Lütfen bekleyin..


Savaş Yıldırak / Tükenmez Kalem

KEŞKE BELEDİYE BAŞKANIMIZ HAKİKİ MÜSLÜMAN OLSA

07 Ocak 2019, 17:13 Okuma: 366

~~Dün, Sayın Mustafa Seven’in,‘’Keşke belediye başkanımız komünist olsa.’’ başlığıyla yazdığı yazıyı okudum ve bu yazıda kendisine cevap yazma ihtiyacı hissettim.

Öncelikle şunu belirtmeliyim: Amacım kesinlikle tartışmak veya yazdıklarını eleştirmek değil. Sadece yazdıklarına ve beklentilerine farklı bir bakış açısı kazandırmak istiyorum.

Mustafa Hocam, yazısında şunları söylüyor:

''Şimdi bu başlığı gören birileri bana kızacaktır.
Ancak gerekçesini anlattığımda eminim bu birilerinden bazıları bana hak verecektir.
Şimdi bir belediye başkanı düşünün,göreve gelir gelmez makam odasındaki kapıyı kaldırıyor, herkes dilediği anda başkana ulaşıyor ve derdini anlatıyor.

Makamına ait olan resmi otomobilini kullanmayarak, aracın yakıt giderini toplu taşımaya aktarıyor. Her yere yürüyerek ya da özel aracıyla gitmeyi tercih ediyor.

Belediye binası içerisinde on bin kitaplık bir kütüphane açıyor. Yirmi dört saat açık olan kütüphanelerle kitap okuma oranının artıyor. Hazineye ait olan 650 dönümlük araziyi tarım için kullanılması amacıyla halka dağıtıyor. Böylece hem iş gücü oluşuyor hem de boş olan araziler değerlendiriliyor.

Bu araziye ekilen nohut, fasülye ve patatesi satarak hem yoksullara dağıtıyor  hem de öğrencilere burs olarak veriyor.

Toplu taşımayı ücretsiz yapıyor. Yalnızca dileyenlerin toplu taşıma araçlarında bulunan bağış kutularına bir lira bırakabileceklerini söylüyor.''

Kısacası, adaleti titizlikle ayakta tutan ( nisa 135), israf yapmayan, kibirlenmeyen, halkla iç içe olan, herkesin derdini dinleyen, herkesin derdine çözüm arayan, yoksullara, miskinlere yardım eden, hak hukuk gözeten bir belediye başkanını tasavvur ediyor ve bu tasavvurunu da komünizmle ilişkilendiriyor. Düşüncesine saygı duyuyorum lakin bunları İslam’la da ilişkilendirebilirdi.

Bunlar tamamen İslam'ın anlayışı.

Kendisini İslamcı gösterip bunları gözetmeyen yöneticilerin tutarsızlığı yüzünden İslam anlayışı değişmez.

"İhtiyaçtan fazla mal haramdır, hırsızlıktır." diyen İslam’dır. "Komşusu açken tok yatan bizden değildir." diyen İslam’dır. Kibirlenmeyin, aşırıya gitmeyin diyen İslam’dır. "İşi ehline verin, adam kayırmayın." diyen İslam’dır. "Adaletten sapmayın, hak-hukuka tabi olun." diyen İslam’dır.

Eğer İslam’ı, Hz. Ömer’i vuranların, Hz. Osman’ı linç edenlerin, Ebuzer’i çöle terkedenlerin, Hz. Ali’yi hançerleyenlerin, Hz. Hüseyin’i susuz bırakanların, sultanların, harem ağalarının, zindandan İmam-ı Azam’ın kırbaçtan morarmış cesedini çıkaranların ve İslam’ın adını kullanarak şatafatlı hayat sürenlerin üzerinden değerlendirirsek yanlışa düşebiliriz.

İslam’ın anlayışı ile tağutun anlayışını birbirine karıştırmamak lazım. İslam’ın anlayışını bütün insanlığa yayma davası olanlar ile İslam adına çalışıyormuş gibi kendini gösterip aslında kendi çıkarı için çalışanları bir tutmamak lazım.

Birileri suyun değerini bilmiyor diye suyun yerine yapay içecekler koymak günü kurtarabilir ama meseleyi kökten çözemez. 

İslam’ı doğru anlayıp hayatımızda uygularsak başka hiçbir yönetim şekline ihtiyacımız olmaz.  Şahsi fikrim budur.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RSS
© 2019 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=