Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER

HAYATIN İÇİNDEN BİR KESİT hayatinicindenbirkesit@gmail.com

3. KISA KISA

30 Kasım 2020, 14:11 Okuma: 179

Hızımızı alamadık ya, Kısa Kısa serilerine devam ediyoruz.
Kuleli şehirlere Batman'da eklensin. Turist gelsin:

Batman Valisi Gazeteciler için uygun bir yer bulunduğu takdirde tüm inşaat masraflarının karşılanaraktan güzel bir mekan yapmayı istediğini belirtmişti. Bizde bundan cesaretle bir başka teklifte bulunmak istiyoruz: Batman'a bir "Kule" yapılsın.
Mesela Fransa'da bir Eiffel (Eyfel) Kulesi var ve Paris'e muazzam bir gelir sağlıyor.
Mesela İstanbul İstiklal Caddesinde Galata Kulesi var, her daim önünde de kuyruk.
Batman'a bir büyük kule yapılamaz mı? Batman'ın modern ve dinamik yapısını gösterecek bir yer. Işıklarla süslü, kafeleriyle örnek bir yer
Eğer bu çok büyük bir masraf deniliyorsa o zaman buna nispeten daha az bir maliyetle bir Saat Kulesine de razıyız. Türkiye'nin bir çok yerinde saat kuleleri var. Bizde de Sanat Sokağında bir tane vardı ama pili bitmişti ve yerden yüksekliği de maalesef çok kısa. Benim söylediğim şehrin dört bir tarafından görülebilecek bir saat kulesi. Şehre bir duruş, bir kimlik verecek bir yapıdan söz ediyorum. Hayal gücünüzle sınırlı bir Kule.
Aşağıda Wikipedia sitesinden alınmış birçok yerdeki saat kulelerini görebilirsiniz: 
Bilecik Saat Kulesi, Bolu Saat Kulesi, Göynük Saat Kulesi, Kastamonu Saat Kulesi, Mudurnu Saat Kulesi, Sivrihisar Saat Kulesi, Bursa'daki Tophane Saat Kulesi ve İstanbul'daki Tophane Saat Kulesi,Yıldız Saat Kulesi, Şişli Etfal Hastanesi Saat Kulesi, Ali Çetinkaya Garı Saat Kulesi, Alsancak Garı Saat Kulesi, Ayvalık Saat Kulesi, Bergama Saat Kulesi, Gümüşhacıköy Saat Kulesi, Mersin Saat Kulesi, Merzifon Amerikan Koleji Saat Kulesi, Sivas Jandarma Kışlası Saat Kulesi, Şirinyer Amerikan Koleji Saat Kulesi, Diyarbakır Hamidiye Saatli Çeşmesi, Niğde Saat Kulesi, Sinop Saat Kulesi, Zile Saat Kulesi, Eski bir fabrika bacasına saat eklenmesiyle oluşan Hacı Paşa Saat Kulesi, Çiçek Pasajı Cephe Saati, Galatasaray Lisesi Çatı Saati, Haydarpaşa Garı Çatı Saati, Sainte-Pulchérie Fransız Lisesi Çatı Saati, Gerede Saat Kulesi Mudurnu Saat Kulesi, Dolmabahçe Saat Kulesi, İstanbul Üniversitesi Saat Kuleleri,  İzmir Saat Kulesi, Samsun Saat Kulesi gibi yangın ve gözetleme kulesi olarak kullanılan saat kuleleri olduğu gibi Dolmabahçe Saat Kulesi, Kayseri Saat Kulesi, Muğla Saat Kulesi, Tokat Saat Kulesi, Göynük Saat Kulesi, Manisa Saat Kulesi, Tepsi Minare (https://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye%27deki_saat_kuleleri_listesi#:~:text=Bilecik%20Saat%20Kulesi%2C%20Bolu%20Saat,ya%20da%20bir%20yamaca%20dikilmi%C5%9Flerdir.)
Bu saat kulelerine barometre ve termometre de eklenebilir.  Ne dersiniz, güzel olmaz mı?
BAY VE BAYAN MEMNUNİYETSİZ:
Hiç bir şeyden memnun olmayan memnuniyetsizler ev alır, demez Elhamdülillah. Araba alırsın, demez Maşallah. Öylesine mükemmeliyetçidirler ki sanırsın zat-ı alileri de öyledir. Yok baba, ne gezer. Hem tembeldirler, hem de hımbıl. Demokratlık şöyle dursun, son derece tutucudurlar da. Yeni fikirlere kapalı oldukları gibi insani tüm ilişkilerde de negatif yüklüdürler. Siz siz olun, böylesine negatif yüklü insanlardan uzak durun. Fazla kilolarınızdan kurtulmanız bedensel sağlığınız için ne kadar elzem ise böylesine tiplerden kurtulmanız da düşünsel sağlığınız için bir o kadar önemlidir.
HIRSIZ VE ARSIZLAR:
Eskiden köylerde tahta kapı güvenliği sağlamaya yetiyordu ama şimdilerde çelik kapı bile yetmiyor, dahası çelik kapıya destek olması için ikinci bir kapı taktırılıyor. Kapıyı destekliyorsun, pencereden giriyorlar. Verileri tam olarak bilmiyorum ama salgın zamanında sanki biraz azalmış gibi görünse de hırsızlar maalesef hırsızlık ve arsızlıklarından vazgeçmiyorlar. Kanunlarda bunlar için özel düzenlemelerin yapılması şart. Mevcut cezalar caydırıcı olmuyor ve hırsızlar da durdurulamıyor. Ağır cezalar verilmeli.
DİLENEN/SATIŞ YAPAN ÇOCUK:
Diyarbakır caddesi, Anadolu Lisesi civarındaki köprü altı, Cuma namazı çıkışı Cami avlusu...vs. her yerde dilenen veya bir şeyler satmaya çalışan çocuk görüntüleri karşınıza çıkar. Dilenen veya geç saatlere kadar çalışan, trafik ışıklarında                                                                                                                                                                                                              uyuklayan küçük çocuklar vicdanlarda derin yaralar açıyor. Bunlara yardım yaptığımızda da bunları dilendiren veya satışlarından rant elde eden kişilerin "değirmenine su taşımış" oluyoruz. Ama vermediğimizde de üzülüyor, kahroluyoruz. Birinin de ifade ettiği gibi Devlet Baba alsın bunları, özel yurtlara yerleştirsin, okutsun, adam etsin, gelecek nesiller kurtulsun. Çocuk kafalıysa Atom Profesörü olsun, olmadıysa bir meslek öğrensin ki adam olsun.

KİBİR ÇAĞININ ALTIN ÇOCUKLARI:
Bazı kendini bilmezler de bir afra-tafra, dersin b..unda boncuk bulmuş. Genelde hak etmediği, alın teri dökmediği, büyük meblağlara sahip olunduğunda bu tür semptomatik bulgular meydana gelebiliyor. Adam/kadın hazmedemiyor. Mesela Kerbela gibi kuru toprağına büyük bir ödeme yapılmıştır kamulaştırma gereği. Vay anam sen misin böyle bir paraya/güce sahip olan, evinde, arabanın da ve dahası her türlü eşyanın en pahallısını alabilen. Yahu al, al da bu kibir, bu afra-tafra neye? Ayrıca bir işe girip iyi bir gelir elde eden kişilerde de bir bakıyorsunuz aynı davranış biçimleri. Para ile birlikte duygu durumları bozulan bu kişiler sanırım çağımıza özgü bir hastalıktan muzdaripler. Kibirlilik. İnsani ilişkilerde kibir, sahip olunan eşya ile kibir...vs. Kibir çağının altın çocukları, unutmayın pamuk tıkayacaklar.

KENTSEL DÖNÜŞÜM GİBİ İNSANLARIDA DÖNÜŞTÜREBİLSEK:
Kentsel dönüşüm çerçevesinde bir çok yapı devlet destekli yıkılıp yerine yenileri yapılıyor ya, biri de diyor ki "keşke kentsel dönüşüm yerine insansal dönüşüm yapılsa. Mesela eski evler kontrol ediliyor, bakılıyor ki ev çürük, hemen yıkıp yerine yenisi yapılıyor. İnsanları da devlet kontrol edecek, bakacak adam/kadın çürük, bir çaresine bakacak". Sorduk, yahu nasıl çaresine bakacak? Cevaben, "ben nerden bileyim, evin çürük olduğunu nasıl biliyorsalar adamın/kadının da çürüğünü tespit etsinler. Çürük bina yıkıldığında nasıl çevreye zarar veriyor ise insanın çürüğü de çevresine aynı zararı veriyor". Tabii kendisine anlattık; bir kişi suç işlemediği sürece birinci sınıf vatandaştır, suç işlediyse de yeri hapishanedir. En azından şimdilik kimseye potansiyeli var diye suçlu gözüyle bakılmıyor. Gerçi Tom Cruise'un başrolünü paylaştığı Azınlık Raporu filminde kişi suç işlemeden potansiyeli var olduğu için tutuklanıyor yada öldürülüyorlardı. Ama tabii ki Bilim Kurgu filmi bu DA ileride ne olur, bilinmez. Keşke eski ve çürük binaları kentsel dönüşüm çerçevesinde yenileyebilip halkın istifadesine sunabildiğimiz gibi bazı topluma zararlı kişileri de İnsani Dönüşüm çerçevesinde topluma kazandırabilseydik. Olmadı mı? Ama çürük binayı yıktıkları gibi çürük insanı da mı .... Yok arttık, o kadar da değil (Lütfen yazıyı mizah çerçevesinde değerlendirin)

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RSS
© 2021 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=