Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Referandum Kürtlerin hakkı

25 Eylül 2017, 15:04 Okuma: 275

Çok uzak değil, daha 4 yıl önce Diyarbakır’daki bir mitingde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Bölgesel Kürt Yönetim Başkanı Mesut Barzani Diyarbakır’daki mitingde kol kola halkın karşısına çıkmıştı.
O mitingde Başbakan Erdoğan’ın söylediklerini şöyle bir hatırlayalım; “Yüzyıl önce bu topraklarda adeta cetvelle sınırlar çizildi ama bizim muhabbetimize sınır çizemezler. Bizim ortak tarihimize, ortak medeniyetimize, ortak geleceğimize sınır çizemezler. Bizim gönüllerimizi hiçbir zaman birbirinden ayıramazlar. Bunu böyle bileceğiz, onun için rahat olacağız ve geleceğe aynı aşkla, aynı inançla yürüyeceğiz.

Ayrılıktan, çatışmadan, savaştan yana değil, her zaman barıştan, dostluktan, kardeşlikten yana olmak önemlidir. İşte onun için Kak (Kardeşim) Mesut başarılı oldu. İşte onun için Mesut kardeşim tarih yazdı. Diyarbakır huzurlu olursa Erbil daha huzurlu olur. Eğer Diyarbakır huzurlu olursa Kamışlı daha da huzurlu olur, Diyarbakır refah içinde, barış içinde olursa Türkiye refah, barış ve huzur içinde olur. Unutmayın, sizin sorumluluğunuz büyük. Bu yeni süreçte Diyarbakır'ın hakem olmasını, mürşit olmasını, sürece yol göstermesini, sürece ışık tutmasını istiyorum.”

Şimdilerde ise bu söylemler bir tarafa bırakılmış durumda.
Barzani, artık Kürtlerin bağımsız bir devlet kurmalarının vaktinin geldiğini belirterek bugün ‘Bağımsızlık Referandumu’ yapacaklarını açıkladığında en sert tepkiyi Türkiye gösterdi.
Daha 4 yıl önce kardeşim dediğimiz Barzani ile bugün savaşacak konuma geldik.
Meclis savaş tezkeresi almak için olağanüstü toplandı, muhalefet ise ağız birliği etmişçesine bu referandumun savaş sebebi sayılması gerektiğini belirtiyorlar.
Ne gariptir ki bu süreçte medya da savaş diline dönüş yaptı.

Mesela, önceki gün Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde sınıra yakın üs bölgesine yapılan terör saldırısında bir asker ve bir sivil işçi şehit oldu.
Bu ve buna benzer çok olay oldu sınır bölgesinde. Medya bu haberleri bilinen haber dilini kullanarak veriyordu. Ancak bu son olayda barışı savunması gereken medyanın savaş dilini kullanması çok garip.
Neredeyse tüm haber sitelerinde, ‘Kuzey Iraktan saldırdılar’, ‘Kuzey Irak'tan Türkiye'ye saldırı’ şeklinde kışkırtıcı ve provokasyon içerin başlıklar yer aldı.

Barzani ve Barzani'yi destekleyen bağımsızlık yanlısı Iraklı Kürtler, uzun yıllardır devam eden kötü muamele karşısında kendi kaderlerini tayin etme zamanının geldiği inancında.
Bu durum neden birilerini rahatsız etsin.
Bizim sınırlarımızın ötesinde yaşanan bu referanduma neden karşı çıkılıyor birileri çıkıp açıklasın. Bazıları ‘komşularımızın toprak bütünlüğünden yanayız’ diyorlar.
İyi de eğer kendileri bunu istemiyorsa bunda ısrar etmenin anlamı var mı?
Kürtlerin bağımsızlık istemeleri kadar doğal birşey olamaz.
Büyük kısmı Iraklı Kürt olan 5 milyonun üzerinde seçmenin referandumda oy kullanma hakkı var.
Kürtlerin yanı sıra oy verecek etnik ve dini gruplar arasında Araplar, Türkmenler, Ezidiler ve Süryaniler de var. Bu halklar hep birlikte geleceklerine dair bir karar verecekler. Ama birileri çıkıyor “Hayır karar veremezsin” diyor.
Türkiye ve İran referandumun düzenlenmesine karşı. Ankara'dan yapılan açıklamalarda referandumun tarihi bir hata olacağı ve beraberinde sadece bölgesel değil, küresel bir krizi getireceği uyarıları yapılıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, referandumun düzenlenmesi halinde Türkiye'nin IKBY'ye yönelik yaptırımları devreye sokabileceğini söylemişti.
Irak Kürt bölgesindeki herkesin referandumu desteklemediği gibi, Türkiye’deki herkes te bu referanduma karşı çıkmıyor.
Örneğin, Ak Parti Milletvekilleri arasında Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Ardahan Milletvekili Orhan Atalay gibi Barzani’nin ‘bağımsızlık referandumuna tam destek verenler’ de var.
Ensarioğlu, “Türkiye’ye karşı bir tehdit, tehlike oluşturmadığı sürece herkese düşen Kürdistan halkının tercihine destek vermektir” dedi.
Orhan Atalay ise, “Kürdistan’da gerçekleşecek olan referandum orada yaşayan insanların kendi tercihlerini ve kaderlerini tayin edecekleri temel bir haktır. O haklarını esas itibariyle istedikleri gibi kullanırlar ve bu haklarını kullanırken kendi komşularıyla bir görüş ve fikir alışverişinde bulunurlar ama kimseden müsaade istemek zorunda değiller” dedi.
Peki ya bölgedeki Ak Parti teşkilatlarının görüşü alındı mı? Eminem hepsi bu doğrultuda, yani Referandumu destekleyeceklerini açıklayacaklardır.
Kürtler geleceklerini kendileri belirleme hakkına sahiptirler ve bu onların hakkı. Bu hakkı kimse engellememeli.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
44 gün önce
64 gün önce
99 gün önce
145 gün önce
197 gün önce
204 gün önce
214 gün önce
288 gün önce
316 gün önce
337 gün önce
358 gün önce
368 gün önce
379 gün önce
400 gün önce
414 gün önce
442 gün önce
454 gün önce
456 gün önce
469 gün önce
475 gün önce
488 gün önce
503 gün önce
514 gün önce
533 gün önce
559 gün önce
569 gün önce
580 gün önce
581 gün önce
602 gün önce
603 gün önce
625 gün önce
631 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
642 gün önce
648 gün önce
655 gün önce
663 gün önce
666 gün önce
673 gün önce
674 gün önce
680 gün önce
684 gün önce
685 gün önce
735 gün önce
764 gün önce
778 gün önce
791 gün önce
796 gün önce
804 gün önce
821 gün önce
825 gün önce
870 gün önce
886 gün önce
903 gün önce
908 gün önce
911 gün önce
915 gün önce
923 gün önce
929 gün önce
959 gün önce
977 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=