Bazı şeyleri anlamak çok zor - Mustafa SEVEN - Batman Medya Gazetesi

Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Bazı şeyleri anlamak çok zor

30 Nisan 2016, 00:16 Okuma: 819


Şu son birkaç günde gelişen olaylarda yaşananlar akıllara zarar gibi.
Bir iki gündür meclisteki tartışmalar ve yumruklaşmalar gündemde.
HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü, TBMM Genel Kurulunda, Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında söz aldı.
Tasarının 4. maddesi üzerinde verdiği önerge hakkında söz alan HDP Şırnak Milletvekili Encü, sözlerine, “Kolluk kuvvetleri tarafından katledilen tüm sivilleri, çocukları anıyorum” diyerek başladı.
Encü, tasarının, pratikte hiçbir anlamının olmadığını savunarak, ‘Son 4 ayda kolluk kuvvetlerinin şiddetine maruz kaldıklarını, insanların, gözlerinin önünde kolluk kuvvetleri tarafından katledildiğini, işkence edildiğini’ söyledi.
Oturumu yöneten başkanvekili, “Kolluk kuvvetleri katletmez, kolluk kuvvetleri terörle mücadele eder” dedi.
Encü, vekillerden de gelen tepkiler üzerine Roboski örneğini verdi.
Roboski’de katledilen 34 kişi Encü’nün akrabasıydı. Üstelik aralarında çocuklar da vardı.
Acaba bu 34 kişi kim tarafından öldürüldü?
O bombardıman emrini verenleri, sorumluları kolluk kuvveti dışında nitelemek mümkün mü?
Peki, çatışmaların yaşandığı Sur, Cizre, Silopi, Nusaybin gibi yerlerde kolluk güçlerinin açtığı ateş sonucu birilerinin ölmediğini söyleyecek biri var mı? Onca iddiaya rağmen birileri neden ‘Yok’ demiyor.

SİVİLDE KOD ADI OLUR MU?

Malum geçtiğimiz günlerde ‘Cejno’ kod adlı (!) DİHA Batman muhabiri Bilal Güldem tutuklandı.
Bilal Güldem benim köylüm.
Gazeteciliğe gönül vermiş biri. 
Emniyetin tutanaklarında kod adının ‘Cejno’ olduğu şeklinde gülünç bir ifade kullanılmış.
Bilal bu lakabı yıllardır kullanıyor. Hatta mail adresi bile ‘Cejno’ olarak başlıyor.
Bu bu yaşama kadar iddia edildiği gibi örgüt üyesi olan birinin böyle aleni bir şekilde ‘Kod’ isim kullandığına şahit oluyorum.
Savcılık sorgusunda not defterindeki haber notları ve haber kaynaklarının telefon numaraları sorulmuş.
O sorulardan bazıları şöyle; ‘Ne zaman gazeteciliğe başladın?’, ‘Gazeteciliğe başlamanın amacı nedir?’, ‘Cejno senin kod adın mı?’, ‘Not defterindeki notlar ve telefon numaraları sana mı ait?’, ‘Defterindeki numaraları ve notları örgüte aktarmak için mi yazdın?’, ‘Amacın terör örgütü ile devleti karşı karşıya getirmek midir?’, ‘Örgüte lojistik destek sağladın mı?’
Bir gazeteciye ‘neden bu mesleğe başladın’ demek kadar abesle iştigal olur mu?
O soruyu sorun savcı veya polisi, sen neden başladın diye sormak lazım.
Not defterindeki notlar ve numaralar, bunlar hangi gazetecinin not defterinde yok ki? Bunun kadar normal ne olabilir.
‘Amacın terör örgütü ile devleti karşı karşıya getirmek midir?’ diye sorulmuş. Zaten örgüt ile devlet 30 yıldır karşı karşıya değil mi? Devlet ve örgüt bunca yıldır savaşmıyor mu?
Nusaybin gibi bilmediği ve kısa süre görev yaptığı bir yerde lojistik destek nasıl sağlanır. Bildiğim kadarıyla bu gibi destek orayı iyi bilen yerel halk tarafından yapılmaz mı?
Ayrıca tutuklama gerekçesinde ‘Bilal Güldem’in üzerine atılı 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçun vasıf ve mahiyeti, şüphelinin üzerinde ele geçirilen not defteri ve her ne kadar içindeki notların haber ve haber kaynağı olduğu bildirilmiş ise de, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın değerlendirilmesi ve hakimliğimiz tarafından da dosyadaki mevcut delil durumuna göre, terör örgütüne bilgi aktarma amacı olabileceği’ diyor.
Son kelimede “Olduğu” demiyor, “Olabileceği” diyor. 
Garip bir durum.

HANGİSİ SUÇ…

M.Y.G. adlı BİR vatandaş işsiz kaldıktan sonra bozulan psikoloji ve alkolün etkisiyle tanrı, hükümet yetkilileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında attığı Tweetler soruşturma konusu oldu.
M.G.Y.'nin tanrı, din, Diyanet İşleri Başkanı ve bakanlar hakkındaki hakaret içerdiği belirtilen tweetleri, ‘Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret’ ve ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme’ suçları kapsamında değerlendirildi. M.G.Y.'nin tanrıya ve hükümet yetkililerine hakaret içeren tweetleri nedeniyle tutuksuz yargılanmasına karar verilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret içeren ifadeleri ise tutuklu yargılanmasına neden oldu.
Şimdi kafalar daha karıştı.
Biri çıkıyor Haşa Allah’a küfrediyor ve tutuksuz yargılanıyor, ama bunun yanında Cumhurbaşkanına hakaret ettiği için ise tutuklanıyor. Sizce hangisi daha büyük ve dokunulmaz?
Bu nasıl bir aymazlıktır.
Bu nasıl bir hukuktur…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
220 gün önce
249 gün önce
268 gün önce
303 gün önce
349 gün önce
401 gün önce
408 gün önce
418 gün önce
492 gün önce
521 gün önce
541 gün önce
562 gün önce
572 gün önce
583 gün önce
605 gün önce
619 gün önce
647 gün önce
659 gün önce
661 gün önce
674 gün önce
680 gün önce
693 gün önce
707 gün önce
719 gün önce
737 gün önce
763 gün önce
773 gün önce
784 gün önce
785 gün önce
806 gün önce
807 gün önce
829 gün önce
835 gün önce
840 gün önce
841 gün önce
846 gün önce
852 gün önce
859 gün önce
867 gün önce
871 gün önce
877 gün önce
878 gün önce
884 gün önce
888 gün önce
889 gün önce
939 gün önce
968 gün önce
983 gün önce
995 gün önce
1000 gün önce
1008 gün önce
1025 gün önce
1029 gün önce
1053 gün önce
1074 gün önce
1090 gün önce
1094 gün önce
1107 gün önce
1112 gün önce
1116 gün önce
1119 gün önce
1127 gün önce
1133 gün önce
1163 gün önce
1181 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=