Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

‘Hrant’ın, ‘Fırat’ olduğu günler

18 Ocak 2016, 16:40 Okuma: 780


Bundan tam 9 yıl önce bugün, yani 19 Ocak 2007 tarihinde Hrant Dink cinayete kurban gittiğinde, 1909 yılından bu yana suikast sonucu öldürülen 62. Gazeteci olmuştu.
1954 yılında Malatya’da başlayan yaşamı çok ta iyi geçmedi.
Babası Sivas'ın Gürün ilçesinde, annesi Gülvart ise Sivas'ın Kangal ilçesinde doğup büyümüştü. Anne ve babası 1961 yılında İstanbul'a taşınmalarının ardından boşandı. Hrant ve iki kardeşi Gedikpaşa’daki Ermeni Yetimhanesi’ne yerleştirildi.
Belki bilmeyenler vardır.
Gençlik yıllarında Hrant, mahkeme kararıyla ismini ‘Fırat’ olarak değiştirdi.
Dink o yıllarda Türkiye'de gelişmekte olan sol siyasetten etkilendi ve Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist çizgisinde siyaset yapmaya başladı.
İşte o yıllarda, örgüt ile Ermeni cemaatinin ilişkilendirilmesini önlemek amacıyla ismini Fırat olarak değiştirdi.
Ardından kardeşleriyle birlikte büyüdüğü ve geçtiğimiz yıl devletin el koyduğu Tuzla Ermeni Çocuk Kampı’nı yönetmeye başladı.
2002 yılında Urfa'da verdiği bir konferansta “Ben Türk değil Türkiyeliyim ve Ermeniyim” dediği için ‘Türklüğü aşağılamaktan’ üç yıl yargılanarak, beraat etti. 13 Şubat 2004'te yayımlanan bir makalesindeki “Türk’ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur” sözleri nedeniyle 301. maddeden ‘Türklüğe hakaret’ suçlamasıyla yargılandı ve aksi yönde verilen bilirkişi raporuna rağmen 6 ay hapis cezası aldı, ancak cezası ertelendi.
19 Ocak 2007 tarihinde öldürülen Hrant Dink için o güne kadar bir gayrimüslim için görülmemiş bir cenaze töreni yapıldı.
Törene yaklaşık 100 Bin kişi katıldı.
Cenazeye katılanlar DİSK tarafından hazırlanan Türkçe, Ermenice ve Kürtçe ‘Hepimiz Hrant Dink'iz, hepimiz Ermeniyiz!’ yazılı dövizler taşıdı.
Cenaze, Ermeni diasporasının bir kısmının Türkiye'ye bakışını değiştirdiği, geleneksel düşmanca yaklaşımın yerini şaşkınlığa ve tereddüte bıraktığı biliniyor.
Bu konuda Ermeni Diasporasının önde gelen isimlerinden biri olan Isabelle Kortian’ın sözleri bir belge gibidir.
Cenaze törenini gören Kortian, şu sözleri söylemişti; “Türklerin Dink'i kucaklaması bizde 'deprem etkisi' yaptı!”
Hrant Dink, cinayete kurban gittiği gün Agos gazetesinde yayınlanan yazısında, şunları söylüyordu; “Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce.”
Kendini bir güvercin olarak görüyordu ve gerçekten de şehirlerde kimse güvercinlere dokunmazdı. Özgürce uçar güvercinler şehirlerin semalarında. Ama o güvercini vurdular.
Bugün en yakınındakiler, arkadaşları ve dostları onu anlatırken, gözleri nemlenir.
Kendisine en yakın isimlerden biri olan HDP Milletvekili Garo Paylan Dink'i, “Halkının acılarını sırtına alarak, 'bir de benden dinleyin' demişti. Doğal ve samimi anlatımı ile Ermeni halkının acılarını en iyi Hrant anlattı. Dink yaşasaydı kendi atalarının 100 yıl önce yaşadığı soykırımı Kürtlerin de yaşamaması için mücadele ederdi. Kürt illerine giderdi, sokağa çıkma yasaklarına karşı çıkardı. Ne olup bittiğini, gerçekliği tüm halklara anlatırdı” diyor.
Prof. Dr. Baskın Oran ise, Dink ile ilgili bir anısını şöyle anlattı; “İlk konuşmamızdı, tanışmamızdı Telefonda.
Ekim'de milli eğitim Lozan'ı çöpe atan bir karar almış, Ermeni azınlık ilkokullarında Ermenice dersi dışında bütün derslerin artık Türkçe yapılmasına karar vermiş. Din dersi ve müzik dahil olmak üzere. Ben de 'MEB'i Talim ve Terbiye Kurulu'nu ihbar ediyorum!' diye beş gün süren bir dizi yazmıştım. Lozan'ın nasıl böyle ihlal edilebildiğine dair. Mülkiye'de bölüm odasına bir şeye bakmak için uğramışım, sekreter telefonla konuşuyor, beni görünce işaret etti sizi arıyorlar diye. 'Ben Fırat Dink, İstanbullu Ermeni iş adamıyım' diye söze başlayarak, 'Bizim cemaatimiz için, bizim sıkıntılarımız konusunda köşe yazınızda çok güzel şeyler yazmışsınız, size teşekkür etmek için telefon ediyorum' Ve sesi titremeye başladı. Ne yapacağımı bilemedim. Elim ayağım boşandı. Sekreter kıza arkamı dönüp ben de sessiz sessiz dökmeye başladım. Bir süre böyle gitti. Konuşmadan sonra karşılıklı bir şeyler söyledik, buluşmaya söz verdik, kapattık. Hatırladıkça kötü olurum. Sadece bu karşılıklı ağlaşmaya değil, bir insanın ismini gizlemek zorunda kalmasına da çok kötü olurum.”
Ürkekliği belki Ermeni olmasındandı.
Bu yüzden ismini bile değiştirmişti.
Bugün insanların ürkekliği bu kez başka şeylerden. Bugün batı illerinde artık rahatça “Ben Kürdüm” diyemiyorsun. Söylesen ırkçı bir kalabalık tarafından linç edilmen içten bile değil.
İşte bu sebeplerden dolayı geçmişte Hrant, Fırat olmuştu.
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
108 gün önce
137 gün önce
157 gün önce
192 gün önce
238 gün önce
290 gün önce
297 gün önce
307 gün önce
381 gün önce
409 gün önce
430 gün önce
451 gün önce
461 gün önce
472 gün önce
493 gün önce
507 gün önce
535 gün önce
547 gün önce
549 gün önce
562 gün önce
568 gün önce
581 gün önce
596 gün önce
607 gün önce
626 gün önce
651 gün önce
662 gün önce
673 gün önce
674 gün önce
695 gün önce
696 gün önce
718 gün önce
723 gün önce
729 gün önce
729 gün önce
735 gün önce
740 gün önce
748 gün önce
756 gün önce
759 gün önce
765 gün önce
767 gün önce
773 gün önce
776 gün önce
778 gün önce
828 gün önce
857 gün önce
871 gün önce
883 gün önce
889 gün önce
897 gün önce
914 gün önce
918 gün önce
962 gün önce
978 gün önce
995 gün önce
1001 gün önce
1004 gün önce
1008 gün önce
1016 gün önce
1021 gün önce
1051 gün önce
1069 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=