Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

İfade özgürlüğüne ihtiyaç var

20 Ekim 2015, 17:27 Okuma: 1076


Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi hakkında, katıldığı bir televizyon programında sarfettiği “PKK terör örgütü değildir” sözleri nedeniyle ‘Terör örgütü propagandası’ suçundan önce soruşturma açıldı, ardından ise yakalama kararı çıkarıldı.
CNN TÜRK'te yayınlanan ‘Tarafsız Bölge’ programına katılan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi “PKK terör örgütü değildir” demişti.
Bu sözlere özellikle sosyal medya üzerinden çokça eleştiri geldi. Birçok kesem de bu sözleri eleştirdi ve tepki gösterdi. Sanırım bu tepkiler karşısında harekete geçen savcılar bu kararı verdi.
Bu sözler o kadar alışık olmadığımız sözler değil.
Daha önce de bu sözler yine canlı yayında kullanılmış ve hiçbir işlem yapılmamıştı.
Bir Baro başkanının bu şekilde yakalama kararı çıkarılarak gözaltına alınması alışık olduğumuz bir durum değil.
Aslında bu sözler nedeniyle gözaltı kararı şaşırtıcı.
Neden mi?
Bu sözler daha önce de kullanıldı.
Mesela Sabah Gazetesi yazarı Emre Aköz, 16 Ocak 2013 tarihinde yayınlanan bir yazısında aynı ifadeleri kullanmış ve “PKK terör örgütü değildir” demişti.
Aköz, o günkü yazısında şunları belirtmişti; “PKK bir terör örgütü değildir. 100 kişiyle sınır karakoluna saldıran, ağır makineli tüfekler kullanan, halktan destek alan, 30 bin ölüme rağmen varlığını sürdüren bir örgüte terör örgütü demek kendini kandırmaktır.
Dolayısıyla Öcalan'a terörist demek, denize 'göl' demek gibi bir şey: Bir Kürt ulusalcısı olarak, siyasi amacına ulaşmak için şiddeti kullanan bir politikacıdır Apo.”
Bu sözlere hiçbir işlem yapılmadı.
Ne soruşturma açıldı, ne yakalama kararı çıkarıldı.
Bir diğer örnek;
AKP Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu da yine katıldığı Ülke TV’nin canlı yayınında PKK ve IŞİD için “terör örgütü değildir” demişti.
Miroğlu, o gün katıldığı canlı yayında aynen şu ifadeleri kumlanmıştı; “Şimdi PKK terörist bir örgüt mü? Hayır. PKK terörist bir örgüt değildir. PKK kendi topraklarında belli bir siyasi programı hayata geçirmeye çalışan bir politik harekettir.”
Bu durum şunu mu gösteriyor acaba; aynı sözler yer ve zamana göre suç sayılıyor veya suç olmaktan çıkıyor. 
Yada kişiye göre mi değişiyor?
Bu sözleri kullanan kişi Ak Parti Milletvekili olunca suç sayılmıyor. En azından bunu öğrenmiş olduk.
Tahir Elçi’nin sözleri ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmeli.
Elçi’nin sözleri ‘bu onun fikridir’ demek ve saygı göstermek gerekir. Nasıl ki bu ülkenin başbakanı 80 milletvekili bulunan bir siyasi parti liderine, “Katil görmek istiyorsa aynaya baksın” dediği gibi.
İfade özgürlüğü kişiye göre değişkenlik göstermemeli.
Herkes için aynı ölçütte olmalı. Aksi taktirde bir özelliği kalmaz ve o artık ifade özgürlüğü sayılmaz.
Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ifade özgürlüğü ihlallerinden dolayı en çok mahkum ettiği ülke oldu. AİHM’nin 2014 yılı raporuna göre, Türkiye hak ihlallerinde en büyük gerilemeyi ifade ve basın özgürlüğü alanında yaşadı. AİHM’nin verdiği ifade ve basın özgürlüğü ihlali cezalarının yarısından fazlası Türkiye’den geldi. AİHM geçen yıl 47 Avrupa ülkesinde ifade özgürlüğünün ihlali konusunda toplam 47 karar açıkladı. Türkiye 24 ihlal kararıyla Rusya ve Ukrayna’yı geride bıraktı. 2013 yılında ise Türkiye, 9 ayrı davada ifade özgürlüğü hakkının ihlali nedeniyle tazminata mahkum edilmişti.
Rapora göre Türkiye’den AİHM’ye geçen yıl 9 bin 488 başvuru yapıldı. 2013 yılında bu rakam 10 bin 950 olmuştu. 2012’de AİHM’de hakkında en çok dava bulunan ülkeler listesinde birinci sırada yer alan Türkiye bu yıl 4. sıraya kadar geriledi. AİHM Başkanı Dean Speilmann, Türkiye’den gelen başvurulardaki düşüşün sebebini 23 Eylül 2012’de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolunun açılmasını gösterdi.
AİHM 2014 yılında toplam 896 karar açıkladı. Hakkında en fazla karar açıklanan ülkelerin başında Rusya (129), Türkiye (101), Romanya (87), Yunanistan (54), Macaristan (50), İtalya (44) ve Ukrayna (40) geliyor. AİHM’nin açıkladığı 2014 yılı raporuna göre Türkiye’de güvenlik hakkı kötüye giderken özgürlükler ve ifade hürriyeti kısıtlanıyor. 2014 yılında Türkiye’ye açılan davalardan 45 tanesi ile “özgürlük ve güvenlik hakkının” ihlal edilmesi olurken ikinci olarak 31 dava ile “adil yargılama hakkı” yer alıyor, ardından 24 dava ile “ifade özgürlüğünü ihlal” davalarından oluşuyor.
John Stuart Mill’in dediği gibi; “Susturulan fikir doğru fikir olabilir. O zaman, insanların doğru fikirlerden istifade etmesi engellenmiş olur. Bir fikri susturanlar kendi kendilerinin yanılmaz olduğunu zannediyorlardır; oysa kendi fikirleri yanlış olabilir. Bunun anlaşılması için başka fikirlerin susturulmaması gerekir. Yoksa, insanlık yanlış fikre inanmaya mecbur edilmiş olur.”
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
124 gün önce
284 gün önce
313 gün önce
333 gün önce
368 gün önce
414 gün önce
466 gün önce
473 gün önce
483 gün önce
557 gün önce
585 gün önce
606 gün önce
627 gün önce
637 gün önce
648 gün önce
669 gün önce
683 gün önce
711 gün önce
723 gün önce
725 gün önce
738 gün önce
744 gün önce
757 gün önce
772 gün önce
783 gün önce
802 gün önce
827 gün önce
838 gün önce
849 gün önce
850 gün önce
871 gün önce
872 gün önce
894 gün önce
900 gün önce
905 gün önce
906 gün önce
911 gün önce
917 gün önce
924 gün önce
932 gün önce
935 gün önce
942 gün önce
943 gün önce
949 gün önce
953 gün önce
954 gün önce
1004 gün önce
1033 gün önce
1047 gün önce
1060 gün önce
1065 gün önce
1073 gün önce
1090 gün önce
1094 gün önce
1118 gün önce
1139 gün önce
1155 gün önce
1159 gün önce
1172 gün önce
1177 gün önce
1180 gün önce
1184 gün önce
1192 gün önce
1198 gün önce
1228 gün önce
1246 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=