Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Amaç Kürtleri yok etmek

04 Ocak 2016, 18:46 Okuma: 1099


Son dönemde öyle gelişmeler yaşanıyor ki, sanki sistematik olarak Kürtler yok edilmeye, yok sayılmaya çalışılıyor.
Bir arkadaşım geçtiğimiz gün neden bu kadar Kürtleri yazdığımı sormuştu.
Birincisi ben bir Kürdüm ve bununla gurur duyuyorum.
İkincisi ise Cumhuriyet tarihi boyunca hep horlanan, itilen kakılan ve katliamlardan geçirilen Kürtler olmuştur. Bugün şöyle bir baktığımda haksızlığa uğrayan, hukuksuzca ezilen yine Kürtler oluyor.
Bugün bu hak ihlallerine uğrayan Kürtler değil de Türkler olmuş olsa, yada Çerkezler, Lazlar olsa onların haklarını savunan yazılar yazarım.
Yakın tarihimize şöyle bir baktığımda devlet eliyle yaşanan katliamlar hep Kürtler üzerinde olmuştur. En yakını ise 34 sivilin yaşamını yitirdiği Roboski katliamı oldu, hala faili bulunamayan ve bulunmayacak katliam.
Kürtlerin katliamlardan geçirildiği davalar hep sonuçsuz kalıyor.
Böylesine mazlum bir halk varken kimin haklarını savunayım ki.
Keşke Kürtler bu kadar haksızlığa, hukuksuzluğa uğramasa da ben de yazmasam.
Son günlerin sıcak tartışması, HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın ‘özerklik’ açıklamalarının ardından yaşanıyor.
Yapılan açıklamalar doğru veya değil, bunlar tartışılır.
Ancak bir Cumhurbaşkanının çıkıp bir savcı gibi bunların cezalandırılmasını istemesi doğrusu yadırganacak bir durum.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan dönüşü uçakta gazetecilere açıklamalar yaptı ve bakın neler söyledi; “Ülkeyi parçalayıp bölmeye yönelik mesajları kabul etmemiz mümkün değil. Devlet içinde devleti kabul etmemiz asla mümkün değil” diyen Erdoğan, “Bunlara karşı gerekli cevabın verilmesi, müeyyide uygulanması, yargı mekanizmasının devreye girmesi suretiyle atılması gereken adımlar var. Meclis’te 160’ı aşkın dosyaları var. Bunlar gözden geçirildiği zaman neyi kapsıyor, masaya yatırılacak ve ona göre adım atılacaktır. Bunlar bunun bedelini ödemek durumundadır. Dokunulmazlıklarının kaldırılması suretiyle başlayacak süreç, terörle mücadele açısından ülkemizdeki havayı da olumlu yönde etkileyecektir.”
Bunlarız duyduğumda şaşkınlığımı gizleyemedim doğrusu. Zira bir Cumhurbaşkanının yapacağı açıklamalar değil bunlar.
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, bu açıklamalara cevap verdi; “Esasta neden korkuyor: Biz, onun siyaset yöntemiyle böldüğü halkı birleştiriyoruz. Esas bölücü Cumhurbaşkanının kendisidir. ‘Rejim fiili olarak değişmiştir demek, fiili olarak böyle davranmak mı anayasaya uygun?
Bu sözler nedeniyle Cumhurbaşkanı hakkında herhangi bir soruşturma açılmadı. Bizleri dokunulmazlığımızı kaldırmakla tehdit ediyor. Elinizdeki bu kadar güçle bu kadar acizleşiyor.
Hala dokunulmazlıkları kaldırmak, siyasi yasak uygulamak gibi yöntemlere icabet ediyorsanız, bu O Saray’da oturan şahsiyetin aczinin ifadesidir, bizim de şanımızdandır.
Dokunulmazlık tartışması 7 Haziran sonrasında da yaşandı. İlk dokunulmazlık tartışması yapıldığında 80 milletvekiliyle imzaladık dilekçeyi, Meclis Başkanı’nın masasının üstüne koyduk. Hodri meydan. O dilekçeler hala duruyor. Bizi caydıracaklarını sanmasınlar. Bizim başımız dik, alnımız ak.”
Bir yandan HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılarak meclisteki etkileri azaltılmaya çalışılıyor.
Diğer yandan yeni bir tartışma başlatılarak HDP’li belediyelerin de alınması düşünülüyor.
Ak Parti hükümeti şimdi de belediyelere kayyum atanmasını gündemleştiriyor.
Halkın seçtiği belediyelere, bir kişinin talimatıyla sel konulmak isteniyor.
Mimar Sinan Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Korhan Gümüş, belediyelere kayyum atanmasına ilişkin tartışmalara tepki göstererek, “Hendek kazdılar gibi bahanelerle kayyum atanması bir darbe olur. Zaten kayyum atanan şirketlere de mali yapılarında sorun olduğu için değil, ideolojik amaçları nedeniyle el konuldu. Ama siyasi yapılara ideolojik fikirleri nedeniyle kayyum konulamaz, bir skandaldır. Kötü yönetilebilir. Ancak bir dahaki seçimde yenisi seçilir. Kimse bunu yutmaz. AB ile olan tüm ilişkiler yıkılır. Yani yerel yönetimlere kayyum atanılması darbedir. O zaman hükümete de kayyum atansın yani kim atayacak bunu, seçilmişin yerine kayyumu kim atayabilir bu çılgınca bir şey olur. Telaffuz edilmesi bile abes. Artık Türkiye'de yönetim tartışılır duruma gelir ki, bu da iktidarın kendi ayağına kurşun sıkması gibi bir şeydir.”
Yapılanlarla Kürtlerin ellerindeki tüm haklar alınmak isteniyor. Bu durum demokrasilerde olmaz, hangi yönetimlerde olur ona da siz karar verin.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
37 gün önce
219 gün önce
379 gün önce
408 gün önce
428 gün önce
463 gün önce
509 gün önce
561 gün önce
568 gün önce
578 gün önce
652 gün önce
680 gün önce
701 gün önce
722 gün önce
732 gün önce
743 gün önce
764 gün önce
779 gün önce
806 gün önce
819 gün önce
821 gün önce
834 gün önce
840 gün önce
853 gün önce
867 gün önce
878 gün önce
897 gün önce
923 gün önce
933 gün önce
944 gün önce
945 gün önce
966 gün önce
967 gün önce
989 gün önce
995 gün önce
1000 gün önce
1001 gün önce
1006 gün önce
1012 gün önce
1019 gün önce
1027 gün önce
1031 gün önce
1037 gün önce
1038 gün önce
1044 gün önce
1048 gün önce
1049 gün önce
1069 gün önce
1099 gün önce
1128 gün önce
1142 gün önce
1155 gün önce
1160 gün önce
1168 gün önce
1185 gün önce
1189 gün önce
1213 gün önce
1234 gün önce
1250 gün önce
1254 gün önce
1267 gün önce
1272 gün önce
1275 gün önce
1279 gün önce
1287 gün önce
1293 gün önce
1323 gün önce
1341 gün önce
RSS
© 2019 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=