Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER


“TRABZONSPORLU OLMAM AZ MİLLİ OLMAMA NEDEN OLDU”

27 Temmuz 2021, 17:42 - Okunma: 2391

Merhabalar saygıdeğer okurlarımız. Öncelikle geçmiş bayramınızı tebrik eder, sağlık, başarı ve mutluluklarla dolu nice bayramlar dilerim. Bayram nedeniyle bir hafta ara vermiş olduğumuz Tele-Röportajımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Bu kez, İskenderunspor'da futbola başlamış olan ve ardından Trabzonspor ve Altay'daki başarılı futboluyla sporseverlerin hafızasında yer edinmeyi başarmış olan eski kaleci, günümüzün ise başarılı teknik direktörlerinden Nihat Tümkaya hocam ile karşınızdayız.

İskenderunspor'da yaşadığı 3. lig şampiyonluğu ile hem Galatasaray, Trabzonspor'un yanı sıra birçok kulübün dikkatini çeken ve Galatasaray'ın ısrarla kendisini istemesine rağmen, kendisine daha çok ilgi gösteren Trabzonspor kulübünün ve taraftarlarının sevgisi ve ısrarı sonucunda onu Trabzonspor'a kazandırmıştı.

Tümkaya, 6 yıl boyunca Trabzonspor'da başarıyla forma giymesine, 1995-1996 sezonun da şampiyonluğu Fenerbahçe'ye kaybettikleri sezonda son üç haftaya kadar zirveyi zorlayan bordo-mavili ekibin kalesini korudu. Avrupa maçlarındaki başarısına ve bir Cumhurbaşkanlığı Kupası, bir Türkiye Kupası, bir de Başbakanlık Kupası şampiyonluklarında takımının formasını giyme başarısını gösteren Tümkaya, yeterince A Milli formayı giyemedi. Hem Rüştü Reçber'in üstün formuna, hem de Fatih Terim'in Galatasaraylı oluşuna bağlayarak ve ön yargılı davrandığına dikkat çeken unutulmaz kaleci Nihat Tümkaya hocam ile gerçekleştirdiğimiz röportajımız sizleri baş başa bırakıyorum.

* Nihat Tümkaya kimdir?
- Hatay'ın İskenderun ilçesinde doğdum. On çocuklu bir ailenin en küçük oğluyum. İskenderun'da başlayan amatör ve profesyonel futbol kariyerim sonrası şimdilerde teknik direktör olarak devam ediyorum.

* Futbola ne zaman ve nerede başladınız?
- Futbola İskenderun'da Esenspor adında bir amatör kulüpte başladım.

* Futbolcu olmasaydınız ne olmak isterdiniz?
- Futbolcu olmasaydım büyük ihtimalle uluslararası ticaret yapan bir işadamı olurdum.

* Bir döneme damga vurmuş ve Milli takıma kadar yükselmiş Nihat Tümkaya'nın üzerinde emeği olan başlıca hocalar kimlerdir?
- Sırasıyla Esenspor'da Ali Alıcı, İskenderunspor'da Cüneyt Memişoğlu, Trabzonspor'da Georges Leekens, Şenol Güneş ve Özkan Sümer.

* Futbola başlarken beğendiğiniz ve kendinize örnek aldığınız kaleciler kimlerdi?
- İtalyan Juventus'un kalecisi StefanoTacconi ve eski SSCB'li şimdinin Rusya vatandaşı Sevillalı Rinat Dasaev beğendiğim ve kendime örnek aldığım kalecilerdi.

* İlk profesyonel maçınız hangisiydi ve bu maçta neler hissettiniz?
- İlk profesyonel maçım İskenderspor'da Gaziantepspor ile oynadığım maçtı. Oldukça heyecanlandığımı hatırlıyorum.

* İskenderunspor'dayken Galatasaray sizi transfer etmek istemiş ve transfer döneminde kaybolduğunuz ve daha sonra Florya'dan eczaneye gidiyorum diyerek Trabzonspor'a transfer olduğunuz söyleniyor. Bu konuda doğruluk payı nedir?
- Belirli sebepleri olduğunu belirtip doğru olduğunu söyleyebiliriz.

* Alt yapısında başlayıp formasını giydiğiniz İskenderunspor'dan Trabzonspor'a adım attınız. Bu transfer nasıl gelişti ve ilk teklifi aldığınızda neler hissettin?
- Galatasaray ile bir ön anlaşma olmasına rağmen Trabzonspor yöneticileri İskenderun'a gelip bana teklif yaptılar. Bunun dışında İskenderun'da yaşayan birçok Trabzonlu ilgilerini ve sevgilerini hiç eksik etmeden Trabzonspor ile anlaşmam konusunda beni ikna etmeye çalıştılar ve bu beni hem çok etkilemiş hem de mutlu etmişti.

* Transfer olduğunuz Trabzonspor'da nasıl karşılandınız ve ilgisini yakından hissettiğiniz takım arkadaşlarınız kimlerdi?
- Trabzonspor camiası tüm yeni transferler gibi beni de ilgi ve sevgi ile karşıladı. En çok Orhan Çıkırıkçı, Kemal Serdar, Hamdi Aslan ve Lemi  Çelik ilgisini yakından hissettiğim takım arkadaşlarımdı.

* Trabzonspor'daki ilk sezonunuzda Viktor Hryshko ve Ramazan Silin gibi tecrübeli isimlerin varlığına rağmen çok geçmeden şans bulmanızı neye bağlıyorsunuz?
- Önümdeki bu değerli ve tecrübeli kalecileri geçip Trabzonspor gibi kısaca söylemek gerekirse büyük bir takımın kalesine geçmemi vizyonuma ve çok isteyip hırslı olmama bağlıyorum.

* 1994-95 Sezonunda Viktor Hryshko'nun sakatlanmasıyla forma giydiğiniz 19 Lig maçında hiç yenilgi yaşamadınız. O sezonki başarınızı neye borçlusunuz?
- Öncelikle çok yetenekli ve üst düzey oyunculardan kurulu bir takımdık ve ben de takım arkadaşlarımla birlikte uyum içerisinde, genç dinamik ve çok hırslı bir kaleci olarak formdaydım.

* 1994-95 Sezonunda Şenol Güneş'e ait 1112 dakikalık gol yememe rekoruna yaklaşmış ve 7 maçta gol yemeyerek çok yaklaştığınız rekoru, TS-GS maçında Saffet Sancaklı'dan yediğiniz golle egale edemediniz. Bu sizde nasıl bir etki yarattı?
- Bu rekoru egale edememekten dolayı üzülmüştüm ama benim için çok büyük bir yıkım olmamıştı.

* 1995-96 Sezonunda Metin Mert ve A. Sebatapor'da yıldızı parlayan Ahmet Yılmaer'e rağmen 17 maçta forma giydiğiniz sezonda siz şampiyonluğun en büyük adayıyken Fenerbahçe şampiyon oldu. Bu önemli kaybı neye bağlıyorsunuz?
- 1995-1996 Sezonunda ikinci yarının ilk Ankaragücü maçında sakatlık yaşadığımdan dolayı yaklaşık 2.5 ay takımımdan ayrı kalmıştım.  Yönetimsel bir kaç hata ile birlikte, kritik Vanspor ve Fenerbahçe maçlarında aldığımız mağlubiyetler bana göre şampiyonluğu kaybetmemize neden olmuştu.

* 1996-97 Sezonunda 34 maçın tümünde oynayarak müthiş bir grafik çizdiniz. Sizi böyle vazgeçilmez kılan etkenler nelerdi?
- Takım arkadaşlarımın desteğine sahiptim ve daha önce de söylediğim gibi genç, dinamik ve çok hırslıydım. Formdaydım ve performansımın zirvesindeydim. İtiraf etmem gerekirse bu formumu ve moral motivasyonumu daha uzun süre devam ettirmem gerekirdi.

* 1997-98 Sezonunda 20 maçta forma giydikten sonra Trabzonspor ile yollarınız ayrıldı. Ayrılık süreci nasıl işledi ve o an neler hissettiniz?
- Doğru olmasa da Trabzonspor'da misyonumu tamamlamış olduğumu düşünmüştüm. Ayrıca yöneticiler ayrılmamı hiç istememişti. Trabzonspor'dan ayrılışım zamanla bende daha çok özlem ve üzüntü yarattı.

* Trabzonspor'da en iyi ve en kötü oynadığınız maçlar hangileriydi?
- Oynadığım en kötü maç Trabzon'da 5-4 yenildiğimiz Gençlerbirliği maçı. En iyi maçta İspanya'daki Deportivo La Coruna maçı.

* Trabzonspor forması altında en çok sevinip üzüldüğünüz maçlar hangileriydi?
- Birçok üzüldüğüm ve sevindiğim maçlar olsa da aklımda kaldığı kadarıyla, en çok üzüldüğüm şampiyonluğu kaçırdığımız sene Fenerbahçe maçı. En çok sevindiğim maçlar da Galatasaray'ı yenip federasyon kupasını aldığımız, Beşiktaş'ı yenip aldığımız Başbakanlık kupası maçlarıydı.

* Transfer olduğunuz Altay'da Trabzonspor kariyerinize nazaran daha çok forma şansı buldunuz. Bunu neye bağlıyorsunuz?
- Kısaca söylemek gerekirse daha objektif bir anlayış çerçevesinde Altay'da hakkım olan forma bana teslim ediliyordu.

* Altay'da dört sezon boyunca Şanver Göymen, Kenan Hasagic, Ramazan Kurşunlu ve A. Ethem Dağdalen'e rağmen en çok forma giyen isimdiniz. Sizi bu denli motive eden ve formda tutan etkenler nelerdi?
- Saha içinde olma arzusu beni motive ediyordu ve buda benim hırslı olmama ve çok çalışarak formda kalıyordum.

* Çanakkale Dardanelspor, Medipol Başakşehir ve Kayserispor'daki zamanların ardından son verilen bir kariyerde keşkeleriniz neler oldu?
- Mesela Trabzonspor'dan transfer değil de kiralık olarak ayrılabilirdim. Verdiğim kararlarda daha profesyonel olabilirdim diyebilirim.

* Gününüzden günümüze en başarılı bulduğunuz üç kaleci ismi söyler misiniz?
- Milli kalecilerimiz içerisinden naçizane biri benim, Rüştü ve bugün için Uğurcan olduğunu düşünüyorum. Dünya çapında ise Peter Schmeichel, Buffon, Manuel Neuer.

* Çalıştığınız en iyi Başkan, yönetici ve teknik direktörler kimlerdir?
- Çalıştığım en iyi başkanlar İskenderspor Başkanı Şaban Yılmaz, Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, M. Ali Yılmaz, Trabzonspor yöneticisi Hikmet Onur, Kenan İskender ve Altay Başkanı Nafiz Zorlu. Teknik Direktörler ise Cüneyt Memişoğlu, Georges Leekens, Şenol Güneş, Özkan Sümer, Gordon Milne, Fatih Terim.

* Kaç Avrupa maçına çıktınız ve unutamadığınız maçlar hangileridir?
- Kaç Avrupa maçına çıktığını hatırlamıyorum ama unutamadığım maçlar Deportivo La Coruna, Bodo Glimt ve Shalke 04 maçlarıydı.

* Genç ve yeni kaleci adaylarına ne gibi mesajlar vermek istersiniz.
- Hedeflerini büyük tutup vizyon oluşturmalarını, profesyonel bir şekilde çok çalışmalarını ve özel hayatlarını buna göre dizayn etmelerini öneririm

* Yeterince A Milli takıma davet edilmemenizi neye bağlıyorsunuz? Rüştü, Engin ve Hayrettin gibi isimlerin oluşu işinizi zorlaştırmış olabilir mi?
- Belki insanlara çok inandırıcı gelmeyecektir ama bunda en önemli faktörün Galatasaray'a gitmeyip Trabzonspor'a gitmem olduğunu düşünüyorum. Çünkü o yıllar Galatasaraylı olan Fatih Terim Milli Takım teknik direktörüydü ve bana bu anlamda kasten haksızlık ettiğinden eminim. İkinci faktör de Rüştü'nün formda olması tâbi.

* Son olarak Batmanlı sporseverlere ne gibi mesajlar vermek istersiniz?
- Öncelikle benimle röportaj yapma arzunuzun beni oldukça mutlu ettiğini söylemek isterim. Hatırlanmak ve unutulmamış olmak gerçekten güzel bir şey. İskenderunspor'da iken Batman'da birçok maça çıktım ve Batman taraftarının yakın ilgisi ile karşılaşmıştım. Batmanlı sporseverler zaten çok centilmen ve misafirperver insanlar, dolayısıyla onlara buradan sevgilerimi, saygılarımı ve selamlarımı gönderiyorum.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
Değerli okuyucularımız bu sayımızda ki röportajımızı, Türkiye’nin hakemin s..
Merhaba kıymetli okurlarımız. Bu haftaki röportaj konuğumuz emekli Havva As..
Merhaba kıymetli okurlarımız. Türkiye Radyo Televizyonunun (TRT) çatısı al..
Merhabalar kıymetli okurlarımız. Tele-Röportajımızın 28. haftasında bu kez ..
Merhaba saygıdeğer okurlarımız. Röportajlarımıza devam ederken mümkün merte..
Merhaba saygıdeğer okurlarımız. Bu haftaki röportaj konuğumuz Almanya'd..
RSS
© 2021 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=