Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER

Mustafa SEVEN

Bazı şeyleri anlamak çok zor

30 Nisan 2016, 00:16 Okuma: 1398


Şu son birkaç günde gelişen olaylarda yaşananlar akıllara zarar gibi.
Bir iki gündür meclisteki tartışmalar ve yumruklaşmalar gündemde.
HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü, TBMM Genel Kurulunda, Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında söz aldı.
Tasarının 4. maddesi üzerinde verdiği önerge hakkında söz alan HDP Şırnak Milletvekili Encü, sözlerine, “Kolluk kuvvetleri tarafından katledilen tüm sivilleri, çocukları anıyorum” diyerek başladı.
Encü, tasarının, pratikte hiçbir anlamının olmadığını savunarak, ‘Son 4 ayda kolluk kuvvetlerinin şiddetine maruz kaldıklarını, insanların, gözlerinin önünde kolluk kuvvetleri tarafından katledildiğini, işkence edildiğini’ söyledi.
Oturumu yöneten başkanvekili, “Kolluk kuvvetleri katletmez, kolluk kuvvetleri terörle mücadele eder” dedi.
Encü, vekillerden de gelen tepkiler üzerine Roboski örneğini verdi.
Roboski’de katledilen 34 kişi Encü’nün akrabasıydı. Üstelik aralarında çocuklar da vardı.
Acaba bu 34 kişi kim tarafından öldürüldü?
O bombardıman emrini verenleri, sorumluları kolluk kuvveti dışında nitelemek mümkün mü?
Peki, çatışmaların yaşandığı Sur, Cizre, Silopi, Nusaybin gibi yerlerde kolluk güçlerinin açtığı ateş sonucu birilerinin ölmediğini söyleyecek biri var mı? Onca iddiaya rağmen birileri neden ‘Yok’ demiyor.

SİVİLDE KOD ADI OLUR MU?

Malum geçtiğimiz günlerde ‘Cejno’ kod adlı (!) DİHA Batman muhabiri Bilal Güldem tutuklandı.
Bilal Güldem benim köylüm.
Gazeteciliğe gönül vermiş biri. 
Emniyetin tutanaklarında kod adının ‘Cejno’ olduğu şeklinde gülünç bir ifade kullanılmış.
Bilal bu lakabı yıllardır kullanıyor. Hatta mail adresi bile ‘Cejno’ olarak başlıyor.
Bu bu yaşama kadar iddia edildiği gibi örgüt üyesi olan birinin böyle aleni bir şekilde ‘Kod’ isim kullandığına şahit oluyorum.
Savcılık sorgusunda not defterindeki haber notları ve haber kaynaklarının telefon numaraları sorulmuş.
O sorulardan bazıları şöyle; ‘Ne zaman gazeteciliğe başladın?’, ‘Gazeteciliğe başlamanın amacı nedir?’, ‘Cejno senin kod adın mı?’, ‘Not defterindeki notlar ve telefon numaraları sana mı ait?’, ‘Defterindeki numaraları ve notları örgüte aktarmak için mi yazdın?’, ‘Amacın terör örgütü ile devleti karşı karşıya getirmek midir?’, ‘Örgüte lojistik destek sağladın mı?’
Bir gazeteciye ‘neden bu mesleğe başladın’ demek kadar abesle iştigal olur mu?
O soruyu sorun savcı veya polisi, sen neden başladın diye sormak lazım.
Not defterindeki notlar ve numaralar, bunlar hangi gazetecinin not defterinde yok ki? Bunun kadar normal ne olabilir.
‘Amacın terör örgütü ile devleti karşı karşıya getirmek midir?’ diye sorulmuş. Zaten örgüt ile devlet 30 yıldır karşı karşıya değil mi? Devlet ve örgüt bunca yıldır savaşmıyor mu?
Nusaybin gibi bilmediği ve kısa süre görev yaptığı bir yerde lojistik destek nasıl sağlanır. Bildiğim kadarıyla bu gibi destek orayı iyi bilen yerel halk tarafından yapılmaz mı?
Ayrıca tutuklama gerekçesinde ‘Bilal Güldem’in üzerine atılı 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçun vasıf ve mahiyeti, şüphelinin üzerinde ele geçirilen not defteri ve her ne kadar içindeki notların haber ve haber kaynağı olduğu bildirilmiş ise de, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın değerlendirilmesi ve hakimliğimiz tarafından da dosyadaki mevcut delil durumuna göre, terör örgütüne bilgi aktarma amacı olabileceği’ diyor.
Son kelimede “Olduğu” demiyor, “Olabileceği” diyor. 
Garip bir durum.

HANGİSİ SUÇ…

M.Y.G. adlı BİR vatandaş işsiz kaldıktan sonra bozulan psikoloji ve alkolün etkisiyle tanrı, hükümet yetkilileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında attığı Tweetler soruşturma konusu oldu.
M.G.Y.'nin tanrı, din, Diyanet İşleri Başkanı ve bakanlar hakkındaki hakaret içerdiği belirtilen tweetleri, ‘Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret’ ve ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme’ suçları kapsamında değerlendirildi. M.G.Y.'nin tanrıya ve hükümet yetkililerine hakaret içeren tweetleri nedeniyle tutuksuz yargılanmasına karar verilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret içeren ifadeleri ise tutuklu yargılanmasına neden oldu.
Şimdi kafalar daha karıştı.
Biri çıkıyor Haşa Allah’a küfrediyor ve tutuksuz yargılanıyor, ama bunun yanında Cumhurbaşkanına hakaret ettiği için ise tutuklanıyor. Sizce hangisi daha büyük ve dokunulmaz?
Bu nasıl bir aymazlıktır.
Bu nasıl bir hukuktur…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
215 gün önce
243 gün önce
306 gün önce
418 gün önce
488 gün önce
558 gün önce
593 gün önce
614 gün önce
677 gün önce
859 gün önce
1019 gün önce
1048 gün önce
1068 gün önce
1102 gün önce
1149 gün önce
1187 gün önce
1201 gün önce
1208 gün önce
1218 gün önce
1292 gün önce
1320 gün önce
1340 gün önce
1361 gün önce
1371 gün önce
1382 gün önce
1404 gün önce
1418 gün önce
1438 gün önce
1446 gün önce
1458 gün önce
1460 gün önce
1462 gün önce
1473 gün önce
1479 gün önce
1492 gün önce
1507 gün önce
1518 gün önce
1537 gün önce
1562 gün önce
1573 gün önce
1584 gün önce
1584 gün önce
1606 gün önce
1607 gün önce
1619 gün önce
1628 gün önce
1631 gün önce
1634 gün önce
1640 gün önce
1640 gün önce
1646 gün önce
1651 gün önce
1659 gün önce
1666 gün önce
1670 gün önce
1676 gün önce
1678 gün önce
1684 gün önce
1687 gün önce
1689 gün önce
1708 gün önce
1739 gün önce
1767 gün önce
1782 gün önce
1794 gün önce
1800 gün önce
1808 gün önce
1824 gün önce
1829 gün önce
1852 gün önce
1873 gün önce
1889 gün önce
1894 gün önce
1906 gün önce
1912 gün önce
1915 gün önce
1918 gün önce
1927 gün önce
1932 gün önce
1962 gün önce
1980 gün önce
RSS
© 2020 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=