Batman’da yazın 45 dereceyi bulan sıcaklıklarla ve taş fırın ateşiyle mücadele eden fırın emekçileri, kışın kar ve soğuğa rağmen daha dengeli bir çalışma ortamında ekmek mücadelesini sürdürüyor.
Batman’da yaz aylarında termometrelerin 40–45 dereceyi göstermesi, taş fırınlarda çalışan fırıncılar için mesainin adeta ateşle imtihana dönüşmesine neden oluyor. Dışarının kavurucu sıcağına bir de odun ateşiyle yanan taş fırınların harareti eklenince, fırın emekçileri gün boyu ağır şartlar altında çalışmak zorunda kalıyor. Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte tablo tersine dönüyor. Dışarıda kar, soğuk ve buzlanma etkili olurken, taş fırınların içi fırıncılar için daha dengeli ve katlanılabilir bir çalışma alanına dönüşüyor. Yazın bunaltan sıcak, kışın yerini kontrollü bir ılıklığa bırakıyor. Yıllardır taş fırında çalışan bir usta, yaz ve kış arasındaki farkı şu sözlerle özetliyor: “Yazın gerçekten çok zorlanıyoruz. Dışarısı çok sıcak, bir de taş fırının ateşi var. Bazen nefes almak bile güç oluyor. Kışın dışarısı çok soğuk ama fırının içi yaklaşık 20 dereceye kadar çıkıyor. Bu da bizim için daha iyi bir ortam demek.”
Taş fırınların iç sıcaklığının zaman zaman 374 dereceye kadar ulaştığını belirten usta, kış aylarında bu durumun daha farklı hissedildiğini ifade ediyor: “Odun ateşi yine yüksek, fırının başında durmak kolay değil. Ama kışın bu sıcaklık yazdaki gibi bunaltmıyor. Yazla kıyaslayınca şartlar daha katlanılır.” Fırıncılar için mevsimler değişse de emeğin değişmediğini vurgulayan usta, ekmek mücadelesinin aralıksız sürdüğüne dikkat çekiyor: “Kışın ortam daha iyi olabilir ama mücadele bitmiyor. Sabahın ekmeğini yetiştirmek için gecenin 3’ünde, 4’ünde kalkıp fırına geliyoruz. Herkes böyle çalışıyor. Vatandaş ekmeğini zamanında alsın diye büyük bir emek veriliyor.”
Soğuk kış günlerinde dışarıda üşüyen vatandaşlar için fırınlar kısa süreliğine de olsa sıcak bir durak olurken, yazın kavurucu sıcağında büyük fedakarlıkla çalışan fırın emekçileri, dört mevsim boyunca ekmeğin ateşini canlı tutmaya devam ediyor.
