Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Göstermelik IŞİD mücadelesi

19 Ağustos 2015, 09:17 Okuma: 796

Türkiye, Suriye topraklarında Kürt bölgesi oluşturma yolunda önemli adımlar atan PYD’ye karşı olan tüm oluşumlara desteğini hiçbir zaman esirgemedi.
Bugün hükümetin karşılaştığı önemli suçlamaların başında ise DAİŞ’e verdiği destek geliyor.
Hem Türkiye, hem de tüm dünyada kabul gören görüş bu.
Türkiye ise her fırsatta bu örgüte destek vermediğini tekrarlasa da kimseyi inandıramıyor.
Suruç’ta 33 vatandaşın canına mal olan katliamın altından DAİŞ’in çıkması ise hükümeti zor durumda bıraktı.
Hem ülke basını hem de dünya basını, Türkiye’nin beslediği vahşet örgütü DAİŞ’in katliam gerçekleştirdiğini yazdılar.
Suruç olayının ardından havalanan uçaklar ve çevrilen namlular DAİŞ mevzilerini dövdü.
Ancak ne hikmetse göstermelik bir iki saldırının ardından bu kez PKK kampları ve hedeflerine yönelik yoğun hava saldırıları yapıldı.
Bir anda bu kadar büyük bir saldırının yapılmasının ardında, önceden hazırlıkların yapıldığı ve bir bahane arandığı şüphesi oluştu.
Yani anlayacağınız hükümetin asıl hedefi DAİŞ değil PKK idi ve bunu şu ana kadar da yapıyor.
DAİŞ’e yönelik yapıldığı iddia edilen operasyonda YPG’ye ait mevzilerin de hedef alındığı ortaya çıkmıştı. Yani ‘DAİŞ’i vuruyorum’ görüntüsü altında aslında DAİŞ’e destek vermiş ve YPG hedefleri bombalanmıştı.
Bazı haber sitelerinde, 25 Haziran’da Kobane’ye yönelik bombalı saldırıda sağ olarak yakalanan DAİŞ emir yardımcısı Yasin Ebdileziz Egumu ile yapılan bir röportaj dikkatimi çekti.
Bu kişi Türkiye ile ilgili ciddi iddialarda bulunuyor.
Söyledikleri doğruysa DAİŞ çetelerinin neredeyse tüm yaşamsal desteği Türkiye’den gidiyor demektir.
Kobanê cephesi emiri Ebu Bettar El Mısri’nin yardımcısı, verdiği röportajda Kobane saldırısının nasıl planlandığını ve kimlerden destek aldıklarını anlattı;
“Toplam altı grup oluşturduk, her grupta 12 kişi olmak üzere 82 kişiydik. Saldırı grupları içerisinde Ebu Bettar El Mısri de yer alıyordu. Planlamada belirtildiği gibi; ilk grup Kobanê kentinin güney girişinde bulunan arama noktasını tuttu. El Mısri’nin içerisinde yer aldığı ikinci grup, bomba yüklü araç eşliğinde Mürşitpınar Sınır Kapısı'na saldırdı. Burada bombalı araç patlatıldıktan sonra grup kapıya yerleşecekti. Üçüncü grup Tel Ebyad’dan gelen doğu tarafındaki yolu tuttu. Dördüncü grup Miştenur Tepesi'ne saldırdı, amaç tepeyi tutmaktı. Beşinci ve altıncı gruplar da kentin içerisine girdi. Şehirde dağılarak bazı noktalara girdik. Bu planlama hayata geçirildikten sonra Sirîn ve Cerablus’tan birer grup gelerek bize destek verdi. Daha küçük bir grup da Türkiye’den, kentin doğusunda bulunan Kaniya Kurda Tepe'sinin bulunduğu sınır noktasından cephane ile gelerek Kaniya Kurda tarafını tuttu.
Amacımız bu planlama ile kenti ele geçirmek, geçiş yollarını kapatmak ve sivillerin kentten çıkmamasını sağlamaktı. Sivillerin kentten çıkmaması, uçakların müdahalesini engelleyecekti. Ancak planlama istediğimiz gibi olmadı. Müdahale gerçekleşti. Biz de bu noktadan sonra kent sokaklarına dağılarak gördüğümüz herkesi sivil-asker ayrımı yapmadan öldürdük.
Bize eğitimlerde verilen ayetlerde “Kafir görürseniz kafasını kesin” deniyordu. YPG’ye destek veren siviller de bizim için kafirdir ve katli helaldir. Bu yüzden Kobanê’de kâfirlerle işbirliği yapan sivillerden intikam almak için onları da hedef aldık.”
Bu saldırıda 146 kişi yaşamını yitirmiş, 200’den fazla kişi ise yaralanmıştı.
Emir yardımcısının bu büyük katliamla ilgili anlattıkları sadece bunlarla sınırlı değil.
Hangi ülkelerden destek aldıklarını, ele geçirdikleri bölgelerdeki petrolü kimlere sattıklarını tek tek anlattı.
İşte konuşmasının devamı; “Genelde Suudi Arabistan ve Türkiye’den geliyordu yardımlar. Kıyafet ve battaniye gibi malzemeler Suudi Arabistan’dan geliyordu. Bunun dışında tüm gıda ve yaşamsal ihtiyaçlarımız Türkiye’den karşılanıyordu.
Petrolü Türkiye’ye satıyorduk. Bunu biliyorum, ancak petrolün hangi yollardan satıldığını, nasıl ulaştırıldığını ben de bilmiyorum. Petrol karşılığında Türkiye’den lojistik destek sağlandığını, lojistik geldiğini de biliyorum.
Ağır yaralı olanlar Türkiye’ye gönderiliyor. Bildiğim arkadaşlarım var, İstanbul’da tedavi edildiler. Ağır yaralılar Türkiye’ye gönderilirken, hafif olanları da Musul’a gönderiyorduk. Yaralılarımız orada tedavi ediliyordu.”
Bu kişi DAİŞ çetesi içinde yetkili bir isim ve anlattıkları gayet açık ve net.

 

 

 

 

Spot: DAİŞ’e yönelik yapıldığı iddia edilen operasyonda YPG’ye ait mevzilerin de hedef alındığı ortaya çıkmıştı. Yani ‘DAİŞ’i vuruyorum’ görüntüsü altında aslında DAİŞ’e destek vermiş ve YPG hedefleri bombalanmıştı.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
43 gün önce
63 gün önce
98 gün önce
144 gün önce
196 gün önce
203 gün önce
213 gün önce
287 gün önce
315 gün önce
336 gün önce
357 gün önce
367 gün önce
378 gün önce
399 gün önce
413 gün önce
441 gün önce
453 gün önce
455 gün önce
468 gün önce
474 gün önce
487 gün önce
502 gün önce
513 gün önce
532 gün önce
557 gün önce
568 gün önce
579 gün önce
580 gün önce
601 gün önce
602 gün önce
624 gün önce
629 gün önce
635 gün önce
636 gün önce
641 gün önce
646 gün önce
654 gün önce
662 gün önce
665 gün önce
671 gün önce
673 gün önce
679 gün önce
682 gün önce
684 gün önce
734 gün önce
763 gün önce
777 gün önce
789 gün önce
795 gün önce
803 gün önce
820 gün önce
824 gün önce
868 gün önce
884 gün önce
901 gün önce
907 gün önce
910 gün önce
914 gün önce
922 gün önce
927 gün önce
957 gün önce
975 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=