Lütfen bekleyin..


Mustafa SEVEN

11 Mart 1966’dan 15 Temmuz’a

25 Ekim 2016, 10:39 Okuma: 698

15 Temmuz’u getiren sürecin tohumları bundan tam 50 yıl önce atıldı.
Darbe girişiminin baş sorumlusu olan Fethullah Gülen, 11 Mart 1966’da İzmir Baş Vaizliğine atandığında, 15 Temmuz’da gerçekleşin darbenin tohumları da atılmış oluyordu.
Gülen Cemaati, sıfırdan başlayarak Milyarlarca dolarlık bir servete yürüyen serüvene İzmir’den başladı. İlk Gülen Cemaati okulları burada kuruldu, büyüdü ve yayıldı.
Bu örgütün mal varlığı bilinenden çok daha fazla.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından yapılan operasyonlarda; FETÖ'ye ait 62 bin 317 adet gayrimenkul olduğu belirlendi. İçinde yurt, okul, üniversite ve örgüt evi bulunan mülklerin 4 bin 548'i devlet envanterine geçirildi. Taşınmazların 2 bin 381 adeti Hazine'ye, 2 bin 167 adeti Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredildi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, kabaca bu mal varlığının değerini açıkladı; “Maliye hazinesine devredilen taşınmazların 8,3 milyar lira, vakıflara devredilen 2,7 milyar lira, özel gayretle tespit edilenler 1 milyar liraya yakın. Toplamda 12 milyar liraya yakın bir mal varlığı şu anda hazine adına kayda girmiş gözüküyor.”
Peki, FETÖ nasıl böyle kısa sürede büyüdü ve darbeye yeltenecek hale geldi?
Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından hazırlanan bir rapor bu işin nasıl 15 Temmuz’a geldiğini anlatıyor; “Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) 50 yıllık bir sürede çeşitli dini söylemleri kullanarak gizli hedefler içinde devletin tüm kurumlarına sızmıştır. Amaçlarını gerçekleştirmek için en önemsediği kurumlardan birinin, silahlı gücü elinde bulunduran TSK olduğu gelinen süreçte daha net ortaya çıktı. Cemaatten terör örgütüne yaşanan metamorfozda Türkiye’deki İslami Hareketler içerisinde FETÖ ortaya çıkışından itibaren farklı bir konumda olmuştur. Diğer dini örgütlenmelerle ilişkilerini hep sınırlı tutmuştur.
15 Temmuz’da yaşanan cinnet halinin gösterdiği ise bu örgütün ne derece vahşileşebileceğinin ve motivasyonunun pür pragmatist bir vahşete dönüştüğünün somut delili olmuştur. Yaşanan metamorfozu daha iyi görebilmek için FETÖ lideri Fethullah Gülen’in 11 Mart 1966’da İzmir Baş vaizliğine atandığı tarihten bugüne yaşanan kırılmaları doğru okumak gerekmektedir. Bu anlamda 1971’de tutuklanıp dört ay hapiste kaldığı döneme kadar grubun dini bir cemaat görüntüsü ile faaliyetleri sürdürdüğü ifade edilebilir. 1971’den sonraki süreçte özellikle eğitim kurumları ve STK’lar aracılığıyla kurumsal örgütlenme çalışmaları başlamıştır.
1970’lerin başında Necmettin Erbakan liderliğinde yükselen Milli Görüş hareketine muhalif bir tavır alan Gülen örgütünün, aynı dönemde alternatif siyasal tercihi Demirel olmuştur. Ancak 1980 darbesiyle Başbakan Süleyman Demirel’in görevden alınması ile Gülen ve ekibi de Demirel’e desteğini çekmiş, Sızıntı dergisinin Ekim 1980 sayısında yayımlanan “Son Karakol” isimli yazısı ile darbecilere alenen destek verdiğini açıklamıştır. Bu desteği sayesinde 1980’den 1997’ye kadar Türkiye’de laik çevreler tarafından Milli Görüş’e alternatif bir “ılımlı İslam” çizgisi olarak koruma altında kalmıştır.
Soğuk Savaş döneminin sona ermesinin ardından Gülen örgütü, Balkanlar’da ve Orta Asya’da yeni kurulan devletlerde okullar kurmaya başlamıştır. Dönemin Cumhurbaşkanı Özal ve hükümet dış politikada bir yumuşak güç ve kamu diplomasisi faaliyeti olarak gördüğü bu okulların açılmasını desteklemiştir.
1994 seçimlerinde Refah Partisi’nin ve “İslamcılığın” yükselmesiyle beraber Fethullah Gülen de yükselmiştir. Fakat kendisini, radikal olarak tanımladığı Refah Partisi’nin karşısında olan, ılımlı bir İslam yorumu olarak göstermiş ve bu konumlanma üzerinden Türkiye’de bazı çevrelerden ve Batı’dan destek bulmuştur. Toplumun değişik kesimlerinden birçok insan söz konusu döneme kadar irticacı, gerici olarak gördüğü F. Gülen’i Refah Partisi karşısında bir denge unsuru olarak görmeye başlamıştır. Gülen ve ekibi Erbakan ve İslamcı çizginin ortaya koyduğu yerli İslami yaklaşımlara karşı alternatif “ılımlı İslam” kavramını piyasaya sokmuş ve bu yaklaşımın Kemalist-Laik Türkiye ile hiçbir kavgasının olmadığını her fırsatta dile getirerek esas hedefini perdelemiştir. 28 Şubat sürecinde de bu çizgisini bozmamış, 1980 darbesinde gösterdiği tavra benzer şekilde darbeci askerlerle birlikte olduğunu bir kez daha açık bir şekilde dile getirmiştir.
Aynı dönemde kendisine bağlı okulları devletin hizmetine sunabileceğini ifade ederek postmodern darbecilere bağlılığını göstermiştir. 28 Şubat sonrasında Öcalan’ın da yakalanmasıyla aynı yılda, 1999’da Fethullah Gülen Amerika’ya gitmiştir. 27 Nisan 2007’de TSK tarafından yayımlanan e-muhtıra sonrasında ve 14 Mart 2008’de AK Parti’nin kapatılması girişimlerinde, devletin vesayet sistemiyle mücadelesine destek verme görüntüsü altında Gülen ve takipçileri, çoğu zaman sınav sorularını da çalarak (sonradan anlaşıldığı üzere) devletin stratejik kurumlarına sızmışlardır. Bu dönemde emniyet, ordu ve yargıda örgütlü bir şekilde güçlendiler.”
Peki, bu örgüt Ak Parti döneminde nasıl bir yol çizdi?
Bu yapılanma, istediği gelişimi sağlayabilmek ve devletin adeta sır odalarına sızmak için Ak Partinin yanında yer aldı. Bu durum Ak Parti hükümetinin dersanelerle ilgili düzenleme yapmak istemişi üzerine sekteye uğradı ve adeta cemaat ve Ak Parti arasında bir savaş başladı.
Öncesinde herhangi bir gerginlik yaşanmazken bu ikili arasında su sızmıyordu.
17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması sürecinde dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın Gülen cemaate yönelik, “Ne istediler de vermedik” sözleri birçok şeyin cevabı oluyor zaten.
Gelinen noktada 15 Temmuz’da adeta duvara çapmaktan son anda kurtulduk.
 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
168 gün önce
197 gün önce
217 gün önce
252 gün önce
298 gün önce
350 gün önce
357 gün önce
367 gün önce
441 gün önce
469 gün önce
490 gün önce
511 gün önce
521 gün önce
532 gün önce
553 gün önce
567 gün önce
595 gün önce
607 gün önce
609 gün önce
622 gün önce
628 gün önce
641 gün önce
656 gün önce
667 gün önce
686 gün önce
711 gün önce
722 gün önce
733 gün önce
734 gün önce
755 gün önce
756 gün önce
778 gün önce
783 gün önce
789 gün önce
789 gün önce
795 gün önce
800 gün önce
808 gün önce
816 gün önce
819 gün önce
825 gün önce
827 gün önce
833 gün önce
836 gün önce
838 gün önce
888 gün önce
917 gün önce
931 gün önce
943 gün önce
949 gün önce
957 gün önce
974 gün önce
978 gün önce
1001 gün önce
1022 gün önce
1038 gün önce
1043 gün önce
1055 gün önce
1061 gün önce
1064 gün önce
1068 gün önce
1076 gün önce
1081 gün önce
1111 gün önce
1129 gün önce
RSS
© 2018 - Batman Medya Gazetesi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=