Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Ne çok yasakçı olduk

11 Nisan 2016, 17:18 Okuma: 1201

80 ve 90’lı yıllarda “Dur hemşerim yassağ” sözcüğünü çok dinledik, duyduk.
İnsan nerede bir yasak görse, çiğneyesi geliyor.
Yasaklar çiğnenmek içindir dememişler boşuna.
Sanırım gelen bir tepki olsa gerek yasaklara karşı neredeyse herkesin alerjisi var gibi.
Cumhuriyet Gazetesinden Mine Gökçe Kırıkkanat’ın yasaklarla ilgili eski yazılarından biri geldi aklıma.
Onun bir bölümünü paylaşmak istiyorum;

Geçen Çarşamba günü Kadıköy-Beşiktaş seferini yapan 15:15 vapuruna bindim. Alt arka salon yolcuları arasındaydım. Vapur kalktıktan kısa bir süre sonra, üç gencin oturduğu köşeden caz notaları yükseldi.
Delikanlının biri gitar, öteki saksofon, genç kız ise mızıka çalıyordu. Ankara’nın Bağları türküsünü, başarılı bir caz yorumuyla çalıp söylemeye başladılar. Keyifle dinliyorduk.
Ansızın ızbandut gibi bir çımacı girdi içeri. Hiddetli adımlarla gençlerin yanına gidip, bir şeyler söyledi. Gençler müziği kesti, ama kütük yasakçılara da şerbetli görünüyorlardı. Gitar çalanın, “Para toplamıyoruz ki, müzik ve şarkı da mı yasak?” diye sorduğunu duydum.
Ansızın bir erkek yolcu fırladı kalktı yerinden. “Bu da mı yasak?” diye sordu, çam yarması vapur görevlisine. “Bu da mı?..” Bir başka yolcu, oturduğu yerden, “Biz şikâyetçi değiliz, canımız isterse para da veririz, sana ne?” diye bağırdı, kendisinden iki kat iri çımacıya.
***
Derken, inanılmaz bir şey oldu, itiraz eden ilk yolcu, türküyü kaldığı yerden alıp, avazı çıktığı kadar bağıra bağıra söylemeye başladı:

“Ankara’nın bağları da
Büklüm büklüm yolları
Ne zaman sarhoş oldun da
Kaldıramıyon kolları!...”

O ana kadar sessiz kalan kadınlar, erkekler, türküyü alkışlar eşliğinde, hep bir ağızdan söylemeye başlamasın mı?
Yer yerinden oynuyordu.
İçeri girerken afrından tafrından geçilmeyen çımacı, epeyce şaşkın ve ürkmüş, çıkıp gitti. Yolcuların, “Çalın çocuklar, çalın!” diye teşvik ettikleri genç müzisyenler, Ankara’nın Bağları’nı bitirip, Commandante Che Guevara ağıtına geçtiler.
Salona, dokunanı çarpacak bir öfke egemendi.
Kimi sözlerini bilmediği şarkıya “nını, nını” diye eşlik edip el çırparken, kimileri de yüksek sesle verip veriştiriyordu: “Mevlüt okusalar yasak değil tabii!”, “Suriyeli dilencilerin para toplamasına ses çıkarmazlar ama!..” nidalarıyla.
Bazıları gençlerin yanına gidip, “Siz istemiyorsunuz, ben veriyorum!” diye ceplerine para tıkıştırdı. Beşiktaş’a yaklaşmıştık. Enstrümanlar kılıflandı. Müzisyenlerden gitarist olanı, “Desteğinize teşekkür ederiz”dedi. “Ama şimdi zabıtayı çağırmıştır bunlar, bizi iskeleden alacaklar. Birlikte çıkalım, belki bir şansımız olur...”
Vapur iskeleye yanaşıyordu. Gerçekten de dört zabıta bekliyordu çıkışta, lumbozlardan görüyorduk. Yolcular ayağa kalkıp gençleri ortalarına alarak çıkışa doğru yürüdü.
Küçük kızının elini tutan bir baba, müzisyenlere “Sizin eli boş çıkmanız daha doğru olur” dedi. “Verin bakayım şu gitarı bana!”
Tüm gerçek cesurlar gibi, ufak tefek, kendi halinde bir adamdı. Aldı gitarı, bir elinde kızı, bir elinde gitar, ilerledi kapıya. Bir başka yolcu, saksofonu alıp astı omzuna. Genç kıza, mızıkayı cebine sokup, önden gitmesi söylendi. Eh, artık benim de bir şey yapmam gerekiyordu. Müzik üçlüsünün lideri olduğu anlaşılan gitariste yaklaşıp koluna girdim, “Sen benim oğlumsun, ben de senin annen, yürüyelim!” dedim.
Müzisyenler, yolcuların nasıl gergin ve her birinin yaptığı her hareketin bir karar olduğunun, pek farkında değildi. Gençliğe özgü aldırmazlıkla durumu çok eğlenceli buluyor, kıkır kıkır gülüyorlardı. Oysa onlara sahip çıkanlar, kavgayı göze almışlığın sessiz ciddiyeti içindeydiler.
Korumaya aldığımız gençlerin göremediği o vahim kararlılığı, onları bekleyen dört zabıta sezdi. Donup kaldılar. Gözlerinin içine baka baka, önlerinden geçip gittik, hep birlikte. Yola çıktığımızda, müzik aletlerini teslim alan gençler “Sağol abla, sağol abi!” cıvıltıları arasında uzaklaşırken, biz erişkinler aynı gergin sessizlik ve ciddiyet içinde dağıldık.
Şimdilerdeki yasak ne biliyor musunuz?
Cizre'de 79 gün süren yasaklar ve operasyonların ardından, Gündem Çocuk Derneği ve Çocuklar için Barış Girişimi üyeleri savaşın etkisinde kalan Cizreli çocuklarla bir araya gelmek üzere kente gitti. Etkinlikte çocuklarla çeşitli oyunlar oynandı.
Ancak etkinliğin başlamasından kısa bir süre sonra çok sayıda polis ve asker, zırhlı araç eşliğinde okulu ablukaya aldı.
Yapılan kimlik kontrolü sonrası ise "Kaymakam ve emniyet amirinin izni olmadan hiçbir etkinlik yapamazsınız" denilen girişim üyelerini ve çocukları okuldan uzaklaştırdı.
Yasakların ve ölümlerin durması için vapurdaki gibi herkesin ayağa kalkması ve haykırması gerekiyor sanırım.

 

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
46 gün önce
116 gün önce
186 gün önce
221 gün önce
242 gün önce
305 gün önce
487 gün önce
647 gün önce
676 gün önce
696 gün önce
731 gün önce
777 gün önce
829 gün önce
836 gün önce
846 gün önce
920 gün önce
948 gün önce
969 gün önce
990 gün önce
1000 gün önce
1011 gün önce
1032 gün önce
1046 gün önce
1067 gün önce
1074 gün önce
1086 gün önce
1088 gün önce
1090 gün önce
1101 gün önce
1107 gün önce
1120 gün önce
1135 gün önce
1146 gün önce
1165 gün önce
1191 gün önce
1201 gün önce
1212 gün önce
1213 gün önce
1234 gün önce
1235 gün önce
1247 gün önce
1257 gün önce
1259 gün önce
1263 gün önce
1268 gün önce
1269 gün önce
1274 gün önce
1280 gün önce
1287 gün önce
1295 gün önce
1298 gün önce
1305 gün önce
1306 gün önce
1312 gün önce
1316 gün önce
1317 gün önce
1337 gün önce
1367 gün önce
1396 gün önce
1410 gün önce
1423 gün önce
1428 gün önce
1436 gün önce
1453 gün önce
1457 gün önce
1481 gün önce
1502 gün önce
1518 gün önce
1522 gün önce
1535 gün önce
1540 gün önce
1543 gün önce
1547 gün önce
1555 gün önce
1561 gün önce
1591 gün önce
1609 gün önce
RSS
© 2019 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=