Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Hukukun unutulduğu savaş

16 Şubat 2016, 19:26 Okuma: 893


Savaşlarda bile çatışan ülkelerin uyması gerektiği hukuki zorunluluklar vardır.
Mesela hastanelere ve ambulanslara ve ibadethanelere saldırılmaz.
Ancak yanıbaşımızdaki Suriye ve Irak’ta ne yazık ki uluslar arası hukuk çiğneniyor ve dokunulmaması gereken yerlere yönelik saldırılar oluyor.
İnsanlık düşmanı DAİŞ’in saldırıları malum.
Camiler, dini mekanlar, tarihi yerler hep bu örgütün hedefinde oldu. Bu yüzden ‘İnsanlık Düşmanı’ olarak nitelendiriliyor.
Şu an bu örgütün en etkin olduğu yer Suriye.
Birçok bölge hala bu örgütün kontrolünde.
ABD öncülüğündeki Koalisyon güçlerinin yanısıra, Rusya’nın da bu örgüte yönelik hava saldırıları oluyor.
Son olarak Rusya tarafından yapılığı iddia edilen füze saldırısında hastaneler ve okullar isabet aldı.
Birleşmiş Milletler (BM) Suriye'nin İdlib ve Ezaz kentlerinde okul ve hastanelere düzenlenen füze saldırılarında 50'den fazla kişinin öldüğünü duyurdu. Türkiye'nin ise doğrudan Rusya'yı sorumlu tuttuğu saldırılar konusunda Moskova'dan herhangi bir yanıt gelmedi.
BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, 5 hastane ve 2 okulun zarar gördüğünü belirttiği saldırıların ‘uluslararası hukukun açıkça ihlali’ olduğunu söyledi.
İdlib'de vurulan hastane uluslararası yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) tarafından yönetiliyordu.
MSF Başkanı Mego Terzian, Reuters'a yaptığı açıklamalarda “Bu saldırıyı kimin gerçekleştirdiği açık; Ya Rusya ya da rejim” dedi.
Suriye-Türkiye sınırındaki Ezaz'da Suriyeli sivil toplum kuruluşu Bağımsız Doktorlar Birliği tarafından yönetilen birbirine yakın olan iki hastanenin de hava saldırılarına hedef olduğu belirtildi.
Suriye'deki muhalif gruplara yakın olan Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Azez'deki hastanede 10 kişinin öldüğünü, hayatını kaybedenler arasında çocuklarla hamile kadınların da bulunduğunu belirtti. Gözlemevi her iki saldırının da Rusya tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Burada gerginlik şu an için had safhada. Bir yandan ilerleyişini devam ettiren YPG, diğer taraftan buna müsaade etmeyeceğini belirten Türkiye’nin YPG mevzilerine yönelik top saldırıları var.
Burada stratejik konumdaki Azez kasabası ve buradaki Minih Askeri Havaalanı var. Bu alan El Nusra ve DAİŞ destekli çetelerin elindeyken sesi çıkmayan Türkiye, Ceyş El Suwar'ın (Devrimciler Ordusu) kontrolüne geçtikten sonra top atışlarıyla bombalamaya başladı.
Türkiye YPG’nin burada bulunmasından rahatsız. Bunu başbakan Davutoğlu da dile getirdi; Davutoğlu, “YPG Fırat'ın batısına, Afrin'in de doğusuna geçmeyecek. YPG derhal Azez ve çevresinden uzaklaşacak. Koridoru tekrar kırma çalışmalarında bulunmayacak. Minih Havaalanı'nı kullanma hevesine kapılmayacak ve boşaltacak. Bunları Sayın Biden'e de ifade ettim” diyerek niyetini ortaya koydu.
Ancak unutmayalım ki Türkiye Fırat’ın batısına da geçmeyecek demişti ama YPG Fırat’ın batısına geçti.
Buradaki gerginlik hayra alamet değil.
Korkulan burada bir savaşın çıkması.
Rusya’nın zaten Türkiye’ye karşı tavrını bilmeyen yok. Adeta savaş için bir bahane arıyor. İşin ilginç tarafı Türkiye’de bu bahaneyi yaratmak için elinden gelen tüm gayreti gösteriyor.
Başbakan Davutoğlu’nun Azez ile ilgili açıklamalarına PYD Lideri Salih Müslim yanıt verdi.
Türkiye'nin tahliye talebini reddettiklerini açıklayan Müslim, Türkiye'nin Suriye'ye askeri müdahalesi durumunda Suriyelilerin direneceğini söyledi.
Türkiye'nin Suriye'nin içişlerine karışmaya hakkının olmadığını belirten Müslim, Minih Havaalanı'nın Ceyş El Suwar'ın (Devrimciler Ordusu) eline geçmeden önce Türkiye destekli olan El Nusra'nın elinde olduğunun altını çizdi.
Bir tepki de (Demokratik Suriye Güçleri) QSD'yi de bünyesinde barındıran (Demokratik Suriye Meclisi) MSD Eşbaşkanı İlham Ehmed'ten geldi. Türkiye'nin ‘Suriye'nin bazı bölgelerini işgal etmiş ve oralar kendi topraklarıymış’ gibi açıklamalar yaptığını ve bunların kabul edilemeyeceğini belirten Ehmed, “Nerede çete grupları varsa, MSD ve QSD oralarda mücadelesini sürdürecek. Bizim Ezaz'de mücadele etme hakkımız var” diyor.
Yapılan saldırıların ‘kabul edilemez’ olduğunu dile getiren Ehmed, saldırıların Münih'teki zirveden sonra başlamasının da manidar olduğunu dile getirdi. Münih zirvesinde ‘çatışan taraflar arasında ateşkes sağlanması’ yönünde karar çıktığına işaret eden Ehmed, “Ancak Türkiye, tamda böyle bir süreçte savaşın bitmesini istemediğini gösterdi. Türkiye bu zirveden ortaya çıkan çözüm iradesinden rahatsız oldu. Bu saldırılar onun işaretidir. Çünkü Türkiye'nin bölgeye müdahalesi yaşanan kaosu daha fazla derinleştirmekten başka işe yaramıyor” şeklinde konuştu.
Hukukun unutulduğu Suriye’de savaş çığlıkları yükseliyor. Karşılıklı restleşmeler böyle bir sonun kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Bölgedeki olası bir savaştan en fazla zararlı çıkacak ülke ise Türkiye olacaktır.
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
122 gün önce
282 gün önce
311 gün önce
331 gün önce
366 gün önce
412 gün önce
464 gün önce
471 gün önce
481 gün önce
555 gün önce
583 gün önce
604 gün önce
625 gün önce
635 gün önce
646 gün önce
667 gün önce
681 gün önce
709 gün önce
721 gün önce
723 gün önce
736 gün önce
742 gün önce
755 gün önce
770 gün önce
781 gün önce
800 gün önce
825 gün önce
836 gün önce
847 gün önce
848 gün önce
869 gün önce
870 gün önce
892 gün önce
897 gün önce
903 gün önce
904 gün önce
909 gün önce
915 gün önce
922 gün önce
930 gün önce
933 gün önce
939 gün önce
941 gün önce
947 gün önce
950 gün önce
952 gün önce
1002 gün önce
1031 gün önce
1045 gün önce
1058 gün önce
1063 gün önce
1071 gün önce
1088 gün önce
1092 gün önce
1115 gün önce
1136 gün önce
1152 gün önce
1157 gün önce
1170 gün önce
1175 gün önce
1178 gün önce
1182 gün önce
1190 gün önce
1195 gün önce
1225 gün önce
1243 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=