Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

İfade özgürlüğüne ihtiyaç var

20 Ekim 2015, 17:27 Okuma: 929


Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi hakkında, katıldığı bir televizyon programında sarfettiği “PKK terör örgütü değildir” sözleri nedeniyle ‘Terör örgütü propagandası’ suçundan önce soruşturma açıldı, ardından ise yakalama kararı çıkarıldı.
CNN TÜRK'te yayınlanan ‘Tarafsız Bölge’ programına katılan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi “PKK terör örgütü değildir” demişti.
Bu sözlere özellikle sosyal medya üzerinden çokça eleştiri geldi. Birçok kesem de bu sözleri eleştirdi ve tepki gösterdi. Sanırım bu tepkiler karşısında harekete geçen savcılar bu kararı verdi.
Bu sözler o kadar alışık olmadığımız sözler değil.
Daha önce de bu sözler yine canlı yayında kullanılmış ve hiçbir işlem yapılmamıştı.
Bir Baro başkanının bu şekilde yakalama kararı çıkarılarak gözaltına alınması alışık olduğumuz bir durum değil.
Aslında bu sözler nedeniyle gözaltı kararı şaşırtıcı.
Neden mi?
Bu sözler daha önce de kullanıldı.
Mesela Sabah Gazetesi yazarı Emre Aköz, 16 Ocak 2013 tarihinde yayınlanan bir yazısında aynı ifadeleri kullanmış ve “PKK terör örgütü değildir” demişti.
Aköz, o günkü yazısında şunları belirtmişti; “PKK bir terör örgütü değildir. 100 kişiyle sınır karakoluna saldıran, ağır makineli tüfekler kullanan, halktan destek alan, 30 bin ölüme rağmen varlığını sürdüren bir örgüte terör örgütü demek kendini kandırmaktır.
Dolayısıyla Öcalan'a terörist demek, denize 'göl' demek gibi bir şey: Bir Kürt ulusalcısı olarak, siyasi amacına ulaşmak için şiddeti kullanan bir politikacıdır Apo.”
Bu sözlere hiçbir işlem yapılmadı.
Ne soruşturma açıldı, ne yakalama kararı çıkarıldı.
Bir diğer örnek;
AKP Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu da yine katıldığı Ülke TV’nin canlı yayınında PKK ve IŞİD için “terör örgütü değildir” demişti.
Miroğlu, o gün katıldığı canlı yayında aynen şu ifadeleri kumlanmıştı; “Şimdi PKK terörist bir örgüt mü? Hayır. PKK terörist bir örgüt değildir. PKK kendi topraklarında belli bir siyasi programı hayata geçirmeye çalışan bir politik harekettir.”
Bu durum şunu mu gösteriyor acaba; aynı sözler yer ve zamana göre suç sayılıyor veya suç olmaktan çıkıyor. 
Yada kişiye göre mi değişiyor?
Bu sözleri kullanan kişi Ak Parti Milletvekili olunca suç sayılmıyor. En azından bunu öğrenmiş olduk.
Tahir Elçi’nin sözleri ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmeli.
Elçi’nin sözleri ‘bu onun fikridir’ demek ve saygı göstermek gerekir. Nasıl ki bu ülkenin başbakanı 80 milletvekili bulunan bir siyasi parti liderine, “Katil görmek istiyorsa aynaya baksın” dediği gibi.
İfade özgürlüğü kişiye göre değişkenlik göstermemeli.
Herkes için aynı ölçütte olmalı. Aksi taktirde bir özelliği kalmaz ve o artık ifade özgürlüğü sayılmaz.
Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ifade özgürlüğü ihlallerinden dolayı en çok mahkum ettiği ülke oldu. AİHM’nin 2014 yılı raporuna göre, Türkiye hak ihlallerinde en büyük gerilemeyi ifade ve basın özgürlüğü alanında yaşadı. AİHM’nin verdiği ifade ve basın özgürlüğü ihlali cezalarının yarısından fazlası Türkiye’den geldi. AİHM geçen yıl 47 Avrupa ülkesinde ifade özgürlüğünün ihlali konusunda toplam 47 karar açıkladı. Türkiye 24 ihlal kararıyla Rusya ve Ukrayna’yı geride bıraktı. 2013 yılında ise Türkiye, 9 ayrı davada ifade özgürlüğü hakkının ihlali nedeniyle tazminata mahkum edilmişti.
Rapora göre Türkiye’den AİHM’ye geçen yıl 9 bin 488 başvuru yapıldı. 2013 yılında bu rakam 10 bin 950 olmuştu. 2012’de AİHM’de hakkında en çok dava bulunan ülkeler listesinde birinci sırada yer alan Türkiye bu yıl 4. sıraya kadar geriledi. AİHM Başkanı Dean Speilmann, Türkiye’den gelen başvurulardaki düşüşün sebebini 23 Eylül 2012’de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolunun açılmasını gösterdi.
AİHM 2014 yılında toplam 896 karar açıkladı. Hakkında en fazla karar açıklanan ülkelerin başında Rusya (129), Türkiye (101), Romanya (87), Yunanistan (54), Macaristan (50), İtalya (44) ve Ukrayna (40) geliyor. AİHM’nin açıkladığı 2014 yılı raporuna göre Türkiye’de güvenlik hakkı kötüye giderken özgürlükler ve ifade hürriyeti kısıtlanıyor. 2014 yılında Türkiye’ye açılan davalardan 45 tanesi ile “özgürlük ve güvenlik hakkının” ihlal edilmesi olurken ikinci olarak 31 dava ile “adil yargılama hakkı” yer alıyor, ardından 24 dava ile “ifade özgürlüğünü ihlal” davalarından oluşuyor.
John Stuart Mill’in dediği gibi; “Susturulan fikir doğru fikir olabilir. O zaman, insanların doğru fikirlerden istifade etmesi engellenmiş olur. Bir fikri susturanlar kendi kendilerinin yanılmaz olduğunu zannediyorlardır; oysa kendi fikirleri yanlış olabilir. Bunun anlaşılması için başka fikirlerin susturulmaması gerekir. Yoksa, insanlık yanlış fikre inanmaya mecbur edilmiş olur.”
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
102 gün önce
131 gün önce
151 gün önce
186 gün önce
232 gün önce
284 gün önce
291 gün önce
301 gün önce
375 gün önce
403 gün önce
424 gün önce
445 gün önce
455 gün önce
466 gün önce
487 gün önce
501 gün önce
529 gün önce
542 gün önce
544 gün önce
557 gün önce
563 gün önce
575 gün önce
590 gün önce
601 gün önce
620 gün önce
646 gün önce
656 gün önce
667 gün önce
668 gün önce
689 gün önce
690 gün önce
712 gün önce
718 gün önce
723 gün önce
724 gün önce
729 gün önce
735 gün önce
742 gün önce
750 gün önce
753 gün önce
760 gün önce
761 gün önce
767 gün önce
771 gün önce
772 gün önce
822 gün önce
851 gün önce
865 gün önce
878 gün önce
883 gün önce
891 gün önce
908 gün önce
912 gün önce
957 gün önce
973 gün önce
990 gün önce
995 gün önce
998 gün önce
1002 gün önce
1010 gün önce
1016 gün önce
1046 gün önce
1064 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=