Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Göstermelik IŞİD mücadelesi

19 Ağustos 2015, 09:17 Okuma: 1263

Türkiye, Suriye topraklarında Kürt bölgesi oluşturma yolunda önemli adımlar atan PYD’ye karşı olan tüm oluşumlara desteğini hiçbir zaman esirgemedi.
Bugün hükümetin karşılaştığı önemli suçlamaların başında ise DAİŞ’e verdiği destek geliyor.
Hem Türkiye, hem de tüm dünyada kabul gören görüş bu.
Türkiye ise her fırsatta bu örgüte destek vermediğini tekrarlasa da kimseyi inandıramıyor.
Suruç’ta 33 vatandaşın canına mal olan katliamın altından DAİŞ’in çıkması ise hükümeti zor durumda bıraktı.
Hem ülke basını hem de dünya basını, Türkiye’nin beslediği vahşet örgütü DAİŞ’in katliam gerçekleştirdiğini yazdılar.
Suruç olayının ardından havalanan uçaklar ve çevrilen namlular DAİŞ mevzilerini dövdü.
Ancak ne hikmetse göstermelik bir iki saldırının ardından bu kez PKK kampları ve hedeflerine yönelik yoğun hava saldırıları yapıldı.
Bir anda bu kadar büyük bir saldırının yapılmasının ardında, önceden hazırlıkların yapıldığı ve bir bahane arandığı şüphesi oluştu.
Yani anlayacağınız hükümetin asıl hedefi DAİŞ değil PKK idi ve bunu şu ana kadar da yapıyor.
DAİŞ’e yönelik yapıldığı iddia edilen operasyonda YPG’ye ait mevzilerin de hedef alındığı ortaya çıkmıştı. Yani ‘DAİŞ’i vuruyorum’ görüntüsü altında aslında DAİŞ’e destek vermiş ve YPG hedefleri bombalanmıştı.
Bazı haber sitelerinde, 25 Haziran’da Kobane’ye yönelik bombalı saldırıda sağ olarak yakalanan DAİŞ emir yardımcısı Yasin Ebdileziz Egumu ile yapılan bir röportaj dikkatimi çekti.
Bu kişi Türkiye ile ilgili ciddi iddialarda bulunuyor.
Söyledikleri doğruysa DAİŞ çetelerinin neredeyse tüm yaşamsal desteği Türkiye’den gidiyor demektir.
Kobanê cephesi emiri Ebu Bettar El Mısri’nin yardımcısı, verdiği röportajda Kobane saldırısının nasıl planlandığını ve kimlerden destek aldıklarını anlattı;
“Toplam altı grup oluşturduk, her grupta 12 kişi olmak üzere 82 kişiydik. Saldırı grupları içerisinde Ebu Bettar El Mısri de yer alıyordu. Planlamada belirtildiği gibi; ilk grup Kobanê kentinin güney girişinde bulunan arama noktasını tuttu. El Mısri’nin içerisinde yer aldığı ikinci grup, bomba yüklü araç eşliğinde Mürşitpınar Sınır Kapısı'na saldırdı. Burada bombalı araç patlatıldıktan sonra grup kapıya yerleşecekti. Üçüncü grup Tel Ebyad’dan gelen doğu tarafındaki yolu tuttu. Dördüncü grup Miştenur Tepesi'ne saldırdı, amaç tepeyi tutmaktı. Beşinci ve altıncı gruplar da kentin içerisine girdi. Şehirde dağılarak bazı noktalara girdik. Bu planlama hayata geçirildikten sonra Sirîn ve Cerablus’tan birer grup gelerek bize destek verdi. Daha küçük bir grup da Türkiye’den, kentin doğusunda bulunan Kaniya Kurda Tepe'sinin bulunduğu sınır noktasından cephane ile gelerek Kaniya Kurda tarafını tuttu.
Amacımız bu planlama ile kenti ele geçirmek, geçiş yollarını kapatmak ve sivillerin kentten çıkmamasını sağlamaktı. Sivillerin kentten çıkmaması, uçakların müdahalesini engelleyecekti. Ancak planlama istediğimiz gibi olmadı. Müdahale gerçekleşti. Biz de bu noktadan sonra kent sokaklarına dağılarak gördüğümüz herkesi sivil-asker ayrımı yapmadan öldürdük.
Bize eğitimlerde verilen ayetlerde “Kafir görürseniz kafasını kesin” deniyordu. YPG’ye destek veren siviller de bizim için kafirdir ve katli helaldir. Bu yüzden Kobanê’de kâfirlerle işbirliği yapan sivillerden intikam almak için onları da hedef aldık.”
Bu saldırıda 146 kişi yaşamını yitirmiş, 200’den fazla kişi ise yaralanmıştı.
Emir yardımcısının bu büyük katliamla ilgili anlattıkları sadece bunlarla sınırlı değil.
Hangi ülkelerden destek aldıklarını, ele geçirdikleri bölgelerdeki petrolü kimlere sattıklarını tek tek anlattı.
İşte konuşmasının devamı; “Genelde Suudi Arabistan ve Türkiye’den geliyordu yardımlar. Kıyafet ve battaniye gibi malzemeler Suudi Arabistan’dan geliyordu. Bunun dışında tüm gıda ve yaşamsal ihtiyaçlarımız Türkiye’den karşılanıyordu.
Petrolü Türkiye’ye satıyorduk. Bunu biliyorum, ancak petrolün hangi yollardan satıldığını, nasıl ulaştırıldığını ben de bilmiyorum. Petrol karşılığında Türkiye’den lojistik destek sağlandığını, lojistik geldiğini de biliyorum.
Ağır yaralı olanlar Türkiye’ye gönderiliyor. Bildiğim arkadaşlarım var, İstanbul’da tedavi edildiler. Ağır yaralılar Türkiye’ye gönderilirken, hafif olanları da Musul’a gönderiyorduk. Yaralılarımız orada tedavi ediliyordu.”
Bu kişi DAİŞ çetesi içinde yetkili bir isim ve anlattıkları gayet açık ve net.

 

 

 

 

Spot: DAİŞ’e yönelik yapıldığı iddia edilen operasyonda YPG’ye ait mevzilerin de hedef alındığı ortaya çıkmıştı. Yani ‘DAİŞ’i vuruyorum’ görüntüsü altında aslında DAİŞ’e destek vermiş ve YPG hedefleri bombalanmıştı.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
71 gün önce
106 gün önce
127 gün önce
191 gün önce
372 gün önce
532 gün önce
561 gün önce
581 gün önce
616 gün önce
662 gün önce
714 gün önce
721 gün önce
731 gün önce
805 gün önce
833 gün önce
854 gün önce
875 gün önce
885 gün önce
896 gün önce
918 gün önce
932 gün önce
960 gün önce
972 gün önce
974 gün önce
987 gün önce
993 gün önce
1006 gün önce
1020 gün önce
1031 gün önce
1050 gün önce
1076 gün önce
1086 gün önce
1097 gün önce
1098 gün önce
1119 gün önce
1120 gün önce
1133 gün önce
1142 gün önce
1144 gün önce
1148 gün önce
1153 gün önce
1154 gün önce
1159 gün önce
1165 gün önce
1172 gün önce
1180 gün önce
1184 gün önce
1190 gün önce
1191 gün önce
1197 gün önce
1201 gün önce
1202 gün önce
1222 gün önce
1252 gün önce
1281 gün önce
1296 gün önce
1308 gün önce
1313 gün önce
1321 gün önce
1338 gün önce
1342 gün önce
1366 gün önce
1387 gün önce
1403 gün önce
1407 gün önce
1420 gün önce
1425 gün önce
1428 gün önce
1432 gün önce
1440 gün önce
1446 gün önce
1476 gün önce
1494 gün önce
RSS
© 2019 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=