Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Bunun adı fiili başkanlık

03 Mayıs 2016, 19:02 Okuma: 914


Bir ülkede bir yönetici düşünün.
Her istediği anında yerine getiriliyor.
Bir konuya işaret etmesi kafi, hemen o konu ile ilgili ne gerekiyorsa yapılıyor.
Bunun demokrasilerde yeri nedir acaba?
Sanırım olsa olsa ‘Başkanlık Sistemi’dir.
Yani ancak bu sistemde öyle bir kişinin her dediği yerine getirilir.
Peki, Türkiye’deki bu isim kim?
Sanırım bunu bilmeyen yoktur.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan…

Çatışmaları bitiren, kanın durmasını engelleyen ‘Çözüm Süreci’, Dolmabahçe mutabakatı ile artık son aşamaya gelmişti. Ne zaman ki Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dolmabahçe mutabakatı ifadesini asla kabul etmiyorum” dedi. Anında mutabakat ta, çözüm süreci de sona erdi.

Sadece bu değil tabi ki.
Mesela MİT Tırları meselesi vardı.
O tırlarla MİT tarafından Suriye’deki Türkmenlere silah taşındığı belgelendi. Bunu belgeleyen kişi ise Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündür oldu.
Vay sen misin belgeleyen…
Ertesi gün Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu; “MİT’e yönelik atılan o iftiralar bir ajan bir casusluk faaliyetidir ve bu gazete de bunların arasına girmiştir. Avukatlarıma talimatı verdim hemen davayı açtım. Burada hakikaten samimi dürüst olan, onlara verdiğimiz eğitimi çok samimi olarak açıklarlar. Bu haberi yapan kişi bunun bedelini ağır ödeyecek öyle bırakmam onu. Üst akıl böyle bir talimat veriyor. DAİŞ’ten bahsettiler, terör örgütlerinden bahsettiler. Bayırbucak Türkmenleriyle ilgili bizim desteğimizin olmadığını iddia ediyorlar. Ahmet Davutoğlu Bey’in, benim defaatle yaptığımız toplantılar var. Lojistik yardımlarımızı, verdiğimiz eğitimleri açıklarlar. Biz onları yalnız bırakmamanın ötesinde, sıkıntıda olanların bir kısmını ülkemize çektik, tekrar daha sonra gönderdik. Ben davamı da açtım. Bunların derdi Türkiye’nin imajına gölge düşürmek. Bunu özel haber olarak yapan kişi de bunun bedelini ağır ödeyecek öyle bırakmam onu.”
Savcılar hemen iddianameyi hazırladılar ve bu haberi yapan gazetecilere Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi ‘Casusluktan’ dava açtılar. Ve iki gazeteci tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Bu sayede gizli kalması gereken dava konusu bilgiler tüm dünya tarafından öğrenildi.
Bu dava Yargıtay’dan döndükten sonra ‘Casusluk’tan davayı açan savcı da geri adım attı.
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün yargılandığı davanın iddianamesini hazırlayan Cumhuriyet Savcısı, ‘casusluk ve casusluk amacıyla belge bilgi temin edip açıklama’ suçları için öngörülen unsurların gerçekleşmediğinin kabul etti.
Bir de kişilerin vatandaşlıktan çıkarılması konusu var.
Cumhurbaşkanı, “Terör örgütünün yandaşlarını devre dışı bırakmak için vatandaşlıktan çıkartma dahil gereken tüm önlemleri almakta kararlı olmalıyız. Bunlar bizim vatandaşımız dahi olamazlar” dedi ve bu konudaki çalışma hemen ertesi gün başlatıldı.
Yine Erdoğan’ın bir sözü ile akademisyenler tutuklandı.
Erdoğan, “Milletimizin kimin kim olduğunu çok daha yakından anlamalarını, yani önünde bir profesör, doçent bilmem ne olması kimseyi aydın yapmaz, bunlar kapkaranlık insanlardır. Bunlar zalimdir, alçaktır, çünkü zalimlerle birlikte olanlar zalimdir. Katliam yapanlarla beraber olanlar katliam içerisinde oldukları için onlar da aynı suçu işlemişlerdir” dedikten hemen sonra davalar açıldı, bakı akademisyenler tutuklandı, bazıları işten atıldı.
Bugün büyük tartışmaların yaşandığı dokunulmazlıkların kaldırılması sürecini de başlatan yine Erdoğan oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben parti kapatılması olayını doğru bulmuyorum. Fakat bu partinin yöneticilerinin bu işin bedelini ödemeleri gerekir diyorum. fert fert, birey birey. Anayasanın 14. maddesi çok şeyler sağlıyor. Eğer o yeterli değilse dokunulmazlık zırhından bunları sıyırmak suretiyle, şu açıklamaları yapanlar, terör örgütünü kendi arkasında gösterenler, 'biz sırtımızı şuraya buraya dayıyoruz' diyenler bu ifadelerin bedelini ödemelidirler.”
Tabi ki Cumhurbaşkanının bu sözleri de derhal yerine getirilmeliydi ve getirildi de.
Adalet Bakanlığı hemen harekete geçti.
Raflardaki tüm dokunulmazlık dosyaları indirildi ve işleme konmak üzere meclise gönderildi.
Tabi burada şunu belirteyim.
İşleme konulan dosyalar sadece HDP’li vekillere ait yaptıkları konuşmalar ve katıldıkları etkinlikler ile ilgili hazırlanan dosyalar.
Yani diğer partilerin vekillerinin ‘Yolsuzluk’ dosyaları değil.
Başkanlık tartışmaları hala devam ededursun bu durum zaten fiili bir ‘Başkanlı’ değil mi?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
102 gün önce
131 gün önce
151 gün önce
186 gün önce
232 gün önce
284 gün önce
291 gün önce
301 gün önce
375 gün önce
403 gün önce
424 gün önce
445 gün önce
455 gün önce
466 gün önce
487 gün önce
501 gün önce
529 gün önce
542 gün önce
544 gün önce
556 gün önce
563 gün önce
575 gün önce
590 gün önce
601 gün önce
620 gün önce
646 gün önce
656 gün önce
667 gün önce
668 gün önce
689 gün önce
690 gün önce
712 gün önce
718 gün önce
723 gün önce
724 gün önce
729 gün önce
735 gün önce
742 gün önce
750 gün önce
753 gün önce
760 gün önce
761 gün önce
767 gün önce
771 gün önce
772 gün önce
822 gün önce
851 gün önce
865 gün önce
878 gün önce
883 gün önce
891 gün önce
908 gün önce
912 gün önce
957 gün önce
973 gün önce
990 gün önce
995 gün önce
998 gün önce
1002 gün önce
1010 gün önce
1016 gün önce
1046 gün önce
1064 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=