Milliyetçiler bu şoktan çıkamaz - Mustafa SEVEN - Batman Medya Gazetesi

Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Milliyetçiler bu şoktan çıkamaz

14 Ağustos 2017, 21:34 Okuma: 425

Kürtler üzerindeki asimilasyon, yüz yılı aşkın süredir bilinen bir gerçek.
Sistematik bir şekilde dili kültürü, yaşamı ve varlığı hep inkar edildi, yok sayıldı.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Doğu ve Güneydoğu’da bulunan Kürtlerin Türkleştirilmesi için çeşitli projeler hayata geçirildi.
Hatta bu kapsamda bölge insanları sistemli bir şekilde batı illerine sürgün edilerek bölgedeki Kürt nüfusu eritilmeye çalışıldı.
Bir yandan da kültürlerin geleceğe taşınmasındaki en önemli faktör olan Türküler bir bir Türkçeye çevrilmeye başlandı.
Bu önemli bir konu ve yıllardır orijinali Kürtçe olan yüzlerce şarkı Türkçeye çevrildi. Genç kesimin büyük bir bölümü ise bu türkülerin Türkçe olduğunu biliyor ne yazık ki.
Bu çalışmalar Cumhuriyetin ilk yıllarında, Osmanlı Devleti'nin ilk resmi müzik okulu olarak İstanbul'da 1917-1927 arasında faaliyet yürüten Dar’ül Elhan tarafından yapılıyordu.
Yücel Müslüm, 2008 yılında çıkardığı ‘Türk Sinemasında Kürtler’ adlı kitabında bu konuda şunları söylemiştir; “Yıl 1926. Temmuz. Darü’l Elhan müdürü Yusuf Ziya Bey önderliğinde tüm yurtta geziler düzenlenmektedir. Bu gezilerdeki amaç yurttaki tüm türküleri kayıt altına alıp dönemin siyasi konjonktürünün diline çevrilmesiydi. Yeni bir Türkiye’nin inşası için kolları sıvayan dönemin ileri gelenleri!, her şeyin Türkçe’ye çevrilmesi gerektiğini ve ancak bu şekilde birlik ve beraberliğin sağlanacağını düşünüyorlardı.”
Ve sistem işlemeye başladı ve Kürtçe türküler bir bir Türkçeleşmeye başladı.
Toplanan eserler asıllarındaki dilden (Kürtçe) bir başka dile (Türkçe) çevrilmekteydi. İşin enteresan tarafı da derlenen Kürtçe eserlerin Türkçe’ye çevrilmesi ve bizzat Kürt sanatçılarına da Türkçe okutulmasıydı.

Şimdi de Kürtçe’den derlenen eserlere şöyle bir göz atalım;

Derlenen ilk eserlerden biri ‘Kürdün Gelini’dir. Bu Eser bilindiği üzere ‘Türkmen Gelini’ olarak çevrilmiştir. Aynı vahamet, ‘Kürdün Kızı’ parçası için geçerlidir.
İlk Kürtçe eserleri Türkçe okuyan sanatçılar: Celal Güzelses, Mukim Tahir, Kel Hamza, Cemil Cankurt gibi sanatçılardır. Bu isimlere zamanla Mahmut Güzelgöz, Kazancı Bedih, Birecikli Nuri Sesigüzel, İbrahim Tatlıses, Burhan Çaçan, İzzet Altınmeşe gibi sanatçılar eklenmiştir.
Kürt müziği denince akla gelen ilk isim olan Şivan Perwer’in ‘De Lorî’ adlı parçasını Güler Işık yıllarca kulaklarımıza ‘Şey Yani’ olarak fısıldadı.
 “Di dinê de sê tişt hene” adlı parça da sonraları İbrahim Tatlıses tarafından “Bu Dünyada Üç Şey Vardır” olarak dillendirilmişti.
Küçük Emrah’in oynadığı filmlerde seslendirdiği “Ben yetim, Ben öksüz” adlı parçayı , Şivan Perwer ondan çok daha yıl önce “Lê Dotmam” olarak okumuştu.
Yine “Peşmerge” adlı parçasını İbrahim Tatlıses, kendisini de katarak “Zurnacı İbo Dayı” olarak bir güzel söylemişti bizlere.
Zahid Brifkani’nin Kirdkî (Zaza) olduğu söylenen “Leyla ” parçasını da , Özcan Deniz alıp bir güzel söylemişti bizlere. Üstelik Özcan Deniz, ünlü dengbêjlerden Şakiro’nun öz yeğenidir.
Bir de İzzet Altınmeşe çıkar sahneye. “Lê Nazê ” adlı parçayı “Naze ” olarak seslendirir , ‘Lê Xanimê’yi da “Le Hanım” olarak müzikseverlere seslendirmiştir.
Anonim olarak bildiğimiz ve hemen hemen her halayda mutlaka müziğiyle oynanılan bir başka parça da “Lorke Lorke” dir. Ve sahneye yine tanıdık bir isim çıkar : İbrahim Tatlıses.
“Cotkar” isimli Kürtçe eser Tahsin Taha tarafından söylenip, biliniyordu. Mehmet Özbek , eseri alıp “Beyaz Gül, Kırmızı Gül” diye çevirmişti.
Hızlarını bir türlü alamayan Ceylan ve Azer Bülbül, Şivan Perwer’in “Xanê û Xwedêde” adlı parçasını kendilerine göre çevirmişlerdi. Ceylan bu parçayı, “Ben Anayım” olarak, Azer Bülbül ise bu parçayı, “Ben Babayım” olarak cinsiyet isteklerine göre şekillendirmişlerdir.
Şimdi ise en can alıcı türküye geldik.
Hani Milliyetçi kesimin özellikle Kürtlere karşı her kabardıklarında çaldıkları, bölgedeki operasyonlarda özellikle Kürtleri sindirmek için güvenlik güçleri arasında yer alan milliyetçilerin zırhlı araçların hoparlörlerinden en yüksek sesle dinlettikleri o meşhur ‘Ölürüm Türkiyem’ şarkısı da Kürtçe’den çeviri çıktı.  
Twitter’da ‘Serhad Eyalet Lordu’ isimli kullanıcı Mustafa Yıldızdoğan’ın 1993 yılında çıkardığı ‘Ölürüm Türkiyem’ şarkısının müziğinin Kürtçe bir şarkıdan esinlenilerek yapıldığını iddia etti. Bu şarkının, Koma Dengê Qamişlo’nun 1986 yılında kayıt altına aldığı “dayê” (anne) parçasından aldığını duyurdu.
Sanatçı Mustafa Yıldızdoğan, “Bu zamana kadar bu parçanın müziği bana aittir dememişimdir” diyerek bir nevi bu iddiaları doğruladı.
Bu şarkının orijinali şu sıralar sosyal paylaşım sitelerinde en çok dinlenen şarkı.
Bu durum özellikle Milliyetçi kesimde tam bir ‘Şok’ etkisi yarattı. Kürtlere karşı kullanılan milliyetçilik duygularını kabartan bir şarkının Kürtçe çıkması kimbilir nasıl bir tahribat yaratmıştır. 
Bunu tahmin etmek bile çok zor…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
220 gün önce
249 gün önce
268 gün önce
303 gün önce
349 gün önce
401 gün önce
408 gün önce
418 gün önce
492 gün önce
520 gün önce
541 gün önce
562 gün önce
572 gün önce
583 gün önce
605 gün önce
619 gün önce
647 gün önce
659 gün önce
661 gün önce
674 gün önce
680 gün önce
693 gün önce
707 gün önce
719 gün önce
737 gün önce
763 gün önce
773 gün önce
784 gün önce
785 gün önce
806 gün önce
807 gün önce
829 gün önce
835 gün önce
840 gün önce
841 gün önce
846 gün önce
852 gün önce
859 gün önce
867 gün önce
871 gün önce
877 gün önce
878 gün önce
884 gün önce
888 gün önce
889 gün önce
939 gün önce
968 gün önce
983 gün önce
995 gün önce
1000 gün önce
1008 gün önce
1025 gün önce
1029 gün önce
1053 gün önce
1074 gün önce
1090 gün önce
1094 gün önce
1107 gün önce
1112 gün önce
1115 gün önce
1119 gün önce
1127 gün önce
1133 gün önce
1163 gün önce
1181 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=