Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Bazı şeyleri anlamak çok zor

30 Nisan 2016, 00:16 Okuma: 883


Şu son birkaç günde gelişen olaylarda yaşananlar akıllara zarar gibi.
Bir iki gündür meclisteki tartışmalar ve yumruklaşmalar gündemde.
HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü, TBMM Genel Kurulunda, Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında söz aldı.
Tasarının 4. maddesi üzerinde verdiği önerge hakkında söz alan HDP Şırnak Milletvekili Encü, sözlerine, “Kolluk kuvvetleri tarafından katledilen tüm sivilleri, çocukları anıyorum” diyerek başladı.
Encü, tasarının, pratikte hiçbir anlamının olmadığını savunarak, ‘Son 4 ayda kolluk kuvvetlerinin şiddetine maruz kaldıklarını, insanların, gözlerinin önünde kolluk kuvvetleri tarafından katledildiğini, işkence edildiğini’ söyledi.
Oturumu yöneten başkanvekili, “Kolluk kuvvetleri katletmez, kolluk kuvvetleri terörle mücadele eder” dedi.
Encü, vekillerden de gelen tepkiler üzerine Roboski örneğini verdi.
Roboski’de katledilen 34 kişi Encü’nün akrabasıydı. Üstelik aralarında çocuklar da vardı.
Acaba bu 34 kişi kim tarafından öldürüldü?
O bombardıman emrini verenleri, sorumluları kolluk kuvveti dışında nitelemek mümkün mü?
Peki, çatışmaların yaşandığı Sur, Cizre, Silopi, Nusaybin gibi yerlerde kolluk güçlerinin açtığı ateş sonucu birilerinin ölmediğini söyleyecek biri var mı? Onca iddiaya rağmen birileri neden ‘Yok’ demiyor.

SİVİLDE KOD ADI OLUR MU?

Malum geçtiğimiz günlerde ‘Cejno’ kod adlı (!) DİHA Batman muhabiri Bilal Güldem tutuklandı.
Bilal Güldem benim köylüm.
Gazeteciliğe gönül vermiş biri. 
Emniyetin tutanaklarında kod adının ‘Cejno’ olduğu şeklinde gülünç bir ifade kullanılmış.
Bilal bu lakabı yıllardır kullanıyor. Hatta mail adresi bile ‘Cejno’ olarak başlıyor.
Bu bu yaşama kadar iddia edildiği gibi örgüt üyesi olan birinin böyle aleni bir şekilde ‘Kod’ isim kullandığına şahit oluyorum.
Savcılık sorgusunda not defterindeki haber notları ve haber kaynaklarının telefon numaraları sorulmuş.
O sorulardan bazıları şöyle; ‘Ne zaman gazeteciliğe başladın?’, ‘Gazeteciliğe başlamanın amacı nedir?’, ‘Cejno senin kod adın mı?’, ‘Not defterindeki notlar ve telefon numaraları sana mı ait?’, ‘Defterindeki numaraları ve notları örgüte aktarmak için mi yazdın?’, ‘Amacın terör örgütü ile devleti karşı karşıya getirmek midir?’, ‘Örgüte lojistik destek sağladın mı?’
Bir gazeteciye ‘neden bu mesleğe başladın’ demek kadar abesle iştigal olur mu?
O soruyu sorun savcı veya polisi, sen neden başladın diye sormak lazım.
Not defterindeki notlar ve numaralar, bunlar hangi gazetecinin not defterinde yok ki? Bunun kadar normal ne olabilir.
‘Amacın terör örgütü ile devleti karşı karşıya getirmek midir?’ diye sorulmuş. Zaten örgüt ile devlet 30 yıldır karşı karşıya değil mi? Devlet ve örgüt bunca yıldır savaşmıyor mu?
Nusaybin gibi bilmediği ve kısa süre görev yaptığı bir yerde lojistik destek nasıl sağlanır. Bildiğim kadarıyla bu gibi destek orayı iyi bilen yerel halk tarafından yapılmaz mı?
Ayrıca tutuklama gerekçesinde ‘Bilal Güldem’in üzerine atılı 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçun vasıf ve mahiyeti, şüphelinin üzerinde ele geçirilen not defteri ve her ne kadar içindeki notların haber ve haber kaynağı olduğu bildirilmiş ise de, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın değerlendirilmesi ve hakimliğimiz tarafından da dosyadaki mevcut delil durumuna göre, terör örgütüne bilgi aktarma amacı olabileceği’ diyor.
Son kelimede “Olduğu” demiyor, “Olabileceği” diyor. 
Garip bir durum.

HANGİSİ SUÇ…

M.Y.G. adlı BİR vatandaş işsiz kaldıktan sonra bozulan psikoloji ve alkolün etkisiyle tanrı, hükümet yetkilileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında attığı Tweetler soruşturma konusu oldu.
M.G.Y.'nin tanrı, din, Diyanet İşleri Başkanı ve bakanlar hakkındaki hakaret içerdiği belirtilen tweetleri, ‘Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret’ ve ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme’ suçları kapsamında değerlendirildi. M.G.Y.'nin tanrıya ve hükümet yetkililerine hakaret içeren tweetleri nedeniyle tutuksuz yargılanmasına karar verilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret içeren ifadeleri ise tutuklu yargılanmasına neden oldu.
Şimdi kafalar daha karıştı.
Biri çıkıyor Haşa Allah’a küfrediyor ve tutuksuz yargılanıyor, ama bunun yanında Cumhurbaşkanına hakaret ettiği için ise tutuklanıyor. Sizce hangisi daha büyük ve dokunulmaz?
Bu nasıl bir aymazlıktır.
Bu nasıl bir hukuktur…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
124 gün önce
284 gün önce
313 gün önce
333 gün önce
368 gün önce
414 gün önce
466 gün önce
473 gün önce
483 gün önce
557 gün önce
585 gün önce
606 gün önce
627 gün önce
637 gün önce
648 gün önce
669 gün önce
683 gün önce
711 gün önce
723 gün önce
725 gün önce
738 gün önce
744 gün önce
757 gün önce
772 gün önce
783 gün önce
802 gün önce
827 gün önce
838 gün önce
849 gün önce
850 gün önce
871 gün önce
872 gün önce
894 gün önce
900 gün önce
905 gün önce
906 gün önce
911 gün önce
917 gün önce
924 gün önce
932 gün önce
935 gün önce
942 gün önce
943 gün önce
949 gün önce
952 gün önce
954 gün önce
1004 gün önce
1033 gün önce
1047 gün önce
1060 gün önce
1065 gün önce
1073 gün önce
1090 gün önce
1094 gün önce
1118 gün önce
1139 gün önce
1155 gün önce
1159 gün önce
1172 gün önce
1177 gün önce
1180 gün önce
1184 gün önce
1192 gün önce
1197 gün önce
1227 gün önce
1245 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=