Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Sanki yangından mal kaçırılıyor

04 Nisan 2016, 18:44 Okuma: 705

Bölgedeki birçok yerde yaşanan çatışmalardan geri kalanları içimiz acıyarak görüyoruz.
Yıkılmış evler, harabeye dönmüş resmi binalar ve kullanılamaz hale gelen cadde ve sokaklar…
Bilmeyen birine getirip göstersen buraları, devletlerarasında büyük bir savaş yaşandığını zannedecek.
Evet, bir savaş buralarda yaşanan, ama iki devlet arasındaki bir savaş değil.
Sadece evler yıkılmıyor bu savaşta, insanlar ölüyor.
Böylesi ortamlarda büyüyen çocukların geleceği ne olacak.
Düşünsenize her an bombaların patladığı, sokaklarında ceset olan şehirlerde bu manzaraları gören çocuklar nasıl bir psikolojiye sahip olacak.
O çocuğun gözünde canlandırdığı şey; yakıp yıkan, kardeşini öldüren bir devlet. 
Bu daha 4-5 yaşlarındaki çocukların bile hafızasına kazınmış.
Geçenlerde Şırnak’ta çekilen bir kare fotoğraf dikkatimi çekti.
4-5 yaşlarındaki birkaç çocuk gördüklerini oyun alanlarına taşımışlar.
Briket ve taşlardan barikatlar kurmuşlar, biri eline aldığı sopayı silah olarak kullanır gibi yapıyor, diğeri ise daha kalınca bir ağacı roketatar diye omuzlamış.
İşti böylesine bir atmosferde yaşayan çocukların oyunları da böyle olur ne yazık ki.
Diğer bir boyutu ise bu savaşın ekonomik alanda kendini gösteriyor.
Çatışmaların yaşandığı tüm bölgelerdeki esnaflar iflasın eşiğine gelmiş.
Haftalar sonra hayatın yeni yeni normale dönüştüğü Diyarbakır’ın Sur ilçesinde esnafın hali perişan.
Cumartesi günü olmasına rağmen eski cınlılı4ktan eser yok.
Sur, Diyarbakır’ın kalbi konumunda.
Günde onbinlerce insanın uğradığı ve alışveriş yaptığı Gazi ve Melik Ahmet Caddelerinde tek tük insanlara rastlamak mümkün. Onlarda alışveriş yapmaya değil, oralarda neler yaşandığını görmeye gelenler.
Hasanpaşa Hanı, Sur’da en fazla merak edilen yerlerin başında geliyor.
Filmlere, dizileri doğal bir mekan olan bu Han’ın esnafları genellikle kahvaltı ve hediyelik eşya satanlar. Han’ın ortasındaki masalar haftasonlarında bir an olsun boş kalmazdı.
Hatta kahvaltı yapmak isteyenler dakikalarca masaların boşalmasını beklerlerdi. 
Düşünün haftasonu olmasına rağmen tek bir masa bile dolu değil.
Sadece buradan bakarak esnafın halini anlamak mümkün.
Savaşlar denince yıkım gelir akla.
Buralarda da bunu fazlasıyla görüyoruz zaten.
Sur, Cizre, Silopi, Şırnak, Nusaybin, Silvan, Yüksekova ve son olarak İdil, bu savaştan yetirince yıkımla çıktılar.
İdil’de yaşanan çatışmaların şiddetini, bir okula isabet eden binlerce mermi ve onlarca roketatardan anlamak mümkün.
Bu yıkımların yaşandığı yerlerden en çok dikkat çeken yer ise Sur.
Burası UNESCO Dünya Mirası listesinde olan bir yer.
Adeta yerle bir edilmiş durumda.
Sur’a çıkan bütün sokaklar kapatılmış veya yüksek brandalarla örtülmüş. Amaç içeride yaşanan yıkımı gizlemek sanırım. Yoksa buna başka bir anlam yüklemek mümkün değil.
Cizre’de yapıldığı gibi Sur’da da iş makineleriyle yıkılan binalar alelacele ortadan kaldırılacak. Şu an bunun bir parçası olarak ‘Acele kamulaştırma’ kararı alınmış bile. 
İHD, Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD), Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD), Sosyal Haklar Derneği (SHD), Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve DBP Yerel Yönetimler Komisyonunun aralarında bulunduğu birçok kurum biraraya gelerek bu konuda bir ‘Hukuk Komisyonu’ oluşturdu.
Acele kamulaştırma kararının kamulaştırma kanununun özel bir istisnai madde aracılığıyla alınmış bir karar olduğunu belirten komisyon üyelerinden SHD Başkanı Avukat Can Atalay, şu an itibarı ile birçok kentte kentsel alanlardaki acele kamulaştırma kararlarını hükümetin uygulayamadığını, ancak ‘Acele kamulaştırma’ silahını acele kamulaştırma tehdidini yurttaşların kendi mülklerini satmaya zorlamak için kullandığını belirtti.
Atalay, devletin ‘Acele kamulaştırma’ kararını işlevinin esasen bir tür hegemonya aracı, ideolojik aygıt bir tür zorlama aracı olduğuna vurgu yaptı. Surda yıkımın yaşandığı oradaki mekanların tahrip edildiği, kültür varlıklarının zarar gördüğüne dair hiçbir kuşkularının olmadığına dikkat çeken Atalay, hiçbir devlet veya hükümet kendi yurttaşlarının mal varlıklarına el koyarak bu yurttaşlar aleyhine milli müdafaada bulunamayacağını söyledi. Özgürlükçü Hukukçular Derneği İstanbul Şube sekreteri Avukat İlknur Alcan ise, ‘Acele kamulaştırma’ kararının iptaline yönelik hukuki sürece destek vermek için çeşitli davalar ve idari başvurular yapacaklarını söyledi.
Anlayacağınız devlet buralarda adeta yangından mal kaçırırcasına bir uygulamanın içinde. ‘Acele kamulaştırma’ ile yapılmak istenen savaşın izlerini bir an önce silmenin telaşı olsa gerek.
Yani vatandaşın yıkılan evini satmama gibi bir hakkı olmayacak. Bir anda ve alelacele bir satış sonrasında elinden alınacak ve hemen yıkılacak.

 

 

 


Spot: Cizre’de yapıldığı gibi Sur’da da iş makineleriyle yıkılan binalar alelacele ortadan kaldırılacak. Şu an bunun bir parçası olarak ‘Acele kamulaştırma’ kararı alınmış bile.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
102 gün önce
131 gün önce
151 gün önce
186 gün önce
232 gün önce
284 gün önce
291 gün önce
301 gün önce
375 gün önce
403 gün önce
424 gün önce
445 gün önce
455 gün önce
466 gün önce
487 gün önce
501 gün önce
529 gün önce
542 gün önce
544 gün önce
557 gün önce
563 gün önce
575 gün önce
590 gün önce
601 gün önce
620 gün önce
646 gün önce
656 gün önce
667 gün önce
668 gün önce
689 gün önce
690 gün önce
712 gün önce
718 gün önce
723 gün önce
724 gün önce
729 gün önce
735 gün önce
742 gün önce
750 gün önce
753 gün önce
760 gün önce
761 gün önce
767 gün önce
771 gün önce
772 gün önce
822 gün önce
851 gün önce
865 gün önce
878 gün önce
883 gün önce
891 gün önce
908 gün önce
912 gün önce
957 gün önce
973 gün önce
990 gün önce
995 gün önce
998 gün önce
1002 gün önce
1010 gün önce
1016 gün önce
1046 gün önce
1064 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=