Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Hasno d’Kifo’dan gelen saldırı

02 Mayıs 2016, 00:25 Okuma: 794

1915 yılı Ermeniler kadar Süryaniler içinde önemli ve kara bir yıldır.
Osmanlı döneminin bu acı ve kan dolu yılında Ermenilere yönelik saldırılar, Süryani dilinde
Turabdin olarak anılan Mardin, Siirt, Diyarbakır, Hakkâri alanlarında bu Kez Süryanilere yönelik yapıldı.
Süryanilere yönelik soykırıma ‘Seyfo’ denir. Bu kelime Süryanicede ‘Kılıç’ anlamına gelir. Zaten Süryanilerin büyük bölümü kılıçtan geçirilerek öldürüldü.
1914-1920 yılları arasında Kuzey Mezopotamya ve kısmen Güneydoğu Anadolu'daki Asuri nüfusu Osmanlı birlikleri tarafından zorla göç ettirildi ve öldürüldüler.
Toplam ölü sayısı 270 bin ila 300 bin arasında olduğu belirtiliyor. Ancak sayının daha çok olduğu da iddia ediliyor.
Ermeni ve (Rum) soykırımlarıyla benzer kontekst ve döneminde gerçekleştirildi.
24 Nisan 1915 tarihinde Osmanlı imparatorluğu yöneticileri ve işbirlikçileri Mezopotamya ile Anadolu’nun kadim Hıristiyan halklarına karşı topyekûn imha amacıyla bir soykırıma giriştiler.
24 Nisan 1915 tarihinde başta İstanbul’daki Ermeni aydınlarına karşı sistemleştirilen tutuklamaların kısa bir süre içerisinde bütün Hıristiyan halkları kapsamına alacak şekilde imparatorluğun her tarafına yayıldı.
Yıllar süren bu soykırım sırasında yüzbinlerce insan katledildi ve yüz binlercesi de yerlerinden, yurtlarından kopartılarak değişik yerlere sürgün edildiler. On binlercesi de açlıktan, susuzluktan, hastalıklardan dolayı hayatlarını kaybetti.
Genç kadınlar, kızlar, çocuklar devşirilerek gayri meşru evliliklere zorlandılar. Halkların mal ve mülkleri ya devlet kurumları tarafından el konularak kamulaştırıldı ya da aşiret reisleri ve çeteler arasında paylaşıldı.
Bugün bile birçok Müslüman ailenin gaspettiği toprakların tapuları hala Ermeni ve Süryanilere ait.
1915 yılının Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları katliamların yoğunlaştığı ve en çok insanın hayatını kaybettiği aylar oldu.
Yani bu aylarda çok yoğun katliamlar gerçekleşti.
Batman ve çevresindeki Süryanilere yönelik saldırılara, binlerce yıl boyunca birçok medeniyete şahit olan ve 12 Bin yıllık geçmişi olan Hasankeyf şahitlik etti ne yazık ki.
1915 Soykırımı, Haziran ayında Süryani halkının yoğun olarak yaşadığı alanlarda doruk noktasına çıktı. 4 Haziran 1915 tarihinde Hasno d’Kifo (Hasankeyf) üzerinden başlatılan saldırılar birkaç gün içerisinde bütün Turabdin'e yayıldı. Mardin, Siirt, Diyarbakır, Hakkâri alanlarında Haziran ayında yapılan saldırılar sırasında yüz binlerce Süryani (Asuri-Arami-Keldani) insanı ya katledildi ya da yerinden yurdundan göçertildi.
O dönemde, yani 1915-1916 yılında Diyarbakır’da yaşayan 72 Bin 500 Ermeni’den yüzde 69 Bin 500’ü katledildi.
Yine 11 Bin 120 Keldani Katolik’ten 10 Bin 10’u, 5 Bin 600 Süryani Katoliktan  3 Bin 450’si, 84 Bin 725 Süryani Yakubi’den 60 Bin 725’i, 725 Protestan’dan ise 500’ü katledildi.
Sanırım bu sayılar katliamın boyutunu gözler önüne seriyor.
Bu halkların o yıllarda Diyarbakır’da yaşayan nüfusu 174 Bin 670 iken, yüzde 83’ü, yani 144 Bin 185’i katledildi. Bu halklardan kurtulanların toplam sayısı ise 30 Bin 485 oldu.
1915 soykırımına maruz kalan Süryani ve Rum-Pontus halkları için de 24 Nisan önemli bir tarih olarak değerlendirilir ve anma etkinlikleri düzenlerler.
Süryani kurumları 1915 Süryani Soykırımı yani Sayfo’nun 100. yıldönümünde 2015 yılında aldıkları bir kararla 15 Haziran tarihini Süryani (Asuri-Arami- Keldani) soykırımı ve şehitlerini anma günü olarak kabul etmişlerdir. Alınan bu yeni karar dolayısıyla da bundan sonra her yıl Sayfo eylem ve etkinlikleri Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında yoğun bir şekilde, soykırıma uğrayan halklarla birlikte gerçekleştirilecek.
Özellikle bölgedeki soykırımda o dönemin Kürt aşiretleri ve büyük ailelerinin sorumluluğu var.
2005 yılında Türkiye'den, anayurtları Mardin, Midyat ve çevresini kapsayan Tur Abdin'den Birinci Dünya Savaşı ve sonraki yıllarda zorunlu olarak göç eden ve dünyanın çeşitli ülkelerine dağılan Süryaniler, İstanbul'da bir araya gelerek Süryani göçünü tartıştılar.
İsveç Upsala Üniversitesi Öğretim Üyesi Sait Yıldız, o toplantıda şu sözleri sarfediyordu; “Biz bu olaylar yaşandı derken, ne Türkleri ne de Kürtleri sorumlu tuttuk. Biz Kürt, Türk halkıyla ve diğer halklarla kardeşçe bir arada ortak bir yaşam istiyoruz. Türkler bizim kardeşimizdir; Kürt'ü de, Çerkes'i, Laz'ı, Ermeni'si, Rum'u da öyle. Bu olayı yapanlar o dönemin İttihatçı liderleridir, o dönemin Kürt feodal ağalarıdır. Bazıları bir yandan bizi öldürürken diğerleri savunmuştur. Türk'ü de Kürt'ü de korumuştur. Bunu kimse inkâr edemez.”
Peki ya Ermeni ve Süryani halkları ne düşünüyor.
Asıl önemli olan bu.
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
108 gün önce
137 gün önce
157 gün önce
192 gün önce
238 gün önce
290 gün önce
297 gün önce
307 gün önce
381 gün önce
409 gün önce
430 gün önce
451 gün önce
461 gün önce
472 gün önce
493 gün önce
507 gün önce
535 gün önce
547 gün önce
549 gün önce
562 gün önce
568 gün önce
581 gün önce
596 gün önce
607 gün önce
626 gün önce
651 gün önce
662 gün önce
673 gün önce
674 gün önce
695 gün önce
696 gün önce
718 gün önce
723 gün önce
729 gün önce
729 gün önce
735 gün önce
740 gün önce
748 gün önce
756 gün önce
759 gün önce
765 gün önce
767 gün önce
773 gün önce
776 gün önce
778 gün önce
828 gün önce
857 gün önce
871 gün önce
883 gün önce
889 gün önce
897 gün önce
914 gün önce
918 gün önce
962 gün önce
978 gün önce
995 gün önce
1001 gün önce
1004 gün önce
1008 gün önce
1016 gün önce
1021 gün önce
1051 gün önce
1069 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=