Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Amaç Kürtleri yok etmek

04 Ocak 2016, 18:46 Okuma: 1313


Son dönemde öyle gelişmeler yaşanıyor ki, sanki sistematik olarak Kürtler yok edilmeye, yok sayılmaya çalışılıyor.
Bir arkadaşım geçtiğimiz gün neden bu kadar Kürtleri yazdığımı sormuştu.
Birincisi ben bir Kürdüm ve bununla gurur duyuyorum.
İkincisi ise Cumhuriyet tarihi boyunca hep horlanan, itilen kakılan ve katliamlardan geçirilen Kürtler olmuştur. Bugün şöyle bir baktığımda haksızlığa uğrayan, hukuksuzca ezilen yine Kürtler oluyor.
Bugün bu hak ihlallerine uğrayan Kürtler değil de Türkler olmuş olsa, yada Çerkezler, Lazlar olsa onların haklarını savunan yazılar yazarım.
Yakın tarihimize şöyle bir baktığımda devlet eliyle yaşanan katliamlar hep Kürtler üzerinde olmuştur. En yakını ise 34 sivilin yaşamını yitirdiği Roboski katliamı oldu, hala faili bulunamayan ve bulunmayacak katliam.
Kürtlerin katliamlardan geçirildiği davalar hep sonuçsuz kalıyor.
Böylesine mazlum bir halk varken kimin haklarını savunayım ki.
Keşke Kürtler bu kadar haksızlığa, hukuksuzluğa uğramasa da ben de yazmasam.
Son günlerin sıcak tartışması, HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın ‘özerklik’ açıklamalarının ardından yaşanıyor.
Yapılan açıklamalar doğru veya değil, bunlar tartışılır.
Ancak bir Cumhurbaşkanının çıkıp bir savcı gibi bunların cezalandırılmasını istemesi doğrusu yadırganacak bir durum.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan dönüşü uçakta gazetecilere açıklamalar yaptı ve bakın neler söyledi; “Ülkeyi parçalayıp bölmeye yönelik mesajları kabul etmemiz mümkün değil. Devlet içinde devleti kabul etmemiz asla mümkün değil” diyen Erdoğan, “Bunlara karşı gerekli cevabın verilmesi, müeyyide uygulanması, yargı mekanizmasının devreye girmesi suretiyle atılması gereken adımlar var. Meclis’te 160’ı aşkın dosyaları var. Bunlar gözden geçirildiği zaman neyi kapsıyor, masaya yatırılacak ve ona göre adım atılacaktır. Bunlar bunun bedelini ödemek durumundadır. Dokunulmazlıklarının kaldırılması suretiyle başlayacak süreç, terörle mücadele açısından ülkemizdeki havayı da olumlu yönde etkileyecektir.”
Bunlarız duyduğumda şaşkınlığımı gizleyemedim doğrusu. Zira bir Cumhurbaşkanının yapacağı açıklamalar değil bunlar.
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, bu açıklamalara cevap verdi; “Esasta neden korkuyor: Biz, onun siyaset yöntemiyle böldüğü halkı birleştiriyoruz. Esas bölücü Cumhurbaşkanının kendisidir. ‘Rejim fiili olarak değişmiştir demek, fiili olarak böyle davranmak mı anayasaya uygun?
Bu sözler nedeniyle Cumhurbaşkanı hakkında herhangi bir soruşturma açılmadı. Bizleri dokunulmazlığımızı kaldırmakla tehdit ediyor. Elinizdeki bu kadar güçle bu kadar acizleşiyor.
Hala dokunulmazlıkları kaldırmak, siyasi yasak uygulamak gibi yöntemlere icabet ediyorsanız, bu O Saray’da oturan şahsiyetin aczinin ifadesidir, bizim de şanımızdandır.
Dokunulmazlık tartışması 7 Haziran sonrasında da yaşandı. İlk dokunulmazlık tartışması yapıldığında 80 milletvekiliyle imzaladık dilekçeyi, Meclis Başkanı’nın masasının üstüne koyduk. Hodri meydan. O dilekçeler hala duruyor. Bizi caydıracaklarını sanmasınlar. Bizim başımız dik, alnımız ak.”
Bir yandan HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılarak meclisteki etkileri azaltılmaya çalışılıyor.
Diğer yandan yeni bir tartışma başlatılarak HDP’li belediyelerin de alınması düşünülüyor.
Ak Parti hükümeti şimdi de belediyelere kayyum atanmasını gündemleştiriyor.
Halkın seçtiği belediyelere, bir kişinin talimatıyla sel konulmak isteniyor.
Mimar Sinan Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Korhan Gümüş, belediyelere kayyum atanmasına ilişkin tartışmalara tepki göstererek, “Hendek kazdılar gibi bahanelerle kayyum atanması bir darbe olur. Zaten kayyum atanan şirketlere de mali yapılarında sorun olduğu için değil, ideolojik amaçları nedeniyle el konuldu. Ama siyasi yapılara ideolojik fikirleri nedeniyle kayyum konulamaz, bir skandaldır. Kötü yönetilebilir. Ancak bir dahaki seçimde yenisi seçilir. Kimse bunu yutmaz. AB ile olan tüm ilişkiler yıkılır. Yani yerel yönetimlere kayyum atanılması darbedir. O zaman hükümete de kayyum atansın yani kim atayacak bunu, seçilmişin yerine kayyumu kim atayabilir bu çılgınca bir şey olur. Telaffuz edilmesi bile abes. Artık Türkiye'de yönetim tartışılır duruma gelir ki, bu da iktidarın kendi ayağına kurşun sıkması gibi bir şeydir.”
Yapılanlarla Kürtlerin ellerindeki tüm haklar alınmak isteniyor. Bu durum demokrasilerde olmaz, hangi yönetimlerde olur ona da siz karar verin.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
22 gün önce
92 gün önce
162 gün önce
197 gün önce
218 gün önce
281 gün önce
463 gün önce
623 gün önce
652 gün önce
672 gün önce
707 gün önce
753 gün önce
805 gün önce
812 gün önce
822 gün önce
896 gün önce
924 gün önce
945 gün önce
966 gün önce
976 gün önce
987 gün önce
1008 gün önce
1022 gün önce
1043 gün önce
1050 gün önce
1062 gün önce
1064 gün önce
1066 gün önce
1077 gün önce
1083 gün önce
1096 gün önce
1111 gün önce
1122 gün önce
1141 gün önce
1166 gün önce
1177 gün önce
1188 gün önce
1189 gün önce
1210 gün önce
1211 gün önce
1223 gün önce
1233 gün önce
1235 gün önce
1239 gün önce
1244 gün önce
1245 gün önce
1250 gün önce
1256 gün önce
1263 gün önce
1271 gün önce
1274 gün önce
1281 gün önce
1282 gün önce
1288 gün önce
1292 gün önce
1293 gün önce
1313 gün önce
1343 gün önce
1372 gün önce
1386 gün önce
1399 gün önce
1404 gün önce
1412 gün önce
1429 gün önce
1433 gün önce
1457 gün önce
1478 gün önce
1494 gün önce
1498 gün önce
1511 gün önce
1516 gün önce
1519 gün önce
1523 gün önce
1531 gün önce
1537 gün önce
1567 gün önce
1585 gün önce
RSS
© 2019 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=