Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER


‘Her okur bir yazardır’

04 Kasım 2021, 14:39 - Okunma: 823

Değerli Medya Gazetesi okurları, bu röportajımızın konuğu, Batmanlı hemşerimiz, değerli Araştırmacı- Yazar Cahit Çekmen. 2021 yılının Temmuz ayında çıkardığı 222 sayfalık ‘Barutsuz Savaş’ (Küresel Savaşın Kodları) isimli kitabını okuyucularımızla buluşturacağız.

Batman 4. Kitap Fuarını ziyaret eden kitapseverlerin en çok ilgi gösterdiği eserlerden biri olmaya devam ediyor. Dilerseniz yazarımızın Ekonomi, politik ve araştırma ağırlıklı olan kitabını, hayat felsefesini, öz geçmişini, yazma serüvenini ve daha birçok şeyi kendisiyle gerçekleştirdiğimiz bu keyifli röportajımızdan öğrenelim. 
Kitabını 2.5 yıllık bir sürede ve  konu konu  ele alarak yazan Batmanlı değerimizi yakından tanıyalım.. Buyurun..

Kendinizi kısaca tanıtır mısınız? 
Ben 1968 batman doğuluyum. Bir kamu kuruluşunda mühendis olarak çalışıyorum. Ayrıca mühendisliğin yanı sıra sosyoloji, iktisat lisans eğitimi ile beraber işletme alanında da yüksek lisans eğitimi aldım...

İlk kez ne zaman ve ne hakkında yazmıştınız?
-Ben ilk yazmaya 19-20’li yaşlarında kısa bir roman deneyimim oldu. Yazdığım romanı henüz tamamlayamadan bir seyahat esnasında kaybettim. Bir daha roman yazacak motivasyonu da kendimde bulamadım.  Ama sonraları kendi çapımda belli zamanlarda çeşitli şiirler yazdım. Ama hiç birini yayınlama fikri oluşmadı. 
Ailenizde yazar var mı?
-Aile ve akrabalarım çok kitap okuyanlardan oluşuyor. Amcam çok entelektüel biriydi şiirleri vardı küçükken dinledim. Ama basılı yayın olarak kimsenin olmadı sanırım.
Sizi Yazmaya iten ne oldu?
-Beni yazmaya iten roman ve şiir kısmını geçersek kıymetli bir büyüğümün “her okuyucu aynı zamanda yazar olmalıdır, ve yazdıklarını yayınlamasına gerek yok” dedi. Bu söz beni gerçekten çok etkiledi. Kitap yazmanın çok önemli aşamalardan geçip yüksek akademik unvanlara sahip olmak ile ilgili olmadığını anladım. Tüm bunlar beni harekete geçiren önemli bir motivasyon kaynağı olmuştu. Çeşitli konu ve seviyelerde yüzlerce kitap ve makale okudum, söyleşiler ve konferanslar dinledim. Önemli şeyleri yanıma hep not aldım. Bunlar benim zihin dünyamı şekillendiren çok önemli etkenler oldu. Zamanla bu birikimlerimi yazıya dökmeye başladım.
Kitap yazma fikri nasıl oluştu?
-Aslında kısa bir yayın hayatı olan yerel bir gazetede yazılarım yayınlandı. Sonra yazmalarımı belli konular altında araştırma yazılarına çevirerek detaylı araştırma yazıları yazdım. Bu yazılarım için belli başlı kitaplar ve bu konuda yazılmış çoğunlukla akademik makaleler okuyarak sağlam veriler elde ettim. Yani diyebilirim ki her araştırmam için çok sayıda kitap ve makale okuyarak bir şeyler ortaya koymaya çalıştım. Ondan sonra uzun makaleler ortaya çıktı bu yazılarım ciddi yayıncılık yapan dergi ve internet sitelerinde yayınlandı. Samimi arkadaşlarımın “kitap gibi uzun yazıyorsun”  sözleri yazdığım yazıların küresel içerikleri barındırması neticesinde bir kitap fikrine dönüştü. Ve Ekin yayınlarından ilk kitabım çıktı.
Yazdığınız kitabın ismi dikkatimi çekti. Barutsuz Savaş’la ne demek istediniz?
-Aslında dünyada işleyen ve hepimizin ikna olduğu topsuz, tüfeksiz ve barutsuz işleyen dünyanın kaynaklarını ustaca sömüren insanları açlığa ve göçlere mecbur bırakan küresel bir savaşın olduğunu biliyoruz.
Daha önceleri batılı güçler ele geçirdikleri ülkeye yerleşerek, “koloniler” aracılığıyla sömürürken çağımızda yeni işgalin adı artık emperyalizm olarak değişti. Tabi değişen sadece isim değil aynı zamanda yöntemleridir. Şimdiki emperyalistler top tüfek barut kullanmadan  “demokratik, meşru mekanizmalar”(?) ile siyasi, ekonomik, teknolojik ve kültürel amaca matuf küresel kurumlar aracılığıyla ve özellikle de medya üzerinden belirli birtakım manipülasyonlar yapmaktadırlar. Bu yöntemlerin daha öncekinden bir diğer farkı artık bedenlerin değil zihinlerin işgal edilerek köleleştirildiğini genel olarak bu kitapta tek tek ifade etmeye çalıştım.
Kitap kapağı çok ilginç ve dikkat çekici. Kapak resmi kimin fikri?
Çizim dünyasında önemli bir yeri olan birçok ulusal ve uluslararası tecrübesi olan ressam, kreatör Necmettin Asma beyin fikri. Bu kitabın anlattıklarını tek bir şekille ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Kapak resminde tabanca içine yerleştirilen ilaç kapsülleri bize artık mermiler ile değil bizi kimya ve ilaç endüstrileri üzerinden etkisini sonralardan anlayabileceğimiz tahrip gücü çok fazla olan sinsi planlarını anlatıyor.
Ben buradan sizin aracılığınızla, kapak tasarımını yapan Sayın Necmettin Asma’ya ve kitabın bu ismiyle cismiyle şekil bulmasında çok önemli katkısı olan Ekin Yayınları editörü Sayın Murat Ayar beye teşekkür ederim.
 Sanırım ilk fuarınız. Nasıl buldunuz?
Gerçekten bende ilk kitabımla 4. Batman Kitap Fuarında okurlarımla buluşma imkânı buldum. Bu fuar öncekilerden hem şeklen hem de nitelik olarak çok farklı. Her şey bütün incelikleriyle düşünülmüş ve gerçekten her okurun gezerek neşeli vakit geçirmesine tanık oluyorum.
Bu fuarda organizasyonu bu şekilde mükemmel tertiplenmesinde öncülük eden Batman valimiz Sayın Hulusi Şahin beye ve organizasyonu adım adım takip eden ortaya çıkan sorunları anında gideren, fuarın kusursuz işlemesinde önemli katkıları olan organizasyondaki görevli arkadaşlara yürekten teşekkür ederim.
Kitap sanırım 5 konudan oluşuyor, konuları nasıl seçtiniz?
Daha önce de söylediğim gibi batılı küresel ittifakın tüm dünyada çok ciddi bir kaynak sömürüsü yaptığını ve bunları da neoemperyalist yöntemler ile ve hangi alanlarda etkinlikleri olduğunu beş ana başlıkta ortaya koymaya çalıştım.
Konu başlıklarınızda kısaca neler demek istediniz?
Bu kitapta küresel sarmalın nasıl işlediğini beş konu başlığı altında özetle değinmek gerekirse;
Kültür: Kültürün hayat tarzı olması sebebiyle “üst kültür” dayatması üzerinden, beyaz batılı adamın, yerel dil, damak, kültür ve inançlarından yalıtılmış “tek tip insan modeli” üzerinden kapitalist üretim ve yaşam tarzına uygun küresel hedefleri destekleyen, seküler batı kültürünün nasıl üretildiğini ifade etmeye çalıştım.
Sağlık: Geçmişten günümüze insanlık tecrübesini de kullanan ve modern dönüşüm ile hem tedavi etmede yakalanan başarı yanında insanlığı maddi ve manevi anlamda yok edebilecek bir potansiyele nasıl ulaştığını irdelerken modern çağda insan bedenin iktidar ilişkilerinde nasıl araçsallaştığını ifade etmeye çalıştım.  
Medya: Görsel ve işitsel ekran hâkimiyetinin nerelere ulaştığını ve bunu batılı zihin yapısının insan, din ve kültür değiştirici, hipnotik etki oluşturan bir araç olarak nasıl kullanıldığını, sosyal çıktıları itibariyle irdelerken batılı zihnin yapısının medya üzerinden oluşturmuş olduğu siyasi ve kültürel manipülasyonlarını ortaya koymaya çalıştım.
Spor: Sporun sadece sportif bir faaliyet olması dışında küresel bir enstrümana ve küresel köle pazarına benzer şekle nasıl büründüğünü ve kitleleri kontrol etmede nasıl bir araç olarak kullanıldığını ifade etmeye çalıştım.
Tarım: Geleneksel organik tarımdan kopan modern teknolojilere koşullanan tarımın, artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılamak olarak gösterilen ve adına “yeşil devrim” denilen bu gelişmenin aslında insanlığı tehdit eden GDO ve kimyasallarla desteklenen organik değenlerini kaybetmiş biyogenetiğin savaş malzemesine nasıl dönüştüğüne dikkat çekmeye çalıştım.
Nihayetinde batılı ülkelerin teknolojik üstünlük ile dünya ülkelerinde küresel şeytani ağa dönüşen ve tek taraflı kazancı sistematize eden bu yöntemlerle dünya kaynaklarının büyük bir kısmına hükmetmekte olduklarına şahit olmaktayız. Ben bağımsız kaynak taramalarıyla elde ettiğim veriler ışığında Batılıların, dünya kaynakları üzerinde büyük bir söz hakkına sahip olmalarından dolayı ortaya büyük ölçeklerdeki siyasi kaosları, göçleri, ekonomik ve sosyal adaletsizliklerin nedenlerini ortaya koymaya çalıştım. Yegâne amacım; özellikle geleceği imar edecek genç neslimize duru bir bilinç ve bütüncül bir bakış açısı kazandırmaya çalışmaktır.
Buradan yazmak isteyen ama kendinde bir türlü o gücü bulamayanlara bir şeyler söylemek ister misiniz?
-Yazar olmak için değil de insanlığı hizmet edecek yararlı bir şeyler ortaya koyabilen insanlar mutlaka yazmalı. Çağımızda yazmak için imkânlar eskisi gibi değil ve imkanlar çok fazla. Benimde yeni yazacak yazarlara naçizane önerim “her okur bir yazardır velev ki yazdıkları yayınlanmasa bile” mutlaka yazmaya devam etsin ve yazdıkları bir gün mutlaka benim gibi karşılığını bulur kanaatindeyim.
Kitabınızı imzalayıp armağan ettiğiniz ve ayrıca sorularıma içtenlikle cevap verdiğiniz için teşekkür ederim.
-Ben teşekkür ederim bu güzel söyleşi için.

Röportaj: Recep AKIN
recepakin72@hotmail.com
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
Merhabalar değerli okurlarımız, yoluna dolu dizgin devam eden ve giderek be..
Batman iş dünyasından röportajlarımıza Tüzün Grup Şirketler Topluluğu Yönet..
Merhabalar kıymetli okurlarımız, bu haftaki Tele-Röportaj konuğumuz Galatas..
Merhabalar bu haftaki röportaj konuğumuz Galatasaray'ın eski yönetim ku..
Merhaba kıymetli okurlarımız, bu haftaki Tele-Röportaj konuğumuz TFF 1. lig..
Merhabalar her açıdan imkanların zor olduğu günümüzdeki teknolojiden yoksun..
RSS
© 2021 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=