Lütfen bekleyin..


Ercan ARSLAN

Siyasi Kültür ve Yeni Anayasa

14 Ocak 2016, 00:15 Okuma: 788

 

“Siyasi kültür yerini nezaketsiz, birbirine tahammülsüz bir yoz kültür getirdi. Siyasetçilerin kullandıkları dil çok nobran ve kaba ve bir o kadar ayrılıkçı, ötekileştiren, şiddet içeren ve açıkçası avam. Vatandaşı sükûna davet etmeleridir ama görünen o ki roller değişmiş, siyasileri sükuna davet eden bir toplum var. “


Bölgede birkaç ilçede devam eden sokağa çıkma yasakları ve bu ilçelerde yaşanan çatışmalar ile bununla beraber yaşanan iç göç bölge ekonomisini ve huzurunu ciddi anlamda etkiliyor.
Bölgede sokaklarda kiminle konuşursanız konuşun, “barış olsun, savaş olmasın, insanlar ölmesin” cümlelerini duyarsınız. Bütün paragrafların barış olarak açıldığı bölgede yaşanan savaş hali ve göç insanları canından bezdirdi.
Şehirlerde süren çatışmalar elbette bitecek ama bunun faturası çok büyük olacak ve şimdiden kabaran büyük bir fatura, ödenen bedeller, yıkılan hayatlar var.
Eskiden insanlar öldüklerinde, “öldüler” kavramı kullanılırdı, şimdi, “etkisiz hale getirildi” kavramı kullanılıyor ki, insani olmayan bir kavram. Her şeyden önemlisi bu kavramı hayatımıza medya soktu. 
Kurumlar bu tip kavramları kullanabilir ama medya böyle bir dil kullanamaz. Medyanın özgürlükçü bir dili olmalı ve bu dil kesinlikle barışçıl ve tarafsız olmalı. Yaşanan çatışma “Kültür” kavramını da yerle bir etti. Ne siyasi kültür kaldı, ne diplomatik kültür, ne de bürokratik kültür.
Sokak da kültür kavramını yitirince ortada çok büyük bir kültür sorunu oluştu, bunun oturması da zaman alacak.
Siyasi kültür yerini nezaketsiz, birbirine tahammülsüz bir yoz kültür getirdi. Siyasetçilerin kullandıkları dil çok nobran ve kaba ve bir o kadar ayrılıkçı, ötekileştiren, şiddet içeren ve açıkçası avam.
Sokaktaki vatandaşın sağduyulu olmasını bekleyenlerin önce kendi üsluplarına dikkat etmeleri gerekiyor. Gerek medyanın ve gerekse siyasetçilerin üslupsuzlukları vatandaşı oldukça kaygılandırıyor.
Böylesi kaos durumlarının yaşandığı dönemler ve süreçlerde siyasetçilerden beklen aklıselim davranmalarıdır. Vatandaşı sükûna davet etmeleridir ama görünen o ki roller değişmiş, siyasileri sükuna davet eden bir toplum var.
Toplum çatışma istemiyor, savaş istemiyor, şiddet dili istemiyor, huzur gelecek kaygısı yaşamadan hayatını idame etmek istiyor ve gerçekten-samimi bir şekilde barış istiyor.
Toplumun isteklerini görmezden gelmek siyasetçilere uzun vadede bedeller ödetir. Siyasetçiler siyasi kültürü oturtamazlarsa ve sıkıntı yaşatmaya devam ederlerse bu sorunsalın içerisine kendileri de gömülürler.
Bugün her zamankinden çok daha fazla barışa, müzakere etmeye, birbirimizi dinlemeye ihtiyacımız var. Vatandaşın da beklentisi bu yönde…
Türkiye’de bir Anayasa sorunu var ve bu sorun yine parlamentonun gündeminde. Hiç kimse yeni Anayasa yapılırken parlamentonun dışında kalamaz-kalmamalı da. Yeni sivil Anayasa Türkiye’nin geleceğine yön verecek ve bugün tartıştığımız sorunları çözecektir.
Tam bir konsensüs sağlanırsa yeni sivil Anayasa geleceğin Türkiye’sini şekillendirecek ve sorunlarımızı çözecektir. Gelecek çok karanlık değil ama karanlık düşünmemizi sağlayan etkenleri oluşturanlar var. Sorunlarımızı tartışarak ve bir ortak kültür oluşturarak çözebiliriz.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=