Lütfen bekleyin..


Fatma Süreyya CAN / AKLIN YOLU BİNBİR

BELKİ ŞİMDİ, BELKİ ASLA

18 Nisan 2017, 18:03 Okuma: 264

Yaşanan günlerin yettiği, artık yerine yenisinin yaşanmasının istenmediği günler olur…
İçten içe biten o kadar duygu vardır ki, bunların hepsini ben mi yaşadım der insan, geriye dönüp tek tek silerken…
Böyle günler hava gri, fonda çalan müzikse hep aynıdır; tad aldırmaz ama gideri vardır. İnsan böyle bir mahluktur söz meclisten içeri, hem kalabalıklar içinde tanımlanmayı becerir, hem yalnızlığı kendine güçlü bir kale yapabilir. Kendi kendinin doktorluğundan bir şey çıkaramasa da çabalar; ürkütebilir çünkü başka bir insandaki yansıması.
Bilmeli ki her insan bir diğerini dinlerken, kendi süzgecinden anlamaya çalışır. Objektif olmak, tarafsız yaklaşmak mı? Başlı başına saçmalık…
Bunu diyen varsa sizi keklemiştir. Bilimselliğe harcanmayın. Derdinize çözüm arama zorunluluğunuz varsa; bir arkadaşınızın derdiymişçesine aktarın…
Karşınızdakinin çözüm önerileri zaten size uymaz; o arkadaşınızın derdine göredir.
İçsel motivasyonun en iyi kurgulanıp pratiğe dökülme formu, kişinin yalnız başınayken kaç saat, kaç gün, belki de ay geçirmesinin içinde gizlidir. İtiraf edin, kim kendi egosunu başkasından değersiz görür? Kişi kendini beğenmezse çatlar ölürmüş der eskiler. O halde yalnız adamı kim kendini gazlamaktan alıkoyabilir? Çünkü insanoğlu yenilgiye programlanmamıştır. Başarma, üstesinden gelme gibi dürtüler mayada harmandır. Kimi o kör alana dokunmaz, kimi farkındadır ama itekleyici bir güç bekler. Beklemeyin. O güç de azim de içinizde…
Geçmiş, adı üzerinde geçip gitmiş artık. Yakan, yaralayan ne varsa tek tek silmek elbette ki hakkınız. Her geçmiş, yaşayanların çöplüğüdür biraz da. Kim istemez çöp kutusunu boşaltmayı? Lakin anlamaza açmayın, hal bilmezin önünde dökmeyin, kendi penceresinin körüne göstermeyin.
İstenmezse yaşanmaz olumsuz durumlar, duygular. Bir düşünün en yakın geçmişinizdeki en olumsuz hatırayı. Sizin payınız ne kadardı ve ne kadarı sizin iradenizin dışındaydı? Sizin dışınızdakileri suçlu görürken, aslında haklı da olabilirsiniz. Yine de yabana atmayın davranış ve sözlerin her birinin karşınızdaki insandaki yansımasını. Olumsuz her bir durumu başlatan kıvılcım belki de sizdiniz.
Bunları ne demeye yazdığıma gelince; yalnızlığa çekilmenin, bir gelir gider bilançonun arefesindeyseniz bakış açınız tek boyutlu olmasın diye. Zira herkesin doktorluğu kendine münhasır ama gelin görün ki doktorluğun bile uzmanlık alanları var. Kendinizi masaya yatırıp derince analizlere girecekseniz ve insanlardan uzaklaşmayı, o münzevi yalnızlığı seçmişseniz her yönünüzü, her şeyinizi, o biricik halinizi göz önünde bulundurun. Ne kendinizi dev aynasında görün beğenin ne de ayarsız kefelerde tartın.
Böylesi bir iç hesaplaşma bir insan hayatının dönüm noktası olabilecek güçtedir. Belki şimdi o yerdesinizdir. Dikkatli olun. Bu anlamlı yalnızlık odasında diğer insanlarca rahatsız edilebilirsiniz. Açmayın kapıları; eğer ki o beklenen doğum sancıları varsa. Güçlü, dimdik, azimli, kararlı günler adına, buna tam teslim inanarak bir doğum başlangıcı belki de asla beklemez. Hadi kolay gelsin yalnızlar!…
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RSS
© 2017 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=