Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER

Mustafa SEVEN

Ne çok yasakçı olduk

11 Nisan 2016, 17:18 Okuma: 1397

80 ve 90’lı yıllarda “Dur hemşerim yassağ” sözcüğünü çok dinledik, duyduk.
İnsan nerede bir yasak görse, çiğneyesi geliyor.
Yasaklar çiğnenmek içindir dememişler boşuna.
Sanırım gelen bir tepki olsa gerek yasaklara karşı neredeyse herkesin alerjisi var gibi.
Cumhuriyet Gazetesinden Mine Gökçe Kırıkkanat’ın yasaklarla ilgili eski yazılarından biri geldi aklıma.
Onun bir bölümünü paylaşmak istiyorum;

Geçen Çarşamba günü Kadıköy-Beşiktaş seferini yapan 15:15 vapuruna bindim. Alt arka salon yolcuları arasındaydım. Vapur kalktıktan kısa bir süre sonra, üç gencin oturduğu köşeden caz notaları yükseldi.
Delikanlının biri gitar, öteki saksofon, genç kız ise mızıka çalıyordu. Ankara’nın Bağları türküsünü, başarılı bir caz yorumuyla çalıp söylemeye başladılar. Keyifle dinliyorduk.
Ansızın ızbandut gibi bir çımacı girdi içeri. Hiddetli adımlarla gençlerin yanına gidip, bir şeyler söyledi. Gençler müziği kesti, ama kütük yasakçılara da şerbetli görünüyorlardı. Gitar çalanın, “Para toplamıyoruz ki, müzik ve şarkı da mı yasak?” diye sorduğunu duydum.
Ansızın bir erkek yolcu fırladı kalktı yerinden. “Bu da mı yasak?” diye sordu, çam yarması vapur görevlisine. “Bu da mı?..” Bir başka yolcu, oturduğu yerden, “Biz şikâyetçi değiliz, canımız isterse para da veririz, sana ne?” diye bağırdı, kendisinden iki kat iri çımacıya.
***
Derken, inanılmaz bir şey oldu, itiraz eden ilk yolcu, türküyü kaldığı yerden alıp, avazı çıktığı kadar bağıra bağıra söylemeye başladı:

“Ankara’nın bağları da
Büklüm büklüm yolları
Ne zaman sarhoş oldun da
Kaldıramıyon kolları!...”

O ana kadar sessiz kalan kadınlar, erkekler, türküyü alkışlar eşliğinde, hep bir ağızdan söylemeye başlamasın mı?
Yer yerinden oynuyordu.
İçeri girerken afrından tafrından geçilmeyen çımacı, epeyce şaşkın ve ürkmüş, çıkıp gitti. Yolcuların, “Çalın çocuklar, çalın!” diye teşvik ettikleri genç müzisyenler, Ankara’nın Bağları’nı bitirip, Commandante Che Guevara ağıtına geçtiler.
Salona, dokunanı çarpacak bir öfke egemendi.
Kimi sözlerini bilmediği şarkıya “nını, nını” diye eşlik edip el çırparken, kimileri de yüksek sesle verip veriştiriyordu: “Mevlüt okusalar yasak değil tabii!”, “Suriyeli dilencilerin para toplamasına ses çıkarmazlar ama!..” nidalarıyla.
Bazıları gençlerin yanına gidip, “Siz istemiyorsunuz, ben veriyorum!” diye ceplerine para tıkıştırdı. Beşiktaş’a yaklaşmıştık. Enstrümanlar kılıflandı. Müzisyenlerden gitarist olanı, “Desteğinize teşekkür ederiz”dedi. “Ama şimdi zabıtayı çağırmıştır bunlar, bizi iskeleden alacaklar. Birlikte çıkalım, belki bir şansımız olur...”
Vapur iskeleye yanaşıyordu. Gerçekten de dört zabıta bekliyordu çıkışta, lumbozlardan görüyorduk. Yolcular ayağa kalkıp gençleri ortalarına alarak çıkışa doğru yürüdü.
Küçük kızının elini tutan bir baba, müzisyenlere “Sizin eli boş çıkmanız daha doğru olur” dedi. “Verin bakayım şu gitarı bana!”
Tüm gerçek cesurlar gibi, ufak tefek, kendi halinde bir adamdı. Aldı gitarı, bir elinde kızı, bir elinde gitar, ilerledi kapıya. Bir başka yolcu, saksofonu alıp astı omzuna. Genç kıza, mızıkayı cebine sokup, önden gitmesi söylendi. Eh, artık benim de bir şey yapmam gerekiyordu. Müzik üçlüsünün lideri olduğu anlaşılan gitariste yaklaşıp koluna girdim, “Sen benim oğlumsun, ben de senin annen, yürüyelim!” dedim.
Müzisyenler, yolcuların nasıl gergin ve her birinin yaptığı her hareketin bir karar olduğunun, pek farkında değildi. Gençliğe özgü aldırmazlıkla durumu çok eğlenceli buluyor, kıkır kıkır gülüyorlardı. Oysa onlara sahip çıkanlar, kavgayı göze almışlığın sessiz ciddiyeti içindeydiler.
Korumaya aldığımız gençlerin göremediği o vahim kararlılığı, onları bekleyen dört zabıta sezdi. Donup kaldılar. Gözlerinin içine baka baka, önlerinden geçip gittik, hep birlikte. Yola çıktığımızda, müzik aletlerini teslim alan gençler “Sağol abla, sağol abi!” cıvıltıları arasında uzaklaşırken, biz erişkinler aynı gergin sessizlik ve ciddiyet içinde dağıldık.
Şimdilerdeki yasak ne biliyor musunuz?
Cizre'de 79 gün süren yasaklar ve operasyonların ardından, Gündem Çocuk Derneği ve Çocuklar için Barış Girişimi üyeleri savaşın etkisinde kalan Cizreli çocuklarla bir araya gelmek üzere kente gitti. Etkinlikte çocuklarla çeşitli oyunlar oynandı.
Ancak etkinliğin başlamasından kısa bir süre sonra çok sayıda polis ve asker, zırhlı araç eşliğinde okulu ablukaya aldı.
Yapılan kimlik kontrolü sonrası ise "Kaymakam ve emniyet amirinin izni olmadan hiçbir etkinlik yapamazsınız" denilen girişim üyelerini ve çocukları okuldan uzaklaştırdı.
Yasakların ve ölümlerin durması için vapurdaki gibi herkesin ayağa kalkması ve haykırması gerekiyor sanırım.

 

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
110 gün önce
138 gün önce
201 gün önce
313 gün önce
383 gün önce
453 gün önce
488 gün önce
509 gün önce
572 gün önce
754 gün önce
914 gün önce
943 gün önce
963 gün önce
998 gün önce
1044 gün önce
1082 gün önce
1096 gün önce
1103 gün önce
1113 gün önce
1187 gün önce
1215 gün önce
1236 gün önce
1257 gün önce
1267 gün önce
1278 gün önce
1300 gün önce
1314 gün önce
1334 gün önce
1342 gün önce
1354 gün önce
1356 gün önce
1357 gün önce
1369 gün önce
1375 gün önce
1388 gün önce
1402 gün önce
1413 gün önce
1432 gün önce
1458 gün önce
1468 gün önce
1479 gün önce
1480 gün önce
1501 gün önce
1502 gün önce
1515 gün önce
1524 gün önce
1526 gün önce
1530 gün önce
1535 gün önce
1536 gün önce
1541 gün önce
1547 gün önce
1554 gün önce
1562 gün önce
1566 gün önce
1572 gün önce
1573 gün önce
1579 gün önce
1583 gün önce
1584 gün önce
1604 gün önce
1634 gün önce
1663 gün önce
1678 gün önce
1690 gün önce
1695 gün önce
1703 gün önce
1720 gün önce
1724 gün önce
1748 gün önce
1769 gün önce
1785 gün önce
1789 gün önce
1802 gün önce
1807 gün önce
1810 gün önce
1814 gün önce
1822 gün önce
1828 gün önce
1858 gün önce
1876 gün önce
RSS
© 2020 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=