Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Hayalin bittiği yer

31 Mayıs 2016, 18:17 Okuma: 1068


Sinem Aydınlı ‘Cinayeti Gördüm’ adlı yazısında 28 Aralık 2011 tarihinde 34 kişinin yaşamını yitirdiği Roboski Katliamını kaleme almış.
Dokundurmuş acıya yazısında; “Roboskî’nin yarattığı acı öyle birleştirici bir acıymış ki, sanki kimse bizi birbirimizden ayıramayacakmış gibi hissetmiştim. Ancak sonra bu acının bizi bir araya getiremeyeceğini de anladım çünkü cinayeti görüp, başkasının acısına tanık olurken, o acıyı onlar gibi yaşayamayacak oluşun imkânsızlığıyla bağlanıyoruz Roboskî’ye. Ancak Roboskî’den sonra yaşanan her katliama dair her imkânsızca bağlanış başka bir şeyi görmemize ihtimal yaratıyor: Halkların iradesi var ve bu iradeyi devlete teslim etmiyorlar. Devlet kendi dışında bir iradeyi gördükçe korkmaya ve dolayısıyla tehditler yaratmaya da devam ediyor. Halklar da bu tehditlere karşı mücadeleyi bırakmıyor.”
5 yıl önce Roboski’deki olayda yaşamını yitiren çocukların hayalleri yarım kalmıştı.
Hepsinin hikayesi vardı.
Kimisi okul masraflarını çıkarmak,
Kimisi ailesine katkıda bulunmak,
Kimisi ise evlenmek için kaçağa gidiyordu.
O soğuk 28 Aralık gecesi tüm bu hayaller yarım kaldı.
Savaş uçaklarından atılan bombalarla 19’u çocuk 34 kişi can vermişti.
Önceki gün 34 hayalin yarım kaldığı yerde yine bombalar patladı.
17 yaşındaki Vedat Encü, 5 yıl önce birçok akrabasını yitirdiği yerde karakoldan atılan top atışlarında can verdi. 2011 yılına göre tek fark bu kez ölüm havadan değil, karadan gelmişti.
Peki, 5 yıl önce 34 kişi yaşamını yitirmesine rağmen neden hala bu köylüler kaçağa gidiyor?
Sorunun cevabı aslında çokta zor değil.
Bu insanlar zengin olmak için bu işi yapmıyorlar.
Bir dönem öyle yansıtıldı ki, sanki bu insanlar ‘Milyonlarca dolarlık kaçak mal getiriyorlar’ hissi yaratıldı.
Burası tamamen dağlık bir alan. Düz toprak olmadığı için geçim kaynağı olarak sadece hayvancılık yapılabilir. Ancak 30 yıldır süren savaştan dolayı hayvancılık yapılabilecek tüm alanlar yasaklanmış. Bu köylülerin tek bir geçim kaynağı kalıyor o da sınırın ötesine geçerek kaçak getirmek.
100 yıl önce Kürt coğrafyasının parçalanması üzerine adı "kaçağa" çıkan sınır ticareti Roboskililerin tek geçim kaynağı.
Bir seferlik kaçak kazançları 50-75 TL arasında değişiyor. Bu para ise ancak evin geçimine yetiyor.
Önceki gün top atışları sonucu yaşamını yitiren Vedat Encü henüz 17 yaşındaydı.
Bir ay sonraki Ramazan bayramında harçlık yapmak için annesinden habersiz ilk kez sınır ticaretine gittiği öğrenildi. Encu'nun 2011 yılında katledilen 34 Roboskili arasında çok sayıda akrabaları da vardı.
Lise 10. Sınıf öğrencisi olan Encü ilk kez ‘kaçağa’ yani sınır ticaretine çıkıyordu.
Uncu ilk kez gittiği yolda bir daha dönemedi…
7 kız 3 erkek kardeşi olan ve hayali doktor olmak olan Encü'nün, daha önce sınırda bombalanan amca çocuklarının kaderini yaşamak istemediğini söylemiş annesine. Encü, ailesinin maddi durumu iyi olmadığı ve okul harçlığı, ihtiyaç için kaçağa çıktığı öğrenildi. Encü’nün tek hayali ise okuyup doktor olmak olduğunu dile getiriyor anne Hacer Encü.
“Arkadaş gibiydik” dediği ve hala dizinde başını ovarak uyuttuğu oğlu Vedat Encü’yü anlatan anne Hacer Encü, Pazar günü olduğu için oğlunun lisedeki kursa gittiğini ancak o gün uyumak istediği için kalmadığını belirterek, “Geç kalktı ben de ellemek istememdim. Sonra ben süt sağmaya gideceğim zaman uyandırdım. Gelip benimle birlikte çay içti. Geri geldiğimde evde misafirler vardı. Birlikte vakit geçirdik. Sonra ben yeniden süt sağmaya gidip geldiğimde evde değildi. Kimseye bir şey demeden gitmiş” diyor.
Oğlunun gitmesinin ardından 1 saat geçtikten sonra ortalığın aydınlandığını, bombalamanın başladığını aktaran anne Encü, kendisine uzun süre yurttaşların “senin çocuğun değil” dediğini ancak ardından gelen cenaze ile nasıl yıkıldıklarını anlatıyor.
Yaşadığı acıdan kaynaklı konuşmakta zorluk çeken ve kelimeler boğazında düğümlenen anne Encü, “Bu devlet bizden ne istiyor? Tek şey var ortada, onlar Türk biz Kürt'üz. Başka bir çaremiz yok” diye konuştu.
Yaşadıkları acıyı kimsenin yaşamamasını isten anne Encü, başka annelerin ağlaması için devletin savaş politikasından vazgeçmesi gerektiğini vurguluyor.
Yaşanan bu olayın ardından havuz medyası bunu gizlemek için bildik manşetleri attı. Bu kişilerin ‘Terörist’ ellerinde de silahlar olduğunu iddia etti.
Malum medyanın yaşanan bu olayı görme biçiminden de rahatsızlık duyan anne Encü, “Ellerinde silah olduğunu söylüyorlar ancak üzerinde kıyafetlerinden başka bir şey yoktu. Bu savaş sürdüğü sürece bütün insanlar bu acıyı yaşayacak” diye feryat etti. 
Sonuç olarak bu insanların ‘kaçak’tan başka şansları yok. Bunu devlet te oradaki askerler de, komutanlarda çok iyi biliyor. Buna rağmen bu talihsizlikler yaşanıyor ve ne yazık ki hayaller yarım kalıyor.
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
37 gün önce
219 gün önce
379 gün önce
408 gün önce
428 gün önce
463 gün önce
509 gün önce
561 gün önce
568 gün önce
578 gün önce
652 gün önce
680 gün önce
701 gün önce
722 gün önce
732 gün önce
743 gün önce
765 gün önce
779 gün önce
807 gün önce
819 gün önce
821 gün önce
834 gün önce
840 gün önce
853 gün önce
867 gün önce
878 gün önce
897 gün önce
923 gün önce
933 gün önce
944 gün önce
945 gün önce
967 gün önce
989 gün önce
995 gün önce
1000 gün önce
1001 gün önce
1006 gün önce
1012 gün önce
1019 gün önce
1027 gün önce
1031 gün önce
1037 gün önce
1038 gün önce
1044 gün önce
1048 gün önce
1049 gün önce
1069 gün önce
1099 gün önce
1128 gün önce
1142 gün önce
1155 gün önce
1160 gün önce
1168 gün önce
1185 gün önce
1189 gün önce
1213 gün önce
1234 gün önce
1250 gün önce
1254 gün önce
1267 gün önce
1272 gün önce
1275 gün önce
1279 gün önce
1287 gün önce
1293 gün önce
1323 gün önce
1341 gün önce
RSS
© 2019 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=