Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

İfade özgürlüğüne ihtiyaç var

20 Ekim 2015, 17:27 Okuma: 990


Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi hakkında, katıldığı bir televizyon programında sarfettiği “PKK terör örgütü değildir” sözleri nedeniyle ‘Terör örgütü propagandası’ suçundan önce soruşturma açıldı, ardından ise yakalama kararı çıkarıldı.
CNN TÜRK'te yayınlanan ‘Tarafsız Bölge’ programına katılan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi “PKK terör örgütü değildir” demişti.
Bu sözlere özellikle sosyal medya üzerinden çokça eleştiri geldi. Birçok kesem de bu sözleri eleştirdi ve tepki gösterdi. Sanırım bu tepkiler karşısında harekete geçen savcılar bu kararı verdi.
Bu sözler o kadar alışık olmadığımız sözler değil.
Daha önce de bu sözler yine canlı yayında kullanılmış ve hiçbir işlem yapılmamıştı.
Bir Baro başkanının bu şekilde yakalama kararı çıkarılarak gözaltına alınması alışık olduğumuz bir durum değil.
Aslında bu sözler nedeniyle gözaltı kararı şaşırtıcı.
Neden mi?
Bu sözler daha önce de kullanıldı.
Mesela Sabah Gazetesi yazarı Emre Aköz, 16 Ocak 2013 tarihinde yayınlanan bir yazısında aynı ifadeleri kullanmış ve “PKK terör örgütü değildir” demişti.
Aköz, o günkü yazısında şunları belirtmişti; “PKK bir terör örgütü değildir. 100 kişiyle sınır karakoluna saldıran, ağır makineli tüfekler kullanan, halktan destek alan, 30 bin ölüme rağmen varlığını sürdüren bir örgüte terör örgütü demek kendini kandırmaktır.
Dolayısıyla Öcalan'a terörist demek, denize 'göl' demek gibi bir şey: Bir Kürt ulusalcısı olarak, siyasi amacına ulaşmak için şiddeti kullanan bir politikacıdır Apo.”
Bu sözlere hiçbir işlem yapılmadı.
Ne soruşturma açıldı, ne yakalama kararı çıkarıldı.
Bir diğer örnek;
AKP Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu da yine katıldığı Ülke TV’nin canlı yayınında PKK ve IŞİD için “terör örgütü değildir” demişti.
Miroğlu, o gün katıldığı canlı yayında aynen şu ifadeleri kumlanmıştı; “Şimdi PKK terörist bir örgüt mü? Hayır. PKK terörist bir örgüt değildir. PKK kendi topraklarında belli bir siyasi programı hayata geçirmeye çalışan bir politik harekettir.”
Bu durum şunu mu gösteriyor acaba; aynı sözler yer ve zamana göre suç sayılıyor veya suç olmaktan çıkıyor. 
Yada kişiye göre mi değişiyor?
Bu sözleri kullanan kişi Ak Parti Milletvekili olunca suç sayılmıyor. En azından bunu öğrenmiş olduk.
Tahir Elçi’nin sözleri ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmeli.
Elçi’nin sözleri ‘bu onun fikridir’ demek ve saygı göstermek gerekir. Nasıl ki bu ülkenin başbakanı 80 milletvekili bulunan bir siyasi parti liderine, “Katil görmek istiyorsa aynaya baksın” dediği gibi.
İfade özgürlüğü kişiye göre değişkenlik göstermemeli.
Herkes için aynı ölçütte olmalı. Aksi taktirde bir özelliği kalmaz ve o artık ifade özgürlüğü sayılmaz.
Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ifade özgürlüğü ihlallerinden dolayı en çok mahkum ettiği ülke oldu. AİHM’nin 2014 yılı raporuna göre, Türkiye hak ihlallerinde en büyük gerilemeyi ifade ve basın özgürlüğü alanında yaşadı. AİHM’nin verdiği ifade ve basın özgürlüğü ihlali cezalarının yarısından fazlası Türkiye’den geldi. AİHM geçen yıl 47 Avrupa ülkesinde ifade özgürlüğünün ihlali konusunda toplam 47 karar açıkladı. Türkiye 24 ihlal kararıyla Rusya ve Ukrayna’yı geride bıraktı. 2013 yılında ise Türkiye, 9 ayrı davada ifade özgürlüğü hakkının ihlali nedeniyle tazminata mahkum edilmişti.
Rapora göre Türkiye’den AİHM’ye geçen yıl 9 bin 488 başvuru yapıldı. 2013 yılında bu rakam 10 bin 950 olmuştu. 2012’de AİHM’de hakkında en çok dava bulunan ülkeler listesinde birinci sırada yer alan Türkiye bu yıl 4. sıraya kadar geriledi. AİHM Başkanı Dean Speilmann, Türkiye’den gelen başvurulardaki düşüşün sebebini 23 Eylül 2012’de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolunun açılmasını gösterdi.
AİHM 2014 yılında toplam 896 karar açıkladı. Hakkında en fazla karar açıklanan ülkelerin başında Rusya (129), Türkiye (101), Romanya (87), Yunanistan (54), Macaristan (50), İtalya (44) ve Ukrayna (40) geliyor. AİHM’nin açıkladığı 2014 yılı raporuna göre Türkiye’de güvenlik hakkı kötüye giderken özgürlükler ve ifade hürriyeti kısıtlanıyor. 2014 yılında Türkiye’ye açılan davalardan 45 tanesi ile “özgürlük ve güvenlik hakkının” ihlal edilmesi olurken ikinci olarak 31 dava ile “adil yargılama hakkı” yer alıyor, ardından 24 dava ile “ifade özgürlüğünü ihlal” davalarından oluşuyor.
John Stuart Mill’in dediği gibi; “Susturulan fikir doğru fikir olabilir. O zaman, insanların doğru fikirlerden istifade etmesi engellenmiş olur. Bir fikri susturanlar kendi kendilerinin yanılmaz olduğunu zannediyorlardır; oysa kendi fikirleri yanlış olabilir. Bunun anlaşılması için başka fikirlerin susturulmaması gerekir. Yoksa, insanlık yanlış fikre inanmaya mecbur edilmiş olur.”
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
168 gün önce
197 gün önce
217 gün önce
252 gün önce
298 gün önce
350 gün önce
357 gün önce
367 gün önce
441 gün önce
469 gün önce
490 gün önce
511 gün önce
521 gün önce
532 gün önce
553 gün önce
567 gün önce
595 gün önce
607 gün önce
609 gün önce
622 gün önce
628 gün önce
641 gün önce
656 gün önce
667 gün önce
686 gün önce
711 gün önce
722 gün önce
733 gün önce
734 gün önce
755 gün önce
756 gün önce
778 gün önce
784 gün önce
789 gün önce
790 gün önce
795 gün önce
801 gün önce
808 gün önce
816 gün önce
819 gün önce
826 gün önce
827 gün önce
833 gün önce
837 gün önce
838 gün önce
888 gün önce
917 gün önce
931 gün önce
944 gün önce
949 gün önce
957 gün önce
974 gün önce
978 gün önce
1002 gün önce
1023 gün önce
1039 gün önce
1043 gün önce
1056 gün önce
1061 gün önce
1064 gün önce
1068 gün önce
1076 gün önce
1082 gün önce
1112 gün önce
1130 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=