Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Tarihe not düşecek bir gün

27 Kasım 2015, 17:15 Okuma: 874


Türkiye basın tarihinin unutulmayacak kara günlerinden biri önceki gün yaşandı.
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül, Hatay’da durdurulan ve içinden silah çıkan Mit Tırlarını haber yaptıkları için tutuklandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan “Peşini bırakmayacağım” demişti.
Bu haber aslında dönemin hükümetini ve Başbakan’ı Recep Tayyip Erdoğan’ı çok zor durumda bırakmıştı. Muhalefetin eline hükümete karşı önemli bir koz geçmişti bu haberle.
Deyim yerindeyse hükümeti ve Başbakan’ı çileden çıkarmıştı.
Tırlar dolusu silah Mit refakatinde Suriye sınırından geçirilmek istenirken savcıların kararıyla askerler tarafından durdurulmuş ve Mit mensupları gözaltına alınmıştı.
Muhalefet silahların El Nusra örgütüne gittiğini belirtmiş, hükümet ise inkar etmişti. Aslında ilk başlarda Tırlarda silah olduğu bile inkar edilmiş ve insani yardımın Türkmenlere gönderildiği belirtilmişti.
İşte tam bu anda Can Dündar’ın yaptığı haber ortalığı toz-duman etti.
Silahların olduğu görüntü söze gerek bırakmadı.
Orada Can Dündar’ın yaptığı sadece bir haber.
Ve haber yaptığı için de tutuklandı.
Bu tutuklamaya bir kılıf gerekiyor. O da bulundu; ‘Casusluk’
İstanbul adliyesine ifade vermeye giden Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül tutuklandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bile önceki gün, “O TIR'ların içinde silah varsa ne olur, yoksa ne olur?” demişti. Can Dündar ise, “Haberse haber ne olmuş” diyerek savunma yaptı.
Savcıya ifade veren Dündar, şunları söyledi; “Mit Tır'ları meselesini ilk yazan ben değilim. Bu olay sizin de bildiğiniz gibi bahsettiğimiz iki yapının arasındaki kavgadan ortaya çıkan bir şey. Nasıl olur da bir ülkenin jandarması ile istihbaratçıları birbirine silah çekecek duruma gelir? Nasıl olur da jandarma kolundan çekerek istihbaratçıları ayağının altında ezer, silahını alır? Nasıl olur da bir ülkenin savcısı bir ülkenin valisi ile çatışma haline gelir? İşte bu kurulan ikili yapının sonuçları bunlar.
Savcılar, MİT TIR'larının nasıl çevrildiğini ifade ettiler. Fotoğraflar yayınlandı. Ve o MİT TIR'larının nasıl çevrildiğinin görüntülerine ulaştık. MİT dedi ki 'ülke dışına silah nakli yapılmıyordu; ülke içine yapılıyordu'. Başbakanlık ise 'gıda ve insani yardım taşıyorduk' dedi. Sonradan bunun gıda olmadığı ortaya çıkınca 'Türkmenlere gönderildi' dendi.
O zamanki ana muhalefet genel başkan yardımcısı Tuğrul Türkeş dedi ki; “Ben bizzat biliyorum vallahi billahi o TIR'lar Türkmenlere gitmiyordu.” O şahıs şu anda Başbakan Yardımcısı, gerekirse mahkemede tanıklığına başvurulabileceğini düşünüyorum. Bu görüntüler elimize ulaştı.
Ülkenin istihbarat teşkilatı kendi görev tanımında olmayan bir silah nakli gerçekleştiriyordu. Yani suç işliyordu. Bu ulusal hukukta da suç uluslararası hukukta da suç. Ben ülkemin milli menfaatlerinin yalan söylemekten geçtiğine inanmıyorum. Ben bu halkın milli menfaatlerinin istihbarat teşkilatının kanun dışı silah ve insan ticaretinde olduğuna inanmıyorum. Hiçbir suç 'gizli' damgasıyla örtbas edilemez ve devlet yurttaşına yalan söyleyerek adil bir devlet olamaz.
Bir devlet adamının görevi böyle durumlarda devleti düştüğü zor durumdan kurtarmak olabilir ama hatırlatmak isterim ki gazeteci bir devlet memuru değildir. Benim görevim; halk adına devleti denetlemek, devlet bir hata yapıyorsa hükümet bir yanlış olaya bulaşmışsa kamu adına bunun hesabını sormaktır.
Uluslararası çapta yankısı olan bir olay… Bir silah nakli... Devlet adamları "o TIR'larda ilaç vardı" diyor. İlaç kutularını kaldırdığınız zaman içinde silah olduğunu görüyorsunuz. Nereye gittiğini de bilmiyoruz.
Bundan birisinin hesap sorması lazım. Bu devlet içindeki çatışmadan olabilir. Uluslararası bir tezgah olabilir. Devlet radikal İslamcıları silahlandırıyor olabilir ve hiçbir milli menfaat bunu meşru göstermez.
Gazeteci olarak benim görevim kamuyu bundan haberdar etmektir. Bunu yaparak devleti de önemli bir yanlıştan kurtardığımızı düşünüyorum.
Daha önce Susurluk'ta gördük. Devlet illegal yollara başvurabiliyor. Suçluları kullanabiliyor. Suç işleyebiliyor. Çok rahatlıkla yaptığı vahim hataları çok gizli damgalı dosyalarla devlet sırrı haline sokup kendini aklamaya çalışıyor. Bunlara karşı çıktık ve yayınlayarak belki devletin daha temiz bir topluma evrilmesine yardımcı olduk.
Devletin güvenlik ihtiyacı var. Bunun karşısında da halkın bilme hakkı ve gazetecilerin ifade özgürlüğü var... Bunlar çatıştığı zaman ne olur? Aslında temel konumuz bu. Ben burada ifade özgürlüğünün belli konularda devletin güvenlik ihtiyacının önüne çıktığını düşünüyorum. Hiçbir şekilde devletin suç işleme özgürlüğü yoktur. Hiçbir güvenlik gerekçesi suçu örtmeye yetmez. Eğer biz bu haber nedeniyle tutuklanır, yargılanır, mahkûm olursak, bu hem Türkiye'de hem uluslararası kamuoyu önünde bir yalan haber yaptığımız iddiasıyla olmayacaktır.”
İki gazeteci tutuklandı.
Geriye tarihe geçen kara bir gün kaldı. Üstelik Dünyaya yine rezil olduğumuz bir nedenden.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
107 gün önce
136 gün önce
156 gün önce
191 gün önce
237 gün önce
289 gün önce
296 gün önce
306 gün önce
380 gün önce
408 gün önce
429 gün önce
450 gün önce
460 gün önce
471 gün önce
492 gün önce
506 gün önce
534 gün önce
547 gün önce
549 gün önce
561 gün önce
568 gün önce
580 gün önce
595 gün önce
606 gün önce
625 gün önce
651 gün önce
661 gün önce
672 gün önce
673 gün önce
694 gün önce
695 gün önce
717 gün önce
723 gün önce
728 gün önce
729 gün önce
734 gün önce
740 gün önce
747 gün önce
755 gün önce
758 gün önce
765 gün önce
766 gün önce
772 gün önce
776 gün önce
777 gün önce
827 gün önce
856 gün önce
870 gün önce
883 gün önce
888 gün önce
896 gün önce
913 gün önce
917 gün önce
962 gün önce
978 gün önce
995 gün önce
1000 gün önce
1003 gün önce
1007 gün önce
1015 gün önce
1021 gün önce
1051 gün önce
1069 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=