Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER

Mustafa SEVEN

Roboski’ye neden adalet yok?

28 Aralık 2015, 17:17 Okuma: 1539

Zamanın durduğu vicdanların kuruduğu soğuk bir kış gecesinde takvim yaprakları 28 Aralık 2011'i gösterdiğinde Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde gece karanlığını delen Türk savaş uçaklarının bıraktığı 4 adet bombanın sesi yankılandı.
Gece karanlığını delen bomba sesinden bir süre sonra bu kez ağıtlar yankılandı derin vadilerde.
19'u çocuk 34 sivil insan, kendi ülkesinin savaş uçaklarınca katledildi.
Sınır ticareti için Güney Kürdistan'a geçen 38 kişinin içerisinde bulunduğu kervan, geri dönüş yolunda 15 nolu sınır hattı diye bilinen noktada can verdi.
Bugün bu unutulmaz katliamın 4. Yılını geride bıraktık.
Aradan geçen 4 yıllık zaman diliminde Roboski'de hayat hiçbir zaman eskisi gibi neşeli ve huzurlu olmadı.
Olması da mümkün değil.
Koca bir köy yıllardır matemde.
Bu saatten sonra Roboski’lilerin sadece bir amacı vardı önlerinde.
Faillerin yargılanarak cezalandırılması.
Devletin kişi başına 120 Bin TL’lik tazminatını ellerinin tersiyle ittiler. Hatta çocuklarının mezarlarının yapılması için STK ve siyasi partilerden gelen önerileri de kabul etmediler.
Kendi çocuklarının mezarlarını kendileri yaptılar.
Faillerin yargılanmaması ailelerin acılarına yeni acılar ekledi.
Dönemin Başbakan'ı Recep Tayyip Erdoğan “Uludere Ankara dehlizlerinde kaybolmayacak” desede,  bugüne kadar tek bir kişi bile cezalandırılmadı.
Geçen süre içinde ilk olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı dosyanın görevsizlik nedeniyle Askeri Savcılığa sevk ederken, 7 Ocak 2014 tarihinde Genelkurmay Askeri Savcılığı ise, “TSK personeli TBMM ve Bakanlar Kurulu kararları çerçevesinde Genelkurmay'ın onayıyla hareket edilmiştir” diyerek ‘takipsizlik’ kararı verdi. Verilen bu kararla birlikte Roboski Katliamı da benzer birçok olayda olduğu gibi cezasızlığa mahkûm oldu.
Tüm bu kararlara rağmen aileler, adalet taleplerinden vazgeçmeyerek, 4 yıl boyunca mücadelelerini sürdürdü. Anneler, her hafta çocuklarının mezarlarının başında bir araya gelerek faillerin cezalandırılmasını istiyor.
Yıllardır ellerinde çocuklarının fotoğraflarıyla çalmadık kapı bırakmayan annelerden biri olan Yüksel Ürek'in annesi Emine Ürek, sınır yolunun köy için hayat yolu olduğunu belirtiyor ve ekliyor; “7-8 kişilik bir aileyiz. Kimse gönül rahatlığıyla çocuğunu kar içinde olan bir yola yollamazdı. Bu çocuklar eğer geçim derdinden okullarını bırakmış ve kardeşleri için çalışıyorsa bu kaçakçılık değildir.”
Katliamın verilen tazminat ile örtülmeye çalışıldığını hatırlatan Ürek, “Biz yeter artık çocuklar ölmesin' dedik. Bize para vermekten söz ettiler. Ben bu dünyaya çocuk getireceğim ve Başbakan öldürsün onları bize para versin mi diyeceğim? Altımızdaki toprağı yerim ama çocuklarımı para için satmam” diye ifade etti.
Hayatlarının katliamdan sonra kötüye döndüğünü söyleyen Nadir Alma'nın annesi Azima Alma da, yitirdiği oğlunun diğer çocuklarından farklı, akıllı ve cesaretli olduğunu belirterek, özlemini dile getiriyor; “Askerliğini yapıp geldi ve evin idaresi onun elindeydi. Çalışkandı ve arkadaşları tarafından sevilendi. Arkadaşları sınıra gideceği zaman gelip onun gidip gitmeyeceğini sorardı. Eğer Nadir 'Ben gitmeyeceğim' derse arkadaşları da gitmezdi onun cesareti arkadaşlarını çok etkilerdi. 24 saat boyunca gözümüzün önünde çocuğumuzun fotoğrafı, huzurumuz kalmadı. Hiç suçları yoktu, ceplerinde 50 TL'den başka para yoktu. Yeni yıl geliyordu ve arkadaşlarıyla vakit geçirmek için bir şeyler almak istiyordu bir şeyler alırım dedi o yüzden gitti.”
Belkide yıllardır devletin baskı ve katliam politikalarının bir örneği Azime Alma’nın ailesinde yaşandı.
Bunu da şöyle dile getiriyor anne Alma; “Oğlum Nezir katliam olduğunda 15 yaşındaydı, okulda başarılıydı, katliamdan sonra ne yaptıysak okula gidip okumadı. 'Ben Nadir'in ardından nasıl gider okurum?' diye sordu. Bütün çocuklarımızın psikolojileri bozuldu, biz anneler olarak da öyle olduk. 1.5 yıldır da gitti Rojava'ya mücadeleye katıldı. YPG'ye katıldıktan sonra ağabeyinin adını aldı.”
Katliamlar yaşandıkça ve cezasız kaldıkça, insanların öfkesi büyüyor. Sadece Roboski’den değil, birçok yerden bu katliama tepki olarak kimbilir kaç kişi YPG ve PKK’ye katıldı.
Bunun sonucu olarak ta birçok kişi dağ yolunu tercih ediyor.
Yıllardır PKK’ye yeni katılımların önünü kesmek için çabalayan Türkiye aslında bu yolu kendisi açmış olmuyor mu?
Roboski’ye mutlaka adaletin gelmesi gerekir.
Bu insanlar sivil ve suçsuz insanlardı. Faillerinin de bulunması ve yargılanması gerekiyor.

 

 

 


Spot: Katliamlar yaşandıkça ve cezasız kaldıkça, insanların öfkesi büyüyor. Sadece Roboski’den değil, birçok yerden bu katliama tepki olarak kimbilir kaç kişi YPG ve PKK’ye katıldı.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
143 gün önce
171 gün önce
234 gün önce
346 gün önce
416 gün önce
486 gün önce
521 gün önce
542 gün önce
605 gün önce
787 gün önce
947 gün önce
976 gün önce
996 gün önce
1031 gün önce
1077 gün önce
1115 gün önce
1129 gün önce
1136 gün önce
1146 gün önce
1220 gün önce
1248 gün önce
1269 gün önce
1290 gün önce
1300 gün önce
1311 gün önce
1332 gün önce
1346 gün önce
1367 gün önce
1374 gün önce
1386 gün önce
1388 gün önce
1390 gün önce
1401 gün önce
1407 gün önce
1420 gün önce
1435 gün önce
1446 gün önce
1465 gün önce
1490 gün önce
1501 gün önce
1512 gün önce
1513 gün önce
1534 gün önce
1535 gün önce
1547 gün önce
1557 gün önce
1559 gün önce
1563 gün önce
1568 gün önce
1569 gün önce
1574 gün önce
1580 gün önce
1587 gün önce
1595 gün önce
1598 gün önce
1605 gün önce
1606 gün önce
1612 gün önce
1616 gün önce
1617 gün önce
1637 gün önce
1667 gün önce
1696 gün önce
1710 gün önce
1723 gün önce
1728 gün önce
1736 gün önce
1753 gün önce
1757 gün önce
1781 gün önce
1802 gün önce
1818 gün önce
1822 gün önce
1835 gün önce
1840 gün önce
1843 gün önce
1847 gün önce
1855 gün önce
1861 gün önce
1891 gün önce
1909 gün önce
RSS
© 2020 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=