Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER

Mustafa SEVEN

Bazı şeyleri anlamak çok zor

30 Nisan 2016, 00:16 Okuma: 1461


Şu son birkaç günde gelişen olaylarda yaşananlar akıllara zarar gibi.
Bir iki gündür meclisteki tartışmalar ve yumruklaşmalar gündemde.
HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü, TBMM Genel Kurulunda, Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında söz aldı.
Tasarının 4. maddesi üzerinde verdiği önerge hakkında söz alan HDP Şırnak Milletvekili Encü, sözlerine, “Kolluk kuvvetleri tarafından katledilen tüm sivilleri, çocukları anıyorum” diyerek başladı.
Encü, tasarının, pratikte hiçbir anlamının olmadığını savunarak, ‘Son 4 ayda kolluk kuvvetlerinin şiddetine maruz kaldıklarını, insanların, gözlerinin önünde kolluk kuvvetleri tarafından katledildiğini, işkence edildiğini’ söyledi.
Oturumu yöneten başkanvekili, “Kolluk kuvvetleri katletmez, kolluk kuvvetleri terörle mücadele eder” dedi.
Encü, vekillerden de gelen tepkiler üzerine Roboski örneğini verdi.
Roboski’de katledilen 34 kişi Encü’nün akrabasıydı. Üstelik aralarında çocuklar da vardı.
Acaba bu 34 kişi kim tarafından öldürüldü?
O bombardıman emrini verenleri, sorumluları kolluk kuvveti dışında nitelemek mümkün mü?
Peki, çatışmaların yaşandığı Sur, Cizre, Silopi, Nusaybin gibi yerlerde kolluk güçlerinin açtığı ateş sonucu birilerinin ölmediğini söyleyecek biri var mı? Onca iddiaya rağmen birileri neden ‘Yok’ demiyor.

SİVİLDE KOD ADI OLUR MU?

Malum geçtiğimiz günlerde ‘Cejno’ kod adlı (!) DİHA Batman muhabiri Bilal Güldem tutuklandı.
Bilal Güldem benim köylüm.
Gazeteciliğe gönül vermiş biri. 
Emniyetin tutanaklarında kod adının ‘Cejno’ olduğu şeklinde gülünç bir ifade kullanılmış.
Bilal bu lakabı yıllardır kullanıyor. Hatta mail adresi bile ‘Cejno’ olarak başlıyor.
Bu bu yaşama kadar iddia edildiği gibi örgüt üyesi olan birinin böyle aleni bir şekilde ‘Kod’ isim kullandığına şahit oluyorum.
Savcılık sorgusunda not defterindeki haber notları ve haber kaynaklarının telefon numaraları sorulmuş.
O sorulardan bazıları şöyle; ‘Ne zaman gazeteciliğe başladın?’, ‘Gazeteciliğe başlamanın amacı nedir?’, ‘Cejno senin kod adın mı?’, ‘Not defterindeki notlar ve telefon numaraları sana mı ait?’, ‘Defterindeki numaraları ve notları örgüte aktarmak için mi yazdın?’, ‘Amacın terör örgütü ile devleti karşı karşıya getirmek midir?’, ‘Örgüte lojistik destek sağladın mı?’
Bir gazeteciye ‘neden bu mesleğe başladın’ demek kadar abesle iştigal olur mu?
O soruyu sorun savcı veya polisi, sen neden başladın diye sormak lazım.
Not defterindeki notlar ve numaralar, bunlar hangi gazetecinin not defterinde yok ki? Bunun kadar normal ne olabilir.
‘Amacın terör örgütü ile devleti karşı karşıya getirmek midir?’ diye sorulmuş. Zaten örgüt ile devlet 30 yıldır karşı karşıya değil mi? Devlet ve örgüt bunca yıldır savaşmıyor mu?
Nusaybin gibi bilmediği ve kısa süre görev yaptığı bir yerde lojistik destek nasıl sağlanır. Bildiğim kadarıyla bu gibi destek orayı iyi bilen yerel halk tarafından yapılmaz mı?
Ayrıca tutuklama gerekçesinde ‘Bilal Güldem’in üzerine atılı 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçun vasıf ve mahiyeti, şüphelinin üzerinde ele geçirilen not defteri ve her ne kadar içindeki notların haber ve haber kaynağı olduğu bildirilmiş ise de, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın değerlendirilmesi ve hakimliğimiz tarafından da dosyadaki mevcut delil durumuna göre, terör örgütüne bilgi aktarma amacı olabileceği’ diyor.
Son kelimede “Olduğu” demiyor, “Olabileceği” diyor. 
Garip bir durum.

HANGİSİ SUÇ…

M.Y.G. adlı BİR vatandaş işsiz kaldıktan sonra bozulan psikoloji ve alkolün etkisiyle tanrı, hükümet yetkilileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında attığı Tweetler soruşturma konusu oldu.
M.G.Y.'nin tanrı, din, Diyanet İşleri Başkanı ve bakanlar hakkındaki hakaret içerdiği belirtilen tweetleri, ‘Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret’ ve ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme’ suçları kapsamında değerlendirildi. M.G.Y.'nin tanrıya ve hükümet yetkililerine hakaret içeren tweetleri nedeniyle tutuksuz yargılanmasına karar verilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret içeren ifadeleri ise tutuklu yargılanmasına neden oldu.
Şimdi kafalar daha karıştı.
Biri çıkıyor Haşa Allah’a küfrediyor ve tutuksuz yargılanıyor, ama bunun yanında Cumhurbaşkanına hakaret ettiği için ise tutuklanıyor. Sizce hangisi daha büyük ve dokunulmaz?
Bu nasıl bir aymazlıktır.
Bu nasıl bir hukuktur…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
394 gün önce
422 gün önce
485 gün önce
597 gün önce
667 gün önce
737 gün önce
772 gün önce
793 gün önce
856 gün önce
1031 gün önce
1038 gün önce
1198 gün önce
1227 gün önce
1247 gün önce
1282 gün önce
1328 gün önce
1366 gün önce
1380 gün önce
1387 gün önce
1397 gün önce
1471 gün önce
1499 gün önce
1520 gün önce
1541 gün önce
1551 gün önce
1562 gün önce
1583 gün önce
1597 gün önce
1618 gün önce
1625 gün önce
1637 gün önce
1639 gün önce
1641 gün önce
1652 gün önce
1658 gün önce
1671 gün önce
1686 gün önce
1697 gün önce
1716 gün önce
1741 gün önce
1752 gün önce
1763 gün önce
1764 gün önce
1785 gün önce
1786 gün önce
1798 gün önce
1808 gün önce
1810 gün önce
1814 gün önce
1819 gün önce
1820 gün önce
1825 gün önce
1831 gün önce
1838 gün önce
1846 gün önce
1849 gün önce
1855 gün önce
1857 gün önce
1863 gün önce
1866 gün önce
1868 gün önce
1888 gün önce
1918 gün önce
1947 gün önce
1961 gün önce
1974 gün önce
1979 gün önce
1987 gün önce
2004 gün önce
2008 gün önce
2032 gün önce
2053 gün önce
2068 gün önce
2073 gün önce
2086 gün önce
2091 gün önce
2094 gün önce
2098 gün önce
2106 gün önce
2111 gün önce
2141 gün önce
2159 gün önce
RSS
© 2021 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=