Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Hasno d’Kifo’dan gelen saldırı

02 Mayıs 2016, 00:25 Okuma: 680

1915 yılı Ermeniler kadar Süryaniler içinde önemli ve kara bir yıldır.
Osmanlı döneminin bu acı ve kan dolu yılında Ermenilere yönelik saldırılar, Süryani dilinde
Turabdin olarak anılan Mardin, Siirt, Diyarbakır, Hakkâri alanlarında bu Kez Süryanilere yönelik yapıldı.
Süryanilere yönelik soykırıma ‘Seyfo’ denir. Bu kelime Süryanicede ‘Kılıç’ anlamına gelir. Zaten Süryanilerin büyük bölümü kılıçtan geçirilerek öldürüldü.
1914-1920 yılları arasında Kuzey Mezopotamya ve kısmen Güneydoğu Anadolu'daki Asuri nüfusu Osmanlı birlikleri tarafından zorla göç ettirildi ve öldürüldüler.
Toplam ölü sayısı 270 bin ila 300 bin arasında olduğu belirtiliyor. Ancak sayının daha çok olduğu da iddia ediliyor.
Ermeni ve (Rum) soykırımlarıyla benzer kontekst ve döneminde gerçekleştirildi.
24 Nisan 1915 tarihinde Osmanlı imparatorluğu yöneticileri ve işbirlikçileri Mezopotamya ile Anadolu’nun kadim Hıristiyan halklarına karşı topyekûn imha amacıyla bir soykırıma giriştiler.
24 Nisan 1915 tarihinde başta İstanbul’daki Ermeni aydınlarına karşı sistemleştirilen tutuklamaların kısa bir süre içerisinde bütün Hıristiyan halkları kapsamına alacak şekilde imparatorluğun her tarafına yayıldı.
Yıllar süren bu soykırım sırasında yüzbinlerce insan katledildi ve yüz binlercesi de yerlerinden, yurtlarından kopartılarak değişik yerlere sürgün edildiler. On binlercesi de açlıktan, susuzluktan, hastalıklardan dolayı hayatlarını kaybetti.
Genç kadınlar, kızlar, çocuklar devşirilerek gayri meşru evliliklere zorlandılar. Halkların mal ve mülkleri ya devlet kurumları tarafından el konularak kamulaştırıldı ya da aşiret reisleri ve çeteler arasında paylaşıldı.
Bugün bile birçok Müslüman ailenin gaspettiği toprakların tapuları hala Ermeni ve Süryanilere ait.
1915 yılının Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları katliamların yoğunlaştığı ve en çok insanın hayatını kaybettiği aylar oldu.
Yani bu aylarda çok yoğun katliamlar gerçekleşti.
Batman ve çevresindeki Süryanilere yönelik saldırılara, binlerce yıl boyunca birçok medeniyete şahit olan ve 12 Bin yıllık geçmişi olan Hasankeyf şahitlik etti ne yazık ki.
1915 Soykırımı, Haziran ayında Süryani halkının yoğun olarak yaşadığı alanlarda doruk noktasına çıktı. 4 Haziran 1915 tarihinde Hasno d’Kifo (Hasankeyf) üzerinden başlatılan saldırılar birkaç gün içerisinde bütün Turabdin'e yayıldı. Mardin, Siirt, Diyarbakır, Hakkâri alanlarında Haziran ayında yapılan saldırılar sırasında yüz binlerce Süryani (Asuri-Arami-Keldani) insanı ya katledildi ya da yerinden yurdundan göçertildi.
O dönemde, yani 1915-1916 yılında Diyarbakır’da yaşayan 72 Bin 500 Ermeni’den yüzde 69 Bin 500’ü katledildi.
Yine 11 Bin 120 Keldani Katolik’ten 10 Bin 10’u, 5 Bin 600 Süryani Katoliktan  3 Bin 450’si, 84 Bin 725 Süryani Yakubi’den 60 Bin 725’i, 725 Protestan’dan ise 500’ü katledildi.
Sanırım bu sayılar katliamın boyutunu gözler önüne seriyor.
Bu halkların o yıllarda Diyarbakır’da yaşayan nüfusu 174 Bin 670 iken, yüzde 83’ü, yani 144 Bin 185’i katledildi. Bu halklardan kurtulanların toplam sayısı ise 30 Bin 485 oldu.
1915 soykırımına maruz kalan Süryani ve Rum-Pontus halkları için de 24 Nisan önemli bir tarih olarak değerlendirilir ve anma etkinlikleri düzenlerler.
Süryani kurumları 1915 Süryani Soykırımı yani Sayfo’nun 100. yıldönümünde 2015 yılında aldıkları bir kararla 15 Haziran tarihini Süryani (Asuri-Arami- Keldani) soykırımı ve şehitlerini anma günü olarak kabul etmişlerdir. Alınan bu yeni karar dolayısıyla da bundan sonra her yıl Sayfo eylem ve etkinlikleri Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında yoğun bir şekilde, soykırıma uğrayan halklarla birlikte gerçekleştirilecek.
Özellikle bölgedeki soykırımda o dönemin Kürt aşiretleri ve büyük ailelerinin sorumluluğu var.
2005 yılında Türkiye'den, anayurtları Mardin, Midyat ve çevresini kapsayan Tur Abdin'den Birinci Dünya Savaşı ve sonraki yıllarda zorunlu olarak göç eden ve dünyanın çeşitli ülkelerine dağılan Süryaniler, İstanbul'da bir araya gelerek Süryani göçünü tartıştılar.
İsveç Upsala Üniversitesi Öğretim Üyesi Sait Yıldız, o toplantıda şu sözleri sarfediyordu; “Biz bu olaylar yaşandı derken, ne Türkleri ne de Kürtleri sorumlu tuttuk. Biz Kürt, Türk halkıyla ve diğer halklarla kardeşçe bir arada ortak bir yaşam istiyoruz. Türkler bizim kardeşimizdir; Kürt'ü de, Çerkes'i, Laz'ı, Ermeni'si, Rum'u da öyle. Bu olayı yapanlar o dönemin İttihatçı liderleridir, o dönemin Kürt feodal ağalarıdır. Bazıları bir yandan bizi öldürürken diğerleri savunmuştur. Türk'ü de Kürt'ü de korumuştur. Bunu kimse inkâr edemez.”
Peki ya Ermeni ve Süryani halkları ne düşünüyor.
Asıl önemli olan bu.
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
44 gün önce
64 gün önce
99 gün önce
145 gün önce
197 gün önce
204 gün önce
214 gün önce
288 gün önce
316 gün önce
337 gün önce
358 gün önce
368 gün önce
379 gün önce
400 gün önce
414 gün önce
442 gün önce
454 gün önce
456 gün önce
469 gün önce
475 gün önce
488 gün önce
503 gün önce
514 gün önce
533 gün önce
559 gün önce
569 gün önce
580 gün önce
581 gün önce
602 gün önce
603 gün önce
625 gün önce
631 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
642 gün önce
648 gün önce
655 gün önce
663 gün önce
666 gün önce
673 gün önce
674 gün önce
680 gün önce
684 gün önce
685 gün önce
735 gün önce
764 gün önce
778 gün önce
791 gün önce
796 gün önce
804 gün önce
821 gün önce
825 gün önce
870 gün önce
886 gün önce
903 gün önce
908 gün önce
911 gün önce
915 gün önce
923 gün önce
929 gün önce
959 gün önce
977 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=