Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Kürtsen ölmen gerekir

26 Haziran 2016, 17:26 Okuma: 656


Yıllarca bölgedeki çatışmalarla ilgili zaman zaman “Düşük yoğunluklu savaş” terimi kullanılıyor.
Anlamını kaç kişi merak edip te araştırdı acaba?
Bunun diğer adı Gayrinizami harptir. Sözlük anlamı ise şudur; “Düzenli ve büyük birlikler yerine küçük ve işlevsel birliklerle düşmanı yıpratmak, moralini bozmak, kayıplar verdirmek için yapılan savaş şeklidir.”
Bunu ikiz taraftan incelemek lazım.
Mesela PKK tarafından bakıldığında bu tarife uyuyor. Yani küçük gruplar halinde düşman olarak gördükleri polis ve askerlere yönelik saldırılar gerçekleştiriyor.
Öte yandan devletin gücü olan TSK tarafından bakıldığında iş değişiyor.
Yani TSK tarafından düşman olarak görüler örgüte yönelik öyle küçük gruplar halinde saldırı falan yapılmıyor.  
Neredeyse ordunun tüm imkanları bu mücadelede bölgedeki birliklere tahsis edilmiş durumda.
Savaş uçakları, tank ve toplar, insansız hava araçları, uydu verileri, özel eğitilmiş birlikler ve son teknoloji ile desteklenen birlikler bölgedeki çatışmalarda görev alıyor.
Bölgede bazı ilçelerdeki operasyonlar için bile 10 bin asker ve polis görevlendirilmiştir.
Hani bazıları buna düşük yoğunluklu savaş veya savaş denmesinden rahatsız iken bu durum başka ne olarak açıklanabilir.
Bir ülkenin bu kadar büyük miktarda askeri gücünün yer aldığı bir çatışma savaş değil de nedir?
Bu savaş sadece çatışmalarda verilen kayıplarla sınırlı kalmadı.
Asıl tahribatı iki halk arasında yaptı.
Bin yıllık kardeşlikten bahsedilirdi ya Kürt ve Türkler için. 
Şimdi o kardeşlik bağları ne yazık ki gittikçe zayıflıyor.
Ve ne yazık ki tek taraflı zayıflıyor.
Son zamanlarda artan ırkçı saldırılar bunun en büyük kanıtı.
Neredeyse ülkenin her yanından Kürtlere veya orada çalışan Kürt işçilere yönelik linç girişimi haberleri geliyor.
Bölgeden şehit haberleri geldikçe birileri harekete geçiyor ve bu saldırıları organize ediyor.
Zaman zaman bu saldırıların görüntülerine ulaşıyoruz. Polis ve Jandarma müdahaleyi ağırdan alarak adeta saldırıları körüklüyor. Bunu görenler ise daha çok cesaret alıyor ne yazık ki.
Artık sokakta cep telefonuyla Kürtçe konuştuğu için veya ten renginden dolayı saldırıya uğrayanlar var.
Geçtiğimiz yıl Eylül ayında İstanbul’da Kağıthane’den Çağlayan’a gitmek için otobüs beklerken, cep telefonuyla annesiyle Kürtçe konuşan 21 yaşındaki Batmanlı genç Sedat Akbaş, 6 kişi tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
Polisin Suat’ın babasına verdiği bilgiye göre, olay ülkücülerin olduğu bilinen bir kıraathanenin yakınlarında bulunan otobüs durağında gerçekleşmiş. Saldırganların ülkücü olduğu belirtilmiş. Saldırganlar, Kürtçe konuştuğu için öldürdüklerini ifade etmiş.
Bir başka olay ise 3 Eylül 2014 akşamı Antalya'nın Kaş ilçesinde yaşandı. Bir otelde çalışan 20 yaşındaki Batmanlı Mahir Çetin ve kuzeni Vedat Çetin, 20-30 kişilik bir grubun saldırısına uğradı. Saldırı sonucu ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Mahir Çetin, kurtarılamadı. Vedat Çetin, grubun Kürtçe konuştukları için ‘Pis Kürtler’ diyerek saldırdığını belirtti.
Başta da söylediğim gibi bu saldırıların hepsi tek taraflı oldu.
Batman, Diyarbakır, Muş veya bölgenin herhangi bir ilinde ‘Tük’ oldukları için veya ‘Türkçe’ konuştukları için saldırıya uğrayan birini göndünüz veya duydunuz mu? Bu mümkün değil.
Bugüne kadar bu olmadı ve olmayacak ta.
Bu türden ırkçı saldırıların en ürkütücü örneği ise önceki akşam yaşandı.
Ankara’dan bölge illerine gelmek için hareket eden Diyarbakır ve Kars firmalarına ait Üç otobüs başkent çıkışında silahlı saldırıya uğradı. 
Kurşunların isabet ettiği 3 yolcu otobüsündeki 7 kişi yaralandı. Saldırgan, kaçmak isterken polisle girdiği çatışma sonucu yakalandı. Olaya ilişkin açıklama yapan Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, “Olay kesinlikle terör saldırısı değil” dedi.
Belki terör saldırısı değil ama ne saldırısı olduğu neden açıklanmadı.
Bu şahıs sanırım durup dururken böyle bir saldırı yapmadı.
Saldırıya uğrayan 3 otobüsünde Doğu kökenli firmalar olması da tesadüf olamaz.
Saldırıyı gerçekleştiren kişi o otobüste kimin olabileceğini idrak etmiyor.
Belki otobüsteki yolcuların büyük bölümü Kürt bile değildir.
Ama otobüsün üzerinde Diyarbakır, Kars, Batman, Mardin yazması kafi. Ona göre bu otobüsteki kişilerin hepsi Kürt ve terörist. Dolayısıyla da ölmeyi hakediyorlar.
Siyasetçiler ülkeyi öyle bir hale getirdiler ki artık kardeşlik diye birşey kalmadı. Ancak hala bazıları çıkıp kardeşlikten bahsediyorsa da bunun samimiyetine inanmıyorum, zaten inanacak kimse de kalmadı.
Şimdi artık batıda tüm Kürtlere ‘Terörist’ ve ölmesi gereken Kürt olarak bakılıyor.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
43 gün önce
63 gün önce
98 gün önce
144 gün önce
196 gün önce
203 gün önce
213 gün önce
287 gün önce
315 gün önce
336 gün önce
357 gün önce
367 gün önce
378 gün önce
399 gün önce
413 gün önce
441 gün önce
453 gün önce
455 gün önce
468 gün önce
474 gün önce
487 gün önce
502 gün önce
513 gün önce
532 gün önce
557 gün önce
568 gün önce
579 gün önce
580 gün önce
601 gün önce
602 gün önce
624 gün önce
629 gün önce
635 gün önce
635 gün önce
641 gün önce
646 gün önce
654 gün önce
662 gün önce
665 gün önce
671 gün önce
673 gün önce
679 gün önce
682 gün önce
684 gün önce
734 gün önce
763 gün önce
777 gün önce
789 gün önce
795 gün önce
803 gün önce
820 gün önce
824 gün önce
868 gün önce
884 gün önce
901 gün önce
907 gün önce
910 gün önce
914 gün önce
922 gün önce
927 gün önce
957 gün önce
975 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=