Önce Burdur’a gittik, DoÄŸa derneÄŸinin davetlisi olarak.
Antalya'dan Burdur’a geçtik.
Dünyada ve ülkemizde önemli çalışmalara imza atan DoÄŸa DerneÄŸi Hasankeyf duyarlılığının yanısra Memleketin birçok alanında sulak alanların korunması, canlı türlerin korunması, doÄŸal ve doÄŸa ile ilgili her türlü etkinliÄŸe destek vermektedir.
Bizde Batman'dan yola koyulduk.
Her yerde Hasankeyf için çaba sarf eden bu duyarlı derneÄŸin Burdur gölü kurtarma projesinin çalışmasına katıldık. DoÄŸusu batısıyla, kuzeyi- güneylisiyle hep beraber Burdur gölünün kurumasını önlemek için duyarlılık gösterdik ve dikkatleri buraya çekmeye çalıştık. Memleketin her yeri ayni dert sıkıntı ve doÄŸa kıyım ile karşı karşıyadır. Akdenizin göller bölgesi olarak bilinen Burdur'da kentle bütünleÅŸen doÄŸal ve sulak alanı yok olmak üzere. Burdur çevresinde de yapılan barajlar, sulak alanların korunmaması, yanlış sulama sisteminden doÄŸan sıkıntılarla o muhteÅŸem göl görüntüsü yavaÅŸ yavaÅŸ kurumakta ve Burdur'lular bu endiÅŸelerini yeni yeni fark ettiler. Seslerini duyurmak, hükümetin dikkatini çekmek, acil tedbirlerin alınmasını saÄŸlamak için DoÄŸa DerneÄŸi ile hareket etmektedirler. Bölgeden Åžanlıurfa DoÄŸa grubu ile birlikte bizde Batman'dan destek verdik. Antalya Burdur arasından geçerken Akdenizin gizemli doÄŸası ormanlar, gölleri ve derelerinin hepsi Karadeniz gibi GüneydoÄŸu gibi HES’lerle, madenlerle, yanlış yol yapım çalışmalarıyla talan edilmektedir. Hasankeyf'i ve bütün tor bölgesini büyük bir tahribatla doÄŸal ve kültür varlılarını yok edecek Ilısu barajı gibi ÅŸimdi de Sason ve civarını, Silvan daÄŸlık bölgesinde Silvan çayı için büyük para baronları ellerini sıvazlamaktadırlar. Dersimin doÄŸasını bozan Ege, İç Anadolu, Marmara bölgesinin ormanlarını büyük sanayi projelerine feda eden bu zihniyet bu yıkımlarla Dünyanın ekolojik dengesini yok edecektir. Bu dünyayı kendi elimizle yok ediyoruz. Para baronları tarafından yönetilen hükümet, her dönemden daha fazla son on yıl içinde doÄŸanın tahrip edilmesinin hızlandırılması tesadüf deÄŸildir. Mevcut hükümetin bizi, doÄŸaseverleri her ortamda; “dış mihrakların iÅŸbirlikçisi, çevreci mevreci” sözcükleri ile küçük düÅŸürmesi gülünç bir durum arz etmektedir. Bugün hükümet yetkilileri yapılan tüm HES’leri, madenleri, duble yolları ve Nükleer projelerini dış kredilerle AB, ABD, Arap ve Çin sermayesi ile birlikte yapmaktadır. Kimin kiminle iÅŸbirlikçi olduÄŸunu kamuoyu çok iyi bilmektedir. Ama maalesef halk sindirilmiÅŸ, ufak tefek talepleri karşılanacak, diyerek insanlar beklentilerle susturulmak istenmektedir. Dünyanın hiç bir ülkesinde bu kadar çevre ve ormanlar, göller ve dereler tehlike altında deÄŸildir. Oysa varoÅŸlardan, yoksul halkın umudu olan mevcut hükümet orman köylülerin, daÄŸdaki çobanın hakkı için yola çıkmıştı. Muhafazakar demokrat misyonu ile İktidar, Allahın yarattığı daÄŸları, Denizleri, Gölleri, dereleri, yer altını ve yer üstünü yanlı ve yanlış politikalarla yok etmek amacındadır. Canlı ve cansız her ÅŸeyin sahibi olan Allahtan korkmayan kadim yöneticiler, depremlerden, tsunamilerden, sellerden ve doÄŸal afetlerden bile ders almamaktadırlar. Ama Allah'ın ve DoÄŸan'ın intikamı çok ağır olacaktır.