Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

3 yıl sonra savaş ilanı

26 Temmuz 2015, 17:44 Okuma: 1263


Çatışmazlık ortamının başladığı ‘Çözüm Süreci’ ile birlikte yaklaşık 3 yıl aradan sonra yeniden savaş uçakları ortaya çıktı.
Süreç ile birlikte çatışmaların durması ve huzurun gemlisini herkes sevinçle karşıladı.
Hükümet ve İmralı arasında yapılan müzakerelerde Kürtlerin öne sürdüğü şartlar vardı.
Bunlardan bir tanesi bölgede yapımı devam eden Karakol, Baraj ve güvenlik yollarının durdurulmasıydı.
Bölgede yapılan ve yapımına başlanacak olan onlarca barajın aslında hiçbir ekonomik getirisi yok. Bu barajları gerektirecek ne bölgede o kadar fazla arazi var, nede o kadar elektrik ihtiyacı.
Bu barajların güvenlik amacıyla yapıldığını atık sağır sultan bile biliyor.
Şunu hep söylemişimdir; Arkadaş, çözüm süreci ile birlikte karşılıklı ateşkes uygulanıyorken ve bu süreç ile birlikte silahların tümden ortadan kaldırılması görüşülüyorken, bir yandan savaş hazırlıkları olan Kalekol, HES ve bu güvenlik amaçlı yollara ne ihtiyaç var.
Aslında hükümet en başından beri süreçte yeteri güveni veremedi. Kimseyi samimi olduğuna bir türlü inandıramadı.
Hepsi bir kenara; süreç başladıktan sonra bile yüzlerce operasyon yapıldı.
Bunlardan en önemlisi ve özellikle birçok askerin yaşamını yitirmesinin istendiği açık olan Ağrı-Tendürek olayı vardı.
Ateşkes ortamında silahlı güçlerin olduğu bir yeri askerleri götürmenin mantığı nedir?
Süreci zamana yayarak yerel seçimler, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 7 Haziran’da yapılan genel seçimlere malzeme yaparak siyasi rant amaçlayın Ak Parti hükümeti, bunu son seçimde kaybedince yeniden savaş konseptini devreye soktu.
Çözüm süreci dediğin aslında ‘Barış Süreci’dir. Peki, bu süreçte savaş uçaklarının sınır ötesi operasyon yapması ve dağları bombalaması ne anlama geliyor?
Operasyonlara tepkiler var.
Özellikle PKK kanadından bu operasyonlara ne tepki geleceği merak ediliyordu.
İlk tepki HDP’den geldi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), hem hava operasyonu, hem de gözaltı operasyonlarına yönelik açıklamada, şunları belirtti; “24 Temmuz itibarıyla Türkiye sonu belirsiz bir sürece itildi. AKP hükümeti, devlet kurumları ve ordu, çözüm ve barış sürecini, çatışmasızlık adı altındaki fiili ateşkesi ne yazık ki sona erdiren adımları attı.
Yavaş yavaş bütün illere yayılan, partimizi ve bileşenlerini kapsayan siyasal gözaltılar, Kürdistan Federal Bölgesi’ne yönelik ağır bombardıman, İstanbul’da Barış Bloku’nun düzenlediği 'Büyük Barış Mitingi'nin sudan gerekçelerle yasaklanması, çeşitli basın ve iletişim kuruluşlarına yönelik engellemeler, Eğitim Sen başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşlarına yapılan polis baskınları, önümüzdeki günlerin Türkiye toplumu açısından son derece sıkıntılı geçeceğinin ilk göstergeleridir.
24 Temmuz itibarıyla Cumhurbaşkanı ve AKP, bir erken seçime kadar ülke yönetimini güvenlik politikaları üzerinden, ordu ve Emniyet aracılığıyla yürütme anlayışını devreye koydular. Cumhurbaşkanı ve AKP, günlerdir yarattıkları psikolojik ve politik zeminle bu yeni dönemi hazırladılar. Kendi medyaları üzerinden başlattıkları psikolojik operasyonla toplumu çatışmalı ortama hazır hale getirdiler.
Erdoğan-Davutoğlu ikilisi tarafından ilan edilen yeni dönem politikalarının ve uygulamalarının ‘hayırlı’ bir sonuca varma ihtimali yoktur. Türkiye toplumunun geleceği, MİT’in koordinasyonunda, Emniyet’in içte, ordunun da dışta sürdüreceği operasyonlara teslim edilemez. Meclis’teki çoğunluğunu kaybeden ve ölünceye kadar Türkiye’yi ‘tek adam’ olarak yönetme hayali yıkılan Erdoğan’ın hazırladığı şiddet ortamının sınırları yoktur. Hedefi, ona eski gücünü geri verecek bir yeniden seçimin kurgusunu yapmaktır. Koalisyon kurulmasını imkansızlaştırarak, seçim yenileninceye kadar tek başına iktidarda kalma planı da ülkeyi felakete sürükleme planıdır. 'Terörle kapsamlı bir mücadele içerisine girdiği' izlenimi uyandırarak, milliyetçi ve militarist bir iklim yaratarak yeniden seçimle tek parti iktidarına geçişin sağlanması planı, iktidar için ülkeyi yakma planıdır. Erdoğan-AKP iktidarının, Kürt halkına yönelik mücadeleyi, IŞİD’le mücadelenin içine sokması asla kabul edilemez.”
Ancak en kaygı verici açıklama, HPG’den geldi.
PKK'nın askeri kanadı Halk Savunma Güçleri (HPG) tarafından yapılan açıklamada başta Behdinan bölgesi olmak üzere örgüt kamplarının yoğun bombardımana maruz kaldığı belirtildi.
Açıklamada, “Yapılan bu yoğun hava bombardımanlarıyla da ateşkesin bir anlamı kalmamıştır. Gerçekleşen yoğun bombardımanların sonuçları ve bu saldırının detayları en kısa zamanda halkımız ve kamuoyuna açıklanacaktır” denildi.
Şimdi bölge insanını yüzünde kaygı ve endişe ifadeleri var.
Herkes bundan sonra ne olacağını merak ediyor. Ancak herkesin beklentisi hükümetin bu saldırgan tavrından vazgeçmesi ve çözüm sürecinin kaldığı yerden devam etmesi.
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
73 gün önce
108 gün önce
129 gün önce
192 gün önce
374 gün önce
534 gün önce
563 gün önce
583 gün önce
618 gün önce
664 gün önce
716 gün önce
723 gün önce
733 gün önce
807 gün önce
835 gün önce
856 gün önce
877 gün önce
887 gün önce
898 gün önce
919 gün önce
933 gün önce
961 gün önce
973 gün önce
975 gün önce
988 gün önce
994 gün önce
1007 gün önce
1022 gün önce
1033 gün önce
1052 gün önce
1078 gün önce
1088 gün önce
1099 gün önce
1100 gün önce
1121 gün önce
1122 gün önce
1134 gün önce
1144 gün önce
1146 gün önce
1150 gün önce
1155 gün önce
1156 gün önce
1161 gün önce
1167 gün önce
1174 gün önce
1182 gün önce
1185 gün önce
1192 gün önce
1193 gün önce
1199 gün önce
1203 gün önce
1204 gün önce
1224 gün önce
1254 gün önce
1283 gün önce
1297 gün önce
1310 gün önce
1315 gün önce
1323 gün önce
1340 gün önce
1344 gün önce
1368 gün önce
1389 gün önce
1405 gün önce
1409 gün önce
1422 gün önce
1427 gün önce
1430 gün önce
1434 gün önce
1442 gün önce
1448 gün önce
1478 gün önce
1496 gün önce
RSS
© 2019 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=