Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER


“CAVCAV, FENERBAHÇE'YE GİTMEME ENGEL OLDU”

22 Haziran 2021, 17:25 - Okunma: 3585

Merhabalar kıymetli okurlarımız, bu haftaki Tele-Röportajımızın konuğu oynadığı tempolu oyunu ve ilginç saç stiliyle dikkatleri çeken, formasını giymiş olduğu bütün kulüplerde başarıyla gönülleri kazanmayı başarmış olan eski orta saha oyuncusu Engin Özdemir.

Bir zamanların atom karıncası Engin Özdemir, futbola 10 yaşında futbola Almanya’nın SV 07 Raunheim takımında başlayan ve devamında Mainz 05 ve München SV Türkgücü'nde formaya giyen ve 1992 itibariyle kariyerine ülkemizde transfer olduğu Gençlerbirliği ile devam etti.

1992-93 Sezonunda transfer olduğu Gençlerbirliği'de 1995-96 sezonuna dek bir fiil oynayan ve bu süre zarfında 113 maça çıkıp 26 gole imza atan Özdemir, ayrıca Gençlerbirliği forması ile çıkmış olduğu 4 maçta 5 gole imza atarak bu anlamda Avrupa kupalarında takımda en çok gol atma ismi olarak Gençlerbirliği kulübünün tarihine geçmeyi başardı.

Bölge takımlarımızdan Diyarbakırspor'da şampiyonluk yaşayan Özdemir, büyük kulüplerden gelen yoğun tekliflerine rağmen, Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav'ın belirlediği yüksek bonservis bedeli nedeniyle bu transferi gerçekleşmemişti. Az sayıda A Milli takıma davet edilmiş olmasını da buna bağlayan Özdemir, “Şayet ben büyük bir camiaya transfer olsaydım mutlaka daha fazla milli olma şansını yakalardım” demişti. Bir anlamda bu konudaki üzüntüsünü dile getiren eski futbolcu, Teknik Direktör Engin Özdemir hocam ile gerçekleştirmiş olduğumuz röportajımızla sizleri baş başa bırakıyorum.

* Engin Özdemir kimdir?
- 01.10.1968 Sivas/İmranlı doğumluyum. 2, 16 ve 29 yaşlarında üç erkek çocuk babasıyım. İstanbul/Çatalca'da yaşamaktayım.

* Futbola ne zaman ve nerede başladınız?
- Futbola Almanya'da 10 yaşında Sv 07 Raunheim'da başladım.

* Futbolculuğunuzun ilk yıllarında beğendiniz veya kendinize örnek aldığınız mevkidaşlarınız kimlerdi?
- Tabi ki Diego Armando Maradona.

* Futbolcu olmasaydınız ne olmak isterdiniz?
- Hep futbolcu olmak istiyordum ve bunun olacağını da biliyordum. Bu yüzden başka bir şey düşünmedim.

* İyi bir futbolcu olmanıza kimlere ve nelere borçlusunuz?
- Öncelikle babama hep destek oldu. Sonra sınıf arkadaşım Thomas Singhoffa beni takıma götürdü. O dönem ve tabi ki Thomasin Dayısı Lothar Jöst benim altyapıdaki hocam ondan çok şey öğrendim.

* Saha içindeki ile dışındaki Engin Özdemir arasında ne gibi farklılıklar vardı?
- Aslında çok fark yok. Futbolda nasıl disiplinli çalışıp oynadıysam, özel hayatımda da öyle yaşadım düzenli ve disiplinli.

* Saha içinde hem çalışkan hem de bu kadar sakin olmayı nasıl başarıyordunuz? Zira kariyeriniz boyunca bir tek kırmızı kartınız var.
- Futboldan önce tekvando yaptım yani karate. Ona bağlıyorum ben bunu.

* Türkiye'de ilk durağınız olan Gençlerbirliği ile yolunuz nasıl kesişti?
- Gençlerbirliği'ne gelmem tamamen Türkgücü München'in Başkanı Ergün Berksoy’un beni İlhan Cavcav Başkana tavsiyesiyle oldu. Deneme sonrası transfer oldum.

* Gençlerbirliği'ne transfer olduğunuzda bu takımda bu kadar kalacağınıza inanıyor muydunuz?
- Gençlerbirliği'ne geldiğimde tabi ki kalıcı olacağımı biliyordum. Çünkü kendime güveniyordum ve ben 18 yaşında Mainz 05'te oynadım ve oradan Türkiye'ye gelmek için Türk Gücü München'e gittim. O zamanlar bu takımın maçları Türkiye'de TV'lerde yayınlanıyordu.

* 1992-96 Yılları arasında forma giydiğiniz Gençlerbirliği'nde değişen onca oyuncu grubuna rağmen siz hep vazgeçilmez oldunuz. Bunu nasıl başardınız?
- Süreklilik kazanmak için hep daha fazla çalıştım. Neredeyse her idmanda diğer oyunculardan her zaman bir fazla yaptım. Çalışmadan bir şey olmaz.

* Gençlerbirliği'nde 113 lig maçına çıkıp 26’da gol atmayı başardınız. Unutamadığınız maçlarınız ve golleriniz hangileridir?
- Benim için Fenerbahçe'ye aşırtma, Beşiktaş'a frikikten ve Samsunspor'a attığım röveşata gollerim güzellerdi.

* Rahmetli İlhan Cavcav için neler söylemek istersiniz? Zira vefatından sonra takım dikiş tutmaz oldu.
- İlhan Başkana kırgın ayrıldım. Çünkü ben transfer teklifleri aldığımda hep büyük bonservis parası istedi. Fenerbahçe ile anlaşmama ve imzalamama rağmen beni bırakmamıştı. Ayrıca Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor’da teklifler yaptılar ama kendisi bir şekilde o kulüplerle anlaşamadı. Benim Bursaspor'a imza atmama rağmen kendisi beni İstanbulspor'a gönderdi. Benim içimde hem ukde kaldı büyük bir takımda ve daha sonra da Bursaspor'da oynayamamak. Ben inanıyordum ki bu takımlardan birine transfer olabilseydim daha çok A Milli takımda şans bulurdum.

* 1995-96 Sezonunda Gençlerbirliği takımı ile Avrupa'da oynadığınız 4 maçta 5 gol atarak bu anlamda kulübün tarihine geçtiniz. Unutamadığınız Avrupa maçınız hangisidir?
- Evet tarihe geçmem benim için çok önemliydi. Çünkü Gençlerbirliği benim kulübüm. Her maç özel ve güzeldi. Salzburg maçı benim için en güzelidir, çünkü o maçta 2 gol atmıştım. Biri frikiktendi ve o gol çok güzeldi.

* Dört kez U 16, iki kez de A Milli takımda forma giydiniz. Yüksek enerji ve yüksek oyun kalitenize rağmen az milli olmuş olmanızı neye bağlıyorsunuz?
- Bu sorunuza cevap olarak şunu söylemek yerinde olacaktır sanırım. Eğer büyük bir takımın oyuncusu olsaydım şayet, bir çok maçta forma şansı bulurdum mutlaka.

* Adeta özdeşleştiğiniz Gençlerbirliği ile yollarınız neden ve nasıl ayrıldı?
- Ayrılış nedenime gelince bu istemeden oldu. Şartlar daha iyi sağlansaydı şayet hiç ayrılmazdım takımımdan. Zoraki gönderildim diyelim biz buna.

* 1996'da İstanbulspor'a transfer olup ardından da Adanaspor, İstanbulspor arasında git-geller yaşandı. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?
- İstanbulspor maceram isteksiz olduğum için Adanaspor kardeş takımdı. Kim gelmek ister dediklerinde ben gönüllü gitmiştim ve Adana’da çokta mutlu oldum. Taraftar çok sevdi beni, bende onları. Adana’da güzel anılarım oldu.

* 2000 Yılında Diyarbakırspor'a transfer oldunuz. Bu transferiniz nasıl gelişti ve oradaki günleriniz nasıl geçti?
- Rahmetli Ali Gaffar Okan aramıştı bir akşam üstü. Bende gelirim dedim ve sabah havaalanında Kemalettin Şentürk ile beraber ne yazık ki kötü haberi aldık. Ona rağmen biz yine de gittik Diyarbakır'a. Ben hayatımda böyle bir cenaze töreni görmedim. Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okan inanılmaz seviliyordu. Biz yine de anlaştık ve Süper lige çıkardık takımı. Benim de 7 yada 8 gole katkım olmuştur. Şehir ile güzel bir ortamımız oluşu ve takımın şehir ile bütünleşmesiyle sezonu şampiyon olarak bitirdik. Ben bu vesile ile Emniyet Müdürümüze tekrardan rahmetler diliyorum.

* Daha sonra tekrardan çok kısa bir süren Gençlerbirliği durağı ve ardından Antalyaspor'a transfer, orada son bulan bir kariyer. Kariyerinizi kısaca özetler misiniz?
- Diyarbakırspor'dan sonra Gençlerbirliği'ne geri döndüm ve orda futbol hayatımı noktalamak istemiştim. Ama rahmetli Erdoğan Arıca hoca nedense beni çağırıp “Sen benim sistemime uyumuyorsun” deyip beni göndermek istemişti. Bende hayatımda neredeyse her pozisyonda oynadım. Sistem deseniz zaten o dönem sistem diye bir şey yoktu çıkıp oynuyorduk. Ben kendisine hocam sistemi-mistemi bırak da beni neden istemiyorsun onu söyle dedim ama cevap vermedi. Ben sevdiğim kulüpten ayrılmak zorunda kaldım. Bu da beni çok üzmüştü. Antalyaspor'da da pek güzel şeyler olduğunu söyleyemem. Hocalar sıkıntılıydı ve ben 33 yaşımda futbolu bırakıp Almanya'ya geri döndüm. Tekrardan dönüş yaptığım Almanya'da 46 yaşıma kadar futbol oynadım ve hocalık yaptım. Yani maalesef o dönemin hocaları beni futboldan soğuttular.

* Sizi en çok üzen ve mutlu eden maçlarınız hangileri oldu?
- Beni en çok mutlu eden maçım Trabzon’a karşı olan ilk maçımız. Beni üzen maç ise son Antalya'daki son maçımdır.

* Oynadığınız süre içinde size göre en iyi Başkan ve Teknik Direktörler kimlerdi?
- En iyi Başkan her şeye rağmen İlhan Cavcav, en iyi hocalar ise George Heylens ve Hikmet Karaman.

* Birlikte oynadığınız oyunculardan bizim için bir 11 oluşturur musunuz.
1. Zdravkov (kaleci)
2. Erkan Sözeri (sağ bek)
3. Osman Coşkun (sol bek)
4. Marián Zeman (stoper)
5. Emre Aşık (stoper)
6. Kemalettin Şentürk
7. Oğuz Çetin
8. Sergen Yalçın
9. John Leshiba Moshoeu
10. Donald Kushe
11. Oleg Salenko

* Aktif futbolculuğunuz boyunca keşkeleriniz neler oldu?
- Keşke Mainz 05'ten ayrılmasaydım dediğim olmuştur. İstanbulspor'a gitmemek için biraz daha direnebilirdim. Gerçi tehditle gitmek zorunda kaldım. Yoksa ‘kariyerini bitiririz’ diye tehdit etmişlerdi Cem Uzan ve İlhan Cavcav Başkanlar.

* Futbolu bıraktıktan sonra neler ile uğraştınız ve şu aralar neler yapmaktasınız?
- Türkiye'den ayrıldıktan sonra futbola Almanya'da devam ettim. Hem takım çalıştırdım, hem oynadım ve futbol okulu işlettim. TFF için scoutluk yaptım. Yani 46 yaşına kadar Almanya'da devam ettim. Sonra da Türkiye'ye geldim ve İrfan Buz ile beraber Malatya'yı şampiyon yaptık. Sonra Eskişehir'de Fuat Çapa ile çalıştım. Son olarak ise Çatalcaspor'da Teknik Direktör olarak çalıştım ve ardından ailevi ve sağlık sorunları nedeniyle bitime yedi hafta kala ayrılmak durumunda kaldım. Şu anda ise gelecek teklifleri beklemekteyim.

* Engin Özdemir için saha içi mi daha zordu yoksa şimdiki saha kenarı mı?
- İkisinin de kendine göre zorlukları var. Benim için pek fark etmiyor.

* Son olarak Batmanlı sporseverlere ne gibi mesajlar vermek istersiniz.
- Mesaja geçmeden önce benimle röportaj yapma düşünce ve isteğinizden ötürü size ve gazetenizin çalışanlarına teşekkür ederim. Petrolspor'un Zafer Hızarcı hocayla anlaşma sağlamasına sevindim. Birlikte çalıştığım disiplinli ve işini severek yapan iyi bir hocadır. Ben Zafer Hızarcı hocanın Batman'da başarılı olacağına inanıyorum. Petrolspor'u daha üst liglerde görmek isterim ve eminim ki bu da hem Petrolspor'a, hem de Batman şehrine çok yakışacaktır. Bütün Batmanlı sporseverlere selam ve sevgilerimi gönderiyorum.

 

TEŞEKKÜRLERİMİZLE...

Engin Özdemir hocam ile gerçekleştirdiğimiz röportajımıza verdiği desteğinden ötürü Batman Petrolspor'un eski takım kaptanı Celal Aras kardeşime teşekkür eder, yeni kulübü olan Siirt İl Özel İdaresispor'da üstün başarılar dilerim.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
Futbolcu olabilmek için Şanlıurfa'dan İstanbul'a kaçarak gelen, çoc..
Değerli okuyucularımız bu sayımızda ki röportajımızı, Türkiye’nin hakemin s..
Merhaba kıymetli okurlarımız. Bu haftaki röportaj konuğumuz emekli Havva As..
Merhaba kıymetli okurlarımız. Türkiye Radyo Televizyonunun (TRT) çatısı al..
Merhabalar kıymetli okurlarımız. Tele-Röportajımızın 28. haftasında bu kez ..
Merhaba saygıdeğer okurlarımız. Röportajlarımıza devam ederken mümkün merte..
RSS
© 2021 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=