Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Bunun adı fiili başkanlık

03 Mayıs 2016, 19:02 Okuma: 773


Bir ülkede bir yönetici düşünün.
Her istediği anında yerine getiriliyor.
Bir konuya işaret etmesi kafi, hemen o konu ile ilgili ne gerekiyorsa yapılıyor.
Bunun demokrasilerde yeri nedir acaba?
Sanırım olsa olsa ‘Başkanlık Sistemi’dir.
Yani ancak bu sistemde öyle bir kişinin her dediği yerine getirilir.
Peki, Türkiye’deki bu isim kim?
Sanırım bunu bilmeyen yoktur.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan…

Çatışmaları bitiren, kanın durmasını engelleyen ‘Çözüm Süreci’, Dolmabahçe mutabakatı ile artık son aşamaya gelmişti. Ne zaman ki Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dolmabahçe mutabakatı ifadesini asla kabul etmiyorum” dedi. Anında mutabakat ta, çözüm süreci de sona erdi.

Sadece bu değil tabi ki.
Mesela MİT Tırları meselesi vardı.
O tırlarla MİT tarafından Suriye’deki Türkmenlere silah taşındığı belgelendi. Bunu belgeleyen kişi ise Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündür oldu.
Vay sen misin belgeleyen…
Ertesi gün Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu; “MİT’e yönelik atılan o iftiralar bir ajan bir casusluk faaliyetidir ve bu gazete de bunların arasına girmiştir. Avukatlarıma talimatı verdim hemen davayı açtım. Burada hakikaten samimi dürüst olan, onlara verdiğimiz eğitimi çok samimi olarak açıklarlar. Bu haberi yapan kişi bunun bedelini ağır ödeyecek öyle bırakmam onu. Üst akıl böyle bir talimat veriyor. DAİŞ’ten bahsettiler, terör örgütlerinden bahsettiler. Bayırbucak Türkmenleriyle ilgili bizim desteğimizin olmadığını iddia ediyorlar. Ahmet Davutoğlu Bey’in, benim defaatle yaptığımız toplantılar var. Lojistik yardımlarımızı, verdiğimiz eğitimleri açıklarlar. Biz onları yalnız bırakmamanın ötesinde, sıkıntıda olanların bir kısmını ülkemize çektik, tekrar daha sonra gönderdik. Ben davamı da açtım. Bunların derdi Türkiye’nin imajına gölge düşürmek. Bunu özel haber olarak yapan kişi de bunun bedelini ağır ödeyecek öyle bırakmam onu.”
Savcılar hemen iddianameyi hazırladılar ve bu haberi yapan gazetecilere Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi ‘Casusluktan’ dava açtılar. Ve iki gazeteci tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Bu sayede gizli kalması gereken dava konusu bilgiler tüm dünya tarafından öğrenildi.
Bu dava Yargıtay’dan döndükten sonra ‘Casusluk’tan davayı açan savcı da geri adım attı.
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün yargılandığı davanın iddianamesini hazırlayan Cumhuriyet Savcısı, ‘casusluk ve casusluk amacıyla belge bilgi temin edip açıklama’ suçları için öngörülen unsurların gerçekleşmediğinin kabul etti.
Bir de kişilerin vatandaşlıktan çıkarılması konusu var.
Cumhurbaşkanı, “Terör örgütünün yandaşlarını devre dışı bırakmak için vatandaşlıktan çıkartma dahil gereken tüm önlemleri almakta kararlı olmalıyız. Bunlar bizim vatandaşımız dahi olamazlar” dedi ve bu konudaki çalışma hemen ertesi gün başlatıldı.
Yine Erdoğan’ın bir sözü ile akademisyenler tutuklandı.
Erdoğan, “Milletimizin kimin kim olduğunu çok daha yakından anlamalarını, yani önünde bir profesör, doçent bilmem ne olması kimseyi aydın yapmaz, bunlar kapkaranlık insanlardır. Bunlar zalimdir, alçaktır, çünkü zalimlerle birlikte olanlar zalimdir. Katliam yapanlarla beraber olanlar katliam içerisinde oldukları için onlar da aynı suçu işlemişlerdir” dedikten hemen sonra davalar açıldı, bakı akademisyenler tutuklandı, bazıları işten atıldı.
Bugün büyük tartışmaların yaşandığı dokunulmazlıkların kaldırılması sürecini de başlatan yine Erdoğan oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben parti kapatılması olayını doğru bulmuyorum. Fakat bu partinin yöneticilerinin bu işin bedelini ödemeleri gerekir diyorum. fert fert, birey birey. Anayasanın 14. maddesi çok şeyler sağlıyor. Eğer o yeterli değilse dokunulmazlık zırhından bunları sıyırmak suretiyle, şu açıklamaları yapanlar, terör örgütünü kendi arkasında gösterenler, 'biz sırtımızı şuraya buraya dayıyoruz' diyenler bu ifadelerin bedelini ödemelidirler.”
Tabi ki Cumhurbaşkanının bu sözleri de derhal yerine getirilmeliydi ve getirildi de.
Adalet Bakanlığı hemen harekete geçti.
Raflardaki tüm dokunulmazlık dosyaları indirildi ve işleme konmak üzere meclise gönderildi.
Tabi burada şunu belirteyim.
İşleme konulan dosyalar sadece HDP’li vekillere ait yaptıkları konuşmalar ve katıldıkları etkinlikler ile ilgili hazırlanan dosyalar.
Yani diğer partilerin vekillerinin ‘Yolsuzluk’ dosyaları değil.
Başkanlık tartışmaları hala devam ededursun bu durum zaten fiili bir ‘Başkanlı’ değil mi?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
43 gün önce
63 gün önce
98 gün önce
144 gün önce
196 gün önce
203 gün önce
213 gün önce
287 gün önce
315 gün önce
336 gün önce
357 gün önce
367 gün önce
378 gün önce
399 gün önce
413 gün önce
441 gün önce
453 gün önce
455 gün önce
468 gün önce
474 gün önce
487 gün önce
502 gün önce
513 gün önce
532 gün önce
558 gün önce
568 gün önce
579 gün önce
580 gün önce
601 gün önce
602 gün önce
624 gün önce
630 gün önce
635 gün önce
636 gün önce
641 gün önce
647 gün önce
654 gün önce
662 gün önce
665 gün önce
672 gün önce
673 gün önce
679 gün önce
683 gün önce
684 gün önce
734 gün önce
763 gün önce
777 gün önce
790 gün önce
795 gün önce
803 gün önce
820 gün önce
824 gün önce
869 gün önce
885 gün önce
902 gün önce
907 gün önce
910 gün önce
914 gün önce
922 gün önce
928 gün önce
958 gün önce
976 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=