Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER

Mustafa SEVEN

Amaç Kürtleri yok etmek

04 Ocak 2016, 18:46 Okuma: 1581


Son dönemde öyle gelişmeler yaşanıyor ki, sanki sistematik olarak Kürtler yok edilmeye, yok sayılmaya çalışılıyor.
Bir arkadaşım geçtiğimiz gün neden bu kadar Kürtleri yazdığımı sormuştu.
Birincisi ben bir Kürdüm ve bununla gurur duyuyorum.
İkincisi ise Cumhuriyet tarihi boyunca hep horlanan, itilen kakılan ve katliamlardan geçirilen Kürtler olmuştur. Bugün şöyle bir baktığımda haksızlığa uğrayan, hukuksuzca ezilen yine Kürtler oluyor.
Bugün bu hak ihlallerine uğrayan Kürtler değil de Türkler olmuş olsa, yada Çerkezler, Lazlar olsa onların haklarını savunan yazılar yazarım.
Yakın tarihimize şöyle bir baktığımda devlet eliyle yaşanan katliamlar hep Kürtler üzerinde olmuştur. En yakını ise 34 sivilin yaşamını yitirdiği Roboski katliamı oldu, hala faili bulunamayan ve bulunmayacak katliam.
Kürtlerin katliamlardan geçirildiği davalar hep sonuçsuz kalıyor.
Böylesine mazlum bir halk varken kimin haklarını savunayım ki.
Keşke Kürtler bu kadar haksızlığa, hukuksuzluğa uğramasa da ben de yazmasam.
Son günlerin sıcak tartışması, HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın ‘özerklik’ açıklamalarının ardından yaşanıyor.
Yapılan açıklamalar doğru veya değil, bunlar tartışılır.
Ancak bir Cumhurbaşkanının çıkıp bir savcı gibi bunların cezalandırılmasını istemesi doğrusu yadırganacak bir durum.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan dönüşü uçakta gazetecilere açıklamalar yaptı ve bakın neler söyledi; “Ülkeyi parçalayıp bölmeye yönelik mesajları kabul etmemiz mümkün değil. Devlet içinde devleti kabul etmemiz asla mümkün değil” diyen Erdoğan, “Bunlara karşı gerekli cevabın verilmesi, müeyyide uygulanması, yargı mekanizmasının devreye girmesi suretiyle atılması gereken adımlar var. Meclis’te 160’ı aşkın dosyaları var. Bunlar gözden geçirildiği zaman neyi kapsıyor, masaya yatırılacak ve ona göre adım atılacaktır. Bunlar bunun bedelini ödemek durumundadır. Dokunulmazlıklarının kaldırılması suretiyle başlayacak süreç, terörle mücadele açısından ülkemizdeki havayı da olumlu yönde etkileyecektir.”
Bunlarız duyduğumda şaşkınlığımı gizleyemedim doğrusu. Zira bir Cumhurbaşkanının yapacağı açıklamalar değil bunlar.
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, bu açıklamalara cevap verdi; “Esasta neden korkuyor: Biz, onun siyaset yöntemiyle böldüğü halkı birleştiriyoruz. Esas bölücü Cumhurbaşkanının kendisidir. ‘Rejim fiili olarak değişmiştir demek, fiili olarak böyle davranmak mı anayasaya uygun?
Bu sözler nedeniyle Cumhurbaşkanı hakkında herhangi bir soruşturma açılmadı. Bizleri dokunulmazlığımızı kaldırmakla tehdit ediyor. Elinizdeki bu kadar güçle bu kadar acizleşiyor.
Hala dokunulmazlıkları kaldırmak, siyasi yasak uygulamak gibi yöntemlere icabet ediyorsanız, bu O Saray’da oturan şahsiyetin aczinin ifadesidir, bizim de şanımızdandır.
Dokunulmazlık tartışması 7 Haziran sonrasında da yaşandı. İlk dokunulmazlık tartışması yapıldığında 80 milletvekiliyle imzaladık dilekçeyi, Meclis Başkanı’nın masasının üstüne koyduk. Hodri meydan. O dilekçeler hala duruyor. Bizi caydıracaklarını sanmasınlar. Bizim başımız dik, alnımız ak.”
Bir yandan HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılarak meclisteki etkileri azaltılmaya çalışılıyor.
Diğer yandan yeni bir tartışma başlatılarak HDP’li belediyelerin de alınması düşünülüyor.
Ak Parti hükümeti şimdi de belediyelere kayyum atanmasını gündemleştiriyor.
Halkın seçtiği belediyelere, bir kişinin talimatıyla sel konulmak isteniyor.
Mimar Sinan Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Korhan Gümüş, belediyelere kayyum atanmasına ilişkin tartışmalara tepki göstererek, “Hendek kazdılar gibi bahanelerle kayyum atanması bir darbe olur. Zaten kayyum atanan şirketlere de mali yapılarında sorun olduğu için değil, ideolojik amaçları nedeniyle el konuldu. Ama siyasi yapılara ideolojik fikirleri nedeniyle kayyum konulamaz, bir skandaldır. Kötü yönetilebilir. Ancak bir dahaki seçimde yenisi seçilir. Kimse bunu yutmaz. AB ile olan tüm ilişkiler yıkılır. Yani yerel yönetimlere kayyum atanılması darbedir. O zaman hükümete de kayyum atansın yani kim atayacak bunu, seçilmişin yerine kayyumu kim atayabilir bu çılgınca bir şey olur. Telaffuz edilmesi bile abes. Artık Türkiye'de yönetim tartışılır duruma gelir ki, bu da iktidarın kendi ayağına kurşun sıkması gibi bir şeydir.”
Yapılanlarla Kürtlerin ellerindeki tüm haklar alınmak isteniyor. Bu durum demokrasilerde olmaz, hangi yönetimlerde olur ona da siz karar verin.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
220 gün önce
248 gün önce
311 gün önce
423 gün önce
493 gün önce
563 gün önce
598 gün önce
619 gün önce
682 gün önce
864 gün önce
1024 gün önce
1053 gün önce
1073 gün önce
1108 gün önce
1154 gün önce
1192 gün önce
1206 gün önce
1213 gün önce
1223 gün önce
1297 gün önce
1325 gün önce
1346 gün önce
1367 gün önce
1377 gün önce
1388 gün önce
1409 gün önce
1423 gün önce
1444 gün önce
1451 gün önce
1463 gün önce
1465 gün önce
1467 gün önce
1478 gün önce
1484 gün önce
1497 gün önce
1512 gün önce
1523 gün önce
1542 gün önce
1568 gün önce
1578 gün önce
1589 gün önce
1590 gün önce
1611 gün önce
1612 gün önce
1624 gün önce
1634 gün önce
1636 gün önce
1640 gün önce
1645 gün önce
1646 gün önce
1651 gün önce
1657 gün önce
1664 gün önce
1672 gün önce
1675 gün önce
1682 gün önce
1683 gün önce
1689 gün önce
1693 gün önce
1694 gün önce
1714 gün önce
1744 gün önce
1773 gün önce
1787 gün önce
1800 gün önce
1805 gün önce
1813 gün önce
1830 gün önce
1834 gün önce
1858 gün önce
1879 gün önce
1895 gün önce
1899 gün önce
1912 gün önce
1917 gün önce
1920 gün önce
1924 gün önce
1932 gün önce
1938 gün önce
1968 gün önce
1986 gün önce
RSS
© 2020 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=