90’LI YILLAR GERİDE KALDI!

Batman Medya Gazetesi ve Batman Yön Gazetesi’nin Youtube kanalları üzerinde Çapraz Sorular Seyr’i Siyaset programının ikinci bölümü yayınlandı. Batman ve ülke gündeminin ilk sırasında yer alan 2023 seçimlerine dair AK Parti Batman Milletvekili Adayı Av. Serkan Ramanlı ve AK Parti MKYK Üyesi Av. Murat Çiçek gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

90’LI YILLAR GERİDE KALDI!
Yayınlama: 17.04.2023 16:41:57
Düzenleme: 17.04.2023 17:19
195
A+
A-

Moderatörlüğünü Batman Yön Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ferit Tunç ve Batman Medya Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ercan Arslan’ın yaptığı Çapraz Sorular Seyr’i Siyaset programının bu haftaki konukları AK Parti listesinden Batman Milletvekili 2. sıra adayı olan HÜDA-PAR Parti Sözcüsü Av. Serkan Ramanlı ve AK Parti MKYK Üyesi Av. Murat Çiçek oldu. İşte canlı yayınlanan Çapraz Sorular Seyr’i Siyaset programında konuşulanlar…

“BU MEMLEKETTE HUZURLU YAŞAMAK İSTİYORUZ”

AK Parti Batman Milletvekili Adayı Av. Serkan Ramanlı, “Biz hepimiz bu memleketin çocuklarıyız. Aynı mahallede yaşıyoruz aynı marketten alışveriş yapıyoruz. İçinde yaşadığımız coğrafyanın zorluklarından hepimiz geçmişten nasibimizi aldık, alıyoruz. Siyasi tercihlerimiz bakımından farklı olsak bile, insan tipolojisi bakımından aynı yerdeyiz. Hepimiz neticede bu memlekette huzurlu yaşamak istiyoruz. Özgürce fırsat eşitliğinin sağlandığı bir şekilde bir hayat geliştirmek istiyoruz. Herkesin de bunun çabasını göstermesini istiyoruz. Çözüm önerilerimiz farklı olabilir. Sorunlara bakış açımız farklı olabilir. Ama nihayetinde biz bu toplumun gelişmesini istiyoruz. Müşteki olduğumuz sorunlara dair çözüm önerilerimizin hayata geçirilmesini istiyorsak, elbette ki hayır da yarışmak zorundayız. O çözümlerin peşinden koşmak zorundayız. Bizim amacımız sorunları daha da fazla arttırmak olmamalı. Bütün sorunları teker teker çözmek siyasetin asli görevi olmalıdır” dedi.

“KENDİMİZİ SEÇMENE İZAH ETMEMİZ LAZIM”

Açıklamalarının devamında Milletvekili Adayı Ramanlı, “Siyaset çözümsüzlüğü derinleştirmek için yapılmaz. Geçmişte HDP’ye oy vermiş olabilirler CHP’ye de oy vermiş olabilirler,  ben inanıyorum ki Hüda Par’ın ve de diğer partilerin siyasi misyonu yaklaşımını benimseyecek insanlar vardır. O anlamda bu geçişkenlik zor değildir. Diyalog eksikliğini, birbirini anlama, birbirini tanımlama, birbirinin halinden anlama konusunda daha kat edeceğimiz çok mesafe var. Dolayısıyla biz siyasetçilere çok iş düşüyor. İçeride bizim kendimizi seçmene izah etmemiz lazım. Ne istediğimizi izah etmemiz lazım. 10 yıldır siyasi bir çalışma içerisindeyiz, cumhur ittifakıyla Ak Parti ile olan görüşmelerimiz üzerinden CHP tarafından bize inanılmaz saldırılar gerçekleştiriliyor. Hepsi de Kürt meselesi üzerinde olan çözüm önerilerimiz üzerinde yapılan saldırılardır. Bakın diyor ‘Hüda Par Kürtlere dil talebinde bulunuyor’, ‘Hüda P ar Kürtlere Ana dilde eğitimi savunuyor’ bunun üzerinde bizi vurdular. Ben inanıyorum Batman halkı da ve bütün Türkiye’de yaşayan seçmenlerin de Hüda Par’ın siyasi vizyonu, siyaset anlayışını öğrendikçe benimseyecek” diye konuştu.

“İKİ İTTİFAK ARASINDA CİDDİ BİR FARK VARDIR”

İki ittifak arasında farkların olduğuna dikkat çeken AK Parti MKYK Üyesi Çiçek, “Cumhur ittifakına karşı ortada bir millet ittifakı vardır. İki ittifak arasında ciddi bir fark vardır. Cumhur ittifakı gönüllü bir birlikten ilkesel bir birliktelikten oluşuyor. Ama millet ittifakı zorunlu bir birliktelikten oluşuyor. Millet ittifakında ittifak sözleşmesi imzalanırken karşılıklı çıkar çatışmasına dayalı bu bütün karşılıklı menfaat çatışmalarının nasıl pay edilerek geçici bir şekilde giderildiğini bu şekilde seçime gidildiğini çok iyi biliyoruz. Şimdi ortada iki önemli büyük bir fark var. Birincisi yeni yüzyıl için yepyeni açılımlar, var sunan bir Cumhur ittifakı, öbür tarafta ise geçmiş dönemin, geçmiş sistemin köhnemiş ne kadar yapısı varsa geri getirme vaadinde bulunan, Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak için ne gerekiyorsa o eski Türkiye’nin tekrar geri getirme vadeden, her bir genel başkanın cumhurbaşkanı yardımcısı olduğunu bakanlıkların pay edildiği  ucube  bir yapı var. İkincisi Kürt meselesini var eden, ‘Kürt yoktur Kürtçe yoktur’ diyen bir zihniyetin devamı olan ve bir ittifakın başını çektiği bir parti var. Her tarafta da ‘Kürt de vardır, Kürtçe’de vardır’ diyen Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde giden bir ittifak var. Türkiye’nin yüzyıllık acılarına son vermiş, ve bunu daha ileri bir vizyona taşımak isteyen bir cumhurbaşkanımız var. Millet ittifakıyla aramızda böyle ciddi farklılıklar vardır” diye konuştu.

“KÜRT GENÇLERİ KAZILAN ÇUKURLARA MAHKÛM EDİLDİ”

Çözüm sürecine de değinen Çiçek, “Çözüm sürecinden talep edilen şuydu aslında; bir defa Türkiye’de demokratik haklar dahil, siyasi haklar dahil silah dışı terör dışı yöntemlerle siyasetle çözülmelidir. Bir defa çözüm sürecinin ana hedefi buydu. Şiddet, silah bir yana bırakılacak, siyasetle konuşarak adım atarak çözülmeyecek hiç bir sorun yoktur düsturu ile başlayan bir süreç. Süreç içerisinde Türkiye’nin yüzyıllık bütün sorunlarının konuşulup tartışılıp bir anayasayla yepyeni bir vizyonla hatta yeniden şekillenen bir Ortadoğu coğrafyasında yepyeni bir bakış açısıyla halklar arasında konulan bir husumetin kaldırılmasıyla da hepimizin hak ve hukukunu gözeten ciddi bir süreçti. Ancak sürecin temel unsuru olan silahların bırakılması, teröre son verilmesi meselesi askıya alınıp, öyle önemli bir süreci demokratik özerklik adı altında Kürt gençlerini kazılan çukurlara mahkum edilerek, hiddet tercih edilerek terör eylemleri tercih edilerek akamete uğratıldı. Cumhurbaşkanımız Diyarbakır’daki konuşmasında o temel kriterini ortaya koydu; dedi ki ‘terörü bir kenara bıraktığınız an Türkiye’de konuşulmayacak, Türkiye’de tartışılmayacak mesele yoktur’ inanın bu bütün partiler için geçerlidir. Bütün bunları sağladığınız da başlayamayacak hiçbir çözüm süreci yoktur” dedi.

“90’LI YILLARDA İNSANLAR BİRBİRİNE KIRDIRTILDI”

90’lı yıllarda yaşanılan gerilim ortamına değinen Milletvekili Adayı Ramanlı, “90’lı yılları tekrar döndüğümüzde Türkiye’de tek partili bir zihniyetin getirmiş olduğu dindarı ötekileştiren, baskılayan, Kürdü yoksa sayan pratikleri üzerinden o yılları geçirdik. Daha sonra Şii-Sünni çatışmalarının bu ülkede alevlendirilmeye çalışılması, yaşayanlar yaşadı, yaşayamayanlar da kitaplardan okudu. Türkiye’nin çeşitli coğrafyalarında yaşayan insanların birbirlerine kırdırtılmaları sürecini yaşadık. Nihayetinde bugün geldiğimiz noktada Suriye’den kaçan muhacirleri adeta bir düşman gibi gösterip onlara karşı bir nefret söylemi ile düşmanlaştırma eylemi var. Biz 2012 yılında kurulmuş bir siyasi partiyiz. Bizim 10 yıllık geçmişimiz herkesin gözleri önünde… Biz diyoruz ki; siyaset çatışmacı bir üslup kullanamaz. Toplumu çatışmaya sürükleyemez. Nefret dilini tercih edemez. Her şey konuşulmalıdır. Şimdi bu zaviyede baktığınızda maalesef bazı siyasi partilerin halen daha nefret dilini kullanmaları, bunun bir kesimini diğer kesimiyle kırdırtmaları maalesef görüyoruz. CHP’nin tek parti döneminde iktidarı bırakmak zorunda kaldıkları 14 Mayıs 1950 tarihinden bu yana yapmış olduğu çok yanlış şeyler vardır. O günden bu yana CHP’nin geleneğini mecliste devam ettirenler oldu. Ben değiştim diyen bir CHP’nin cumhurbaşkanlığına aday bir genel başkanları ile seçimlere giriyor. Kurumsal zihniyeti itibarıyla o kadar işler yapmış siyasi bir bagajla gelen bir siyasi partinin değiştim iddiasının altının doldurulması gerekiyor. CHP’nin zihniyetinin değiştiğine dair tek bir emare yok” şeklinde konuştu.

“KENDİ DOĞRULARIMIZI SAVUNACAĞIZ”

Açıklamalarının devamında ittifaka değinen Ramanlı, “Biz AK parti ile sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte bir ittifak görüşmesi yaptık. Sayın genel başkanımız dâhil 4 üyemiz AK parti listelerinden seçimlere dahil olduk. Biz kendi kurumsal kimliğimizle ittifakta yer alıyoruz. Dolayısıyla yine kendi doğrularımızı savunacağız. Siyasi argümanlarımızı geliştireceğiz ve yanlış gördüklerimizi yine eleştireceğiz. Sonuçta iki siyasi partinin farklı görüşleri var. Ortaklaştığımız etkinliklerimiz de olacak. Mesela aday tanıtımında biz birlikteydik. Bundan sonra da biz birlikte pek çok siyasi seçim kampanyasını yürüteceğiz. İttifaktayız diye biz aynılaşmayacağız. Hiçbir siyasi parti kendi doğrularından kendi bildiklerinden vazgeçmiyor. Bu düzey üzerinde siyasi kampanyamızı düzenleyeceğiz. Ve inanıyorum ki Batman’da ezberleri bozacağız çok ciddi bir seçmen teveccühüyle göreve geleceğiz” dedi.

“AKRABA KAYIRMACILIĞINI İSTEMEYİZ”

Rektörlük tercihlerine değinen Çiçek, “Rektörlük değiştirmeleri belli periyotlarla oluyor. Biz bir seçime gidiyoruz biz Batman’da halkın oyuna talibiz. Batman üniversitesi ise çok önemli bir kurumumuz. Dolayısıyla orada yapılacak tercihlerin orada yapılacak değişimin bir şekilde seçmen iradesine etki edeceğine unutmamak lazım. Biz her yerde olduğu gibi Batman üniversitesi olsun herhangi bir kamu kurumumuz olsun biz hiçbir kamu kurmamızda nepotizm istemeyiz. Akraba kayırmacılığını istemeyiz. Buna kesinlikle karşıyız. Varsa böyle tasarruflar zamanı geldiğinde bunun hesabı sorulur ve buna göre de işlemler tesis edilir. Değişim yaşanması gerekiyorsa da değişilir” diye konuştu.

“HDP’NİN VEKİLLERİNİN İSİMLERİ BİLİNMİYOR”

HDP’nin Batman Milletvekillilerinin tanınmadığını söyleyen Milletvekili Adayı Ramanlı, “Genel bir siyasi anlayış var. Aday gösterse kazanır. İyi de o kim? Ne yapacak? Geçen sene yaz aylarında bir grup gençle otururken AK Parti’nin ve HDP’nin milletvekillerinin isimlerini biliyor musunuz? Gençlerden biri AK parti milletvekilinin adını biliyorum Ziver Özdemir, ama diğerlerinin ismini bilmiyorum. Yani birçok insana sorsanız kaç vekili var Batman’ın der, ama HDP’nin milletvekillerinin adlarını bile sayamazlar. Bu bizim için bir handikap değil mi? Biz niye siyaseti şahsiyetlerden uzaklaştırıyoruz?” dedi.

“HER TÜRLÜ KAYYUMA KARŞIYIZ”

Belediyelere atanan kayyumlara ilişkin soruları yanıtlayan Milletvekili Adayı Ramanlı, “Her türlü Kayyum işlemine karşı olmak gerekir. Neticede bir millet birini kendine temsilci etmişse ondan sormalıdır. O milletin kendisine vermiş olduğu yetkiyle kendi iradesini kullanıp hizmetleri yapsın. Kandil vesayetinden ait olduğunu düşünebiliyor musunuz? Seçtiğimiz belediye başkanlarının gerçekten kendi iradeleriyle işleri yürütebildiklerini iddia edebiliyor muyuz? Edemiyoruz. Biz kandil vesayetine de Ankara vesayetine de karşıyız. Halk kendi iradesini gösterdiği şahıs üzerinden hizmetlerden görmek ister. Bunun olması gerekiyor. Halkın iradesine ipotek konulmamalıdır. Bugün kandil vesayeti ile yapılan uygulamaların karşısında olalım ama kandil vesayetini de görmemezlikten gelmeyelim” diye konuştu.

“KARMA EĞİTİM HERKESE DAYATILMASIN”

karma eğitim konusuna da değinen Ramanlı, “Karma eğitim mevzusunda şunu diyoruz; karma eğitim herkese dayatılmasın. Biz hiçbir kimseyi bir inanç dayatmasına bir yaşam tarzı daha dayatılmasına karşıyız. Maalesef seküler kesimde şu algı var; ‘dindar insanlar iktidara geldiği zaman bizim hayat tarzımıza müdahale edecekler’. Böyle bir korku ile kendilerini korkutuyorlar. Ama onların temsilci diye meclise gönderdikleri kendi yaptıklarına baktıklarınızda onlar daima dindar insanların yaşam şekillerine müdahaleyi adeta hak olarak görüyorlar. Tam da bu noktadan karma eğitime izah getirmek istiyorum. Yeryüzünde çok farklı eğitim modelleri geliştirildi. Karma eğitim var. Kız ve erkek ayrı eğitim var. Diyoruz ki; karma eğitimi illa dayatmayın. Çocuğunu karma eğitimde eğitmek isteyenler elbette karma eğitime gönderebilirler. Ama bunun yanında çocuğunu karma eğitime göndermek istemeyen de göndermesin. Bunun üzerinden bir kıyamet kopartılmak isteniliyor. Sanki deniliyor Hüda Par geldiğinde karma eğitim de ortadan kalkacak. Yok öyle bir şey… Biz sadece o dayatmanın olmamasını istiyoruz” dedi.

“HDP, RANDEVULARIMIZA YANIT VERMEDİ”

Hüda Par olarak HDP ile neden bir araya gelemediklerini yönünde soruyu cevaplayan Ramanlı, “Biz siyaseten bir düşmanlık, ötekileştirme, ayrıştırma üzerinde yapılmasını reddediyoruz.  Bizim görüşemeyeceğimiz, fikirlerinden istifade edemeyeceğimiz, oturup konuşamayacağımız hiçbir kimse yok. Buna HDP dahildir. 2012 yılında kurulduk. İl başkanlığımızı burada kurduğumuzda davetiye gönderdiğimiz partilerden biri de o zaman eski ismiyle BDP’ye gönderdik. İştirak etmediler. Olabilir. Ramazan bayramı geldi. Bayramlaşalım dedik. Bütün partilerle bayramlaştık. Bayramlaşma isteğimize de kendilerine de ifade ettik. Ama o zamanlar onlar bayramları kara bayram olarak geçiştirip kutlamak istemediler. Olur, siz bayramlaşmak istemiyorsunuz biz sizin bayramınıza gelelim dedik. Cevap alamadık. 2013 yılına geldiğimizde bizi öyle bir şeytanlaştırdılar ki haksız bir biçimde parti binamızı yakmaya geldiler. Kardeşlerimizi şehit etmeye geldiler. Diyarbakır’da kardeşlerimizi şehit ettiler. 2018 yılına geldik. Olur dedik, önemli değil dedik. Seçime gidiyoruz, bir gerginlik oluşmasın. Hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün partilerden randevu talep ettik. Bunlardan birisi yine HDP’di. Yine randevu alamadık. Mütemadiyen bir kapı çalacak halimiz de yok. Biz üzerimize düşeni yaptık. Buna rağmen diyoruz; kapımız hiç kimseye kapalı değildi. Ama sıkılı yumruklarla tokalaşmam da mümkün değildir” diye konuştu.

“ŞİMDİYE KADAR HIZLI TRENİ KONUŞMAMIZ LAZIMDI”

Yapımı yılan hikayesine dönüşen Batman-Diyarbakır karayolu hakkında konuşan Çiçek, “Batman Diyarbakır karayolunun dağ bitirilmemiş olması biz siyaset kurumunun bir zafiyeti olarak kabul ediyorum. Ama bu konuda gerçekten de elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Bırakın Batman Diyarbakır karayolunu bunu çoktandır bitirmemiz şimdi de hızlı treni konuşmamız gerekiyordu. Bu konudaki eleştirileri kabul ediyoruz” dedi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.