Lütfen bekleyin..



‘Üniversite, hiç kimseyi dışlama, ötekileştirme seçeneğine sahip değildir’

08 Aralık 2016, 20:47 - Okunma: 2405

Aslen Batmanlı olan Batman Üniversitesi Rektör Adayı Prof. Dr. Bilal Sambur, Batman Üniversitesinin, kente, bölgeye, Türkiye’ye ve dünyaya akademik ve entellektüel katkı sunan bir merkez olacağını belirtti. Prof. Dr. Bilal Sumbur, seçilmesi durumunda yapacaklarını anlattı…

Hocam, sizi tanıyabilir miyiz?

Ben Batmanlıyım. Batman-Ankara-Birmingham üçgeninde gelişmiş bir hayat hikayem var. Lisans öğrenimimi Ankara Üniversitesinde tamamladım. Doktora eğitimim için Birmingham Üniversitesinde bulundum. Yurtiçi ve yurt dışı birçok akademik etkinliğe katkıda bulundum. Bir sosyal bilimci olarak insana dair her şey, ilgimi çekiyor. İnsana insan bilimlerinin özgürlükçü ve çoğulcu perspektifiyle bakılması gerektiğini düşünüyorum. Akademisyenliğin, dar odalarla ve amfilerle sınırlı kalmaması gerektiği,  insanla ve toplumla iç içe olan akademik ve entelektüel faaliyetin daha verimli ve yenilikçi olduğu kanaatindeyim.

2007 yılında kurulan ve henüz gelişmeyi içindeki kısır çatışmalarla başaramayan bir üniversitede rektör olduğunuz takdirde ilk adımınız neler olacaktır?

Batman Üniversitesi, her şeyiyle Batman’a ve Türkiye’ye ait bir kurumdur. Üniversitemiz, gerçek anlamda Batman Üniversitesi olmalıdır. Sorun, üniversitenin Batman’da olması değildir. Sorun, üniversitenin Batman Üniversitesi haline gelmemesidir. Üniversitenin gerçek anlamda bir akademik işleyişe sahip olması için üniversitenin gerçek aktörü olan akademisyen meslektaşlarımızın akademik çalışmalarının desteklenmesi, akademik aktörlerin harekete geçirilmesi gerekmektedir. Üniversitede olmaması gereken en önemli şey, insanların ağızlarının tadının bozulmaması, uykularının kaçmamasıdır. Akademisyenlik, psikolojik ve zihinsel olarak sürekli olarak motive olmayı ve mobilite içinde olmayı gerektirmektedir. Üniversitede herkesin kendisini huzurlu hissettiği, okumaya, düşünmeye, öğrenmeye, çalışmaya odaklandığı verimli bir ortam ve ilişkiler ağı oluşturmamız gerekmektedir. Batman Üniversitesi, Yeni Türkiye’nin üniversitesi olarak yapılan yanlışların ve oluşturulan çarpıklıkların ağır yükünden kurtularak yönetimiyle, akademisyeniyle ve şehriyle yeniden harekete geçecektir. Geçmişteki yanlışlar nedeniyle boğulan, bunalan ve çürüyen bir kurum değil, kendini yenileyen, harekete geçen ve aşan canlı bir üniversite olmak için bütün imkanların seferber edilmesi gerekmektedir.

12 bini aşkın öğrencisiyle ve şehirden kopuk kampüsüyle bir üniversitemiz bulunuyor. Batman'la bütünleşmek için nasıl bir yol haritası belirleyeceksiniz?

Üniversite, Allah’a, insana, doğaya, topluma ve tarihe dair evrensel hakikatlere ulaşmak için çok boyutlu çalışmaların yapıldığı çoğulcu bir yapıdır. Üniversite, bir mağara değildir. Üniversitenin, içinde bulunduğu şehre veya coğrafyaya yabancılaşması düşünülemez. Şehirden kopukluk, insandan kopukluktur. Evrensel şehir anlamında olan üniversite, şehirden koparsa hakikat arayışı için çalışan yapı olma niteliğini kaybeder. Batman Üniversitesinin ötekisi Batman olmadığı gibi, Batman’ın ötekisi de Batman Üniversitesi değildir. Yeni Türkiye’nin üniversitesi olarak Batman Üniversitesi, Batman’ın bütün sivil toplum, sanayi, ticaret, bürokrasi, kültür, siyaset, medya, tarım, eğitim, gençlik ve sanat birikimiyle buluşacak ve konuşacaktır. Artık mağaralarımızdan çıkma vaktidir. Açık şehrin açık üniversitesi olarak Batman Üniversitesi,  kente, bölgeye, Türkiye’ye ve dünyaya akademik ve entelektüel katkı sunan bir merkez olacaktır.

Maalesef AÖF mezunlarının bile üniversitemizde akademisyen olduğu gerçeği söz konusu. Batman Üniversitesi'nin eğitim kalibresini yükseltmek için planlarınız neler olacaktır?

Üniversite, özel bir kurum olduğu gibi, akademisyenlik de özel bir meslektir. Bilgiyi sevmek ve bilginin peşinde sürekli olarak gitme zorunda olmak, kişinin sürekli olarak kendisini yenilemesini ve çalışmasını gerekli kılmaktadır. Akademisyenlik,  bilgi üretimini, iki üç dil bilmeyi, uluslararasılaşmayı, proje geliştirmeyi, araştırma yapmayı ve uluslararası akademik ağın aktif bir parçası olmayı gerektirmektedir. Akademisyen meslektaşlarımın akademik çalışmalarının desteklenmesi, üniversitenin sürekli akademik etkinlik içinde olan bir yer olması, içeriden ve dışarıdan üniversiteye bilgi akışının sağlanması gerekmektedir. Üniversite, vasat veya vasatın altı olanların yeri değildir. Üniversite,  en iyi olmak için sürekli olarak kendisini aşma mücadelesinde olanların yeridir. Üniversite, akademik üretim ve çalışma merkezi olarak hiç kimseyi dışlama veya ötekileştirme seçeneğine sahip değildir. Herkesin çalışması, gelişmesi ve üretmesi için bütün meslektaşlarımızın her açıdan desteklenmesi gerekmektedir. Akademik standartların geliştirilmesi için hiç kimsenin önünün kesilmemesi, herkesin önünü açan bir anlayışla hareket edilmesi şarttır.


Batman’a mesajınız nedir?

Yaşanılan olumsuzluklar, çarpıklıklar ve yanlışlıklar, Batman’ın kaderi olmadığı gibi, Batman Üniversitesinin de kaderi değildir. Geçmişte yapılan kasıtlı ve sistematik yanlışlıklar, hiç kimseyi umutsuzluğa düşürmemelidir. Şehir olarak Batman ve kurum olarak Batman Üniversitesi, şu gerçeği artık idrak etmelidir: Batman Üniversitesi, Batman’la vardır! Batman, Batman Üniversitesi’yle güçlüdür! Batman’ın artık büyük düşünmesi lazımdır. Batman’ın bir üniversite kenti olma bilinciyle üniversiteyi sahiplenmesi, desteklemesi ve üniversitenin üstüne titremesi gerekmektedir. Üniversite kenti olma konseptini Batman içselleştirdikçe, Batman ve Üniversite birbiriyle doğal bir şekilde bütünleşeceklerdir. Eski hataların yükü altında bunalarak mazeretler bulmak artık çözüm değildir. Umutla, inançla, sevgiyle kentimiz, üniversitemiz, ülkemiz, medeniyet coğrafyamız ve insanlık için çalışmamız  gerekmektedir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
Tele-Röportajımızın bu haftaki konuğu 1970-1974 ve farklı yıllarda Batman P..
Tele-Röportajımızın bu haftaki konuğu 2010-2011 yılında Batman Petrolspor’d..
* Bu hafta Tele-Röportajımızın konuğu Süper ligde ve yurt dışında oynadığı ..
Bu haftaki Tele-Röportajın konuğu efsane kadronun altın eldiveni Mehmet Tal..
Bu haftaki Tele-Röportajımızın konuğu Petrolspor’u play-offa çıkaran deneyi..
Bu haftaki Tele-Röportajın konuğu kurt teknik adam Yahya Sönmez...
RSS
© 2017 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=