Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

Bunun altından da paralel çıkmasın

28 Haziran 2016, 01:29 Okuma: 1036


Ülke şu sıralar siyaseten çalkantılı bir dönemden geçiyor.
Başbakan Davutoğlu’nun görevden alınması, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması, MHP’deki kurultay belirsizliği vs. vs.
Tüm bunları es geçiyorum, neredeyse bir yıla yaklaşan çatışmalar ve hergün gelen ölüm haberleri…
Bir yandan bu duruma isyan eden akademisyenlerin tutuklanması…
Ve son olarak gazetecilerin tutuklanması…
Özgür Gündem Gazetesi için başlatılan ‘Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği’ kampanyasına katılan ve gazetenin bir günlük yayın yönetmenliğini üstlenen Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkan Şebnem Korur Fincancı, gazeteci yazar Ahmet Aziz Nesin ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu geçtiğimiz hafta tutuklandı.
Tutuklanmaların ardından özellikle dünyada yankı uyandıracak isimlerin seçildiği yorumları yapıldı.
Ayşe Yıldırım da, Cumhuriyet’teki köşesinde bunu gündeme getirmiş; “Herkes üç ismin de özellikle seçildiği konusunda hemfikir. Üçü de uluslararası alanda ses getirecek isimler. Anlaşılan AKP iktidarı, dolayısıyla Recep Tayyip Erdoğan kaosu daha da derinleştirecek yorumları yapılıyor. Şebnem Hoca’nın ardından Erol Önderoğlu ifadesini veriyor. En son Ahmet Nesin hâkim karşısına çıkıyor.
Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin, savcıdaki sorgularını anlatıyorlar. İmza attığı binlerce haberde terör örgütü propagandası yapmayı başaramayan “acemi bir şüpheli” olduğunu söylüyor Erol Önderoğlu. “Ben gerekeni söyledim, artık karar onlara kalmış” diyor. Sulh ceza hâkimliklerinin asli görevi aklımızın bir kenarında duruyor zaten. Nitekim ifadelerin ardından yaklaşık yarım saat geçiyor ve üçü de kararın açıklanması için içeriye çağrılıyorlar. Sadece üç avukatın girişine izin verilen kilitli kapılar ardında hakimliğin verdiği “tutuklama” kararını duyuyoruz. Savcının “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasını hâkim kabul ediyor. Ve ‘katalog’ suçlarda yer almamasına ve delilleri karartma riski olmamasına rağmen (nöbetçi yayın yönetmenliği yaptıkları Özgür Gündem gazetesinin nüshaları dosyada zaten) tıpkı barış bildirisine imza atan akademisyenlerde olduğu gibi üç ismi de tutukluyor.”
Düşünsenize, İnsan Hakları Vakfının başkanını tutukladılar, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisini tutukladılar.
Dünyanın her yerinden tepkiler geliyor.
Üstelik şimdi aynı iddia ile haklarında soruşturma başlatılan gazeteciler Faruk Balıkçı, Nadire Mater, Yıldırım Türker, Tuğrul Eryılmaz ve yönetmen Veysi Altay da ifade için adliyeye çağrıldı.
Bu durum ülkeyi zora sokacak ya, hemen şu açıklama gelebilir; “Bu paralel’in işi.”
Herşey 3 yıl önce 17-25 Aralık operasyonlarıyla başladı aslında.
13 yıldır ülkeyi kendileri yönetmesine rağmen memlekette yaşanan tek bir olumsuzluktan bile kendilerini sorumlu tutmayan iktidar partisi, tarihin en büyük yolsuzluk davasında da ‘Paralel’ deyip işin içinden çıkmaya çalışıyor.
Ne zaman topluma açıklayamadıkları, altından kalkamadıkları bir olay olsa hemen ‘Paralel’ deyip işin içinden çıkıyorlar. Son dönemlerde bu türden birçok açıklama yapılması dikkat çekiyor.
Cizre'de ölü olarak ele geçirilen örgüt üyesinin cesedinin polis aracına bağlanıp sürüklendiği görüntüleri sanırım bilmeyen yoktur.
Görüntüler büyük tepki çekince montaj olduğu söylendi, ancak tutmadı.
Ardından rutin uygulama dendi, yine olmadı. Tepkiler artarak devam etti.
Son çare kalmıştı, onu yaptılar; ‘Paralel yaptı’ deyip olayı kapattılar.
Geçenlerde Hürriyet Gazetesinde yayınlanan bir haber vardı.
Tam bir skandal.
Trafik Polisi Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Fahri Kasırga'nın aracına yol vermediği için bir taksiciye ceza kesmiş.
Makbuzda ceza gerekçesi olarak ‘Sayın Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri’ni tehlikeye düşürmek’ ifadeleri yazılmış.
Tam bir skandal. Skandalın resmi hali üstelik.
Belgede açıkça yazılmış ve ne söylesen, ne açıklama yapsan boş.
İşte burada da imdada paralel yetişiyor.
Genel Sekreter olayın ‘Paralel’in işi’ olduğunu söyleyip geçiyor.
Peki, millet bunu yiyor mu?
Daha düne kadar kolkola hizmet veren bu yapı şimdi onlar için ‘Tukaka’ oldu.
Hatta bunun da ötesine geçti.
Paralel olarak tabir ettikleri ‘Gülen Hareketi’ şimdi FETÖ Terör örgütü- Paralel Devlet Yapılanması (PDY) oluverdi.
Üstelik bu hareketin lideri konumundaki Fethullah Gülen, Emniyet Genel Müdürlüğünün 4 Milyon TL ödül ile aranan örgüt üyeleri arasında yer almış.
Yok yere ve sıradan gerekçelerle gazeteciler tutuklanıyor. Bu durum Türkiye’yi zorda bırakacak gibi. Ama sanırım yine imdada Paralel yetişecektir. 
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
22 gün önce
92 gün önce
162 gün önce
197 gün önce
218 gün önce
281 gün önce
463 gün önce
623 gün önce
652 gün önce
672 gün önce
707 gün önce
753 gün önce
805 gün önce
812 gün önce
822 gün önce
896 gün önce
924 gün önce
945 gün önce
966 gün önce
976 gün önce
987 gün önce
1008 gün önce
1022 gün önce
1043 gün önce
1050 gün önce
1063 gün önce
1065 gün önce
1066 gün önce
1077 gün önce
1084 gün önce
1096 gün önce
1111 gün önce
1122 gün önce
1141 gün önce
1167 gün önce
1177 gün önce
1188 gün önce
1189 gün önce
1210 gün önce
1211 gün önce
1223 gün önce
1233 gün önce
1235 gün önce
1239 gün önce
1244 gün önce
1245 gün önce
1250 gün önce
1256 gün önce
1263 gün önce
1271 gün önce
1274 gün önce
1281 gün önce
1282 gün önce
1288 gün önce
1292 gün önce
1293 gün önce
1313 gün önce
1343 gün önce
1372 gün önce
1386 gün önce
1399 gün önce
1404 gün önce
1412 gün önce
1429 gün önce
1433 gün önce
1457 gün önce
1478 gün önce
1494 gün önce
1498 gün önce
1511 gün önce
1516 gün önce
1519 gün önce
1523 gün önce
1531 gün önce
1537 gün önce
1567 gün önce
1585 gün önce
RSS
© 2019 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=