Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER


“Türkiye’de hakemlik vasat bir seviyede debeleniyor”

07 Aralık 2021, 17:09 - Okunma: 1356

Merhabalar kıymetli okurlarımız, Tele-Röportaj günümüz olan bir Çarşamba günü daha sizlerle olmanın mutluluğu içindeyiz. Bu hafta ki röportajımızı, eski FİFA hakemlerimizden, Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkan vekilliği de yapmış olan, yorumcu ve yazar Özcan Oal hocam ile gerçekleştirdik.


Ülke futbolumuzun yetiştirmiş olduğu en önemli spor adamlarımızdan biri olan, duayen hakemlerimizden Özcan Oal, tartışmaz boyutta olan saygınlığının yanı sıra hakem camiasının her zaman sevilen, sayılan ve örnek alınan isimlerin başında gelir. Hem görev aldığı dönemlerde hem de aktif hakemliğinden sonraki ülke futbolumuza kattıklarıyla bilinen kıymetli spor adamlarımızın Özcan Oal hocam gerçekleştirdiğimiz röportajımız sizlerle...

* Özcan Oal kimdir?
- 1942 Kırıkkale doğumluyum, 1957 yılında futbola başladım. Farklı liglerde futbol oynadım. 1976’da futbolu bıraktım ve aynı yıl hakemliğe başladım. 1989’da FİFA kokartı taktım. Ulusal düzeyde 2 binin üzerinde, uluslararası düzeyde yaklaşık 40 maçta düdük çalıp 1991’de hakemliğini noktaladım.

* Futbola ne zaman başladınız ve hangi takımlarda oynadınız?
- İstanbul Çelikspor, Kalespor, Sultantepespor, Denizli Karagücüspor ve İstanbulspor takımlarında forma giydim.

* Hakem olma fikri ve arzusu nasıl gelişti?
- O zamanlar futbolcu olduğumuz için bizim hakemliğe girişimiz bu yönde oldu. Futbolu bıraktıktan sonra hemen hakemliğe geçtim. Önceden hakem olma kriterleri daha kolaydı ve alaylı hakemlik vardı. Şimdiki gibi şartlar çok ayrıntılı değildi. Biz futbol oynadığımız için maçlarda görev yaparken zorlanmadık. 35 Yaşında 1976 yılında hakem oldum, 4 sene sonra 1. lige çıktım. 11 Sene de burada görev yaptım. Eskiden görev süresi 15 yıldı. 1991’de 49 yaşında hakemliği bıraktım.

* Hakemlikteki ilk süper lig maçınız hangisiydi ve o an neler hissettiniz?
- İlk süper lig maçım Göztepe-Bolu maçıydı. İzmir’de oynanmıştı. Futboldan geldiğimiz için ve daha önce alt liglerde maç deneyimimiz olduğu için fazla heyecanlanmadım ve maç bizim adımıza gayet başarılı geçmişti. İlk süper lig maçına çıkmış olmak tabii ki güzel bir duyduydu.

* Birlikte maç yönetmekten keyif aldığınız yardımcı hakemler kimlerdi?
- Rauf Afir ve Ahmet Çakar hocalarla maç yönetmekten hep keyif aldım. Sahada bana güven veren isimlerdi.

* Saha içindeki ile saha dışındaki Özcan Oal arasında ne fark farklılıklar vardı.
- Saha içinde ne isem, saha dışında da aynıydım. Hep disiplinli, saygı, sevgi ve görgü kurallarına uyamaya riayet eden ve emeğe saygısını yitirmeyen bir insan olarak bu yaşıma geldim.

* Gününüzdeki hakemlik ile günümüzdeki hakemlik arasında ne gibi farklılıklar görüyorsunuz.
- Bizim zamanımızda futbolcular bir defa bu kadar saldırgan, fevri davranmazdı, her şeye itiraz etmezdi. Olaylı maçlarımız yok muydu tabi vardı ama şimdiki futbolcular olur olmaz itirazlarda bulunuyor, küfür ediyor vs. İşte bugünkü hakemler bunları önleyemedikleri için tenkit ediliyor.

* Hangi hakemleri başarılı bulursunuz?
- Aslında içeride şartlara göre idare eder. Gelecek vaat eden hakemler de var, çok yetersiz hakemler de var. Bazı hakemlere gereğinden fazla şans veriliyor. Bülent Yıldırım, Fırat Aydınus, Bünyamin Gezer beğendiğim hakemlerdi. Cüneyt Çakır'da gayet başarılı maçlar çıkartıyor. Türkiye’de şimdiki hakemlik vasat bir seviyede debeleniyor. Dünya kupası gibi büyük organizasyonlara yeterince hakem göndermemiz şu aşamada biraz zor. Bir Ahmet Çakar gibi yeni yıldızlar çıksaydı, uluslararası platformda adımızdan daha fazla söz ettirebilirdik. Hakemlerimizin Dünya ve Avrupa arenasında daha fazla görev almaları gerekir.

* Unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?
- Vefa stadında Karagümrük-Feriköy maçında saldırıya uğradık. Karagümrüklüler tribünden olduğu gibi sahaya girdi. Bizi Fenerbahçeli Abdülkerim’in dayısı Atilla kurtardı. Maçta Karagümrük’ten 5 futbolcuyu hakaretten attım. Maç bitti. Ardından taraftarlar sahaya girdi. Yumruklar kafamızda patlıyor, ağzımız burnumuz kan. Daha sonra olaylar duruldu. Rapor tuttuk. Yani olayları göze alarak görev yapıyorduk. Kavgaya karışan futbolcular 6 ay ve 2 yıla kadar ceza aldılar. Bu maçta yaşananları unutmak mümkün değildir benim açımdan.
 
* Şimdiki hakemlerin kuralları doğru uygulayabildiğini düşünüyor musunuz?
- Bizim hakemlik yaptığımız dönemde yönetimlerde işi bilen abilerimiz vardı. Şu andaki yönetimler Türk hakemliğini bu hale getirmiştir. Eskiden FİFA kokartlı büyük hakemler yönetirdi hakemlik camiasını. Kimse de kafasını çevirip bakamazdı onlara.

* Olsa yine yapardım dediğiniz şeyler var mı?
- Ben bir gün sarı fırtına Metin’i attım. Fenerliler yanımda, Beşiktaşlılar yanımda. Metin’e bir faul yapıldı. Bana göre faul değil, oyna dedim. Döndü bana ’Allah b..... versin’ dedi. Herkes duyuyor. Bir futbolcu hakeme itiraz edip bir de küfür edecek böyle, herkes de duyacak. Hakem de onu sahada tutacak. İşte o zaman hakemlik bitmiştir. Sonra kırmızıyı gösterdim ve attım. Maçtan sonra geldi elime sarıldı, elimi öptü. Demek istediğim; bu günkü arkadaşlarımız bu cesareti gösteremiyor. Yıldızmış, şöyleymiş böyleymiş vs. hakemi ilgilendirmez. Sahada herkesin eşit olması gerekir ki hakem otoritesini göstersin. Hakem ‘Ben futbolcuyu atarsam kulüp üzerime gelir’ diye düşünürse olmaz. Bu sorunuza en iyi cevap bu anı olurdu herhalde Savaş bey.

* FİFA kokartını ne zaman aldınız ve bunu duyunca neler hissettiniz?
- Gayet tabii ki ben de, FİFA kokartını almayı kendisine hedef olarak koymuş her hakem gibi çok mutlu oldum bunu duyunca. O zamanlar futbolu bırakıp hakemliğe başladığımız için, 35 yaşında hakem oldum. FİFA kokartı almak için 35 yaşın altında olmak gerekiyordu. 1989’da kokart hakkı kazandık. İyi bir kuşaktık. 1991’e kadar hakemliği bırakana FİFA görevini de yürüttüm. Birçok uluslararası maçta Türkiye’yi başarıyla temsil etmeye çalıştım. FİFA kokartlı olduğum 11 yıl boyunca tahmin ediyorum 40’ın üzerinde maç yönettim.

* Siyasetin bu denli futbolun içine sinmiş olması hakkında neler söylemek istersiniz?
- Şimdi siyasete karışmış bu iş (hakemlik) kim el öpmüşse kurul üyesi yapılıyor. Şimdi eski hakemler arasında bir Oğuz Sarvan var, bu işin hakikaten yükünü çekmiş, bir şeyler öğretecek adamlardan bir tanesidir. Şimdi ki arkadaşlarımız, eğitimlerini işi bilmeyenlerden alıyor. Eğitim teorik olarak kalıp pratiğe yansımıyor. Sonuç olarak, yetenekli kişilerden ziyade, siyaseten etkili olan yani dayısı olan herkes çok daha kolay bir yerlere gelebiliyor. Siyasetçi siyasetini yapacak, sporcusu da sporunu yapacak.

* En çok pişmanlık duyduğunuz karar hangisiydi?
- Beşiktaş-Galatasaray maçında Beşiktaşlı Nejdet golü elle attı. Golü verdim. Sonra baktım ki golü elle atmış ama görmedik, sonra özür de diledik. Yani herkes hata yapabiliyor. İşte bana pişmanlık yaşatan bu karar, bu yöndeki en bariz olaydır.

* Hakemlerimizin Avrupa'da yeterince maç aldığına inanıyor musunuz?
- Avrupa'da maç yöneten hakem sayısının azımsanamayacak durumda olduğunu düşünüyorum. Günümüz şartlarına göre temsiliyetteki sayımızın yeterli olduğuna inanıyorum.

* Size göre saha içinde insani yönüyle öne çıkan oyuncular kimlerdi?
- Mesela o zamanlar Cüneyt dünya beyefendisi bir Galatararaylı, Rıza dünya beyefendisi bir Beşiktaşlı, Oğuz dünya beyefendisi bir Fenerbahçeli’ydi. Bu sorunuza, hem futbolculuklarıyla hem de sahadaki dürüst, efendi, saygılı duruşlarıyla hafızamda ve gönlümde yer edinmiş olan bu üç kıymetli ismi cevap olarak vermiş olayım.

* Özcan Oal için hakemliğin tanımı nedir?
- Bana göre hakemlik babalık gibi, komutanlık gibi, müdürlük gibi, Cumhurbaşkanlığı gibidir. Sana o yetkiyi vermişlerse sahada senin dediğin olur, kendini bilmez üç-beş kişinin değil.

* Hakemliğinizin yanı sıra TFF'de ne gibi görevlerde bulundunuz?
- TFF'de Merkez Hakem Kurulu Başkanvekili ve etap sorumlusu olarak görevlerde bulundum.

* TFF’deki aktif görevlerinizden sonra hangi basın ve medya organlarınızda yer aldınız?
- Show TV, Kanal D, ATV, Star TV ve Teleon TV kanalarında spor programlarına yorumcu olarak katıldım. Tercüman Gazetesi, Akşam Gazetesi, Takvim Gazetesi, Fotospor gazetelerinde yazarlık ve radyo da ise Radyospor ve Lig Radyo'da programlar yapıp zaman zaman ise konuk olarak katıldım.

* Son olarak Batmanlı sporseverlere ne gibi mesajlar vermek istersiniz?
- Öncelikle röportaj teklifinizden ötürü size teşekkür etmek isterim. Van ve Bitlis seyahatlerimde Batman'ı görme şansını yakalamıştım. Batman çok şirin bir yer. Sizlerin aracılığıyla bütün Batmanlı sporseverlere selamlarımı gönderiyorum.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
Merhaba kıymetli okurlarımız, Tele-Röportajımızın 48. hafta konuğu eğitimci..
Merhabalar öncelikle siz kıymetli okurlarımızın yeni yılını tebrik eder, sa..
Merhabalar değerli okurlarımız, yine çok değerli bir spor adamımız olan Nur..
Merhabalar bu haftaki röportaj konuğumuz bir dönem Fenerbahçe'de de for..
Merhabalar kıymetli okurlarımız, her geçen gün ivme kazanarak yoluna devam ..
Merhaba değerli okurlarımız, bu haftaki röportaj konuğumuz Süper lig eski h..
RSS
© 2022 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=