Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Gözünü sevdiğim basın özgürlüğü

05 Mayıs 2016, 00:28 Okuma: 668


Türkiye uzun bir zamandır basın özgürlüğü konusunda hem ülke içindeki sendika ve örgütlerin hem de dünyanın gündeminde yer alıyor.
Kısa adı RSF olan Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün 2016 raporuna göre, Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 151. sırada yer aldı.
Yani RSF'ye göre dünyada, basının Türkiye'den daha az özgür olduğu sadece 29 ülke var.
Bu utanç duyulacak bir durum.
Türkiye Freedom House'a göre aynı zamanda; Bangladeş, Burindi, Fransa, Yemen ve Mısır ile birlikte basın özgürlüğü notu bir önceki yıla göre en fazla gerileyen ülkeler arasında.
Veriler ortada iken nedense ülkeyi yönetenler böyle düşünmüyor.
Mesala Başbakah Ahmet Davutoğlu Şubat ayında yaptığı bir konuşmada, “Türkiye basın özgürlüğünün sonuna kadar yaşandığı demokratik bir ülkedir ve böyle kalacaktır” dedi.

**

Gazeteci Fatih Yağmur, Radikal gazetesinin adliye muhabiriyken işi için adliyeye gidiyordu.
Artık ifade vermek için gidiyor.
Hakkında 20 civarında soruşturma, iki de dava var. Düzenli denebilecek bir sıklıkla ifade vermeye gidiyor.
Ağustos 2014'te, çalıştığı Radikal gazetesinden atıldı Fatih Yağmur. İşten çıkarıldıktan sonra dahi, öncesinde yaptığı haberlerle ilgili soruşturmalar açıldı.
Peki, neden dersiniz.
Fatih Yağmur anlatıyor; “17 Aralık ve MİT tırlarıyla ilgili haberler yapmıştım. Bu haberler rahatsızlık uyandırmıştı. Gazete yönetimi bana işten çıkarılacağımı söylediğinde nedenini sordum. Siyasi baskı olduğunu söylediler.”
Peki, şu aşamada ne düşünüyor, kendisini güvendi hissediyor mu bu gazeteci…
“Kesinlikle güvende hissetmiyorum kendimi. 17 Aralık ve MİT tırları haberinden bu yana geçen iki yıl içerisinde şüpheci bir yaşam sürmek zorunda kaldım. Tutuklanma endişesi her zaman var. Bekletilen dosyalarım var. Bir sabah kapınızın kırılma, tutuklanma riskiniz var.”

**

Basın özgürlüğü denince; şöyle istediğin gibi -tabi içinde hakaret ve kişilik haklarına saldırı olmadan- Cumhurbaşkanını, Başbakanı, bakanları yani aklına gelebilecek herkesi eleştirmek geliyor aklıma.
Peki, bunlardan birini yapsan ne olur.
Birincisi çalıştığın basın kuruluşundan gelen baskılar sonucu atılırsın, ikincisi yargı kıskacına alınırsın.
İşin, hayatın herşeyin biter.
Son 4 yılda ülkemizdeki duruma şöyle bir bakalım;
Öldürülen gazeteci sayısı 4, gözaltına alınan gazeteci sayısı 76, tutuklanan gazeteci sayısı 14, işkence ve kötü muameleye maruz kalan gazeteci sayısı 3, tehdit edilen gazeteci sayısı 9, keyfi engelleme ve haber takibi engeline maruz kalan gazeteci sayısı 12, baskıya uğrayan basın organı sayısı 2, saldırıya uğrayan basın organı sayısı 8, basın kurum ve çalışanlarına açılan soruşturma sayısı 136, kapatılan gazete sayısı 8, kapatılan haber sitesi sayısı 10, kapatılan TV-radyo sayısı 5, yayın yasağı getirilen olay sayısı 4, işten çıkartılan gazeteci sayısı 7.
26 Şubat 2016 tarihinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, TÜRK-SAT Genel Müdürlüğü'ne gönderdiği yazıda 'örgüt propagandası yaptığı' gerekçesiyle, İMC TV yayınlarının durdurulmasını istedi. TÜRK-SAT tarafından, İMC TV'nin uydu yayına son verilerek, ekranları karartıldı. Yapılan açıklamada, “Pazarlama bölümünden gelen talimatla yayını kestik” denildi.
İşte bu kadar basın özgürlüğü olan bir ülkeyiz.
Muhalif yayınları nedeniyle 4 Mart 2016 tarihinde, İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine Zaman Gazetesi'ne kayyum atanmasına karar verdi.
Bu kadar özgürüz.
Bu son süreçte;
17 Mart 2016 tarihinde, Özgür Gündem Gazetesinde yayınlanan bir haberden ötürü gazetenin ‘Sarı Basın Kartı’ sahibi çalışanlarının kartları iptal edildi,
Yüksekova Haber internet sitesine 4'üncü kez,
Kürtçe yayın yapan Azadiya Welat Gazetesi'ne 6'ncı,
Jin Haber Ajansı (JINHA) internet sitesine ise 5'inci,
Dicle Haber Ajansı DİHA’ya ise 36'ıncı kez erişim engeli getirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby'ye, basın özgürlüğü gününde, yöneltilen soruya şu yanıtı verdi; “Bu konuda daha önce de konuştuk. Türkiye'de gördüğümüz eğilim iyi değil, doğru yönde gitmiyor. Bunu kaygı verici olarak tanımladık ve hala öyle olduğuna inanıyoruz.”
Başbakan Davutoğlu, Türkiye’nin basın özgürlüğünün sonuna kadar yaşandığı demokratik bir ülke olduğunu söyledi ya, sahi ne güzelmiş şu basın özgürlüğü…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
105 gün önce
134 gün önce
154 gün önce
189 gün önce
235 gün önce
287 gün önce
294 gün önce
304 gün önce
378 gün önce
406 gün önce
427 gün önce
448 gün önce
458 gün önce
469 gün önce
490 gün önce
504 gün önce
532 gün önce
544 gün önce
546 gün önce
559 gün önce
565 gün önce
578 gün önce
593 gün önce
604 gün önce
623 gün önce
648 gün önce
659 gün önce
670 gün önce
671 gün önce
692 gün önce
693 gün önce
715 gün önce
721 gün önce
726 gün önce
727 gün önce
732 gün önce
738 gün önce
745 gün önce
753 gün önce
756 gün önce
762 gün önce
764 gün önce
770 gün önce
773 gün önce
775 gün önce
825 gün önce
854 gün önce
868 gün önce
881 gün önce
886 gün önce
894 gün önce
911 gün önce
915 gün önce
960 gün önce
975 gün önce
993 gün önce
998 gün önce
1001 gün önce
1005 gün önce
1013 gün önce
1018 gün önce
1048 gün önce
1066 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=