Lütfen bekleyin..


PAREKENDE - Cîhanê Hesûnî

Sorusu olan var mı?

13 Ocak 2020, 10:10 Okuma: 185

Geçenlerde Batmanda Kürt dili ve edebiyatı ile ilgili günler düzenlendi.
İnşallah bu günlerin devamı gelir.
Bu etkinliklerle ilgili olarak aldığım kimi notları sizlerle paylaşmak istiyorum:

SORUSU OLAN VAR MI?
Genel olarak konferans tarzı etkinliklerde sorulur.
Dinleyiciler sorularını kağıda yazıp verir.
Moderatör de sorular arasından bazılarını seçer ve konuşmacılara sorar.
Ancak bu türden panel tarzı etkinliklerde “sorusu olan var mı?” tarzında bir yaklaşık hiç hoş değil.
Yani şunu demiş oluyorlar:
Biz sahnede olanlar hepinizden daha bilgiliyiz. Siz sorularını sorun biz de cevap verelim.
Halbuki o dinleyiciler arasında konuşmacılardan ve moderatörden daha fazla bilgiye sahip olan kişiler vardı (ben hariç, kendimi kastetmiyorum).
Madem ki sohbet tarzında bir etkinlik düzenlemek istiyorsunuz o zaman bu tarz bir yaklaşım çok yanlıştır.
Bunun yerine “konuşmacıların konuşmaları bitti, görüş alışverişi için şu kadar zamanımız var, zamanımız ölçüsünde sohbet edebiliriz” diyebilirler.

DİL SORUNU
Batman belediyesinin çeşitli tanıtım çalışmalarını Kürtçe olarak yazmak istediğini görüyorum.
Ancak son yıllarda Kürtçe adıyla türetilen bu suni ve anlaşılması zor dil bu tanıtımlara da yansıyor.
İnsanlar bu dili doğru sanıyor ve Kürtçeyi bilmediklerini düşünüyor.
Bu sorun bu etkinliklere de yansıdı:

Wêje: Edebiyat manasında kullanılan bu kelime wêje kelimesi Hewramî lehçesinde “söz” demektir. Edebiyat demek değildir. Kim bu kelimeyi ilk defa bu manada kullandı bilmiyorum.
Fiil hâli “wûtin” ; “söylemek” demektir.
Kürtçe ve diğer Ari dillerden Arapçaya, Türkçeye ve diğer dillere o kadar kelime geçmişken birkaç kelime de biz ödünç almışsak ne zararı var?
“Edebîyat” demenin ne sakıncası var?

Konuların klasikliği: Herkese hitap etmek için konular çok sade bir biçimde ele alındı ancak ele alınan konuların izleyicilere çok fazla birşey kattığını düşünmüyorum.
Yani içeri giren bir insan çıktığında sadece “âdet yerini bulsun” diye gelmiş olmasın.
Ben buraya geldim ve şunu, şunu öğrendim diyebilsin.
Kimi etkinliklere katıldım ancak bu yüzden sıkıldım.
Şaredari: Ari kökenli “şehr”; şehir kelimesi günümüzde Farkçasa “şehr” Orta Kürtçede (Sorani) ise “şar” şeklinde kullanılıyor.
Her ne kadar “şareza” gibi kalıplar Kurmancî lehçesinde varsa bile Kurmancî konuşanlar tamamen “bajar” kelimesini kullanıyor.
Madem Arapça kökenli diye “beledîye” kelimesini kullanmak istemiyorsunuz o zaman bari halkın konuştuğu ve Kürtçe bir kelime olan “bajar” kelimesini kullanın.
Rahatlıkla “bajarvanî”, “dezgeha bajarvanîyê” diyebilirsiniz.
İlla ki halkın anlamadığı bir kelimeyi mi kullanmak lazım?

2. veya 2yemîn veya 2yem:
1) Günümüzdeki Latin kökenli alfabenin mucidi Celadet Bedirhan’ın standardında sayılardan sonra Türkçedeki gibi nokta gelmez. Bu tamamen Türkçe mantığıdır.
2) Kurmancî lehçesini konuşanlar sayıların sonuna Farsça kökenli “em” ve “emin” kelimelerini eklemezler.
Orta Kürtçe (Sorani) konuşanlar ise bunu Farsçadan almıştır.
Dara 1î, bajarê 2yê, cara 3yê... derler.

3) “2. rojên Wêjeya Kurdî”dekî “2.”in başa gelmesi tamamen Türkçe mantığıdır.
Doğrusu şu şekildedir:
Rojên Edebîyata Kurdî yên 2yê

4) Cümlenin Türkçe versiyonu da yanlış, sanki 1. Kürt, 2. Kürt gibi olmuş.
Zamanlama: Etkinliklerin zamanlaması mutlaka saat 17'den sonra olmalıdır ki insanlar rahatlıkla katılabilsin.
Pazar günü bile çalışan insanlar var.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RSS
© 2020 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=