Lütfen bekleyin..


Hayrettin Önen

ALLAH’IMA SORDUM, KUR’AN AYETLERİYLE CEVAPLAR VERDİ-3

31 Mart 2017, 18:22 Okuma: 328

Dedim ki; ”ALLAH’A ULAŞINCA NE OLACAK”
3/ÂLİ İMRÂN-14: Zuyyine lin nâsi hubbuş şehevâti minen nisâi vel benîne vel kanâtîril mukantarati minez zehebi vel fıddati vel haylil musevvemeti vel en’âmi vel hars(harsi), zâlike metâul hayâtid dunyâ, vallâhu indehu HUSNUL MEÂB(meâbi).
 İnsanlara, "kadınlara, oğullara, kantar kantar biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, hayvanlara ve ekinlere olan sevgiden oluşan" şehvetleri (aşırı düşkünlükleri) güzel gösterildi. Bunlar, dünya hayatının menfaatleridir. Ve Allah, O'nun katındaki en güzel sığınaktır.

Allahütealâ burada, Allah'ın "en güzel sığınak" olduğunu söyleyerek ayet-i kerimelerde buyuruyor:
78/NEBE-39: Zâlikel yevmul hakk(hakku), femen şâettehaze ilâ rabbihî meâb(meâben)
. İşte o gün (mürşidin eli Hakk'a ulaşmak üzere öpüldüğü ve ona tâbî olunduğu gün), Hakk günüdür. Dileyen (Allah'a ulaşmayı dileyen) kişi, kendisine Rabbine ulaştıran (yolu, Sıratı Mustakîm'i) yol ittihaz eder. (Allah'a ulaşan kişiye Allah) meab (sığınak, melce) olur.
Evvab; meaba, sığınağa ulaşmış ve sığınmış olan insanlardır. Ruhlarını ölmeden evvel Allah'a ulaştırmış insanlar evvabtır. Kaf-31-32
Allah'ın beka makamında bütün evliya kullarına ihsan ettiği altın tahtlar, Allah'ın katındaki sığınaklardandır ama bu sığınaklar Allah'ın Zat'ı gibi değildir. Altın tahtlar da Allah'ın Zat'ı da selâm yurdudur. Allah'ın katında sığınılacak olan yer sadece Allah'ın Zat'ı değildir, aynı zamanda bütün tahtlardır. Ama Allah'ın Zat'ı, Allah'ın katındaki en güzel sığınaktır.

Dedim ki; ”YOLUN SONUNDA NE VARDIR?”
15/HİCR-41: Kâle hâzâ sırâtun aleyye mustekîm(mustekîmun). Allahütealâ şöyle buyurdu: “İşte bu, Bana yönlendirilmiş (Bana ulaştıran) yoldur.”
"Mustakîm" istikamet üzere olan; "sırat" ise yol demektir. Hicr-41, "Sıratı Mustakîm" kavramı konusundaki en önemli ayettir.
Allahütealâ, Sıratı Mustakîm'in "Kendisine yönlendirilmiş yol" olduğunu açık bir şekilde belirtmektedir. İnsan ruhunun Allah'a ölmeden evvel ulaşmasına engel olmak isteyenler, Allah'a davet etmeyenler, Allah'a davet edenlere kızanlar Sıratı Mustakîm'in Allah'a ulaştıran yol olduğunu gizlemeye çalışmaktadırlar.

"Dedim ki; "HER ŞEY ÇOK ZOR”
94/İNŞİRÂH (ŞERH)-5: Fe inne maal usri yusra(yusren).
 O halde, muhakkak ki zorluk ve kolaylık beraberdir.

Her konuda zorlukla karşılaşınca Allah'tan yardım isteyen Hz. Muhammed (S.A.V)'e yardım geliyor, böylece zorluklar ve engeller aşılıyordu.
94/İNŞİRÂH (ŞERH)-6: İnne maal usri yusrâ(yusren)
 Muhakkak ki zorluk ve kolaylık beraberdir
Muhakkak ki zorluk ve kolaylık birbirini takip eder ve her güçlük Allah'ın yardımıyla yenilir.

Dedim ki; "MUSİBETLERE DAYANAMIYORUM”
2/BAKARA-155: Ve le nebluvennekum bi şey’in minel havfi vel cûi ve naksın minel emvâli vel enfusi ves semerât(semerâti), ve beşşiris sâbirîn(sâbirîne).
 Ve sizi mutlaka korku ve açlıktan ve mal, can ve ürün eksikliğinden imtihan ederiz. Ve sabredenleri müjdele.

Bu ayet sebebiyle birçok insan "Allah bizi imtihan olalım diye yaratmıştır" fikrini savunmaktadır. Şeytan, aslî emirlerle, vasıta emirleri birbirine karıştırmakla insanları yoldan çıkarır. Aslî emir Allah'a kul olmak, teslim olmaktır. İmtihan olmak, aslî emir değildir. Emirlerin gerekliliği istikametinde bunlar vasıtalardır. Namaz kılarak, oruç tutarak, zekât vererek, hacca giderek, kelime-i şahadet getirerek Allah'a kul olmak mümkün değildir. Bunların hepsi de kurtuluşun temel vasıtaları olan ibadetlerdir. Allah'a ulaşmayı dilemekten başlayan, ruhu, vechi, nefsi ve iradeyi Allah'a teslim etmekle son bulan 7 safha ve 4 teslim hedeflerdir. İbadetleri yapmadan hedefe ulaşılmaz. Vasıta emirler (araçlar), hedeflerle (amaçlar) karıştırılmamalıdır. Teslim olmak için vasıta emirleri gerçekleştirmekle mükellefiz.
İmtihan edilmek için dünyaya getirildiğini zanneden herkes, imtihanlardan bir kısmını başarıyla geçtiğinde Allah'ın cennetini hak ettiğini düşünmemelidir. Çünkü kişi dünyadaki bütün imtihanlardan geçse, Allah'a ulaşmayı dilemedikçe kurtulması mümkün değildir. Mutlaka cehenneme gider. İmtihana gelince, Peygamber Efendimiz (S.A.V) ve sahâbe ablukaya alınmışlar, aç bırakılmışlar ama dayanmışlardır. Biliyorlardır ki yaşanan bir imtihandır ve geçecektir. Açlıkla uzun mücâdele günleri geçirmişlerdir. Sonra Allahütealâ onların rızıklarını bollaştırmıştır.
Allah'a ulaşmayı dilemek insanı mutlaka cennet saadetine ulaştırır. Geri kalanı zor değildir. Allah gerçekleştirecektir. Allah kişiyi kendisine ulaştırmayı diler ve ulaştırır. Bunun için gerekli bütün şartları vücuda getirir. Siz bir şey yapmazsınız, Allah sizin için yapar. Siz sadece iradenizi kullanarak, Allah'a ulaşmayı dilersiniz. Mutlaka neticede ruhunuz Allah'a ulaşır. Korku, açlık, mallardan eksiltme, canlardan eksiltme imtihan olsa bile amaç değildir. İmtihanlar teslimin vasıtasıdır.

Dedim ki; "ÇOK MUTSUZUM."
3/RA'D-28: Ellezîne âmenû ve tatmainnu kulûbuhum bi zikrillâh(zikrillâhi) e lâ bi zikrillâhi tatmainnul kulûb(kulûbu).
 Onlar, âmenûdurlar ve kalpleri, Allah'ı zikretmekle mutmain olmuştur. Kalpler ancak; Allah'ı zikretmekle mutmain olur, öyle değil mi?

Zikir, kalplerin mutmain olması, doyuma ulaşması için tek yoldur. Bu ayeti kerime bunun en kesin delilini vermektedir. Nefs-i Mutmainne kalbin nurlanmasının 4. kademesidir.
Bu noktada kişi, Allah'ın kendisine verdiği malı, parayı her şeyi yeterli bulur. Para ve mal hırsını yenmiştir. Doyuma ulaşmıştır.
Allah razı olsun,

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
58 gün önce
107 gün önce
114 gün önce
171 gün önce
220 gün önce
293 gün önce
304 gün önce
332 gün önce
339 gün önce
500 gün önce
521 gün önce
543 gün önce
625 gün önce
640 gün önce
647 gün önce
RSS
© 2017 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=