Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER


“Benim ismim Atatürk’ün vasiyetidir”

06 Temmuz 2021, 16:14 - Okunma: 2733

Merhabalar saygıdeğer okurlarımız. Tele röportajımızın bu haftaki konuğu 1979-1982 yıllarında Beşiktaş Jimnastik Kulübü yöneticiliğini yapan ve 1984-1985 yıllarında ise Türkiye Futbol Federasyon Başkanlığı görevinde bulunan, 1989-2000 yılları arasında sırasıyla Ulaştırma Bakanlığı'nda Baş Danışman, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nda Baş Danışman ve Spor Bakanlığı'nda da Baş Danışmanlık görevlerini yapan Mustafa Kemal Ulusu.

1998’de DYP’den Beşiktaş Belediye Başkan adayı olan, Üsküdar Anadolu Kulübü Genel Kaptanlığı, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü görevlerinde bulunmuş ve 1990 senesinde Ömür Boyu Türkiye Futbol Federasyonu Genel Kurulu Üyeliğine kabul edilmiş olan Mustafa Kemal Ulusu, Cumhuriyet, Tercüman, Takvim, Akşam, Star gibi Gazetelerde Spor Yazarlığı ve TGRT’de kendi adına bir de futbol programı yaptı. 2008 Yılında yazdığı Atatürk'ün Yanı Başında isimli kitabının yeni baskıları ile Atatürk hakkında ve kendi spor hayatı ile ilgili konularda, yeni kitap çalışmalarını İstanbul Suadiye'deki Yazar Evi adlı ofisinde sürdüren ve halen Milliyet Gazetesinde köşe yazılarını sürdürmekte olan Mustafa Kemal Ulusu ile gerçekleştirdiğimiz röportajımız ile sizleri baş başa bırakıyorum

* Mustafa Kemal Ulusu kimdir?
- Mustafa Kemal Ulusu 13 Mayıs 1940 Ankara doğumludur. Evli ve iki erkek çocuk babasıdır. Yüksek Ticaret Akademisini bitirmiş ve uzun yıllar ALTUĞ BÜRO MOBİLYALARI adlı firması ile Sanayi ve Ticaretle iştigal etmiştir. 1979-1982 yıllarında Beşiktaş Jimnastik Kulübü yöneticiliği de yapan Ulusu, 1984-1986 yıllarında Türkiye Futbol Federasyon Başkanlığı görevinde bulunmuştur. Halen de Türkiye Futbol Federasyonu ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Genel Kurullarının ömür boyu delegesidir. 1989-2000 yılları arasında sırasıyla Ulaştırma Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Spor Bakanlığı'nda Bakan Baş Danışmanlığı da yapmıştır. Mustafa Kemal Ulusu, uzun yıllar Cumhuriyet, Sözcü, Akşam, Star gazetelerde spor köşe yazarlığı yapmıştır.

* Futbola ilginiz ne zaman ve nasıl başladı?
- Futbola ilgim tam 5-6 yaşlarında başladı. Çok iyi bir futbol adamı olan babam Nuri Ulusu, o dönem İstanbul Emniyet Müdürlüğünde görevliydi. Aynı zamanda Emniyet futbol takımı genel kaptanıydı ve de o takımı 3. 2. 1. amatör kümelerden alıp şimdiki adıyla Süper lige çıkardı. İlk maçı da tuttuğu takım olan Beşiktaş'a karşı oynadılar. Benim çocukluğum babamla beraber futbol sahalarında geçti.

* 1979-1982 Yılları arasında Beşiktaş yöneticilik yaptığınız süreçlerde 1981-82 arasında yaşanan bir de lig şampiyonluğunuz var. Bize kısaca bu dönemlerinizden söz eder misiniz?
- İlk Beşiktaş yöneticiliğine beni o zamanki Başkanımız rahmetli Gazi Akınal’a tavsiye eden yine rahmetli Sabri Dino idi. Onun jübilesini tek başıma organize etmiştim ve o vesileyle Başkan ile tanıştım ve yönetime girdim.

* Beşiktaş'ta geçen başarılı görev süreçlerinden sonra 1984-85 yıllarında birde TFF Başkanlığınız var. Sizi bu başarıya taşıyan etkenler nelerdir?
- Çocukluktan başlayan bir futbol sevgisi ve ilgisi, çok maç izlemek ve futbol ilgili müthiş kitaplar okumam, futbol oyun kurallarını iyice öğrenmem vb. hususlarla çok iyi bir futbol bilgisine sahip oldum. Önce amatör kümelerde futbolcu, sonra amatör yönetici daha sonra da Beşiktaş gibi büyük bir takımda 3,5 yıl altyapı Genel Kaptanlığı ve yarım sezon da A Takım Genel Kaptanlığı, sonra da bir sezon 2. ligdeki Üsküdar Anadolu takımı Genel Kaptanlığından sonra 1984 Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığını yaptım.

* TFF Genel kurulunun ömür boyu Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinin üyesiniz. Buradaki çalışmalarınızdan söz eder misiniz?
- TMOK'a sadece üyeyim. Önceleri toplantı vs. katılıyordum ama sonra maalesef istediğim, beklediğim enerjiyi alamadığım için yıllardır çok uzağım.

* 1989-2000 yılları arasında Ulaştırma, Sanayi Ticaret ve Bakanlıklarında ile Spor Bakanlığında Baş danışmanlık görevlerinde bulundunuz. Sizin için bu görevlerde en iyi yaptığınız işler nelerdi.
- Ulaştırma Bakanlığı Spor Müşavirliği görevimde ilk defa güreş ve tekvando takımlarını kurdum. Uzun yıllar bu takımlar Türkiye şampiyonlukları yaşadılar ve Milli takımda iskeleti teşkil ettiler.
PTT ve Adana Demirspor gibi 2 profesyonel 1. lig takımlarımıza da danışmanlıklar yaptım. Hatta Adana Demirspor'u Bakanlık bünyesine alacaktık ama kısmet olmadı. Bunun yanında 81 vilayette amatör kümelerde oynayan PTT ve 40 küsur il ve ilçede de oynayan Demirspor takımlarına da muhtelif hizmetler için çalışmalar yapmıştım. Yalnız sportif alanda değil o yıllar başlayan büyük telefon hamlesinde de çok başarılı çalışmalarım olmuştu. Mesela Bodrum'un Gölköy beldesinin ilk 100 hatlık ve yine Bodrum'un Yalıkavak mahallesinde de 50 hatlık telefon santrallarının kurulmasını sağlamıştım. Bunun yanında cep telefonlarının da dağıtımında spor-futbol camiasına da bayağı büyük yardım ve desteğim de olmuştu.

* Uzun yıllar Cumhuriyet, Akşam, Star ve Sözcü gazetelerinde yazarlık yapmış biri olarak size göre döneminizdeki ile günümüzün spor yazarları arasında ne gibi farklılıklar vardır.
- Bu soruya az ve öz cevap vereceğim. O devirlerde gerçek spor yazarları vardı ve ödün vermeden çalışırlardı, kulüpçülük asla yapılmazdı.

* Babanız Nuri Ulusu 12 yıl boyunca Çankaya köşkünde Özel Kalem Müdür Yardımcısı olarak,
dedeniz Tevfik Ulusu’da Bandırma Vapurunda 1. kamarot olarak görev almışlardır. Ailenizin yolu Atatürk ile nerede ve zaman kesişti?

- Ailemin yolu Atatürk ile ilk defa 16 Mayıs 1919'da Gazi M. Kemal paşanın Bandırma vapuruyla Samsun hareketinde o geminin 1. Kamarotu dedem Hacı Tevfik ile oldu. O gün yine dedem 14 yaşındaki oğlu Nuri’yi o vapura götürerek paşasına tanıştırmıştı. Yıllar sonra Nuri askerlik için Ankara Çankaya’daki Çankaya köşküne tayin olunca paşaya o ilk tanıştığı günü anlatınca Paşa onu askerden sonra da bırakmayarak kütüphanecisi yapmıştı ve bu görevi tam 12 yıl hep yanı başında vefat ettiği anda da başucunda olmak üzere devam etmiştir.

* Muhtemelen isminizde Mustafa Kemal'den esinlenerek koyulmuştur. Peki bu sizin için neler ifade eder.
- Atatürk bir gün kütüphanede çalışırken babama dönerek bir oğlun olursa adını benim adımı koy demesiyle bir vasiyet olmuş ve babacığım da Atayı kaybetmemizden iki yıl sonra doğduğumda adımı Mustafa Kemal koymuştur. Bu benim için büyük bir onur ve gurur kaynağıdır. Allah'a şükür, 82 yaşıma kadar bu adı ona yakışan bir şekilde şeref ve haysiyetimle taşıdım. Ölene kadar da taşıyacağım. Soyadımızı da Atatürk koymuştur. (Detaylarını kitabımda okuyabilirsiniz.)

* Sizin 2008 yılında "Atatürk'un Yanı Başında" adlı bir de kitabınız var. Muhtemelen aile büyüklerinizin Atatürk'e olan yakınlığı ilgi ve alakasından söz edilmiştir. Peki bu kitabı yazma fikri nasıl oluştu ve içeriğinde neler mevcut?
- Kitabımın içeriğini babam Nuri Ulusu’nun bizzat kendi el yazısıyla yazdığı ve de kendisinin Atası ile bire bir yaşadığı çok özel anıları teşkil etmektedir. Benim tarafımdan bir kaç detay ilave dışında hiçbir konu ilave edilmemiştir. Vefatından sonra bunları Türk halkı ve bilhassa Türk gençliğinin öğrenmesini istediğimden kitap haline getirdim. İçeriğinde Atatürk, din, demokrasi, ekonomi, özel hayatından kesitler, ikili insani ilişkileri, sanat-kültür ve müzik hakkında görüşleri, spor özetle onun tüm insani yönlerini ilk defa duyarak okuyacak ve yine ilk defa çok tarihi, hiç bilinmeyen fotoğraflarını babamla beraber olmak üzere göreceksiniz.

* Ülke siyasetinin ve sporunun giderek Atatürk çizgisinden uzaklaşması hususunda neler söylemek istersin.
- Ülke siyaseti ve sporunun Atatürk çizgisinden uzaklaşmasının en önemli sebebi, öldüğü andan itibaren başlamak üzere onun çok üstün vasıflarını taşıyan, onun ilkelerini ve prensiplerini uygulamaktan maalesef yoksun iktidarların gelmesi tek ve önemli sebeptir. Esasında o çıtayı öylesine yükseltmiştir ki, o çıtanın üzerinden atlayabilecek kişi ne ülkemizde, ne de Dünya’da çok zor bulunacaktır. Çünkü o bir efsanedir.

* Atatürk isminin stadyumlar başta olmak üzere, hava limanlarından okul ve caddelerden çıkarılması (silinmesi) hakkında neler söylemek istersin. Atatürkçü bir aileden gelmiş biri olarak sizde nasıl bir etki yaratıyor.
- Atatürk ismini bilhassa son yıllarda konduğu tüm yerlerden çıkartılması tabi ki çok üzücü ve esef verici bir olaydır. Bunun yanında ne kadar adı silinmek istense de her geçen sene adı ve sevgisi tüm ülke halkının bilhassa da Z kuşağı gençlerin kalbinde ve eskiye göre bir çığ gibi artmakta ve büyümektedir. Onu unutturmaya kimsenin ne gücü ve de kuvveti asla ve asla yetmeyecektir.

* Siyasetin bu denli sporun içine sinmesi hakkında neler söylemek istersiniz?
- Bunda ben daha çok spor bilhassa futbol adamlarıyla yörüngeye giren spor ve futbol medyasını suçlu buluyorum. Eğer kulüpler gerçek spor ve futbol adamlarıyla yönetilse maddi olarak sorunları olmayacağı için siyasilerin elinde para bulabilmek için oyuncak olmazlardı. Bunun yanında bizim 1984'lerde çıkardığımız özerk futbol yasası ve TFF Başkanlık seçimi, yine bu vasıfsız (bir kaç istisna dışında) futbol adamlarının ve medyasının bilgisizliği ve acizliğiyle vasfını kaybederek adeta bir atamayla ‘yani şunu seçin’ kanunu haline geldiği için ayrıca da maalesef siyasi ve de para gücü olan kişilerin bu görevlere gelmesiyle bir kaçı hariç hepsi batmış, iflas ederek konkordato ilan ederek bankaların kucağına düşmüşlerdir. Yaşarsak göreceğiz yakın bir tarihte bu büyük adları sadece mazide kalan kulüplerimizin başında Arapları, Katarlıları kesin göreceğiz. Görün bakın ki, demişti diyeceksiniz.

* Federasyonda aktif görevi bıraktıktan sonra ne gibi çalışmalar yürüttünüz?
- Kendi işim olan büro mobilyaları ticareti, Bakan Müşavirlikleri, gazete yazarlığı, tv yorumculuğu ve en sonda yazarlık.

* Bunca imkan ve dev bütçelere rağmen gerek milli ve gerekse kulüpler bazında başarının yakalanamamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Bu sorunun cevabı 13. maddede vardır.

* 2. ve 3. liglerde yabancı oyuncu oynatmak yasakken, Bölgesel Amatör ligde, TFF 1. liginde ve Süper ligde serbest olmasına neler diyeceksiniz. Sizce de burada bir terslik yok mudur?
- Galatasaray futbol takımı Taffarel, Popescu ve Hagi’li 3 yabancılı kadrosuyla, süper altyapı gençleriyle, önce UEFA, sonra SÜPER KUPAYI dev rakipleri yenerek almıştır. Ayrıca o Galatasaray takımının 3 yabancısı yerine 3 Türk futbolcunun montesiyle milli takım dünya üçüncüsü olmuştur.
Beşiktaş yine süper altyapı gençleriyle 10 yıl Süper ligin tozunu atmış ama 3 kaliteli yabancı futbolcuyu kadrosuna o dönemki yöneticilerin tecrübesizliğiyle bir türlü monte edemediği için Edirne’den dışarı maalesef çıkamamıştır. Başka söze gerek var mıdır? 3+1'in dışında yabancı futbolcu Türk futboluna ihanettir. Sonucu da ortadadır, ama bu Kulüpler Birliği Vakfı denen ve sadece kendi başarılarını düşünen kişilerin meydana getirdiği vakıf, TFF Başkanını seçtiği dolayısıyla da Başkanın eli-kolu bağlı olduğu müddetçe de Türk futbolundan bir şey beklenmemelidir.

* Görev aldığınız günlerden günümüze size göre, en başarılı TFF, MHK ve Kulüp Başkanları kimlerdir?
- Bu sorunun cevabı tektir; REZALET.

* Siyasetçilerden icazet almadan neredeyse hiç antrenör iş bulamaz oldu. Sizce kulüpleri bu denli siyasete teslim eden etkenler nelerdir?
- TFF'de Hasan Polat ve O. Şeref Apak. Kulüplerde desteğini başta büyük Beşiktaş alt yapısını kuran merhumlar Mehmet Üstünkaya ile Gazi Akınal ardından Süleyman Seba, Ali Şen, rahmetli, Ali Uras ve bilhassa Özhan Canaydın. MHK'de başta tabi ki benimde Başkanlığımda Asbaşkanım olan Hilmi Ok ve Ertuğrul Dilek. Bu arada 20 küsur Türk futbolunda ilk büyük reformlara imza atan TFF ve aynı zamanda MHK Başkanı olan Kemal Ulusu Federasyonunu da hiç mütevazi olmadan unutmamak gerekir diye düşünüyorum.

* Anadolu Üsküdarspor'da Genel Kaptanlık ve Gençlik Spor Genel Müdürlüğünde de aktif olarak görev aldınız. Bize buradaki çalışmalarınızdan söz eder misiniz?
- Üsküdar Anadolu kulübünde başkan başdanışmanlığı yaptım. Beylerbeyi stadında idman yapma hakkı, sahilde otopark hakkı, kulüp önünde mini futbol sahası yapımı, sahilde güzel bir kulüp ve lokal yapımı, dev transferler ve altyapıdan gençlerin takviyesiyle (Kerem Alışık gibi) takımda en sondan alıp ligi 2. sırada bitirtmek gibi başarılar yanında kulübü sistemli bir hale getirmemdir. Gençlik Sporda aktif görevim hiç olmadı zaten olamazdı da!

* Hiç keşkeeriniz oldu mu ve oldu ise bunlar nelerdir?
- Evet oldu. Hiç olmazsa bir lisanı keşke konuşacak kadar iyi bilseydim.

* Siyasetinde içinde aktif bulunmuş biri olarak, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi mi yoksa parlamenter sistemini mi benimsiyorsunuz.
-Tabi ki Atatürk’ün kurduğu TC hükümetinin, parlamenter sistemle yürümesinin demokrasinin en olmazsa olmasıdır diye düşünüyor ve en kısa günde bu sisteme geçilmesini arzu ve ümit ediyorum.

* Son olarak Batmanlı sporseverlere ne gibi mesajlar vermek istersiniz.
- Yıl 1984 biraz evvel bahsettiğim futbolda 20 küsur yıl yaptığım büyük reformların başında dünyada İngiltere’den sonra ilk defa Türkiye’de uygulanan galibiyete 3 puan kararını alan TFF Başkanıyım. İkincisi ise bütün Türkiye’yi baştan başa 3 ayda, tek başıma dolaşarak bizzat kurduğum Türkiye profesyonel 3. ligidir. O yıl 40 çim saha kazandırarak 140 takımla kurduğum bu lige profesyonel kulüp yaparak Batman Petrolspor'u da aldığım için çok mutluyum. Bu vesile ile tüm sevgili Batmanlı vatandaşlarımla, Batman Petrolspor Kulüp Başkanı ve yönetimine vede sporcularıyla, hocalarına başarılar diliyor, sevgiler sunuyorum. Tüm Batmanlılara gerçek insan Atatürk’ü tanımaları için “Atatürk’ün Yanı Başında” kitabımı muhakkak okumalarını da öneriyorum. www.istekle.com adresinden kolayca temin edebilirsiniz. Gerçek Atatürk bu kitaptadır. Sevgi ve saygılarımla.

TEŞEKKÜRLER TANER ARI

TFF eski Başkanlarından Mustafa Kemal Ulusu ile gerçekleştirdiğimiz röportajımıza destekte bulunan, Avusturya 2 B'de mücadele eden FC Wels'in Teknik Direktörü ve Batman Petrolspor'un eski takım kaptanı Taner Arı kardeşime teşekkür eder, başarılı çalışmalarının devamını dilerim.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
Futbolcu olabilmek için Şanlıurfa'dan İstanbul'a kaçarak gelen, çoc..
Değerli okuyucularımız bu sayımızda ki röportajımızı, Türkiye’nin hakemin s..
Merhaba kıymetli okurlarımız. Bu haftaki röportaj konuğumuz emekli Havva As..
Merhaba kıymetli okurlarımız. Türkiye Radyo Televizyonunun (TRT) çatısı al..
Merhabalar kıymetli okurlarımız. Tele-Röportajımızın 28. haftasında bu kez ..
Merhaba saygıdeğer okurlarımız. Röportajlarımıza devam ederken mümkün merte..
RSS
© 2021 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=