Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

İfade özgürlüğüne ihtiyaç var

20 Ekim 2015, 17:27 Okuma: 1156


Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi hakkında, katıldığı bir televizyon programında sarfettiği “PKK terör örgütü değildir” sözleri nedeniyle ‘Terör örgütü propagandası’ suçundan önce soruşturma açıldı, ardından ise yakalama kararı çıkarıldı.
CNN TÜRK'te yayınlanan ‘Tarafsız Bölge’ programına katılan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi “PKK terör örgütü değildir” demişti.
Bu sözlere özellikle sosyal medya üzerinden çokça eleştiri geldi. Birçok kesem de bu sözleri eleştirdi ve tepki gösterdi. Sanırım bu tepkiler karşısında harekete geçen savcılar bu kararı verdi.
Bu sözler o kadar alışık olmadığımız sözler değil.
Daha önce de bu sözler yine canlı yayında kullanılmış ve hiçbir işlem yapılmamıştı.
Bir Baro başkanının bu şekilde yakalama kararı çıkarılarak gözaltına alınması alışık olduğumuz bir durum değil.
Aslında bu sözler nedeniyle gözaltı kararı şaşırtıcı.
Neden mi?
Bu sözler daha önce de kullanıldı.
Mesela Sabah Gazetesi yazarı Emre Aköz, 16 Ocak 2013 tarihinde yayınlanan bir yazısında aynı ifadeleri kullanmış ve “PKK terör örgütü değildir” demişti.
Aköz, o günkü yazısında şunları belirtmişti; “PKK bir terör örgütü değildir. 100 kişiyle sınır karakoluna saldıran, ağır makineli tüfekler kullanan, halktan destek alan, 30 bin ölüme rağmen varlığını sürdüren bir örgüte terör örgütü demek kendini kandırmaktır.
Dolayısıyla Öcalan'a terörist demek, denize 'göl' demek gibi bir şey: Bir Kürt ulusalcısı olarak, siyasi amacına ulaşmak için şiddeti kullanan bir politikacıdır Apo.”
Bu sözlere hiçbir işlem yapılmadı.
Ne soruşturma açıldı, ne yakalama kararı çıkarıldı.
Bir diğer örnek;
AKP Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu da yine katıldığı Ülke TV’nin canlı yayınında PKK ve IŞİD için “terör örgütü değildir” demişti.
Miroğlu, o gün katıldığı canlı yayında aynen şu ifadeleri kumlanmıştı; “Şimdi PKK terörist bir örgüt mü? Hayır. PKK terörist bir örgüt değildir. PKK kendi topraklarında belli bir siyasi programı hayata geçirmeye çalışan bir politik harekettir.”
Bu durum şunu mu gösteriyor acaba; aynı sözler yer ve zamana göre suç sayılıyor veya suç olmaktan çıkıyor. 
Yada kişiye göre mi değişiyor?
Bu sözleri kullanan kişi Ak Parti Milletvekili olunca suç sayılmıyor. En azından bunu öğrenmiş olduk.
Tahir Elçi’nin sözleri ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmeli.
Elçi’nin sözleri ‘bu onun fikridir’ demek ve saygı göstermek gerekir. Nasıl ki bu ülkenin başbakanı 80 milletvekili bulunan bir siyasi parti liderine, “Katil görmek istiyorsa aynaya baksın” dediği gibi.
İfade özgürlüğü kişiye göre değişkenlik göstermemeli.
Herkes için aynı ölçütte olmalı. Aksi taktirde bir özelliği kalmaz ve o artık ifade özgürlüğü sayılmaz.
Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ifade özgürlüğü ihlallerinden dolayı en çok mahkum ettiği ülke oldu. AİHM’nin 2014 yılı raporuna göre, Türkiye hak ihlallerinde en büyük gerilemeyi ifade ve basın özgürlüğü alanında yaşadı. AİHM’nin verdiği ifade ve basın özgürlüğü ihlali cezalarının yarısından fazlası Türkiye’den geldi. AİHM geçen yıl 47 Avrupa ülkesinde ifade özgürlüğünün ihlali konusunda toplam 47 karar açıkladı. Türkiye 24 ihlal kararıyla Rusya ve Ukrayna’yı geride bıraktı. 2013 yılında ise Türkiye, 9 ayrı davada ifade özgürlüğü hakkının ihlali nedeniyle tazminata mahkum edilmişti.
Rapora göre Türkiye’den AİHM’ye geçen yıl 9 bin 488 başvuru yapıldı. 2013 yılında bu rakam 10 bin 950 olmuştu. 2012’de AİHM’de hakkında en çok dava bulunan ülkeler listesinde birinci sırada yer alan Türkiye bu yıl 4. sıraya kadar geriledi. AİHM Başkanı Dean Speilmann, Türkiye’den gelen başvurulardaki düşüşün sebebini 23 Eylül 2012’de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolunun açılmasını gösterdi.
AİHM 2014 yılında toplam 896 karar açıkladı. Hakkında en fazla karar açıklanan ülkelerin başında Rusya (129), Türkiye (101), Romanya (87), Yunanistan (54), Macaristan (50), İtalya (44) ve Ukrayna (40) geliyor. AİHM’nin açıkladığı 2014 yılı raporuna göre Türkiye’de güvenlik hakkı kötüye giderken özgürlükler ve ifade hürriyeti kısıtlanıyor. 2014 yılında Türkiye’ye açılan davalardan 45 tanesi ile “özgürlük ve güvenlik hakkının” ihlal edilmesi olurken ikinci olarak 31 dava ile “adil yargılama hakkı” yer alıyor, ardından 24 dava ile “ifade özgürlüğünü ihlal” davalarından oluşuyor.
John Stuart Mill’in dediği gibi; “Susturulan fikir doğru fikir olabilir. O zaman, insanların doğru fikirlerden istifade etmesi engellenmiş olur. Bir fikri susturanlar kendi kendilerinin yanılmaz olduğunu zannediyorlardır; oysa kendi fikirleri yanlış olabilir. Bunun anlaşılması için başka fikirlerin susturulmaması gerekir. Yoksa, insanlık yanlış fikre inanmaya mecbur edilmiş olur.”
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
31 gün önce
212 gün önce
372 gün önce
401 gün önce
421 gün önce
456 gün önce
502 gün önce
554 gün önce
561 gün önce
571 gün önce
645 gün önce
673 gün önce
694 gün önce
715 gün önce
725 gün önce
736 gün önce
758 gün önce
772 gün önce
800 gün önce
812 gün önce
814 gün önce
827 gün önce
833 gün önce
846 gün önce
860 gün önce
871 gün önce
890 gün önce
916 gün önce
926 gün önce
937 gün önce
938 gün önce
959 gün önce
960 gün önce
982 gün önce
988 gün önce
993 gün önce
994 gün önce
999 gün önce
1005 gün önce
1012 gün önce
1020 gün önce
1024 gün önce
1030 gün önce
1031 gün önce
1037 gün önce
1041 gün önce
1042 gün önce
1062 gün önce
1092 gün önce
1121 gün önce
1136 gün önce
1148 gün önce
1153 gün önce
1161 gün önce
1178 gün önce
1182 gün önce
1206 gün önce
1227 gün önce
1243 gün önce
1247 gün önce
1260 gün önce
1265 gün önce
1268 gün önce
1272 gün önce
1280 gün önce
1286 gün önce
1316 gün önce
1334 gün önce
RSS
© 2019 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=