Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Keşke önce ‘Zihinsel dönüşüm’ olsa

16 Mayıs 2016, 19:50 Okuma: 695

2012 yılında Ak Parti hükümetinin depreme yönelik olarak hazırladığı 6306 sayılı ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’ ile birlikte ‘Kentsel Dönüşüm’ kavramı gündemimize geldi.
Bu kanunda 'Riskli Yapı' ve 'Riskli Alan' diye iki çeşit tanım yapıldı.
Halkın riskli yapıların depremlere dayanıklı hale getirilmesi sürecini de ‘Kentsel Dönüşüm’ kavramı ile ifade etmeye başlaması sonucu 6306 sayılı kanun ‘Kentsel Dönüşüm Kanunu’ olarak telaffuz edilmeye başlandı.
İlk başta kulağa hoş geldi, ancak sonradan altından büyük bir rant çıktı.
2011 yılında Van’da meydana gelen ve 604 kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından AKP hükümeti, çürük binaların yıkılarak yerlerine yenilerinin yapılmasını öngören bir kentsel dönüşüm hamlesi başlattı.
Proje kapsamında 10 yılda 10 milyon konutun yıkılarak yeniden yapılması esas alındı. Maliyetinin 400 milyar lira olması planlanan proje ilk olarak İstanbul’da start aldı. Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan ise projeye, “Bedeli ne olursa olsun, oy vermiş vermemiş biz bunları dinlemeyeceğiz. Çünkü bu tabloları yaşamaktansa iktidarı kaybetmek çok daha hayırlıdır” sözleriyle başlamıştı.
AKP’ye yakın müteahhitlerin büyük destek verdiği, 6306 sayılı kamuoyunda kentsel dönüşüm kanunu olarak bilinen ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’ yürürlüğe girdi. Bu kanunun yoğun olarak uygulanmaya başlandığı 2014 yılında risk tespiti yapılan sadece 12 bin bina yıkılabildi. Yapılan yıkımların büyük kısmı ise, kanun kapsamında vatandaşlar tarafından bina bazında yapılan başvurular sonucu gerçekleşti. Asıl tartışmalı konu ise bölgelerin riskli alan ilan edilmesinde yaşandı.  Devlet, deprem açısından birinci derecede riskli yerler dururken, rantı yüksek alanları riskli bölge ilan etmesi fay hattı üzerinde yaşayan vatandaşların tepkisine neden oldu.
Rantın olduğu yerde ‘Risk’ ikinci plana atıldı. Şimdi dönüşümün yapılacağı bölgede deprem riski aranmıyor. Nereden daha çok konut, daha çok rant çıkacak ona bakılıyor.
Haftasonunda Batman’ın il oluşunun yıldönümünde, Batman Gazeteciler ve Yayıncılar Cemiyeti olarak ‘Kent, yaşam ve medya’ konulu panel düzenledik.
Kalabalık bir topluluğun izlediği panelde usta gazeteci-yazarlar Nazım Alpman ve Ragıp Duran, kentleri ve yaşamlarını paylaştılar.
Gazeteci-yazar Ragıp Duran, Batman ile silgili tespitleriyle başladı konuşmasına; “8 yıl önce Batman’a gelmiştim. Batman’ın büyüdüğü, geliştiği kesin ama güzelleştiği konusunda emin değilim. Türkiye’nin bu bölgedeki illeri Mardin ve Şanlıurfa hariç bütün kentleri bir birine benziyor. TOKİ kenti haline geliyor.”
Kentin yeni yaşam alanlarının tümü adeta beton dağlarıyla örülüyor.
Batman gelişiyor, ancak Ragıp Duran’ın dediği gibi ne yazık ki güzelleşmiyor.
Devam ediyor Ragıp duran; “İstanbul’da 50 ve 50 yaşın üzerindeki herkesin ne doğduğu evi ne de okudukları ilkokulları yok. Hepsi kentsel dönüşün kapsamında gitmiş durumda. Bu kadar hızlı bir dönüşüm sağlıklı değil bence. Kürtlerin kentle ilişkisine değinmek istiyorum. Esas olarak Irak, İran, Suriye ve Türkiye’de yaşayan bir millet olarak kırsal ağırlıklı, bütün kentleşmeye rağmen yaşıyor Kürtler. Tarih açısından ilginç olan bir şey var; dünyanın ilk yerleşim yeri Hewler’dir. Bugünkü bakış açısı yoktu tabi, millet kavramı oluşmamıştı. Büyük ve önemli bir Kürt kenti olan Hewler insanların ilk defa kominal hayattan, kent hayatına geçtiği bir yer.”
Belki büyük kentlerdeki kadar değil ama Batman’da da artık eski yapılar bir bir yıkılıyor ve yerine devasa binalar yükseliyor. Öyleki artık binalar arasına sıkışan bir nesil yetişecek bu gidişle.
Gazeteci-yazar Nazım Alpman’ın anlattıkları ise düşündürücüydü.
Türkiye’deki kentlerle ilgili tespitlerde de bulunan Alpman, şöyle konuştu; “Türkiye’deki kentler ile batıdakilerle kıyaslama yapıldığında kentler Batı’da yaşanacak mahaller olarak bilinir. Türkiye’de ise yağmalanacak yer olarak artık algılanıyor. Ne yazık ki her yer betonlanıyor. İstanbul’da çocuklarımıza artık güneşin yerini zorlukla gösterebiliyoruz. Özellikle yoksulların yaşadığı alanlar İstanbul’da adeta yağmalanıyor. Buna da bir isim taktılar ‘kentsel dönüşüm’ diye. Bir de bunun kötü durumu var. Sur’da kentsel dönüşümü tankla-topla yaptılar.”
Sur ilçesindeki ‘Kentsel dönüşüm’ olayı yeni değil.
2010’da, başlayan çalışmalarda, 330 yapı yıkıldı. Tepkilerin ardından yıkımlar durdu. 2012’de ise Bakanlar Kurulu’nun kararıyla riskli alan ilan edildi. Çatışmalarla beraber kentsel dönüşüm yeniden gündeme geldi. Önce Diyarbakır Valiliği, operasyon sonrasında zarar gören evlerin onarılmayıp bedellerinin hak sahiplerine ödeneceğini açıkladı. Ardından Star gazetesi ‘TOKİ göreve’ manşetiyle çıkarak, ilçenin TOKİ tarafından kentsel dönüşüme tabi tutulması gerektiğini yazdı. ‘Acil kamulaştırma’ kararının da alınabileceğini iddia etti.
Böylece bildik müteahhitler avuçlarını ovuşturmaya başladı.
Sonrasında Nazım Alpman’ın dediği gibi yıkımlar topla-tankla yapılmaya başlandı.
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
44 gün önce
64 gün önce
99 gün önce
145 gün önce
197 gün önce
204 gün önce
214 gün önce
288 gün önce
316 gün önce
337 gün önce
358 gün önce
368 gün önce
379 gün önce
400 gün önce
414 gün önce
442 gün önce
454 gün önce
456 gün önce
469 gün önce
475 gün önce
488 gün önce
503 gün önce
514 gün önce
533 gün önce
559 gün önce
569 gün önce
580 gün önce
581 gün önce
602 gün önce
603 gün önce
625 gün önce
631 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
642 gün önce
648 gün önce
655 gün önce
663 gün önce
666 gün önce
673 gün önce
674 gün önce
680 gün önce
684 gün önce
685 gün önce
735 gün önce
764 gün önce
778 gün önce
791 gün önce
796 gün önce
804 gün önce
821 gün önce
825 gün önce
870 gün önce
886 gün önce
903 gün önce
908 gün önce
911 gün önce
915 gün önce
923 gün önce
929 gün önce
959 gün önce
977 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=