Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER


“ANLATIMDA TÜRKÇE'DEN UZAKLAŞILMAMALI"

07 Eylül 2021, 17:30 - Okunma: 1492

Merhaba kıymetli okurlarımız. Türkiye Radyo Televizyonunun (TRT) çatısı altında 31 yıl boyunca başarıyla hizmet eden, naif kişiliği, müthiş diksiyonu ve farklı anlatım tarzıyla fark yaratan unutulmaz spor spikerlerimizden Güven Göktaş ile gerçekleştirdiğimiz röportajımız ile karşınızda olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

 

Göktaş, 1992'den itibaren 6 olimpiyat oyunu, 4 Dünya Kupası, 2 Avrupa Şampiyonası, Atletizmde 8 Dünya Şampiyonası, 7 Dünya Salon Şampiyonası, 3 Dünya Kupası, 6 Grand Prix Finali, 7 Dünya Atletizm finali, 4 Avrupa Şampiyonası, Voleybolda 1 Dünya Kupası, 1 Dünya şampiyonası, 2 Avrupa şampiyonasında ve çok sayıda uluslararası spor organizasyonunda başarıyla görev yaptı. 

Son 6 yıldır diksiyon, sunuculuk eğitimi veren ve yaklaşık 3 yıl önce TRT'den emekli olduktan sonra hayalini gerçeğe dönüştürmek için bir kamper alan ve aynı zamanda Rubicon Yapım'da diksiyon, sunuculuk, spikerlik dersleri veren unutulmaz spor spikeri Güven Göktaş hocam gerçekleştirdiğimiz röportajımız sizlerle...

* Güven Göktaş kimdir?

- 1966'da Ankara'da doğdum. İlk, orta ve ise öğrenimimi burada tamamladıktan sonra Ege Üniversitesi BYYO Gazetecilik ve Halkla ilişkiler bölümünde üniversiteye başladım. Bir yıl sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi BYYO'na yatay geçiş yaptım. Üniversite öğrenimim boyunca İzmir'de Bulvar Gazetesi (spor), Ankara'da Güneş (şehir haberleri), Hürriyet (magazin) ve Başbakanlık Basın Merkezi'nde çalıştım. 1987'de TRT sınavlarını kazandım. 1988'in Mart ayında spor servisinde stajyer muhabir olarak göreve başladım. 1992'de kurum dışından girip kazandığım bir başka sınavın ardından spor spikeri oldum. 30 Yıl TRT'de çalıştıktan sonra 2018 yılında emekli oldum. Şimdi hobilerime zaman ayırmaya gayret ediyorum. Karavanla seyahatlere çıkıyoruz ve Rubicon Yapım'da diksiyon, sunuculuk, spikerlik dersleri veriyorum.

* Güven Göktaş çocukluğunda hangi mesleği yapmak isterdi?

* Çocukluğumda ilk meslek hayalim itfaiyeci olmaktı. Sonra astronot, ardından pilot olmayı istedim. Son kararım televizyon yayıncısı olmaktı ve bu hedefimi gerçekleştirdim.

* Spiker olmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz?

- Lise yıllarımda çevremdeki insanların da gayretlendirmesiyle önce gazeteciliği hayal etmeye başladım. Sonra bu mesleğin modern hali olarak TV muhabirliğini hedefledim ama hep yaptığım programları sunmak hayallerimi süslüyordu. Uğur Dündar gibi olmak istiyordum. Spora da ayrı bir ilgim vardı. İzmir'de gazetecilik dünyasına ilk adımımı Bulvar Gazetesinin spor servisinde atmıştım. Böylece durum şekillendi. Önce TRT SPOR'da muhabir olarak ilk hedefime ulaştım. Sonra daha çok çalışarak ve bir sınav dizisini daha başarı ile tamamlayarak spor spikeri oldum.

* Sizi TRT'ye taşıyan hangi eğitimleri aldınız?

- Sorunun cevabını kendimi tanıtırken verdim. Üniversite eğitimim Ege Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu Gazetecilik ve Halkla ilişkiler bölümündeydi. Reklamcılık ve güdüleme yöntemleri konusunda yüksek lisansa başladım ama TRT'deki yoğunluğum sebebiyle yarıda bıraktım. Okul eğitimimin yanı sıra spor spikerliği ve muhabirlik konusunda TRT'nin verdiği eğitim o dönemde çok değerliydi.

* TRT'ye geçiş süreciniz nasıl başladı? Öncesinde amatör veya profesyonel olarak herhangi bir deneyiminiz var mıydı?

- Birinci soruda sorunuzun cevabını vermiştim ama ek olarak Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulunda öğrenci iken okulun kendi içinde yayın yapan radyosunda program yaptım. Görünüm gazetesinde haber ve röportajlarım yayınlandı.

* TRT'de ilk kez ne zaman canlı yayına çıktınız ve neler hissettiniz?

- İlk önemli yayınım Şubat 1989'da Eskişehir-Beşiktaş maçı öncesi ve sonrasındaki röportajlarımdı. Maç başlamak üzere iken Beşiktaş'tan Feyyaz ve Eskişehirspor'dan Saffet Sancaklı ile orta yuvarlakta röportaj yapmıştım. Yüreğim yerinden çıkacak gibi heyecanlanmıştım. Hatta dilim sürçmüştü ama büyük bir şans sonucu röportaj başlangıcında yayın kesilmişti ve tekrarında her şey yolunda gitmişti.

* TRT'te de ilk görev aldığınızda beğendiğiniz ve kendinize örnek aldığınız spikerler kimlerdi?

- O dönemde Halit Kıvanç, Tansu Polatkan, Abidin Aydoğdu, İlker Yasin, Doğan Yıldız, Öztürk Pekin, Akın Göksu ve birçok ağabeyimiz bize örnek olmuştu. Levent Özçelik, Barbaros Talı, Ercan Taner ve rahmetli Hüseyin Başaran yaş olarak bize en yakın gruptu. Ben muhabir olarakta onlarla önceden çalışmıştım.

* TRT Radyo'da ilk anlattığınız maç hangisiydi?

- 1992'de Konyaspor-Bakırköyspor maçının radyo anlatımı ilk naklen yayınımdı. Maçın hakemi rahmetli Mekki Keskin karşılaşma öncesindeki konuşmamızdaki babacan yaklaşımı ile bana çok yardımcı olmuştu.

* TRT TV'de ilk yaptığınız programınız hangisiydi ve neler hissettiniz?

- Muhabirlik döneminde birçok programın yapımında ve yayınında görev aldım ama spiker olarak tamamı bana ait olan ilk program Voleybolu konu alan "TELESMAÇ’tı. Teknik olarak büyük zorluklar ve imkansızlıklara karşın severek yaptığım ve büyük heyecanla sunduğum bir programdı.

* Görev başındaki Güven Göktaş ile diğer zamanlar arasında ne fark farklılıklar vardı?

- Bizim iş disiplinimize göre görev başında olmak yada olmamak bir şeyi değiştirmiyor.

* Sizi hep sakin, güler yüzlü ve pozitif biri olarak görüp bildik. Güven Göktaş evde de böyle midir?

- Genellikle öyle olduğum söyleniyor ama haksızlıklara karşı pek sessiz kalamayan bir yapım var. TRT'de bu konu birçok kez iş hayatımı olumsuz etkiledi. Gerektiğinde muhalefet yapmaktan kaçınmam ama hayata her zaman olumlu taraftan bakmayı tercih ederim. Bence insanın karakteri iş yada evde değişmez.

* Birlikte görev almaktan keyif aldığınız ekip arkadaşlarınız kimlerdi?

- O kadar çok kişiyle çalıştım ve öyle keyifli işler yaptık ki, şimdi birkaç ismi ayırıp söylemem imkansız.

* Görev aldığınız günlerden günümüze, size göre en başarılı TRT Genel Müdürleri kimlerdi?

- Cem Duna ve Yücel Yener.

* Radyo da mı yoksa TV'de mi maç anlatmaktan keyif aldınız.

- Radyodan maç anlatmak hep daha keyiflidir.

* En çok hangi tarz maçları anlatmayı severdiniz.

- Yüksek tempolu, bol pozisyonlu maçlar bizim için en keyifli olanlardır. Seyirci için de öyle. Ayrıca beklenmedik şekilde sonuçlanan yada bazı oyuncuların yıldızlaştığı karşılaşmalar çok güzeldir.

* Gördüğümüz stadyumlar arasında en beğendikleriniz hangileri oldu?

- Camp Nou, Allianz Arena ve Monaco'daki 2. Luis stadyumu, ama İnönü stadının yeri bende hep çok ayrıydı.

* Anlattığınız maçlarda sizi en çok etkileyen hangi takımın taraftarları oldu.

- Beşiktaş taraftarı.

* TRT'den emekli olarak ayrıldınız. Ayrılırken neler hissettiniz?

- Kurumdan çok karmaşık duygular içinde emekli oldum. Teşvik ile bizi emekliliğe yönlendirdiler. Emekli olmayanlardan çalışmayı istemedikleri kişileri başka kurumlara göndereceklerini söyleyerek aba altından sopa da gösterdiler. Tüm bunları günlerce düşündüm son zamanlarda kurumun geldiği noktayı, bizim kurum içindeki değerimizin düşüşünü, hepsini hesaba katıp son gün dilekçemi verdim. Son nöbetimi tutup yayınımı yaparak, içinde doğup büyüdüğüm kuruma veda ettim. Veda anonsum internette var, gözyaşlarımı güçlükle tutmuştum.

* TRT sizin için ne ifade eder?

- TRT (bizi yetiştirip yayıncı yapan kurum) Türkiye'nin en köklü ve güçlü kurumlarından biriydi. Tam anlamıyla bu işin okuluydu. Biz kariyerimizi kurumumuza borçluyuz ama şu ankine değil!

* Şimdilerde nelerle uğraşmaktasınız?

- Emekli olur olmaz eşimle bir karavan aldık, her fırsatta seyahat etmeye çalışıyoruz. Benim hobilerim var. Ahşap işleri, evde sirke vs. yapımı, bahçe ile ilgilenme, köpeğimiz Tor'un bakımı gibi işlerimiz çok. Ayrıca kalan vaktimde Rubicon yapımda diksiyon, spikerlik, sunuculuk, beden dili dersleri veriyorum. Arada seslendirme yapıyorum. www.karavanhayat.com adında bir blog kurdum, orada bir şeyler paylaşıyorum.

* Unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

- Süreyya Ayhan'ın Türkiye'ye ilk Avrupa şampiyonluğunu kazandırdığı yarışı anlatırken atletler çıkış çizgisine geldiğinde Süreyya ekranlara yansıtılmayınca "şimdi Süreyya'yı göstermiyorlar ama bu yarışın sonunda, sürekli onu göstermek zorunda kalacaklar" gibi iddialı bir cümle kurmuştum. Ankara'da müdürümüz sevgili ağabeyim Cihat Soysal bu sözleri duyunca önce doğal olarak saçını başını yolmuş ama yarış sonuçlandığında Süreyya tarihi bir başarıya imza atınca bu anlatım da unutulmazlar arasına girmişti. Tabii yılların tecrübesi Gabriela Szabo'nun son metrelerdeki insanüstü çabası yüreğimi ağzıma getirmişti

* Yeni ve özellikle yeni başlayacak olan spikerler adaylarına ne gibi önerilerde bulunmak istersiniz?

- Spiker adaylarının işi bize göre çok daha zor. Medyanın ve her türlü bilginin böyle kolay ulaşılabilir olduğu bir ortamda farklı olmak zorundalar. Ben bu farkı yaratırken Türkçe'den uzaklaşmamalarını özellikle söylemek istiyorum. Güzel dilimizin özellikle günümüz yayıncıları tarafından inanılmaz bir şekilde bozulduğunu görmek çok üzücü. Anlattıkları spor dalının tüm inceliklerini öğrenmeli, doğru ayrıntıları doğru yerde kullanmalı, gereksiz heyecan pompalamaya çalışmak yerine sporun gerçek heyecanını dozunda yansıtmalı. Her zaman çok çalışıp, ilk günkü heyecanlarını korumalılar.

* Hayatınızda hiç keşkeleriniz oldu mu?

- Benim felsefemde keşkelere yer yok. Çocukluğumdan beri hiç keşke demedim, demeyeceğim.

* TRT'de sizi en çok üzen ve mutlu eden gelişmeler neler oldu?

- TRT 'de beni mutlu eden binlerce olay, yüzlerce yayın yaşadım. Şimdi tek tek ayırıp söylemesi zor. Birçok şeyi paylaştığım ailem gibi hissettiğim iş arkadaşlarım oldu. Yayıncılık anlamında bakınca Dünya rekorları anlatmak, 6 Olimpiyat oyununda görev yapmış olmak büyük gurur ve mutluluk kaynağı benim için. Kurumun şu anki hali ise üzüntü verici.

* Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

- Ülkemizin ve dünyanın şu karanlık günlerden kurtulup refah, huzur ve mutluluk dolu günlere yol alması en büyük dileğim. Tabii bununla birlikte Türkiye'de spor yayıncılığının eski güzel günlerine dönmesini, gençlerin güzel, aydınlık günler görmesini çok istiyorum. Ayrıca benimle röportaj yapma isteğiniz beni mutlu ettiğini ifade etmek isterim. Bu nedenle size ve gazetenizin kıymetli çalışanlarına teşekkür ediyor, okurlarınıza ve bütün Batmanlılara selam saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

TEŞEKKÜRLER AHMET ÖNER BAŞKAN...

TRT'nin unutulmaz spor spikerlerinden Güven Göktaş hocam ile gerçekleştirdiğimiz röportajımıza sponsor olarak destekte bulunan değerli dostum, Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği (TÜFAD) Batman Şube Başkanı Ahmet Öner'ee teşekkür eder, başarılı çalışmalarının devamını dilerim.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
Merhabalar kıymetli okurlarımız. Belki de ülke futbolumuza hakem olarak hiz..
Merhabalar kıymetli okurlarımız, gittikçe geleneksel bir hal almaya başlaya..
Merhaba bizler için son derece kıymetli okurlarımız. Dolu dizgin yoluna dev..
Futbolcu olabilmek için Şanlıurfa'dan İstanbul'a kaçarak gelen, çoc..
Değerli okuyucularımız bu sayımızda ki röportajımızı, Türkiye’nin hakemin s..
Merhaba kıymetli okurlarımız. Bu haftaki röportaj konuğumuz emekli Havva As..
RSS
© 2021 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=