Lütfen bekleyin..


Ercan ARSLAN

Çözüm; Diyalog ve müzakere

18 Ocak 2016, 16:41 Okuma: 1134


“Bölgede barış ve huzur isteyen insanlar bir an önce çatışmanın bitmesini ve tekrar çözüm sürecine dönülmesini istiyor ve bekliyorlar. Her ne yapılacaksa bu siyasetle yürümeli ve bunun tek adresi de parlamento çatısıdır. Diyalog ve müzakeredir. Şiddetin ve silahın olduğu yerde, güvercin sedası olmaz, düşünce ve söylem gücünü yitirir.”


Bölgede devam eden çatışmalar vatandaşta gelecek kaygısı yaratıyor. 1 Kasım seçimlerinden sonra bölgede süren şiddetli çatışmalar hem iç, hem dış göçe neden oldu. Nusaybin, Silvan, Silopi, Dargeçit’den insanlar yakın akrabalarına sığındılar.
Nereye? Diyarbakır, Batman, Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep’e… Bazıları da bu kargaşadan kaçmak için batıya göç etti. Ortada bir kaos var demek niyetinde değilim ama bu böyle de devam etmez-etmemeli diyorum.
Bölgede barış ve huzur isteyen insanlar bir an önce çatışmanın bitmesini ve tekrar çözüm sürecine dönülmesini istiyor ve bekliyorlar. Şu an için böyle bir emare yok. Oluşması içinde iki tarafın nazik ve naif söylemleri yok.
Herkes birbirinden şahin bakışlı ve şahin söylemler havada uçuşuyor vatandaş şiddet söyleminden rahatsız. Şiddet söylemini bugün kullananlar, yarın bu dili kullandıklarına pişman olacaklar. Mücadele ölmek için değil, yaşatmak için verilmeli.
Her ne yapılacaksa bu siyasetle yürümeli ve bunun tek adresi de parlamento çatısıdır. Diyalog ve müzakeredir. Şiddetin ve silahın olduğu yerde, güvercin sedası olmaz, düşünce ve söylem gücünü yitirir.
Nitekim şu anda böyle iklimdeyiz ve bu iklim hiç kimse huzur getirmiyor, bölgeye ve ülkeye istikrar getirmiyor. Ekonomi can kaybediyor ve insanlar gelecek kaygısı yaşıyor. Korku hali bu bölgenin kaderi olmamalı. Bölge halkı huzuru ve barışı herkesten çok hakkediyor.
Siyasetçiler sokağı dinlemeli, sokağın sesine kulağını kapayan sadece kendine ıssızlık yaşar, sağır sultan da biliyor ki, insanlar şuan yürüyen çatışmadan rahatsız ve taraf da değiller. Hiç kimse şiddetin, silahın ve ölümün tarafı olamaz.

HAYAT DEVAM EDİYOR
Bir taraftan hayat da devam ediyor, doğrusu da bu, hayat devam etmeli. Esnaf zor zamanlar geçiriyor, siftah yapamadan dükkân kapatanlar var. Yani illa da kepenk indirmeye gerek yok. Sıkıntı herkesi dört bir çevre sarıyor.
Bölgeye yatırım şart ama bu ortamda olmaz. Eğer çatışmalar biterse ki bir gün bitecek-bitmek zorunda. Evleri yıkılan, düzeni bozulan, sıkıntıya düşen esnafın desteklenmeye ihtiyacı olacak.
Yani her yıkımdan sonra, yeni başlangıçlar başlar. Türkiye’de en önemli problemlerden bir tanesi; Problemlerin çözümünün kısa vadelere yayılmasıdır. Oysa gerçek bir çözüm için uzun vadeye ihtiyaç var. Yani 40 yıl sonra bu sorun nerede diye soran yok.
Bunun için çaba sarf eden de yok. Günü kurtarma, seneyi devirip, yeni seneye sorunu ve çözümü taşıma asla kalıcı çözümler sunmaz. Bizim uzun vadeli çözümlere ihtiyacımız var. Türkiye 50 yıl sonra ne olacak, Kürt sorunun 50 yıl sonra nerede duracak. İzim bu hesaplamaları ve öngörüleri oturtmamız gerekiyor.
Kısacası hayat devam ediyor ve yaşam ertelenmemeli, şuanda her şey erteleniyor, işte bunu onaramazsınız. Sorun da burada başlıyor ve burada bitiyor.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
161 gün önce
303 gün önce
357 gün önce
670 gün önce
878 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=