Fikirlere pranga vurulamaz - Mustafa SEVEN - Batman Medya Gazetesi

Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Fikirlere pranga vurulamaz

04 Ekim 2015, 21:16 Okuma: 1031

Son süreçte basın adına tehlikeli ve kaygı verici gelişmeler yaşanıyor.
Önce Diyarbakır’da muhalif duruşuyla bilinen Dicle haber Ajansı’na (DİHA) yapılan baskın ve ardından gazeteci Ahmet Hakan’a yapılan saldırılara tepkiler devam ediyor.
DİHA çalışanları götürüldükleri polis merkezinde el ve yüzlerinde ‘Barut izi’ araması dikkat çekti.
Gazetecilerin çatışmalara katıldıkları ima edilmeye çalışıldı.
Bu kadar ağır bir itham olamaz.
Elinde sağlam deliller olmadan böyle bir uygulama tam manasıyla bir skandaldır.
Tabi işin ucunda hükümete yakın medyanın ‘PKK Ajansı’ olarak lanse ettiği bir ajans varsa, yapılan tüm hukuksuzluklar mübahtır.
Bu olay başka bir ülkede yaşanmış olsa yer yerinden oynar, bakanlar istifa ederdi.
Mehmet Y. Yılmaz, saldırının ardından Hürriyet Gazetesindeki köşesinde Bu saldırıdan devleti yönetenlerin sorumlu olduğunu belirtiyor ve şu cümleleri kullanıyor; “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2015 tarihinde Meksiko City'deki basın toplantısında, ABD'de 3 Müslüman gencin öldürülmesinden sonra Obama'ya hitaben şunları söylemişti; “Ben Obama'ya sesleniyorum, 'Neredesin Başkan' diyorum. Biz siyasiler, ülkemizde işlenen cinayetlerden sorumluyuz. Tavrımızı ortaya koymak zorundayız. Çünkü halk size oylarını verirken 'Benim can güvenliğimi, mal güvenliğimi sağlayacaksın' diye veriyor. Eğer siz, bu tür bir olay karşısında sessiz kalırsanız dünya da size her zaman sessiz kalacaktır.”
Şimdi bu olayın ardından gazeteciler kime “Neredesiniz” diye seslenecek acaba?
Siz siyasiler, can ve mal güvenliğimizi sağlamak için oylarımızı aldınız.
Peki, neden korumuyorsunuz?
Aslında bırakın korumayı, zaten olayın bu merhaleye gelmesinde iktidar partisi Milletvekilleri ve iktidara yakın yazarların payı var.
Bakın saldırının ardından Sosyal medyada birçok paylaşım yapıldı.
Bu paylaşımlardan biri de daha siyasetin ilk basamaklarında olan ve ileride iyi bir siyasetçi olacağına inandığım Ak Parti Batman Gençlik Kolları Başkanı Emrullah Bardakçı var.
Ahmet Hakan’ı dövenleri kınamadığını belirterek, “Benimkisi de fikir özgürlüğü” demiş.
Birincisi kimse kimseye şunu kına diyemez, böyle bir hakkı da yoktur. Kınarsın kınamazsın özgürsün. Zaten kimsenin de Emrullah kardeşime “neden kınamıyorsun” dememiştir. Ancak öncesindeki cümle oldukça düşündürücü.
“Ahmet Hakan trafikte çıkan !! Tartışma sonucunda darp edilmiş. Kendisini dövenlerin eline sağlık.”
İşte bu cümleler bir siyasetçinin dili olmamalı.
Herkesin itiraz ettiği, karşı çıktığı durum işte bu.
Her fikrini özgürce söylersin, ancak eğer şiddet dilini kullanırsan vede siyasetçiysen burada bir terslik vardır.
Aslında bu paylaşımı ilk gün farkettim. Belki yaptığı yanlışın farkına varır ve siler diye düşündüm. Ama yazıyı yazmaya başladığım anda bile hala duruyordu.
Şiddetin uzak durması gerektiği tek insan siyasetçidir.
Siyasetçilerin bir söylemiyle ortamlık kan gölüne dönebilir. Bunu unutmamak gerekir. Bunun örneklerini geçmişte gördük ve bir daha olmasını kimse istemez.
Basın mensuplarına yönelik saldırılar ve basına baskıların arttığı şu günlerde gazeteciler birlik mesajları veriyor.
Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, gazetecilerin omuz omuza vererek mücadele etmesini gerektiğini belirterek, “Birbirimizden kurumsal güç alacağız, baskıya karşı birlikte mücadele edeceğiz. Yapılan eylemler, basın açıklamaları bu birlikteliğin ilk adımıdır. Bundan sonra gazeteciler olarak daha çok ortaklaşacağız” diye konuştu.
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, gazetecilerin birlikte mücadele etmesinin önemli olduğuna dikkat çekerek, “Onların birlikte neler yaptığını görünce bizim de ortaklaşmamamız kaçınılmaz. Basına yönelik baskılar son bulması için gazetelerimizi boş sayfa olarak çıkartabiliriz, ortak başlıklar atılabilir. Birlikte daha iyi mücadele edebiliriz” dedi.
Gazeteci Aslı Aydıntaşbaş, farklı ideolojilerden gazetecilerin bir araya gelmesinin önemine dikkat çekerek, gazetecilerin özgürlük tutkusunun devam edeceğini söyledi. Baskılara karşı birlikte mücadele edileceğini belirten Aydıntaşbaş, “Baskıya karşı tek yumruk olacağız. Hürriyet Gazetesi'ne saldıranlar ile DİHA muhabirlerini gözaltına alanlar arasında hiçbir fark yoktur. Türkiye'nin totaliter yapısına girmesi ile Zaman da, Cumhuriyet de, Özgür Gündem de, Hürriyet de zarar görecektir. Hepimiz aynı gemideyiz, birlikte mücadele etmeliyiz” şeklinde konuştu.
Biz gazetecilerin fikirleri ve yazdıkları hiçbir zaman herkesi memnun etmeyecektir. Zaten böyle bir durumda gazeteciliğin anlamı da olmaz. Her zaman rahatsız olacak birileri olacaktır.
Doğruları yazmaya devam edeceğiz, ne kadar baskı olursa olsun. O zaman halk adına bu işi yapanlara halkta daha çok güvenir ve sahip çıkar.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
218 gün önce
247 gün önce
267 gün önce
302 gün önce
348 gün önce
400 gün önce
407 gün önce
417 gün önce
491 gün önce
519 gün önce
540 gün önce
561 gün önce
571 gün önce
582 gün önce
604 gün önce
618 gün önce
646 gün önce
658 gün önce
660 gün önce
673 gün önce
679 gün önce
692 gün önce
706 gün önce
717 gün önce
736 gün önce
762 gün önce
772 gün önce
783 gün önce
784 gün önce
805 gün önce
806 gün önce
828 gün önce
834 gün önce
839 gün önce
840 gün önce
845 gün önce
851 gün önce
858 gün önce
866 gün önce
870 gün önce
876 gün önce
877 gün önce
883 gün önce
887 gün önce
888 gün önce
938 gün önce
967 gün önce
981 gün önce
994 gün önce
999 gün önce
1007 gün önce
1024 gün önce
1028 gün önce
1052 gün önce
1073 gün önce
1089 gün önce
1093 gün önce
1106 gün önce
1111 gün önce
1114 gün önce
1118 gün önce
1126 gün önce
1132 gün önce
1162 gün önce
1180 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=