Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Hukukun unutulduğu savaş

16 Şubat 2016, 19:26 Okuma: 649


Savaşlarda bile çatışan ülkelerin uyması gerektiği hukuki zorunluluklar vardır.
Mesela hastanelere ve ambulanslara ve ibadethanelere saldırılmaz.
Ancak yanıbaşımızdaki Suriye ve Irak’ta ne yazık ki uluslar arası hukuk çiğneniyor ve dokunulmaması gereken yerlere yönelik saldırılar oluyor.
İnsanlık düşmanı DAİŞ’in saldırıları malum.
Camiler, dini mekanlar, tarihi yerler hep bu örgütün hedefinde oldu. Bu yüzden ‘İnsanlık Düşmanı’ olarak nitelendiriliyor.
Şu an bu örgütün en etkin olduğu yer Suriye.
Birçok bölge hala bu örgütün kontrolünde.
ABD öncülüğündeki Koalisyon güçlerinin yanısıra, Rusya’nın da bu örgüte yönelik hava saldırıları oluyor.
Son olarak Rusya tarafından yapılığı iddia edilen füze saldırısında hastaneler ve okullar isabet aldı.
Birleşmiş Milletler (BM) Suriye'nin İdlib ve Ezaz kentlerinde okul ve hastanelere düzenlenen füze saldırılarında 50'den fazla kişinin öldüğünü duyurdu. Türkiye'nin ise doğrudan Rusya'yı sorumlu tuttuğu saldırılar konusunda Moskova'dan herhangi bir yanıt gelmedi.
BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, 5 hastane ve 2 okulun zarar gördüğünü belirttiği saldırıların ‘uluslararası hukukun açıkça ihlali’ olduğunu söyledi.
İdlib'de vurulan hastane uluslararası yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) tarafından yönetiliyordu.
MSF Başkanı Mego Terzian, Reuters'a yaptığı açıklamalarda “Bu saldırıyı kimin gerçekleştirdiği açık; Ya Rusya ya da rejim” dedi.
Suriye-Türkiye sınırındaki Ezaz'da Suriyeli sivil toplum kuruluşu Bağımsız Doktorlar Birliği tarafından yönetilen birbirine yakın olan iki hastanenin de hava saldırılarına hedef olduğu belirtildi.
Suriye'deki muhalif gruplara yakın olan Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Azez'deki hastanede 10 kişinin öldüğünü, hayatını kaybedenler arasında çocuklarla hamile kadınların da bulunduğunu belirtti. Gözlemevi her iki saldırının da Rusya tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Burada gerginlik şu an için had safhada. Bir yandan ilerleyişini devam ettiren YPG, diğer taraftan buna müsaade etmeyeceğini belirten Türkiye’nin YPG mevzilerine yönelik top saldırıları var.
Burada stratejik konumdaki Azez kasabası ve buradaki Minih Askeri Havaalanı var. Bu alan El Nusra ve DAİŞ destekli çetelerin elindeyken sesi çıkmayan Türkiye, Ceyş El Suwar'ın (Devrimciler Ordusu) kontrolüne geçtikten sonra top atışlarıyla bombalamaya başladı.
Türkiye YPG’nin burada bulunmasından rahatsız. Bunu başbakan Davutoğlu da dile getirdi; Davutoğlu, “YPG Fırat'ın batısına, Afrin'in de doğusuna geçmeyecek. YPG derhal Azez ve çevresinden uzaklaşacak. Koridoru tekrar kırma çalışmalarında bulunmayacak. Minih Havaalanı'nı kullanma hevesine kapılmayacak ve boşaltacak. Bunları Sayın Biden'e de ifade ettim” diyerek niyetini ortaya koydu.
Ancak unutmayalım ki Türkiye Fırat’ın batısına da geçmeyecek demişti ama YPG Fırat’ın batısına geçti.
Buradaki gerginlik hayra alamet değil.
Korkulan burada bir savaşın çıkması.
Rusya’nın zaten Türkiye’ye karşı tavrını bilmeyen yok. Adeta savaş için bir bahane arıyor. İşin ilginç tarafı Türkiye’de bu bahaneyi yaratmak için elinden gelen tüm gayreti gösteriyor.
Başbakan Davutoğlu’nun Azez ile ilgili açıklamalarına PYD Lideri Salih Müslim yanıt verdi.
Türkiye'nin tahliye talebini reddettiklerini açıklayan Müslim, Türkiye'nin Suriye'ye askeri müdahalesi durumunda Suriyelilerin direneceğini söyledi.
Türkiye'nin Suriye'nin içişlerine karışmaya hakkının olmadığını belirten Müslim, Minih Havaalanı'nın Ceyş El Suwar'ın (Devrimciler Ordusu) eline geçmeden önce Türkiye destekli olan El Nusra'nın elinde olduğunun altını çizdi.
Bir tepki de (Demokratik Suriye Güçleri) QSD'yi de bünyesinde barındıran (Demokratik Suriye Meclisi) MSD Eşbaşkanı İlham Ehmed'ten geldi. Türkiye'nin ‘Suriye'nin bazı bölgelerini işgal etmiş ve oralar kendi topraklarıymış’ gibi açıklamalar yaptığını ve bunların kabul edilemeyeceğini belirten Ehmed, “Nerede çete grupları varsa, MSD ve QSD oralarda mücadelesini sürdürecek. Bizim Ezaz'de mücadele etme hakkımız var” diyor.
Yapılan saldırıların ‘kabul edilemez’ olduğunu dile getiren Ehmed, saldırıların Münih'teki zirveden sonra başlamasının da manidar olduğunu dile getirdi. Münih zirvesinde ‘çatışan taraflar arasında ateşkes sağlanması’ yönünde karar çıktığına işaret eden Ehmed, “Ancak Türkiye, tamda böyle bir süreçte savaşın bitmesini istemediğini gösterdi. Türkiye bu zirveden ortaya çıkan çözüm iradesinden rahatsız oldu. Bu saldırılar onun işaretidir. Çünkü Türkiye'nin bölgeye müdahalesi yaşanan kaosu daha fazla derinleştirmekten başka işe yaramıyor” şeklinde konuştu.
Hukukun unutulduğu Suriye’de savaş çığlıkları yükseliyor. Karşılıklı restleşmeler böyle bir sonun kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Bölgedeki olası bir savaştan en fazla zararlı çıkacak ülke ise Türkiye olacaktır.
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
44 gün önce
64 gün önce
99 gün önce
145 gün önce
197 gün önce
204 gün önce
214 gün önce
288 gün önce
316 gün önce
337 gün önce
358 gün önce
368 gün önce
379 gün önce
400 gün önce
414 gün önce
442 gün önce
454 gün önce
456 gün önce
469 gün önce
475 gün önce
488 gün önce
503 gün önce
514 gün önce
533 gün önce
559 gün önce
569 gün önce
580 gün önce
581 gün önce
602 gün önce
603 gün önce
625 gün önce
631 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
642 gün önce
648 gün önce
655 gün önce
663 gün önce
666 gün önce
673 gün önce
674 gün önce
680 gün önce
684 gün önce
685 gün önce
735 gün önce
764 gün önce
778 gün önce
791 gün önce
796 gün önce
804 gün önce
821 gün önce
825 gün önce
870 gün önce
886 gün önce
903 gün önce
908 gün önce
911 gün önce
915 gün önce
923 gün önce
929 gün önce
959 gün önce
977 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=