Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER

Mustafa SEVEN

Hasno d’Kifo’dan gelen saldırı

02 Mayıs 2016, 00:25 Okuma: 1463

1915 yılı Ermeniler kadar Süryaniler içinde önemli ve kara bir yıldır.
Osmanlı döneminin bu acı ve kan dolu yılında Ermenilere yönelik saldırılar, Süryani dilinde
Turabdin olarak anılan Mardin, Siirt, Diyarbakır, Hakkâri alanlarında bu Kez Süryanilere yönelik yapıldı.
Süryanilere yönelik soykırıma ‘Seyfo’ denir. Bu kelime Süryanicede ‘Kılıç’ anlamına gelir. Zaten Süryanilerin büyük bölümü kılıçtan geçirilerek öldürüldü.
1914-1920 yılları arasında Kuzey Mezopotamya ve kısmen Güneydoğu Anadolu'daki Asuri nüfusu Osmanlı birlikleri tarafından zorla göç ettirildi ve öldürüldüler.
Toplam ölü sayısı 270 bin ila 300 bin arasında olduğu belirtiliyor. Ancak sayının daha çok olduğu da iddia ediliyor.
Ermeni ve (Rum) soykırımlarıyla benzer kontekst ve döneminde gerçekleştirildi.
24 Nisan 1915 tarihinde Osmanlı imparatorluğu yöneticileri ve işbirlikçileri Mezopotamya ile Anadolu’nun kadim Hıristiyan halklarına karşı topyekûn imha amacıyla bir soykırıma giriştiler.
24 Nisan 1915 tarihinde başta İstanbul’daki Ermeni aydınlarına karşı sistemleştirilen tutuklamaların kısa bir süre içerisinde bütün Hıristiyan halkları kapsamına alacak şekilde imparatorluğun her tarafına yayıldı.
Yıllar süren bu soykırım sırasında yüzbinlerce insan katledildi ve yüz binlercesi de yerlerinden, yurtlarından kopartılarak değişik yerlere sürgün edildiler. On binlercesi de açlıktan, susuzluktan, hastalıklardan dolayı hayatlarını kaybetti.
Genç kadınlar, kızlar, çocuklar devşirilerek gayri meşru evliliklere zorlandılar. Halkların mal ve mülkleri ya devlet kurumları tarafından el konularak kamulaştırıldı ya da aşiret reisleri ve çeteler arasında paylaşıldı.
Bugün bile birçok Müslüman ailenin gaspettiği toprakların tapuları hala Ermeni ve Süryanilere ait.
1915 yılının Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları katliamların yoğunlaştığı ve en çok insanın hayatını kaybettiği aylar oldu.
Yani bu aylarda çok yoğun katliamlar gerçekleşti.
Batman ve çevresindeki Süryanilere yönelik saldırılara, binlerce yıl boyunca birçok medeniyete şahit olan ve 12 Bin yıllık geçmişi olan Hasankeyf şahitlik etti ne yazık ki.
1915 Soykırımı, Haziran ayında Süryani halkının yoğun olarak yaşadığı alanlarda doruk noktasına çıktı. 4 Haziran 1915 tarihinde Hasno d’Kifo (Hasankeyf) üzerinden başlatılan saldırılar birkaç gün içerisinde bütün Turabdin'e yayıldı. Mardin, Siirt, Diyarbakır, Hakkâri alanlarında Haziran ayında yapılan saldırılar sırasında yüz binlerce Süryani (Asuri-Arami-Keldani) insanı ya katledildi ya da yerinden yurdundan göçertildi.
O dönemde, yani 1915-1916 yılında Diyarbakır’da yaşayan 72 Bin 500 Ermeni’den yüzde 69 Bin 500’ü katledildi.
Yine 11 Bin 120 Keldani Katolik’ten 10 Bin 10’u, 5 Bin 600 Süryani Katoliktan  3 Bin 450’si, 84 Bin 725 Süryani Yakubi’den 60 Bin 725’i, 725 Protestan’dan ise 500’ü katledildi.
Sanırım bu sayılar katliamın boyutunu gözler önüne seriyor.
Bu halkların o yıllarda Diyarbakır’da yaşayan nüfusu 174 Bin 670 iken, yüzde 83’ü, yani 144 Bin 185’i katledildi. Bu halklardan kurtulanların toplam sayısı ise 30 Bin 485 oldu.
1915 soykırımına maruz kalan Süryani ve Rum-Pontus halkları için de 24 Nisan önemli bir tarih olarak değerlendirilir ve anma etkinlikleri düzenlerler.
Süryani kurumları 1915 Süryani Soykırımı yani Sayfo’nun 100. yıldönümünde 2015 yılında aldıkları bir kararla 15 Haziran tarihini Süryani (Asuri-Arami- Keldani) soykırımı ve şehitlerini anma günü olarak kabul etmişlerdir. Alınan bu yeni karar dolayısıyla da bundan sonra her yıl Sayfo eylem ve etkinlikleri Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında yoğun bir şekilde, soykırıma uğrayan halklarla birlikte gerçekleştirilecek.
Özellikle bölgedeki soykırımda o dönemin Kürt aşiretleri ve büyük ailelerinin sorumluluğu var.
2005 yılında Türkiye'den, anayurtları Mardin, Midyat ve çevresini kapsayan Tur Abdin'den Birinci Dünya Savaşı ve sonraki yıllarda zorunlu olarak göç eden ve dünyanın çeşitli ülkelerine dağılan Süryaniler, İstanbul'da bir araya gelerek Süryani göçünü tartıştılar.
İsveç Upsala Üniversitesi Öğretim Üyesi Sait Yıldız, o toplantıda şu sözleri sarfediyordu; “Biz bu olaylar yaşandı derken, ne Türkleri ne de Kürtleri sorumlu tuttuk. Biz Kürt, Türk halkıyla ve diğer halklarla kardeşçe bir arada ortak bir yaşam istiyoruz. Türkler bizim kardeşimizdir; Kürt'ü de, Çerkes'i, Laz'ı, Ermeni'si, Rum'u da öyle. Bu olayı yapanlar o dönemin İttihatçı liderleridir, o dönemin Kürt feodal ağalarıdır. Bazıları bir yandan bizi öldürürken diğerleri savunmuştur. Türk'ü de Kürt'ü de korumuştur. Bunu kimse inkâr edemez.”
Peki ya Ermeni ve Süryani halkları ne düşünüyor.
Asıl önemli olan bu.
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
137 gün önce
165 gün önce
228 gün önce
340 gün önce
410 gün önce
480 gün önce
515 gün önce
536 gün önce
599 gün önce
781 gün önce
941 gün önce
970 gün önce
990 gün önce
1025 gün önce
1071 gün önce
1109 gün önce
1123 gün önce
1130 gün önce
1140 gün önce
1214 gün önce
1242 gün önce
1263 gün önce
1284 gün önce
1294 gün önce
1305 gün önce
1326 gün önce
1340 gün önce
1361 gün önce
1368 gün önce
1380 gün önce
1382 gün önce
1384 gün önce
1395 gün önce
1401 gün önce
1414 gün önce
1429 gün önce
1440 gün önce
1459 gün önce
1484 gün önce
1495 gün önce
1506 gün önce
1507 gün önce
1528 gün önce
1529 gün önce
1541 gün önce
1551 gün önce
1553 gün önce
1556 gün önce
1562 gün önce
1563 gün önce
1568 gün önce
1574 gün önce
1581 gün önce
1589 gün önce
1592 gün önce
1598 gün önce
1600 gün önce
1606 gün önce
1609 gün önce
1611 gün önce
1631 gün önce
1661 gün önce
1690 gün önce
1704 gün önce
1717 gün önce
1722 gün önce
1730 gün önce
1747 gün önce
1751 gün önce
1775 gün önce
1795 gün önce
1811 gün önce
1816 gün önce
1829 gün önce
1834 gün önce
1837 gün önce
1841 gün önce
1849 gün önce
1854 gün önce
1884 gün önce
1902 gün önce
RSS
© 2020 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=