Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Ahde vefa olmalı…

27 Nisan 2016, 19:25 Okuma: 1111


Ak Parti’nin oluşumundan önceki dönemi hatırlıyorum.
16 Ocak 1998'de Refah Partisi'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasıyla Milli Görüş geleneğinden gelen siyasiler Fazilet Partisi altında tekrar birleşti. Ancak değişmeyen politikalar ve değişmeyen yaşlı lider kadro sebebiyle partinin halk tabanında karşılık bulamadığını düşünen Abdullah Gül liderliğindeki Yenilikçiler, Gelenekçiler ile Fazilet Partisi kongresinde başkanlık yarışına girdi.
14 Mayıs 2000 tarihinde düzenlenen kongreyi küçük bir farkla kaybeden Yenilikçiler artık partide toplum tabanlı bir siyaset yapılamayacağını düşünmeye başladılar.
Bu ortam içinde Fazilet Partisi de Refah Partisi ile aynı akıbete uğrayarak kapatıldı (22 Haziran 2001).
Hapisten çıkan Recep Tayyip Erdoğan'ın da aralarına katılması ile Yenilikçiler hemen yeni bir parti çalışmalarına başladı.
İşte Ak Parti böyle doğdu.
14 Ağustos 2001 tarihinde kurulan partinin kurucuları arasında; Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, İdris Naim Şahin, Binali Yıldırım ve Bülent Arınç gibi ağırlığı olan isimler yer alıyordu.
O günden bu güne çok zaman ve çok seçimler geçti.
Şimdi şöyle bir tabloya baktığımızda ise bu önemli isimlerden çoğunun dışlandığını görüyoruz.
Abdullah Gül Cumhurbaşkanlığı yapmış bir Ak Partili. Ancak onunla ilgili tartışmalar ve doğru sözlerinden dolayı dışlanmalar yaşadı. Partinin kurucusu olan Gül, davetlere bile davet edilmiyor.
Abdüllatif Şener 2002-2007 yılları arasında Abdullah Gül Hükûmeti ve 1. Erdoğan Hükümeti'nde Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev yaptı.
O da bir kalemde bilinen isimler arasında yer aldı.
İdris Naim Şahin; 24. Dönem Ordu milletvekili olarak TBMM'ye girdi. Seçimlerden hemen sonra Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında kurulan 61. Hükümet'te İçişleri Bakanlığı görevine getirildi. 24 Ocak 2013 tarihinde Kabine revizyonu ile Başbakan tarafından görevinden alındı.
17-25 Aralık operasyonlarının ardından defterden silinen bir başka isim oldu.
Ve Bülent Arınç; Kurucuları arasında olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi'nden 2002 ve 2007'de Manisa, 2011 seçimlerinde ise Bursa'dan Milletvekili seçildi.
Parti içinde belkide en çok tepki gösterilen isim oldu.
Arınç, 9 Kasım 2002 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına seçildi, 8 Ekim 2004'te üç yıl süreyle yeniden bu göreve seçildi. 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi cumhurbaşkanlığı için adı geçen Arınç 24 Nisan 2007 günü aday olmayacağını açıkladı.
1 Mayıs 2009 günü yapılan kabine revizyonunda Başbakan yardımcısı olarak kabineye giren Arınç, 2011 Genel Seçimlerinden sonra kurulan 61. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti'nde Başbakan yardımcılığı ve hükümet sözcülüğü görevini üstlendi.
Aktif siyaseti bıraktıktan sonra partisine yönelik eleştirileri oldu.
Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Dolmabahçe Mutabakatı’ ile ilgili sözleri ve haberinin olmadığını belirttiği konuşmasına cevaben şunları söylemişti; “Dolmabahçe Mutabakatı'nda okunan metin hükümetin önüne gelmişti. Oturma düzenine kadar her şey kararlaştırılmıştı. Cumhurbaşkanı'nın haberi olduğunu biliyorum, tahmin ediyorum. Yalçın Akdoğan anında haberi olduğunu aktarmıştı. Cumhurbaşkanımız, bu işi başlatan, süreci takip eden birisidir.”
Bu sözlere parti içinden tepkiler geldi. Ancak bir grup ise Arınç’ı savundu. Bu isimler arasında yine partinin ağır toplarından Hüseyin Çelik vardı.
Çelik, 58. Hükümet'te Kültür Bakanı, 59. Hükümet'te Milli Eğitim Bakanı, TBMM 22. ve 23. Dönem AK Parti Van ve 24. Dönem Gaziantep milletvekillerindendir.
Şu sıralar partisine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik eleştirileriyle gündemde.
Hüseyin Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında sarfettiği şu sözleri hatırlatıyor; “Dostları çoğaltmak, düşmanları azaltmak zorundayız…”
Ardından şu cümleleri kullanıyor Çelik; “İran Devrimi esnasında Mollalar, Komünistler, Şiîler, Sünnîler, Farslar, Azeriler, Kürtler ve diğer halklar birlikte hareket ettiler. ABD’ye sırtını dayayan İran Şahı, muhtemelen karşısında böyle bir blokun oluşacağını asla tahmin bile etmemişti.”
Partideki dışlanmaya da işaret eden Çelik, “O halde, basiretli bir yönetim, içerde de dışarda da, söylem ve eylemleriyle muhalif ve muarızlarını bir araya gelmeye teşvik etmez. Hele hele onları tanımlarken hepsini bir sepette yer almaya asla icbar etmez. Kamplaşma ve bloklaşma, ilk etapta taraftarlarınızı konsolide eder ama orta ve uzun vadede bu yol ve yöntem, ülkeyi maceraya, hatta iç çatışmalara sürükler.”
Sözün özü, bir zamanlar patinin başarısında önemli katkıları olan isimlerin bugün bir kalemde silinmesi ‘Ahde vefa’ duygusunu çokça hissettiriyor. Partiyi bugünlere getiren isimleri rencide etmek yakışmaz.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
30 gün önce
212 gün önce
372 gün önce
401 gün önce
421 gün önce
456 gün önce
502 gün önce
554 gün önce
561 gün önce
571 gün önce
645 gün önce
673 gün önce
694 gün önce
715 gün önce
725 gün önce
736 gün önce
758 gün önce
772 gün önce
800 gün önce
812 gün önce
814 gün önce
827 gün önce
833 gün önce
846 gün önce
860 gün önce
871 gün önce
890 gün önce
916 gün önce
926 gün önce
937 gün önce
938 gün önce
959 gün önce
960 gün önce
982 gün önce
988 gün önce
994 gün önce
999 gün önce
1005 gün önce
1012 gün önce
1020 gün önce
1024 gün önce
1030 gün önce
1031 gün önce
1037 gün önce
1041 gün önce
1042 gün önce
1062 gün önce
1092 gün önce
1121 gün önce
1136 gün önce
1148 gün önce
1153 gün önce
1161 gün önce
1178 gün önce
1182 gün önce
1206 gün önce
1227 gün önce
1243 gün önce
1247 gün önce
1260 gün önce
1265 gün önce
1268 gün önce
1272 gün önce
1280 gün önce
1286 gün önce
1316 gün önce
1334 gün önce
RSS
© 2019 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=