Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Göstermelik IŞİD mücadelesi

19 Ağustos 2015, 09:17 Okuma: 879

Türkiye, Suriye topraklarında Kürt bölgesi oluşturma yolunda önemli adımlar atan PYD’ye karşı olan tüm oluşumlara desteğini hiçbir zaman esirgemedi.
Bugün hükümetin karşılaştığı önemli suçlamaların başında ise DAİŞ’e verdiği destek geliyor.
Hem Türkiye, hem de tüm dünyada kabul gören görüş bu.
Türkiye ise her fırsatta bu örgüte destek vermediğini tekrarlasa da kimseyi inandıramıyor.
Suruç’ta 33 vatandaşın canına mal olan katliamın altından DAİŞ’in çıkması ise hükümeti zor durumda bıraktı.
Hem ülke basını hem de dünya basını, Türkiye’nin beslediği vahşet örgütü DAİŞ’in katliam gerçekleştirdiğini yazdılar.
Suruç olayının ardından havalanan uçaklar ve çevrilen namlular DAİŞ mevzilerini dövdü.
Ancak ne hikmetse göstermelik bir iki saldırının ardından bu kez PKK kampları ve hedeflerine yönelik yoğun hava saldırıları yapıldı.
Bir anda bu kadar büyük bir saldırının yapılmasının ardında, önceden hazırlıkların yapıldığı ve bir bahane arandığı şüphesi oluştu.
Yani anlayacağınız hükümetin asıl hedefi DAİŞ değil PKK idi ve bunu şu ana kadar da yapıyor.
DAİŞ’e yönelik yapıldığı iddia edilen operasyonda YPG’ye ait mevzilerin de hedef alındığı ortaya çıkmıştı. Yani ‘DAİŞ’i vuruyorum’ görüntüsü altında aslında DAİŞ’e destek vermiş ve YPG hedefleri bombalanmıştı.
Bazı haber sitelerinde, 25 Haziran’da Kobane’ye yönelik bombalı saldırıda sağ olarak yakalanan DAİŞ emir yardımcısı Yasin Ebdileziz Egumu ile yapılan bir röportaj dikkatimi çekti.
Bu kişi Türkiye ile ilgili ciddi iddialarda bulunuyor.
Söyledikleri doğruysa DAİŞ çetelerinin neredeyse tüm yaşamsal desteği Türkiye’den gidiyor demektir.
Kobanê cephesi emiri Ebu Bettar El Mısri’nin yardımcısı, verdiği röportajda Kobane saldırısının nasıl planlandığını ve kimlerden destek aldıklarını anlattı;
“Toplam altı grup oluşturduk, her grupta 12 kişi olmak üzere 82 kişiydik. Saldırı grupları içerisinde Ebu Bettar El Mısri de yer alıyordu. Planlamada belirtildiği gibi; ilk grup Kobanê kentinin güney girişinde bulunan arama noktasını tuttu. El Mısri’nin içerisinde yer aldığı ikinci grup, bomba yüklü araç eşliğinde Mürşitpınar Sınır Kapısı'na saldırdı. Burada bombalı araç patlatıldıktan sonra grup kapıya yerleşecekti. Üçüncü grup Tel Ebyad’dan gelen doğu tarafındaki yolu tuttu. Dördüncü grup Miştenur Tepesi'ne saldırdı, amaç tepeyi tutmaktı. Beşinci ve altıncı gruplar da kentin içerisine girdi. Şehirde dağılarak bazı noktalara girdik. Bu planlama hayata geçirildikten sonra Sirîn ve Cerablus’tan birer grup gelerek bize destek verdi. Daha küçük bir grup da Türkiye’den, kentin doğusunda bulunan Kaniya Kurda Tepe'sinin bulunduğu sınır noktasından cephane ile gelerek Kaniya Kurda tarafını tuttu.
Amacımız bu planlama ile kenti ele geçirmek, geçiş yollarını kapatmak ve sivillerin kentten çıkmamasını sağlamaktı. Sivillerin kentten çıkmaması, uçakların müdahalesini engelleyecekti. Ancak planlama istediğimiz gibi olmadı. Müdahale gerçekleşti. Biz de bu noktadan sonra kent sokaklarına dağılarak gördüğümüz herkesi sivil-asker ayrımı yapmadan öldürdük.
Bize eğitimlerde verilen ayetlerde “Kafir görürseniz kafasını kesin” deniyordu. YPG’ye destek veren siviller de bizim için kafirdir ve katli helaldir. Bu yüzden Kobanê’de kâfirlerle işbirliği yapan sivillerden intikam almak için onları da hedef aldık.”
Bu saldırıda 146 kişi yaşamını yitirmiş, 200’den fazla kişi ise yaralanmıştı.
Emir yardımcısının bu büyük katliamla ilgili anlattıkları sadece bunlarla sınırlı değil.
Hangi ülkelerden destek aldıklarını, ele geçirdikleri bölgelerdeki petrolü kimlere sattıklarını tek tek anlattı.
İşte konuşmasının devamı; “Genelde Suudi Arabistan ve Türkiye’den geliyordu yardımlar. Kıyafet ve battaniye gibi malzemeler Suudi Arabistan’dan geliyordu. Bunun dışında tüm gıda ve yaşamsal ihtiyaçlarımız Türkiye’den karşılanıyordu.
Petrolü Türkiye’ye satıyorduk. Bunu biliyorum, ancak petrolün hangi yollardan satıldığını, nasıl ulaştırıldığını ben de bilmiyorum. Petrol karşılığında Türkiye’den lojistik destek sağlandığını, lojistik geldiğini de biliyorum.
Ağır yaralı olanlar Türkiye’ye gönderiliyor. Bildiğim arkadaşlarım var, İstanbul’da tedavi edildiler. Ağır yaralılar Türkiye’ye gönderilirken, hafif olanları da Musul’a gönderiyorduk. Yaralılarımız orada tedavi ediliyordu.”
Bu kişi DAİŞ çetesi içinde yetkili bir isim ve anlattıkları gayet açık ve net.

 

 

 

 

Spot: DAİŞ’e yönelik yapıldığı iddia edilen operasyonda YPG’ye ait mevzilerin de hedef alındığı ortaya çıkmıştı. Yani ‘DAİŞ’i vuruyorum’ görüntüsü altında aslında DAİŞ’e destek vermiş ve YPG hedefleri bombalanmıştı.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
102 gün önce
131 gün önce
151 gün önce
186 gün önce
232 gün önce
284 gün önce
291 gün önce
301 gün önce
375 gün önce
403 gün önce
424 gün önce
445 gün önce
455 gün önce
466 gün önce
487 gün önce
501 gün önce
529 gün önce
542 gün önce
544 gün önce
557 gün önce
563 gün önce
575 gün önce
590 gün önce
601 gün önce
620 gün önce
646 gün önce
656 gün önce
667 gün önce
668 gün önce
689 gün önce
690 gün önce
712 gün önce
718 gün önce
723 gün önce
724 gün önce
729 gün önce
735 gün önce
742 gün önce
750 gün önce
753 gün önce
760 gün önce
761 gün önce
767 gün önce
771 gün önce
772 gün önce
822 gün önce
851 gün önce
865 gün önce
878 gün önce
883 gün önce
891 gün önce
908 gün önce
912 gün önce
957 gün önce
973 gün önce
990 gün önce
995 gün önce
998 gün önce
1002 gün önce
1010 gün önce
1016 gün önce
1046 gün önce
1064 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=