Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Umutlara veda

30 Temmuz 2015, 18:36 Okuma: 1366


Bu ülkeyi yönetenler aklıselim davranabilse ve koltuk sevdasından vazgeçebilse, belkide bu yazının başlığı ‘Umutlara veda’ değil de, ‘Silahlara veda’ olabilirdi.
Ancak bugün gelinen noktada ne yazık ki savaş çığırtanlığı yapılıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerden önce sürecin biteceğinin sinyallerini vermişti aslında.
Dolmabahçe’de yapılan ortak açıklamayı tanımadığını belirtmiş ve ‘Kürt sorunu yoktur’ diyerek karşı olduğunu açıklamıştı.
Dolmabahçe mutabakatı, 28 Şubat 2015'te Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile HDP'nin İmralı heyeti arasında yapılan görüşme sonrasında açıklanan ortak metindi.
Silahların devreden çıkması için atılmış önemli adımlardan biriydi.
Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mutabakattan haberinin olmadığını ve böyle bir masayı tanımadığını belirtti.
Bir süre sonra Can Dündar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dolmabahçe’de olanlardan saniye saniye haberinin olduğunu belirtmiş ve görüşmenin öncesindeki tüm evreleriyle köşesine taşımıştı.
Ne Cumhurbaşkanlığından, ne de orada olanlardan böyle bir yalanlama gelmedi.
O gün hükümete yakın yandaş medya da sürece uygun başlıklar kullanmıştı.
‘Silahlara veda çağrısı, ‘Barış’a dev adım’, ‘Tarihi çağrı’, ‘Şimdi barış zamanı’, ‘Barış baharı’ gibi başlıklar kullanılmıştı.
Ancak ne yazık ki şu an gelinen noktada yandaş medya da ağız değiştirdi.
 O gün Barış’ı ağızlarından düşürmeyen yandaş medya, bugün savaş çığırtkanlığı yapıyor.
O gün ‘Barış’ kokan başlıkları atan bu medyanın bugün uygun gördüğü manşetler, ‘Çözüm süreci bunlarla olmaz’ diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini öne çıkardılar.
Peki, ne oldu, ne değişti? Diye soran olacaktır.
‘Ne olmadı?’demek daha doğru olur sanırım.
Mesela, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Başkan’ olma hayali gerçekleşmedi.
7 Haziran seçimlerinin ardından ‘başkanlık’ hayali bir başka bahara kalan Cumhurbaşkanı, süreci bitiren açıklamayı da yaptı.
Aslında bir nevi intikam alıyor.
Bunu da ‘Çözüm süreci’ni bitirerek yapıyor.
Havuz medyası da buna çanak tutuyor.
Zaten yandaş medya hükümetin veya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haberi olmadan spor haberine bile başlık atamazlar.
Her şey Cumhurbaşkanına endeksli gibi.
Ağzından çıkan her kelime bir gün sonra manşet oluyor.
Söz konusu gazete ve televizyonların düştüğü bu vahim durumu, 28 Şubat'ta kamuoyuna açıklanan Dolmabahçe mutabakatı konusundaki yayınlarıyla bugünkü yayınlarını karşılaştırarak görmek mümkün.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, çözüm sürecini bitiren açıklamalarının ardından hükümet çevreleri de papağan gibi aynı şeyleri tekrarlamaya başladı. O konuşmadan kimse fikir beyan edemiyor anlaşılan.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Böyle bir mutabakat yok’ dedi. Ardından, o mutabakat okunurken hükümet adına masada yer alan ve bu güne kadar bu mutabakat ile ilgili tek bir söz etmeyen Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan da Cumhurbaşkanıyla aynı dili kullanmaya başladı.
Akdoğan, sürecin Tayyip Erdoğan'ın başkanlığına feda edildiğini resmen itiraf etti. Gerilimin arkasında, HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, “Seni başkan yaptırtmayacağız” çıkışının olduğunu belirten Akdoğan, “Erdoğan'ı başkan seçtirmeyeceğiz aslında bir tahrikti. Asıl gerilimi başlatan hamle buydu. Peki, süreç ne olacak, bunu düşünmediler. Bile bile süreci kurban ederek girdiler” dedi.
Seçimden önceki, “AK Parti varsa çözüm süreci var” sözünü hatırlatan Akdoğan, şöyle devam etti; “Ama sen AK Parti'yi devirme projesinde kendini kullandıracaksın, sonra kim yapacak, gel yap. AK Parti'yi de devireceksin, sonra diyeceksin ki AK Parti gel yap. Böyle bir kandırmaca olabilir mi? HDP tabanı, Kürtler, bunlara sebep olan yöneticiler hakkında çok ciddi hesap sormaları lazım. ‘Siz nasıl bir oyuna alet oldunuz, bütün bu yaşadığımız sıkıntılar yaşanıyor, orada örgüt her şeyi kaybetme noktasına geldi, bu noktaya nasıl gelindi' diye bu kişilerden hesap sorulması lazım.”
Bu sözlerden, ‘Çözüm süreci’nin ‘Başkanlık’ sistemine feda edildiği çıkıyor ortaya.
Yalçın Akdoğan'a, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Dolmabahçe görüşmesinin her ayrıntısından haberdar olduğu iddiası da soruldu. Ancak bu iddiaya tek bir cümlelik yanıt vermeden, “Dolmabahçe'de okunan ortak metin falan değildi. Onlar Öcalan'ın çağrısını okudular, ben de hükümetin duruşunu ifade ettim. Buna bir mutabakat değil, süreçte bir irade beyanı veya yol yürüme iradesi denebilir. Ortada muhtevası kabul edilmiş maddeler yoktu” diye konuştu.
Bugüne kadar susanlar, Cumhurbaşkanı konuşunca aynı şeyleri tekrar etmeye başladı. 
Süreç başkanlık sistemine endeksliydi demek ki.
Başkanlık gelmeyince süreç bitti.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
106 gün önce
176 gün önce
246 gün önce
281 gün önce
302 gün önce
365 gün önce
547 gün önce
707 gün önce
736 gün önce
756 gün önce
791 gün önce
837 gün önce
889 gün önce
896 gün önce
906 gün önce
980 gün önce
1008 gün önce
1028 gün önce
1049 gün önce
1059 gün önce
1071 gün önce
1092 gün önce
1106 gün önce
1126 gün önce
1134 gün önce
1146 gün önce
1148 gün önce
1150 gün önce
1161 gün önce
1167 gün önce
1180 gün önce
1195 gün önce
1206 gün önce
1225 gün önce
1250 gün önce
1261 gün önce
1272 gün önce
1272 gün önce
1294 gün önce
1295 gün önce
1307 gün önce
1316 gün önce
1319 gün önce
1322 gün önce
1328 gün önce
1328 gün önce
1334 gün önce
1339 gün önce
1347 gün önce
1355 gün önce
1358 gün önce
1364 gün önce
1366 gün önce
1372 gün önce
1375 gün önce
1377 gün önce
1396 gün önce
1427 gün önce
1456 gün önce
1470 gün önce
1482 gün önce
1488 gün önce
1496 gün önce
1512 gün önce
1517 gün önce
1540 gün önce
1561 gün önce
1577 gün önce
1582 gün önce
1594 gün önce
1603 gün önce
1607 gün önce
1615 gün önce
1620 gün önce
1650 gün önce
1668 gün önce
RSS
© 2019 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=