Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

İşte siyaset dediğin budur

26 Kasım 2015, 18:04 Okuma: 1109


Gözünü seveyim şu siyasetin. Bazen en duygusal filmden bile daha duygusal, bazen bir aksiyon filmi gibi hareketli.
Yalan, ihanet, edebiyat, adam kayırma… Velhasıl ne isterseniz var içinde.
Şu meşhur MİT Tırları…
Hani durdurulduğu tarihte kızıl kıyamet kopmuştu.
Neredeyse tüm hükümet yetkilileri ağız birliği etmişcesine “Bu tırlar insani yardım taşıyordu” dedikleri Tırlar…
Hani o dönem silah olmadığı iddia edilen Tırlar ile ilgili önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu; “İşte o tırlar bizim Bayırbucak Türkmenlerine yardım götüren tırlardı. Bazıları diyor ki, 'Başbakan Erdoğan, diyordu ki, onların içinde silah yok' yahu varsa ne olacak, yoksa ne olacak? Ne diyoruz biz? 'Oraya insani yardım götürüyoruz.' Kim onlar? Mağdur, mazlum, bizim Bayırbucak Türkmen kardeşlerimiz.”
Peki, o zaman orada insanlık ve İslam düşmanı DAİŞ’e karşı savaşan PYD güçlerine yardım gittiğinde neden kabul etmiyorsun.
Bugüne kadar Türkiye’ye yönelik en küçük bir saldırıda dahi bulunmayan ve sadece DAİŞ ile savaşan PYD ve dolayısıyla YPG’yi terör örgütü olarak nitelemenin anlamı ne?
Aynı şeyler düşürülen Rus uçağı için de geçerli.
O uçak Türkiye için ne kadar tehlike oluşturuyordu.
Yok yere komşu bir ülkeyle büyük bir gerginlik çıkarıldı.
Bu gerginlik belkide geri dönüşü mümkün olmayan hasarlara yol açacaktır.
Bunun tek sorumlusu ise hükümettir.
O silah olmadığı iddia edilen Tırların haberini yapan gazeteci Can Dündar, İstanbul Adalet Sarayı'na giderek ifade verdi.
CHP Genel Başkan Yardımcıları Enis Berberoğlu, Sezgin Tanrıkulu, CHP milletvekilleri Barış Yarkadaş, Mahmut Tanal, Utku Çakırözer, gazeteciler Hasan Cemal, Pelin Batu'nun da aralarında bulunduğu grup destek için adliyeyedeydi.
İfade vermeden önce konuşan Dündar, şikayetçinin bizzat Cumhurbaşkanı olduğunu kaydetti. Gazeteciliği, halkın haber alma hakkını savunmaya geldiklerini ifade eden Dündar, “Kamuoyunun, hükümet bir yalan söylüyorsa bunu bilme hakkını savunmaya geldik. Biz buraya hükümetlerin hiçbir şekilde illegal yollara sapmaması gerektiğini göstermeye, kanıtlamaya, bunun savunmasını yapmaya geldik.
Biliyorsunuz 'takipçisi olacağım, peşini bırakmayacağım onun' dedi ve bizzat şikayetçi oldu. Neden Cumhurbaşkanının tek başına şikayetçi olduğunu bilmiyorum. Bu sır devlete ait sır mı yoksa kendi şahsi sırrı mı bunu da herhalde bu soruşturma gösterecek. Casuslukla suçlanıyoruz. Vatana ihanet olduğunu söyledi Cumhurbaşkanı. Bizler casus, hain değiliz, kahraman değiliz. Biz gazeteciyiz. Burada yapılan şey baştan sonra bir gazetecilik faaliyetidir.
Suç üstü yakalanmış bir hükümet var ve bunun yarattığı bir panik var. Bu anlaşılabilir bir şey. Ama bütün bu soruşturma sürecinin bu paniği daha da büyüteceğini düşünüyorum. Uluslararası boyuta taşıyacağını, bize de burada yapılan usulsüzlüğü, gizli damgası altında yapılan silah ticaretini, insan ticaretini belgeleme ve bütün dünyaya kanıtlama şansı vereceğini düşünüyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önceki gün 'silah taşınsa ne olur taşınmasa ne olur' dediğini hatırlatan Dündar, “Ben de aynı şekilde o halde yayınlansa ne olur yayınlanmasa ne olur?” dedi.
Büyük bir panik halinde önce 'böyle bir şey yok' dediklerini, 'gıda yardımı' dendiğini belirten Dündar, şöyle devam ediyor; “Sonra silah olduğu çıktı ortaya. Bu sefer 'Türkmenlere gidiyordu' dediler. Bugün Başbakan yardımcısı olan Tuğrul Türkeş 'vallahi de billahi de Türkmenlere gitmiyordu' dedi. Herhalde bizim soruşturmamızda tanıklık yapacaktır hükümet adına. O sözünü tekrarlayacaktır diye düşünüyorum. Sonra da yalan olduğu ortaya çıkınca, yani Türkmenler de 'bize gelmedi' deyince bu kez asıl suçluları değil bu suçu ortaya serenleri soruşturma konusu yaptılar.”
Birgün önce söylenen söz eğer siyasetçininse, sonraki gün değişme ihtimali oldukça yüksektir. Bunun örneklerini geçmişte sıkça gördük, bugünde kayda değer örneklerini görüyoruz.
Türkiye’nin birçok ülkenin gözünde DAİŞ’e destek veren ülke olarak görülmesi boşuna değil. En güzel örnek Türk Atasözü olan, “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” olamaz mı? 
Hem MİT tırları olayı, hem de Rusya uçağının düşürülmesinin oradaki Türkmenlere ne kadar zarar verdiği düşünülüyor mu acaba?
Uçağın düşürülmesinin ardından Rus savaş uçaklarının Türkmen bölgesine operasyonları daha da arttı. Üstelik artık hareket eden her şeyi vuruyorlar. Böyle giderse birkaç gün içinde orada taş ütünde taş kalmayacak. Bunun tek sorumlusu ise sorumsuz davranan Türkiye olacaktır.
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
126 gün önce
286 gün önce
315 gün önce
335 gün önce
370 gün önce
416 gün önce
468 gün önce
475 gün önce
485 gün önce
559 gün önce
587 gün önce
608 gün önce
629 gün önce
639 gün önce
650 gün önce
671 gün önce
685 gün önce
713 gün önce
725 gün önce
727 gün önce
740 gün önce
746 gün önce
759 gün önce
774 gün önce
785 gün önce
804 gün önce
829 gün önce
840 gün önce
851 gün önce
852 gün önce
873 gün önce
874 gün önce
896 gün önce
902 gün önce
907 gün önce
908 gün önce
913 gün önce
919 gün önce
926 gün önce
934 gün önce
937 gün önce
944 gün önce
945 gün önce
951 gün önce
954 gün önce
956 gün önce
1006 gün önce
1035 gün önce
1049 gün önce
1062 gün önce
1067 gün önce
1075 gün önce
1092 gün önce
1096 gün önce
1120 gün önce
1141 gün önce
1157 gün önce
1161 gün önce
1174 gün önce
1179 gün önce
1182 gün önce
1186 gün önce
1194 gün önce
1200 gün önce
1229 gün önce
1248 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=