Sahadaki sonucu hakemlerin, sporcuların, teknik adamlarının performansını belirleyecek olan şey o sahada dökülen alın teridir, emektir, çalışmadır. O nedenle siyasilerin oralara futbolcu transferlerine, teknik adam transferlerine, hakem klasmanlarının oluşmasına müdahil olmamalıdır. Bunlar Türkiye'de olmuyor mu, oluyor! Müdahil oluyorlar. Bırakacağız sahadaki o kişilerin performansını belirlesin ona bakmak lazım. Yani siyasetçiler ellerini bu işlerden çekmeleri gerektiğini düşünüyorum.

* Hakemliği bırakmanızla ilgili olarak son üç yılınızda UEFA'nın 1. torbasında yer almayı beklerken, siz 22 yıllık bir hakem olarak ancak 6 yılda 2. torbaya yükselebilirken Cüneyt Çakır'ın 2. yılında 2. torbaya ve akabinde de 1. torbada yer verilmesinin etkili olduğu rivayetleri vardı. Tam olarak hakemliği bırakma nedeniniz neydi ve bırakmasaydınız şayet, kaç yıl daha görev alma durumunuz vardı?
- FİFA hakemi listesinde bulunduğunuzda UEFA size görevlendirmelerde bulunuyor. UEFA gözlemcinin notları son derece önemli fakat Ulusal Federasyonların oraya seni bildirmesi önemli ve o federasyonun da o hakemin yanında durup durmaması son derece önemlidir. Bakın ben Türkiye'nin en önde hakemlerinden biriyken hakemliği bıraktım. Çünkü niye ben elit kategoriye çıktığımı, UEFA bana bildirip söylediği halde ne yazık ki o dönemin Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener o dönemin MHK Başkanı Oğuz Sarvan destek değil, köstek olması nedeniyle ne yazık ki o hakkım elimden alındı ve başkalarına verildi. Bunlar çok yanlış işlerdi. Türk futbolunu bu anlayışlar yönetti ve Türk futbolunu nereye getirdiklerini, Türkiye'de yaşananları ve yaşanan şike sürecinde aynı Mahmut Özgener TFF Başkanı, Oğuz Sarvan ise MHK Başkanıydı. Türk futbolunu buralara getirdi o anlayışlar. O nedenle çok büyük zararlar verdiler. Dolayısıyla bırakalım hakemler hak ettikleri yerde olsunlar. Kulüp Başkanlarından korkmasınlar ve cesur olsunlar.

* Hakemliği bıraktıktan sonra siyasete atıldınız. Siyasetin hangi kademelerinde görevler aldınız.
- Siyasete atıldığımda iki dönem Cumhuriyet Halk Partisi Çankaya İlçe Başkanlığı yaptım. Ankara ili Çankaya ilçesinde Çankaya Belediyesi Meclis Başkan Vekilliği görevinde bulundum. Çankaya ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis üyeliği yaptım. Milletvekili adayı oldum, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı oldum. Siyaseten de bu süreçlerini yaşadım.

* Genç ve yeni hakem adaylarına ne gibi mesajlar vermek istersiniz?
- Şunu söylemek istiyorum ben gerçekten yeni ve genç hakemlerin objektif olmalarını, cesur olmalarını, çok çalışmaları ve verimli olmalı gerektiğini söylemek isterim.

* Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz? Batman halkına ve hakemlerine ne gibi mesajlar vermek istersiniz?
- Batman halkına selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Spora ve futbola olan ilginiz içinde size çok teşekkür ederim. Batman Petrolspor'un hem içerde, hem de dışarıda birçok maçını yönettim. Batman çok güzel bir kent. Tüm Batmanlılara tekrardan selam sevgi ve saygılarımı gönderiyorum. Tekrardan görüşmek üzere hoşçakalın.

 

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
Merhabalar gazetemizin kıymetli okurları. Aralıksız devam eden Tele-Röporta..
Merhabalar değerli okurlarımız Tele-Röportajımızın ilgi görmüş olması ve ge..
Merhaba değerli okurlarımız, Tele-Röportajımızın bu haftaki konuğu Kocaelis..
Merhaba değerli okurlarımız, futbolun farklı dallarından, birbirinden değer..
Merhaba saygıdeğer okurlarımız, gerçekleştireceğimiz Tele-Röportajlarımız i..
Merhabalar gazetemizin kıymetli okurları. Tele-Röportajlarımız bir birinden..
RSS
© 2021 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=