Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Dün dündür

16 Ekim 2017, 20:01 Okuma: 843

Türkiye siyasetinin ezelden beri olmazsa olmazlarından biri de ‘Dün dürdür, bugün bugündür’ gerçekliğidir.
Anlayacağınız siyasette sadece bugün yaşanır, dün çokta önemli değildir.
İşte bunun en iyi kanıtı…
Çok değil, daha 23 gün önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ABD ziyareti sırasında Başkan Donald Trump ile bir araya geldi. Basına kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık 50 dakika sürdü. Erdoğan, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, “Görüşme iyi geçti” dedi.
Hatta Erdoğan BM Genel kurulunda konuşurken, ABD Başkanı Trump için, “Değerli dostum Donald” diye hitap etti.
Ama daha önemlisi Trump’un sıcak mesajlarıydı.
Görüşme öncesi gazetecilere açıklamada bulunan Trump, “İki ülke ilişkileri, sanırım şu an hiç olmadığı kadar yakın” dedi ve bunda Erdoğan'la kişisel ilişkilerinin önemli rol oynadığını belirtti. Trump, Erdoğan'ın 'dünyanın çok zor bir bölümünde' liderlik yaptığını kaydetti. “Harika bir dostluğumuz var” diyen ABD Başkanı, “Erdoğan arkadaşım oldu” ifadesini kullandı.
Bu alışılagelmiş açıklamaların aksine, Türkiye-ABD ilişkilerinin en iyi olduğu dönemi anlatıyor.
Bugüne kadar bir ABD başkanının Türkiye cumhurbaşkanı veya bir yetkilisi için söylediği söylemler değil.
Gazeteler bile bu manzarayı, ‘ABD’de ‘dostluğu pekiştiren’ zirve’ olarak manşete çekmişti.
Doğrusu ülkeye dönerken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da oldukça memnun döndüğünü belirtiyor ve yüzü gülüyordu.
Peki, birden tersine rüzgarların esmesine neden ne oldu?
ABD Büyükelçisi John Bass Türkiye'ye vizeleri askıya aldıklarını duyurmasının ardından bir anda ortam iyice gerildi. Ardından Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği benzer bir açıklama yaptı ve Türkiye'nin ABD vatandaşlarına uyguladığı vize ve e-vize uygulamalarının askıya alındığını duyurdu.
Sonrası ise adeta toz duman oldu.
Daha 20 gün önce can ciğer iki dost olduklarını belirten iki ülke yöneticileri, şimdilerde birbirlerini sert bir dille eleştirir oldu. Hatta ipler kopma noktasına geldi desek yalan olmaz.
ABD ile yaşanan vize krizine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ABD'nin stratejik ortağını kendini bilmez bir büyükelçiye feda etmesi kabul edilemez” dedi. Erdoğan, aldıkları vize kararının arkasında olduğunu belirtti.
Vize kararı şimdiye kadar kaç kişiyi etkiledi bilinmez. Ama sadece 2016 yılında ABD'nin Ankara Büyükelçiliğinin 113 bin 240 vize talebini işleme koyduğu düşünülürse, bu boyut ortaya çıkacaktır sanırım.
Bir diğer örnek Irak merkezi hükümet ve Kürt Bölgesel Yönetimi ile yaşananlar.
2013 yılında AK Parti Kongresi’nde, Kürdistan Bölgesel Yönetim Başkanı Mesud Barzani kürsüye çıkarken “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganları atılmıştı.
Barzani konuşmasını bitirdiğinde, Erdoğan yerinden kalktı, Barzani’nin yanına kadar giderek, elini sıktı, kendisini tebrik etti.
Aynı yılın 13 Kasımında bu kez ikili Diyarbakır’da biraraya geldi.
Dönemin Başbakanı Erdoğan, Diyarbakır Kantar Meydanı'ndaki mitinge katıldı. İlk önce sahneye Kürdistan bölgesel yönetimin başkanı Mesud Barzani çıktı. Barzani sahneden barış ve kardeşlik mesajları verdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır'da yaptığı tarihi konuşmada, ilk kez Kürdistan kelimesini kullandı ve “Kuzey Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki değerli kardeşlerimizi muhabbetle selamlıyorum” dedi. Dostluk bu kadar samimiydi anlayacağınız.
Bu samimiyet geçtiğimiz 25 Eylül’de ne yazık ki bir anda düşmanlığa dönüverdi.
Barzani, bu tarihte Bağımsızlık Referandumu yapınca dostlarda bir anda düşman oluverdiler.
İşte iki dosttan biri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Barzani’ye sözleri; “Kim senin bağımsızlığını kabul ediyor? Yüzde 92 falan da kabul görmüş. Yüzde 72 katılım varmış. Biz bunları çok gördük. Otur oturduğun yerde. Para pul petrolün var. Rahat dur. Bağımsız devlet olacakmış. 350 kilometre sınırın var bizimle bunu konuştun mu? İran'la konuştun mu? Yok.”
Hatta daha ileri giderek askeri bir müdahalenin olabileceğini açıkladı ve “Bir gece ansızın gelebiliriz” dedi.
Rüzgar bir anda ne kadar da hızlı bir şekilde tersine dönüveriyor.
Dostlar bir günde düşman, düşmanlar ise dost oluveriyor.
Geçtiğimiz yıl Kasım ayında yaşananları da şöyle bir hatırlayalım.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bağdat'la yaşanan Başika krizine ilişkin Türk askerinin Irak topraklarını terketmesini isteyen Irak Başbakanı Haydar Abadi'ye şu cümlelerle hitap ediyordu; “Sen benim muhatabım değilsin, seviyemde değilsin, kalitemde değilsin. Irak’ın Başbakanı, istediğin kadar bağır, çağır. Biz bildiğimizi okuyacağız. Önce haddini bil.”
Şimdi gelinen noktada ise Başbakan Binali Yıldırım’ın Irak ziyareti ve Abadi ile yüzyüze görüşmesi var.
Anlaşılan bu söz hiçbir zaman önemini yitirmeyecektir. Bugün görünen manzaralar sizleri yanıltmasın, yarın tersine dönüverebilir çünkü. Nede olsa ‘dün dündün, bugün bugündür’ 
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
100 gün önce
170 gün önce
240 gün önce
275 gün önce
296 gün önce
359 gün önce
541 gün önce
701 gün önce
730 gün önce
750 gün önce
831 gün önce
883 gün önce
890 gün önce
900 gün önce
974 gün önce
1002 gün önce
1023 gün önce
1044 gün önce
1054 gün önce
1065 gün önce
1086 gün önce
1100 gün önce
1121 gün önce
1128 gün önce
1141 gün önce
1143 gün önce
1144 gün önce
1156 gün önce
1162 gün önce
1175 gün önce
1189 gün önce
1200 gün önce
1219 gün önce
1245 gün önce
1255 gün önce
1266 gün önce
1267 gün önce
1288 gün önce
1289 gün önce
1301 gün önce
1311 gün önce
1313 gün önce
1317 gün önce
1322 gün önce
1323 gün önce
1328 gün önce
1334 gün önce
1341 gün önce
1349 gün önce
1353 gün önce
1359 gün önce
1360 gün önce
1366 gün önce
1370 gün önce
1371 gün önce
1391 gün önce
1421 gün önce
1450 gün önce
1464 gün önce
1477 gün önce
1482 gün önce
1490 gün önce
1507 gün önce
1511 gün önce
1535 gün önce
1556 gün önce
1572 gün önce
1576 gün önce
1589 gün önce
1594 gün önce
1597 gün önce
1601 gün önce
1609 gün önce
1615 gün önce
1645 gün önce
1663 gün önce
RSS
© 2019 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=