Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER

Mustafa SEVEN

Bazı şeyleri anlamak çok zor

30 Nisan 2016, 00:16 Okuma: 1425


Şu son birkaç günde gelişen olaylarda yaşananlar akıllara zarar gibi.
Bir iki gündür meclisteki tartışmalar ve yumruklaşmalar gündemde.
HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü, TBMM Genel Kurulunda, Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında söz aldı.
Tasarının 4. maddesi üzerinde verdiği önerge hakkında söz alan HDP Şırnak Milletvekili Encü, sözlerine, “Kolluk kuvvetleri tarafından katledilen tüm sivilleri, çocukları anıyorum” diyerek başladı.
Encü, tasarının, pratikte hiçbir anlamının olmadığını savunarak, ‘Son 4 ayda kolluk kuvvetlerinin şiddetine maruz kaldıklarını, insanların, gözlerinin önünde kolluk kuvvetleri tarafından katledildiğini, işkence edildiğini’ söyledi.
Oturumu yöneten başkanvekili, “Kolluk kuvvetleri katletmez, kolluk kuvvetleri terörle mücadele eder” dedi.
Encü, vekillerden de gelen tepkiler üzerine Roboski örneğini verdi.
Roboski’de katledilen 34 kişi Encü’nün akrabasıydı. Üstelik aralarında çocuklar da vardı.
Acaba bu 34 kişi kim tarafından öldürüldü?
O bombardıman emrini verenleri, sorumluları kolluk kuvveti dışında nitelemek mümkün mü?
Peki, çatışmaların yaşandığı Sur, Cizre, Silopi, Nusaybin gibi yerlerde kolluk güçlerinin açtığı ateş sonucu birilerinin ölmediğini söyleyecek biri var mı? Onca iddiaya rağmen birileri neden ‘Yok’ demiyor.

SİVİLDE KOD ADI OLUR MU?

Malum geçtiğimiz günlerde ‘Cejno’ kod adlı (!) DİHA Batman muhabiri Bilal Güldem tutuklandı.
Bilal Güldem benim köylüm.
Gazeteciliğe gönül vermiş biri. 
Emniyetin tutanaklarında kod adının ‘Cejno’ olduğu şeklinde gülünç bir ifade kullanılmış.
Bilal bu lakabı yıllardır kullanıyor. Hatta mail adresi bile ‘Cejno’ olarak başlıyor.
Bu bu yaşama kadar iddia edildiği gibi örgüt üyesi olan birinin böyle aleni bir şekilde ‘Kod’ isim kullandığına şahit oluyorum.
Savcılık sorgusunda not defterindeki haber notları ve haber kaynaklarının telefon numaraları sorulmuş.
O sorulardan bazıları şöyle; ‘Ne zaman gazeteciliğe başladın?’, ‘Gazeteciliğe başlamanın amacı nedir?’, ‘Cejno senin kod adın mı?’, ‘Not defterindeki notlar ve telefon numaraları sana mı ait?’, ‘Defterindeki numaraları ve notları örgüte aktarmak için mi yazdın?’, ‘Amacın terör örgütü ile devleti karşı karşıya getirmek midir?’, ‘Örgüte lojistik destek sağladın mı?’
Bir gazeteciye ‘neden bu mesleğe başladın’ demek kadar abesle iştigal olur mu?
O soruyu sorun savcı veya polisi, sen neden başladın diye sormak lazım.
Not defterindeki notlar ve numaralar, bunlar hangi gazetecinin not defterinde yok ki? Bunun kadar normal ne olabilir.
‘Amacın terör örgütü ile devleti karşı karşıya getirmek midir?’ diye sorulmuş. Zaten örgüt ile devlet 30 yıldır karşı karşıya değil mi? Devlet ve örgüt bunca yıldır savaşmıyor mu?
Nusaybin gibi bilmediği ve kısa süre görev yaptığı bir yerde lojistik destek nasıl sağlanır. Bildiğim kadarıyla bu gibi destek orayı iyi bilen yerel halk tarafından yapılmaz mı?
Ayrıca tutuklama gerekçesinde ‘Bilal Güldem’in üzerine atılı 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçun vasıf ve mahiyeti, şüphelinin üzerinde ele geçirilen not defteri ve her ne kadar içindeki notların haber ve haber kaynağı olduğu bildirilmiş ise de, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın değerlendirilmesi ve hakimliğimiz tarafından da dosyadaki mevcut delil durumuna göre, terör örgütüne bilgi aktarma amacı olabileceği’ diyor.
Son kelimede “Olduğu” demiyor, “Olabileceği” diyor. 
Garip bir durum.

HANGİSİ SUÇ…

M.Y.G. adlı BİR vatandaş işsiz kaldıktan sonra bozulan psikoloji ve alkolün etkisiyle tanrı, hükümet yetkilileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında attığı Tweetler soruşturma konusu oldu.
M.G.Y.'nin tanrı, din, Diyanet İşleri Başkanı ve bakanlar hakkındaki hakaret içerdiği belirtilen tweetleri, ‘Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret’ ve ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme’ suçları kapsamında değerlendirildi. M.G.Y.'nin tanrıya ve hükümet yetkililerine hakaret içeren tweetleri nedeniyle tutuksuz yargılanmasına karar verilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret içeren ifadeleri ise tutuklu yargılanmasına neden oldu.
Şimdi kafalar daha karıştı.
Biri çıkıyor Haşa Allah’a küfrediyor ve tutuksuz yargılanıyor, ama bunun yanında Cumhurbaşkanına hakaret ettiği için ise tutuklanıyor. Sizce hangisi daha büyük ve dokunulmaz?
Bu nasıl bir aymazlıktır.
Bu nasıl bir hukuktur…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
303 gün önce
331 gün önce
394 gün önce
506 gün önce
576 gün önce
646 gün önce
681 gün önce
702 gün önce
765 gün önce
947 gün önce
1107 gün önce
1136 gün önce
1156 gün önce
1191 gün önce
1237 gün önce
1275 gün önce
1289 gün önce
1296 gün önce
1306 gün önce
1380 gün önce
1408 gün önce
1429 gün önce
1450 gün önce
1460 gün önce
1471 gün önce
1492 gün önce
1506 gün önce
1527 gün önce
1534 gün önce
1546 gün önce
1548 gün önce
1550 gün önce
1561 gün önce
1567 gün önce
1580 gün önce
1595 gün önce
1606 gün önce
1625 gün önce
1651 gün önce
1661 gün önce
1672 gün önce
1673 gün önce
1694 gün önce
1695 gün önce
1707 gün önce
1717 gün önce
1719 gün önce
1723 gün önce
1728 gün önce
1729 gün önce
1734 gün önce
1740 gün önce
1747 gün önce
1755 gün önce
1758 gün önce
1765 gün önce
1766 gün önce
1772 gün önce
1776 gün önce
1777 gün önce
1797 gün önce
1827 gün önce
1856 gün önce
1870 gün önce
1883 gün önce
1888 gün önce
1896 gün önce
1913 gün önce
1917 gün önce
1941 gün önce
1962 gün önce
1978 gün önce
1982 gün önce
1995 gün önce
2000 gün önce
2003 gün önce
2007 gün önce
2015 gün önce
2021 gün önce
2051 gün önce
2069 gün önce
RSS
© 2021 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=