Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER


"HİÇ BİR MÜSABAKA NAMUS MESELESİ DEĞİLDİR"

29 Haziran 2021, 16:57 - Okunma: 2947

Merhabalar kıymetli okurlarımız. Batman Medya Gazetesi'nin aracılığıyla birbirinden değerli spor adamlarımızı sizlere ulaştırmaya devam ediyoruz.

 Laf olsun sayfa dolsun anlayışından oldukça uzak topluma ve özellikle gençlerimizin okurken çok şeyler öğrenip birbirinden farklı konuklarımızdan farklı tecrübeler edinmelerini, ayrıca hedefleyip gözettiğimizi bilmenizi isterim.

Röportaj teklifimizi mümkün olduğunca ülke sporumuza layıkıyla hizmet etmiş ve hem yaşamı hem de branşındaki başarısı ve örnek duruşuyla deyim yerindeyse yaşayan birer kitap olan bu değerlerimizin tecrübe, görüş ve önerilerini en az bizim kadar önemsediğinizi düşünüyoruz. İşte bu düşünce ve inanç ile hareket ederek her yönüyle topluma iyi örnek olmuş saygıdeğer spor adamlarımızı sizlerle buluşturmaya özen gösteriyor ve gayret ediyoruz.

Bu haftaki Tele-Röportajımızın konuğu emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni ve Trabzon bölgesi Süper lig eski hakemlerimizden Alican Lakot hocam ile karşınızdayız. Lakot, öğretmenlik ve 15 yıllık hakemlik yaşantısından sonra 4 dönemde de Merkez Hakem Kurulu (MHK) Üyesi olarak Türkiye Futbol Federasyonu'nda görev aldı. Alican Lakot, şimdilerse ise kurucusu olduğu ve 1999 yılından beri faaliyet yürüten ve ülke genelinde 16 şubesi bulunan eski adıyla Grand Englısh, yeni adı Modadil olan Yabancı Dil Okulunun Müdürlüğünü yürütmeye devam ediyor.

Karadeniz'de Son Nokta Gazetesine vermiş olduğu bir demecinde, Alican Lakot şunları demişti: "Futbol oyun kurallarını FİFA ve UEFA koydu. Futbolculara; ‘Siz  bu oyunu bu kurallarla oynayacaksınız’, hakemlere de; ‘Siz de bu kuralları uygulayacaksınız’. Yani hakem uygulayacak, futbolcu sahip çıkacak. Çünkü kurallar var ve hakemler bunu uygulayacak. Uygulayacak olan hakeme saygı gösterecek. Tabi ki hakeme de, idarecisine de, yöneticisine de, antrenörüne de saygı gösterecek. Ama bu saygı tek taraflı olmayacak. Karşılıklı olacak. Hakeme küfretmek o takımlara hiçbir şey kazandırmaz. Öfkeyle kalkan zararla oturuyor. Biz öfkeli olanlara, saygısızlık yapanlara taraf değiliz, bu saygısızlıklarını da kınıyoruz. Onun için bizim yanımızda olmalarını istiyoruz. Çünkü biz onların her zaman yanındayız.” Alican Lakot hocam ile yaptığımız röportajla ile sizleri baş başa bırakıyorum.

* Alican Lakot kimdir?
- Trabzon’da doğdum. Eğitimimi bu ilde tamamladım. Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni ve Süper lig eski hakemiyim. 2. Ligde profesyonel olarak futbol oynadım, sonrasında Süper lig hakemi oldum. 15 Yıl hakemlik yaptım. Hakemliği bıraktıktan sonra ise Süper Lig gözlemciliği ve 4 dönem de MHK üyeliği yaptım.

* Hakemliğe ne zaman başladınız?
- Hakemliğe 1983 yılında futbolu bıraktıktan sonra başladım. 15 Yıllık hakemlik kariyerim var.

* Hakem olma fikri ve arzusu nasıl gelişti?
- Aslında hakem olma düşüncem hiç yoktu. Antrenörlük yapmak istiyordum. Antrenör olmak için de bir hakem kursunu bitirme şartı vardı o kursa katıldım. Kurs sonunda 3 orta hakem, 6 yardımcı hakemlik yapmak mecburiyeti vardı. Bu maçları yönetirken dönemin MHK üyesi Erdoğdu DİYADİN “Sen çok iyi maç yönetiyorsun hakemliğe devam et” dedi. Bende öğretmen olduğum için zaman olarak hakemlik daha uygundu ve böylece hakem camiasının içinde kendimi buldum. Profesyonel top oynadığımdan dolayı 1 yıllık il hakemliğinden sonra C klasmanı olarak hakemlik kariyerime başladım.

* Hakemliğe adım attığınız ilk yıllarda beğendiğiniz ve kendinize örnek aldığınız hakemler kimlerdi?
- Süper lig hakemlerini ve yabancı hakemleri izleyerek hepsinden ayrı ayrı bir şeyler öğrendim. Ancak kendi hakem kişiliğimi kendim oluşturdum. Sloganım “Terazi tutan el titremez” olmuştur.

* Aktif hakemlik sırasında uğraş verdiğiniz bir iş veya meslek var mıydı?
- Esas mesleğim Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğidir. O yıllarda Trabzon lisesinde öğretmen olarak çalışıyordum. Aynı zamanda Müdür Yardımcılığı da yaptım.

* Maçlarda birlikte görev almaktan keyif aldığınız yardımcı hakemleriniz kimlerdi?
- Benimle maça çıkan tüm yardımcı hakemlerle iyi diyaloglar kurdum ve tek amacımız yönettiğimiz maçları hatasız bitirmekti.

* Dördüncü hakem uygulamasının sizin döneminizde de olmasını ister miydiniz?
- 4. Hakem uygulaması bizim dönemimizde başladı. O zaman ki MHK Başkanı Ahmet GÜVENER’di.

* Bir ara çizgi hakemi uygulaması devreye koyulsa da daha sonra iptal edildi. Sizce bu devam etmeli miydi?
- Çizgi hakemi uygulamasının faydaları oldu. Ancak orada da göz yanılmaları olabiliyordu. En iyisi ve sağlıklısı kamera ile tespit edilmesi olur.

* VAR uygulaması hakkında neler düşünüyorsunuz? Varlığı ve doğru istifade edilip edilmediği hususunda neler söylemek istersiniz.
- VAR uygulamasının ilk defa benim de MHK’da görevli olduğum dönemde uyguladık. Başkanımız Yusuf NAMOĞLU idi. Bence çok faydalı bir sistem ancak spor kamuoyunun VAR protokolünü daha iyi bilmesi gerekir. VAR’ın her şeye karışmadığını öğrenmeleri gerekir.

* FİFA kokartını takamayan isimlerden birisiniz. Size göre bu konudaki engeller nelerdi?
- FİFA kokartı takamamamın iki sebebi var. Birincisi 30 yaşına kadar profesyonel top oynadım. FİFA kokartı takmak için 20’li yaşlarda hakemliğe başlamak lazım. İkincisi İstanbul, Ankara, İzmir hakemleri daha göz önündeydiler yani vitrindeydiler. Bizi değerlendirenler tüm maçlarımızı izlemiyorlardı. Bizim için dezavantajdı. Biz Anadolu’da gözden uzak gönülden ıraktık. Onun için o anlamda iyi değerlendirilemedik.

* Maç yönetmekte zorlandığınız stadyumlar var mıydı?
- Hayır yoktu.

* Hiç tehdit veya rüşvet teklifi aldınız mı?
- Ne tehdit ne de rüşvetle karşılaşmadım.

* Saha içinde ile saha dışındaki Alican Lakot arasında ne gibi farklılıklar vardı.
- Saha içinde maç yönetirken kurallar ne ise cesaretle uyguladım. Futbolcuların söylediklerine göre saha içinde çok sertmişim, saha dışında ise Alican LAKOT yumuşak, arkadaşlarına değer veren, yardımsever, iletişimi çok kolay bir insandır.

* Başarılı bulduğunuz TFF ve MHK Başkanları kimlerdi?
- Genelde tüm başkanlar Türk futbolunu ve hakemliğini kalkındırmak için elinden gelen her şeyi uygulamaya çalışmışlardır. Ancak Şenes ERZİK, Hasan DOĞAN ve mevcut Başkan Nihat ÖZDEMİR’i daha idealist buluyorum. Bütün MHK Başkanları başarılı işler yapmaya çalıştılar ancak Hilmi OK, Yusuf NAMOĞLU hakem camiasına çok katkı yapıp çok yenilikler getirdiler.

* Size göre en iyi Spor Bakanı kimlerdir?
- Hepsi iyiydi.

* Siyasetin bu denli spora sinmesi hakkında neler söylemek istersiniz.
- TFF özerk bir kuruluştur, siyasetten uzak olsun diye özerk yapılmıştır. Ancak zaman zaman birçok dönemde siyaset TFF içine girmiştir. Bu tamamen yanlış bir tercihtir. Bana göre spor toplumların milletleri, farklı görüşteki grupları ve farklı görüşteki siyasileri birleştirici bir güçtür. Yani spor siyaset üstüdür. Bu şekilde de kalmalıdır.

* Birçok hakem yaş haddini beklemeden bir takım nedenlerden ötürü eleştirisel bir duruş ile hakemliği bırakıyor, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz.
- Hakemlik zor bir meslektir. Taraftarı yoktur tamamen dikkat isteyen, iyi niyet isteyen bir yönetim şeklidir. Hakemliğe başladığınız noktadan sonuna kadar olan süreçte çok fahiş hatalar yapmamalısınız. Büyük hata yaptığınız noktadan sonrası çok iyi gitmeyebilir hatta hakemliğiniz bitebilir. Onun için hakemlik yapan arkadaşlara tavsiyem, maçı yönetirken fizik olarak yorgunluktan daha önemli olan beyin yorgunluğudur, yani dikkatiniz üst düzeyde olmalıdır.

* Profesyonel hakemlik hususunda neler söylemek istersiniz. Siz bu uygulamayı doğru buluyor musunuz?
- Bence bu uygulama çok faydalıdır. Milyon dolarların döndüğü futbol arenasında hakemlerin çok cüzi ücret almaları hoş değildir. Bu uygulamayı benimde MHK’da görevli olduğumuz yılda Yusuf NAMOĞLU Başkanlığında Futbol Federasyonuna sunarak kabul ettirmiştik. Bunun yanında Süper Lig hakemleri sözleşme imzalayarak maaş almaktadırlar. Bunun yanında ayrıca her yönettikleri maçtan ve her görevli oldukları VAR uygulamasından da ücret almaktadırlar. Futbol Federasyonu ile sözleşmesi olan bir hakemin 50-60 bin lira arasında para kazandığını görebiliyoruz.

* Hakemliği bıraktıktan sonra nelerle uğraştınız ve şimdilerde neler yapmaktasınız.
- Hakemliği bıraktıktan sonra 1 yıl Star gazetesinde köşe yazarlığı ve Tele-10 TV’de (maçların naklen yayınları bu kanal yapıyordu) spor yorumculuğu yaptım. Bir yıldan sonra çeşitli sebeplerden dolayı yorumculuğu bırakarak Süper Lig gözlemciliğine başladım. Bu süreç içerisinde de 4 dönem MHK üyeliği yaptım. Bunun yanında Yabancı Dil okulum var, halen oranın müdürlüğünü yapmaktayım.

* Döneminizde günümüze beğendiğiniz hakemler kimlerdir?
- Hakemler arasında bu iyi, bu kötü ayrımı yapmak hoş değil En iyi hakem dediğiniz kişi de bir maçta hata yapabiliyor, en beğenmediğiniz hakemde iyi maç yönetebiliyor.

* Hakem terfilerinde ülkedeki 7 bölgeye de eşit ve adil davranıldığını düşünüyor musunuz?
- Türkiye’de 8 bölge var. En başta da söylediğim gibi büyükşehirler daha çok göz önünde oldukları için avantajlı olabiliyorlar.

* Hakemlik dünyasındaki birlik ve beraberliği yeterli görüyor musunuz? Bu konuda dernekleşme çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
- Dernek çekişmeleri hakemleri bölüyor. Bence dernekler kapatılmalı.

* Kariyeriniz boyunca unutamadığınız anılarınız var mı?
- Çok var ancak en akılda kalanı Vanspor - Antalyaspor maçının son dakikasında haklı olarak verdiğim penaltıyı kullandıramadık. Seyirciler sahaya girdi ve maç tatil oldu. Ben haklıydım ama sonuçta maçı oynatamadık.

* Hakemlik dünyasındaki vefalı olma durumu nedir? Yoksa vefa sizin dünyanızda da bir semt ismi midir?
- Vefalı olmak öğrendiklerinizi sizden sonraki hakemlere aktarmak ve hakemlik müessesine sahip çıkmaktır. Hakemin sahibi ve taraftarı ne yazık ki yoktur. Hakem olarak birbirimize sahip çıkacağız ve eleştirileri de yapıcı yapmalıyız.

* 8 Kasım 1992 tarihinde Siirtspor - Batman Belediyespor maçını yönettiğinizi görüyoruz. Peki hiç Batman'a geldiniz mi?
- Hiç Batman’a gelmedim. Ancak görmek istediğim bir şehirdir.

* Genç ve özellikle yeni hakem adaylarına ne gibi mesajlar vermek istersiniz.
- Yeni hakem adaylarına önerim şudur. Öğrendiklerini ve kuralları korkmadan, cesaretle sahada uygulayabilmelidirler. Korkak hakem başarılı olamaz.

* Son olarak Batmanlı sporseverlere ne gibi mesajlar vermek istersiniz.
- Sporu; toplumları bir araya getiren, birleştiren, güzellikler yaşatan bir oyun olarak görmelerini isterim. Maçlarda galip de gelebilirsiniz mağlupta olabilirsiniz. Her iki skoru da normal görmelerini ve kabul etmelerini isterim. Bir müsabaka namus meselesi değil, sadece bir eğlencedir. Ayrıca bu keyifli röportajdan ötürü size teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
Futbolcu olabilmek için Şanlıurfa'dan İstanbul'a kaçarak gelen, çoc..
Değerli okuyucularımız bu sayımızda ki röportajımızı, Türkiye’nin hakemin s..
Merhaba kıymetli okurlarımız. Bu haftaki röportaj konuğumuz emekli Havva As..
Merhaba kıymetli okurlarımız. Türkiye Radyo Televizyonunun (TRT) çatısı al..
Merhabalar kıymetli okurlarımız. Tele-Röportajımızın 28. haftasında bu kez ..
Merhaba saygıdeğer okurlarımız. Röportajlarımıza devam ederken mümkün merte..
RSS
© 2021 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=