Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Göstermelik IŞİD mücadelesi

19 Ağustos 2015, 09:17 Okuma: 1175

Türkiye, Suriye topraklarında Kürt bölgesi oluşturma yolunda önemli adımlar atan PYD’ye karşı olan tüm oluşumlara desteğini hiçbir zaman esirgemedi.
Bugün hükümetin karşılaştığı önemli suçlamaların başında ise DAİŞ’e verdiği destek geliyor.
Hem Türkiye, hem de tüm dünyada kabul gören görüş bu.
Türkiye ise her fırsatta bu örgüte destek vermediğini tekrarlasa da kimseyi inandıramıyor.
Suruç’ta 33 vatandaşın canına mal olan katliamın altından DAİŞ’in çıkması ise hükümeti zor durumda bıraktı.
Hem ülke basını hem de dünya basını, Türkiye’nin beslediği vahşet örgütü DAİŞ’in katliam gerçekleştirdiğini yazdılar.
Suruç olayının ardından havalanan uçaklar ve çevrilen namlular DAİŞ mevzilerini dövdü.
Ancak ne hikmetse göstermelik bir iki saldırının ardından bu kez PKK kampları ve hedeflerine yönelik yoğun hava saldırıları yapıldı.
Bir anda bu kadar büyük bir saldırının yapılmasının ardında, önceden hazırlıkların yapıldığı ve bir bahane arandığı şüphesi oluştu.
Yani anlayacağınız hükümetin asıl hedefi DAİŞ değil PKK idi ve bunu şu ana kadar da yapıyor.
DAİŞ’e yönelik yapıldığı iddia edilen operasyonda YPG’ye ait mevzilerin de hedef alındığı ortaya çıkmıştı. Yani ‘DAİŞ’i vuruyorum’ görüntüsü altında aslında DAİŞ’e destek vermiş ve YPG hedefleri bombalanmıştı.
Bazı haber sitelerinde, 25 Haziran’da Kobane’ye yönelik bombalı saldırıda sağ olarak yakalanan DAİŞ emir yardımcısı Yasin Ebdileziz Egumu ile yapılan bir röportaj dikkatimi çekti.
Bu kişi Türkiye ile ilgili ciddi iddialarda bulunuyor.
Söyledikleri doğruysa DAİŞ çetelerinin neredeyse tüm yaşamsal desteği Türkiye’den gidiyor demektir.
Kobanê cephesi emiri Ebu Bettar El Mısri’nin yardımcısı, verdiği röportajda Kobane saldırısının nasıl planlandığını ve kimlerden destek aldıklarını anlattı;
“Toplam altı grup oluşturduk, her grupta 12 kişi olmak üzere 82 kişiydik. Saldırı grupları içerisinde Ebu Bettar El Mısri de yer alıyordu. Planlamada belirtildiği gibi; ilk grup Kobanê kentinin güney girişinde bulunan arama noktasını tuttu. El Mısri’nin içerisinde yer aldığı ikinci grup, bomba yüklü araç eşliğinde Mürşitpınar Sınır Kapısı'na saldırdı. Burada bombalı araç patlatıldıktan sonra grup kapıya yerleşecekti. Üçüncü grup Tel Ebyad’dan gelen doğu tarafındaki yolu tuttu. Dördüncü grup Miştenur Tepesi'ne saldırdı, amaç tepeyi tutmaktı. Beşinci ve altıncı gruplar da kentin içerisine girdi. Şehirde dağılarak bazı noktalara girdik. Bu planlama hayata geçirildikten sonra Sirîn ve Cerablus’tan birer grup gelerek bize destek verdi. Daha küçük bir grup da Türkiye’den, kentin doğusunda bulunan Kaniya Kurda Tepe'sinin bulunduğu sınır noktasından cephane ile gelerek Kaniya Kurda tarafını tuttu.
Amacımız bu planlama ile kenti ele geçirmek, geçiş yollarını kapatmak ve sivillerin kentten çıkmamasını sağlamaktı. Sivillerin kentten çıkmaması, uçakların müdahalesini engelleyecekti. Ancak planlama istediğimiz gibi olmadı. Müdahale gerçekleşti. Biz de bu noktadan sonra kent sokaklarına dağılarak gördüğümüz herkesi sivil-asker ayrımı yapmadan öldürdük.
Bize eğitimlerde verilen ayetlerde “Kafir görürseniz kafasını kesin” deniyordu. YPG’ye destek veren siviller de bizim için kafirdir ve katli helaldir. Bu yüzden Kobanê’de kâfirlerle işbirliği yapan sivillerden intikam almak için onları da hedef aldık.”
Bu saldırıda 146 kişi yaşamını yitirmiş, 200’den fazla kişi ise yaralanmıştı.
Emir yardımcısının bu büyük katliamla ilgili anlattıkları sadece bunlarla sınırlı değil.
Hangi ülkelerden destek aldıklarını, ele geçirdikleri bölgelerdeki petrolü kimlere sattıklarını tek tek anlattı.
İşte konuşmasının devamı; “Genelde Suudi Arabistan ve Türkiye’den geliyordu yardımlar. Kıyafet ve battaniye gibi malzemeler Suudi Arabistan’dan geliyordu. Bunun dışında tüm gıda ve yaşamsal ihtiyaçlarımız Türkiye’den karşılanıyordu.
Petrolü Türkiye’ye satıyorduk. Bunu biliyorum, ancak petrolün hangi yollardan satıldığını, nasıl ulaştırıldığını ben de bilmiyorum. Petrol karşılığında Türkiye’den lojistik destek sağlandığını, lojistik geldiğini de biliyorum.
Ağır yaralı olanlar Türkiye’ye gönderiliyor. Bildiğim arkadaşlarım var, İstanbul’da tedavi edildiler. Ağır yaralılar Türkiye’ye gönderilirken, hafif olanları da Musul’a gönderiyorduk. Yaralılarımız orada tedavi ediliyordu.”
Bu kişi DAİŞ çetesi içinde yetkili bir isim ve anlattıkları gayet açık ve net.

 

 

 

 

Spot: DAİŞ’e yönelik yapıldığı iddia edilen operasyonda YPG’ye ait mevzilerin de hedef alındığı ortaya çıkmıştı. Yani ‘DAİŞ’i vuruyorum’ görüntüsü altında aslında DAİŞ’e destek vermiş ve YPG hedefleri bombalanmıştı.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
3 gün önce
66 gün önce
248 gün önce
408 gün önce
437 gün önce
457 gün önce
492 gün önce
538 gün önce
590 gün önce
597 gün önce
607 gün önce
681 gün önce
709 gün önce
729 gün önce
750 gün önce
760 gün önce
771 gün önce
793 gün önce
807 gün önce
835 gün önce
847 gün önce
849 gün önce
862 gün önce
868 gün önce
881 gün önce
896 gün önce
907 gün önce
926 gün önce
951 gün önce
962 gün önce
973 gün önce
973 gün önce
995 gün önce
996 gün önce
1008 gün önce
1017 gün önce
1020 gün önce
1023 gün önce
1029 gün önce
1029 gün önce
1035 gün önce
1040 gün önce
1048 gün önce
1056 gün önce
1059 gün önce
1065 gün önce
1067 gün önce
1073 gün önce
1076 gün önce
1078 gün önce
1097 gün önce
1128 gün önce
1157 gün önce
1171 gün önce
1183 gün önce
1189 gün önce
1197 gün önce
1213 gün önce
1218 gün önce
1241 gün önce
1262 gün önce
1278 gün önce
1283 gün önce
1295 gün önce
1301 gün önce
1304 gün önce
1307 gün önce
1316 gün önce
1321 gün önce
1351 gün önce
1369 gün önce
RSS
© 2019 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=