Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Cezaevlerinde bitmeyen sorunlar

16 Mart 2016, 18:06 Okuma: 919


Koğuş sistemi üzerine kurulu cezaevlerinin temelleri atıldıktan sonra bilinen cezaevi tartışmaları da başladı.
Bununla birlikte insan hak ve özgürlükleri ile ilgili bildirilerin yayınlandığı yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren cezaevleri de sık sık gündeme gelmiş ve 1955 yılında BM Minimum Cezaevi Standart Kuralları oluşturulmuştur. Ardından, Avrupa Konseyi'nin Minimum Cezaevi Tretman Kuralları (1973) ve son olarak da Avrupa Cezaevi Kuralları (1987) konulmuştur. Avrupa Cezaevi Kuralları (ACK)'nın bazı ana ilkeleri şöyle sıralanmaktadır;
* Hürriyetten yoksunluk, insana saygıyı sağlayıcı maddi ve manevi koşullarda ve bu kurallara uygunluk içerisinde gerçekleştirilecektir.
* Bu kurallar tarafsızlık içerisinde uygulanacaktır. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya diğer ulusal veya sosyal orijin, doğum, ekonomik veya diğer duruma dayalı olarak ayırıcı işlem yapılmayacaktır. Mahpusların mensup olduğu grubun dini inançlarına ve ahlaki kaidelerine saygı göstermek gereklidir.
* İnfaz kurumlarında mahpusların tabi olacağı tretmanın hedefleri olarak; sağlıklı olmalarını ve kendilerine saygınlıklarını muhafaza etmek ve ceza süresinin elverdiği ölçüde bireysel sorumluluklarını geliştirmek ve topluma avdetlerinde hukuka uyarlı ve kendi kendine yeterli bir yaşam sürdürebilme şansını yükseltecek düşünce ve hünerlerin yer etmesini teşvik etmek gibi olacaktır.
* Yetkili bir makam tarafından atanacak yetenekli ve tecrübeli müfettişlerce ceza kurumları ve hizmetleri düzenli olarak denetlenecektir. Bunların görevi, özellikle bu kurumların yürürlükteki yasalar ve tüzüklere, cezaevi hizmetlerinin hedeflerine ve kuralların gereklerine duyarlı olarak ne ölçüde idare edilip edilmediğini takip etmektir.

Mahkum, temel ihtiyaçları karşılanmakla birlikte bazı özgürlükleri ceza infaz süreci içerisinde kısıtlanan kişidir. Bunların başında da özel yaşam, seyahat, iletişim ve toplanma özgürlükleri geliyor. Bu nedenle kişinin herhangi bir nedenle cezaevine konulması, onun haklarının askıya alınması ya da yok sayılması sonucunu doğurmamaktadır. Sokaktaki insan için hukuk güvencesi ne anlam ifade ediyorsa, cezaevindeki hükümlü ya da tutuklu için de aynı anlamı ifade etmek durumundadır.
ACK’da bu konu ile ilgili şu uyarılar bulunuyor; “Hapis, hürriyetten yoksunluğu içermesi ile kendiliğinden bir cezadır. Haklı görülür bir ayrıma bağlı olarak veya disiplin korunması ayrık olmak üzere hapislik koşulları ve cezaevi rejimleri, bu durumun içerdiği ızdırabı yoğunlaştırmamalıdır.”
Devletin cezaevindeki kişiye yaklaşımı bu yönde olmalıdır. Ancak yıllardır cezaevlerindeki hak ihlalleri hep gündeme geliyor. 
Diyarbakır Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Derneği (Diyar TUHAD-DER) adına Avukat Metin Gün, içinde Batman M Tipi Cezaevinin de bulunduğu 8 cezaevinde tutuklularla yüzyüze görüştükten sonra bir rapor hazırladı.
Raporda cezaevindeki tutsakların yaşadığı hak ihlalleri sıralandı.
Tutsaklarla birebir görüşme gerçekleştiren Avukat Metin Gün, tutsaklar üzerindeki baskı ve yıldırma politikalarının bizzat devletin bilgisi ve denetimi dahilinde yapıldığını söyledi. İnfaz savcısının bu durumdan haberdar olmasına rağmen müdahale etmediğini belirten Gün, yapılan hak ihlallerine tüm yetkililerin göz yumduğunu ve bundan ötürü İçişleri Bakanlığı'ndan Adalet Bakanlığı'na kadar herkesin yargılanması gerektiğini söyledi.
Raporda Batman M Tipi Cezaevi ile ilgili bölümde birçok hak ihlali sıralanmış.
İşte raporda yer alan hususlar;
* Tutsaklarda, politik tutsakların bulunduğu koğuşu seçmeleri halinde en temel haklarından bile yararlanamayacakları algısı oluşturulmaya çalışılmaktadır.
* Hapishanelerdeki tutsaklar, son 5 aydır sosyal aktiviteler ve atölyelerden yararlanamamaktadırlar.
* Yeni tutuklananların, nevresim, yastık, yorgan ve benzeri ihtiyaçları hapishane yönetimi tarafından karşılanmamakta ve tutsak ailelerinin getirdikleri de kabul edilmemektedir.
* Tutsakların, idarenin bilgisi dahilinde kendi paralarıyla hapishane kantininden satın aldıkları temel araç ve gereçlere (ranza tahtası, halıfleks vb.) gerekçe gösterilmeden el konulmuştur.
* Tutsakların mahkemeye sevkleri esnasında kelepçeleri sökülmemekte, yolculuk eziyete dönüştürülmektedir.
* Hasta tutsaklar, revire ya çıkarılmamakta ya da geç çıkarılmakta, hastaneye sevk edilmemekte, sevkleri halinde uzman doktora çıkarılmamakta, çıkarılsalar bile doktorlar, hastaların politik kimlikleri sebebiyle yüzeysel muayene ile yetinmektedir. Yani her aşamada birden çok hak ihlali yaşanmaktadır.
* Tutsakların tuvaletleri yetersiz sayıda olup, sıcak su, yemek ve ısınma ile ilgili sıkıntıları bulunmaktadır.
* Tutsakların özellikle belirttikleri bir diğer husus, son atanan hapishane müdürü ile hak ihlallerinin giderek arttığıdır.
Avukatın tespitleri bu yönde. Tüm bu iddiaların yetkililer tarafından incelenmesi ve mahkûmlarla birebir görüşmesi gerekiyor. Aksi takdirde adaletin bir ayağı eksik kalır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
126 gün önce
286 gün önce
315 gün önce
335 gün önce
370 gün önce
416 gün önce
468 gün önce
475 gün önce
485 gün önce
559 gün önce
587 gün önce
608 gün önce
629 gün önce
639 gün önce
650 gün önce
672 gün önce
686 gün önce
714 gün önce
726 gün önce
728 gün önce
741 gün önce
747 gün önce
760 gün önce
774 gün önce
785 gün önce
804 gün önce
830 gün önce
840 gün önce
851 gün önce
852 gün önce
873 gün önce
874 gün önce
896 gün önce
902 gün önce
907 gün önce
908 gün önce
913 gün önce
919 gün önce
926 gün önce
934 gün önce
938 gün önce
944 gün önce
945 gün önce
951 gün önce
955 gün önce
956 gün önce
1006 gün önce
1035 gün önce
1050 gün önce
1062 gün önce
1067 gün önce
1075 gün önce
1092 gün önce
1096 gün önce
1120 gün önce
1141 gün önce
1157 gün önce
1161 gün önce
1174 gün önce
1179 gün önce
1182 gün önce
1186 gün önce
1194 gün önce
1200 gün önce
1230 gün önce
1248 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=